KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2025
- Esas No
- 2025/97 - Karar No:2025/1003
- Dosya no
- 2025/97
- Karar no
- 2025/1003
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 11/06/2024
- Numarası
- 2023/540 E-2024/363 K
- Davanın konusu
- Rücuen Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Karar yazım tarihi
- 02/10/2025
Karar Metni
965 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Eser sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davalılar ...... Ltd.Şti. ile ......Ltd.Şti. vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili:Müvekkili şirket ile davalılar arasında, müvekkili şirketin sorumluluğunda olan ... Belediyesi il sınırları içindeki parkların, yeşil alanların, baraj göllerinin, piknik alanlarının bakım onarım ve tadilat işleri için hizmet sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye konu işin yapılması için çalıştırılan personelin işçilik alacaklarına ilişkin olarak dava dışı ... tarafından ...
Belediyesi'ne karşı açılan Ankara 10.İş Mahkemesinin 2020/142 esas sayılı dosyasında verilen kararın icrası neticesinde müvekkili şirketin hakedişlerinden kesilmek suretiyle 50.972,53TL ödeme yapıldığını, taraflar arasında imzalanan sözleşme ve teknik şartnameye göre müvekkilinin ödediği tutarı davalılara ödeme tarihinden işleyecek ticari faiziyle birlikte rücu edebileceğini,
dava şartı olarak arabuluculuk yoluna başvurduklarını ancak davalı taraf ile anlaşamadıklarını belirterek fazla hakları saklı kalmak üzere müvekkili tarafından ödenen 50.972,53TL alacağın hakedişlerden kesintinin yapıldığı 11/01/2023 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... Grup …Ltd. Şti. ve ... …Ltd. Şti. vekili : Ödenen tutarlardan müvekkillerinin sorumluluğunun bulunmadığını, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili şirketlerin sözleşmedeki iş için teminat verdiğini, davacının bir alacağı varsa teminattan karşılanması gerektiğini savunarak hukuki yarar yokluğu, zamanaşımı ve esas bakımından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ......Ltd. Şti. vekili :Arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, davanın zamanaşımına uğradığını, dava dışı işçi ...'ın çalıştığı süre gözetildiğinde müvekkili şirketten alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... …Ltd. Şti. yetkilisi davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
İlk Derece Mahkemesince: Davanın kısmen kabulü ile, 43.868,02TL'nin davalı ... İnş....Ltd.Şti'nin sorumluluğu 539,83TL ile sınırlı olmak kaydıyla, davalı ......Ltd.Şti'nin( Eski Ünvanı ... Peyzaj...Ltd. Şti'nin sorumluluğu 1.058,01 TL ile sınırlı olmak kaydıyla, davalı ......Ltd. Şti'nin sorumluluğu 18.052.59TL ile sınırlı olmak kaydıyla, davalı ... İnş.Tur.Yatırım..AŞ'nin sorumluluğu 777,37TL ile sınırlı olmak kaydıyla, davalı ... Şehir Planlama İnş...Ltd.Şti'nin sorumluluğu 21,85-TL ile sınırlı olmak kaydıyla, davalı ... Grup İnş...Ltd.Şti'nin sorumluluğu 23.418,37TL ile sınırlı olmak kaydıyla, 11/03/2023 tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
Davalılar ......
Ltd.Şti. ve ......Ltd.Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle Müvekkili şirketlerin sözleşme sürecinde davacı şirkete teminat mektubu verdiğini, taraflar arasındaki sözleşmelerin 6. maddesinde bu teminatların işçi alacakları için tutulduğunun belirtildiğini, davacı tarafın bu teminattan alacağı tahsil edebilecek durumda iken bunu yapmayarak eldeki davayı açtığını, bu teminat mektuplarının veriliş amacının işçilik alacağına ilişkin karşı davacı şirketin kendisini korumak istemesi olduğunu, ancak elindeki teminat mektubundan alacağı tahsil edebilecek iken bu yola gitmeyip dava açtığını,
gerekçeli karar incelendiğindi mahkemece bu iddiaların hiç değerlendirilmediğinin görüleceğini, davacının teminat mektubundan alacağını tahsil edebilecekken bu yola gitmediğinden hukuki yararının bulunmadığını, davanın bu nedenle reddi gerektiğini, aynı zamanda mahkemeden takas mahsup talebinde de bulunulmuş olmasına rağmen bu taleplerinin de değerlendirilmediğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına ve müvekkilleri yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkin olup, mahkemece verilen karara karşı süresi içinde ...... Ltd.Şti. ile ......Ltd.Şti. vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Adil yargılanma hakkının sağlanması kapsamında kararların gerekçeli olmasıyla ilgili kamu düzenine ilişkin hükümlere 6100 sayılı HMK’da da yer verilmiştir. HMK'nun 297. maddesine göre, hükümde tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepler yer almalı ve sonuç kısmında da taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 24.02.2010 tarihli 2010/1-86 Esas ve 2010/108 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere.
“Yasanın anladığı anlamda oluşturulacak hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir.
Zira tarafların bu dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur”.
Somut olayda; dosyanın UYAP üzerinden ve fiziken incelenmesinde mahkemesince istinafa konu dosyaya ilişkin taraflar ve vekillerinin isimleri yazılarak karar başlığı oluşturulup, dava tarihi ve karar tarihi bilgilerine yer verildikten sonra "Gereği Düşünüldü" başlığı ile tarafların iddia ve savunmalarına yer verilmeksizin ve gerekçe kısmı yazılmaksızın hükmün oluşturulduğu, sonrasında aynı dosyaya ilişkin eksik kısımlar yazılmak suretiyle ek karar kaydıyla karar oluşturulduğu görülmekle aynı dosyaya ilişkin iki ayrı kararın oluşturulması HMK.
297.maddesi kapsamında usul ve yasaya aykırı olduğundan istinaf eden davalılar ...... Ltd.Şti. ve ......Ltd.Şti. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile sair istinaf nedenleri ve esası incelenmeksizin mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.4 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, E. 2025/97, K. 2025/1003, 2 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama