KÜNYE
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2023/463 E., 2024/669 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Mart 2024
- Esas no
- 2023/463
- Karar no
- 2024/669
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 23/11/2021
- Numarası
- 2019/103 Esas - 2021/873 Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- **** ****
- Bulunan
- Davacı
- Yazım tarihi
- 18/03/2024
Karar Metni
1.001 kelime·5 dk okuma
Davacı vekili (Temlik Veren) .... vekili 04/03/2019 tarihli dava dilekçesiyle; müvekkili banka ile dava dışı ....
Şti arasında 12/10/2012 tarihinde Genel Kredi Sözleşmesi'nin imzalandığını ve kredi sözleşmesine istinaden kredi kullandırıldığını, davalının da bahsi geçen sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, borçluların sözleşmedeki edimleri yerine getirmediklerini, bu nedenle hesapların kat edilerek borcun ödenmesi için Ankara 6. İcra Müdürlüğü’nün 2018/1535 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, devam eden süreçte davalının söz konusu takibe itiraz ettiğini ve icra takibinin durduğunu, davalının haksız ve kötüniyetli olarak borca itiraz ettiğini belirterek,
itirazın iptaline ve takibin devamına, ayrıca davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Yapılan yargılama sırasında .... tarafından alacağın ... A.Ş. 'ye temlik edildiği görülmüştür.
Davalı cevap dilekçesiyle; söz konusu borcun kredi kartı işleminden kaynaklandığını, asıl borçlunun dava dışı ....
Şti olduğunu, kendisinin sözleşmeyi sadece kefil sıfatı ile imzaladığını, ayrıca kefil olarak imzalamış olduğu kredi sözleşmesi gereği kullandırılmış bir ticari kredi borcunun mevcut olmadığını, bankanın kendi insiyatifi ile şirkete kredi kartı gönderdiğini ve bu kredi kartına bir limit tahsis ettiğini, buna göre sorumluluğun bankaya ait olduğunu, borca esas harcamanın 2016 yılı Nisan ayı içerisinde gerçekleştirildiğini, ödemedeki gecikmelerin takip eden aylarda başladığını, buna rağmen ihtarın 2017 yılı Mayıs sonunda çekildiğini, bu sürelerde de kartın kullanıma açık tutulduğunu, icra takibinin ise 2018 yılı Şubat ayında başlatıldığını,
bankanın alacağını tahsil etmek amacıyla hareket etmediğini, aksi taktirde işlemleri daha hızlı ve zamanında, borçlu şirketin malvarlığı ve ödeme gücü var iken yapmasının gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, dosyanın rapor tanzimi için bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişiden aldırılan denetime elverişli raporda özetle "takibe konu alacağın 5530**** ****0016 nolu kredi kartı borcundan kaynaklı alacak olduğu, dava dışı firmaya 20.000,00 TL limitli 5530 **** **** 0016 n.lu şirket kartı tahsis edildiği, 12.01.2017 hesap kesim tarih ve 17.01.2017 son ödeme tarihli ekstrede dönem borcunun 17.064,32 TL, asgari ödeme tutarının 853,22 TL olduğu, davalının da bu ektredeki borca istinaden toplamda 860,00 TL ödemede bulunduğunun 17.02.2017 hesap kesim tarihli ekstresinden anlaşıldığı,
takip tarihi itibarıyla bankanın 15.853,26 TL asıl alacak 1.760,24 TL işlemiş akdi faiz ( 1.216,22 ekstrelerde ayrıştırılan faiz+544,02), 3.030,19 TL İşlemiş temerrüt faizi, 239,53 TL % 5 BSMV (60,81 ekstrelerden+27,21 akdi üz. +151,51 tem .üz.) olmak üzere toplam 20.883,22 TL alacaklı olduğu, ...
Genel Müdürlüğü'nün 22.04.2021 tarihli yazısında takibe konu [KART] n.lu kredi kartı sözleşmesine banka arşivinden ulaşılamadığının belirtildiği, taraflar arasında imzalanan ve davalının kefaletinin bulunduğ 12.10.2012 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin "3.5. Kredi Kefalet Karşılığı Kullandırılması ve Kefillerin Sorumluğu" bölümünde "Sözleşmenin sonumla imzası bulunan kefiller "müteselsil kefil" sıfatı ile kefalet vermeyi kabul ederler.
Kefiller, Müşteri'nin Bankaya Sözleşmemden doğan borçlan için Sözleşme'de belirtilen kefalet limiti ile sınırlı olmak üzere sorumludurlar.
Kefiller, kefalet limiti ile sınırlı olmak üzere müteselsil kefaletin, anapara ve akdi faizini, bilcümle işlemiş/işleyecek temerrüt faizlerini, fonları, komisyonları, her türlü masrafı, vergi ve resimleri, dış işlemlerde kur artışı nedeniyle ortaya çıkacak ilave miktarları, kanuni takip giderlerini ve avukatlık ücretlerini de kapsadığını kabul ve taahhüt ederler." şeklinde olduğu, davalı kefilin takibe konu kredi kartı borcundan sorumlu olup olamayacağına dair nihai kararın mahkemeye ait olduğu,..." yönünde görüş bildirildiği, dosyada mevcut genel kredi sözleşmesi, hesap kat ihtarnamesi,
Ankara 22. İcra Müdürlüğü'nün 2018/6344 Esas sayılı icra dosyası ve denetime elverişli bilirkişi raporu değerlendirildiğinde, davacının müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı 12/10/2012 tarihli genel kredi sözleşmesinin 3.5.2.1. maddesinde "TBK 'nun 582. maddesi gereğince müteselsil kefaletin sözleşme sebebi ile doğmuş borçları kapsadığı gibi ileride doğması muhtemel borçları da kapsayacağı" hükmünün bulunduğu, sözleşmenin "Kredi Türleri" başlıklı 5. maddesinde bu sözleşme gereğince kullandırılacak kredilerin belirlendiği,
bu belirleme içinde sözleşme gereğince asıl borçlu şirkete kredi kartı tahsis edileceğine dair bir hükmün yer almadığı, bankanın dosyaya asıl borçlu ile imzalanan ve davalının kefil sıfatı ile imzaladığı kredi kartı sözleşmesini sunmadığı, gelen cevabi yazıda kredi kartı sözleşmesine banka arşivinde ulaşılamadığının bildirildiği, bu nedenle davacının kredi kartı borcuna yönelik geçerli bir kefaletinin bulunmadığı gerekçesiyle, "1-Davanın REDDİNE," karar verilmiştir.
Davacı ... A.Ş.
(Temlik Alan) vekili istinaf dilekçesiyle; dava dışı ... ile dava dışı ....Şti arasında 12/10/2012 tarihinde Genel Kredi Sözleşmesi'nin akdedildiğini, davalının da genel kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, bu kapsamda sözleşmenin tamamından ve ana sözleşme niteliğindeki genel kredi sözleşmenin eki/ferisi niteliğinde olan ek kredi tahsislerinden, diğer kredi kartı gibi imkanlarından kaynaklanan borçlardan sorumlu olduğunu, ne var ki dava dışı borçlu şirketin ve davalı borçlunun edimlerini yerine getirmediklerini,
bu nedenle Ankara 6. İcra Müdürlüğü'nün 2018/1535 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibinin ardından müşterek borçlu ve müteselsil kefil davalının sözleşmeye ve sözleşmede yer alan imzaya itirazda bulunmadığını, sadece ticari kredi kullanmadığına ilişkin borca itiraz ettiğini, kredi kartı borcuna istinaden herhangi bir itirazının mevcut bulunmadığını, ayrıca kredi kartının banka tarafından gönderildiğini ve kartın kullanıldığını da kabul ettiğini,
davaya konu borcun kaynağı olan genel kredi sözleşmesinin tamamında müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzası bulunan davalının dayanak sözleşmenin ferisi olan kredi kartı borcundan sorumlu tutulmasının hayatın olağan akışına ve bankacılık sistemine aykırılık teşkil ettiğini, ticari kredilerden kaynaklı genel kredi sözleşmelerinde kredi kartı için ayrı bir kredi kartı sözleşmesinin imzalanmasına gerek olmadığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava dosyası kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; toplanan delillere, yerel mahkeme gerekçesine, hükme esas alınan ve taraf, Mahkeme ve kanun yolu denetimine elverişli olarak düzenlenen bilirkişi raporu içeriğine göre; mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davacının istinaf talebinin ESASTAN REDDİNE,
Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından istinaf gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Dairemizce verilen kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarih : 18/03/2024 Başkan Üye Üye Katip
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/463, K. 2024/669, 18 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama