KÜNYE
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2026/601 E., 2026/756 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Talebinde
- Karar tarihi
- 24 Mart 2026
- Esas no
- 2026/601
- Karar no
- 2026/756
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 26/06/2025
- Numarası
- 2025/27 Esas - 2025/519 Karar
- Dava
- (İtirazın İptali
- Bulunan
- Davalılar
Karar Metni
864 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarih : 20/04/2026
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı, süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dava dosyası incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili cevap dilekçesi ile özetle; kredi borçlusu davalı ... Filo Kiralama Otom. İnş. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti. lehine ...'in müteselsil kefaletiyle GKS'ye istinaden kredi kartı ve esnek ticari hesap açıldığını, krediler kullandırıldığını, borçlu ve kefilin edimlerini yerine getirmediği için hesapların kapatılarak borçlulara ihtarname çekilerek business kredi kartı ve esnek ticari hesaplarının kat edildiğinin bildirildiğini, alacağın ödenmesi talep edilmişse de sonuç alınamadığını, alacağın tahsili amacıyla davalı borçlular aleyhine icra takibine başlandığını, borçluların takibe itiraz etmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini belirterek icra takip dosyasına yapılan itirazın iptaline, % 20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesi ile özetle; dava konusu kredi kartı sözleşmesinde müvekkili ...'in "müteselsil kefil" sıfatını üstlendiğine dair el yazılı bir beyanına yer verilmediğini, davacı bankanın, müvekkillerine karşı borçlu olmadıkları halde icra takibi başlattığını belirterek davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Yerel mahkemece yapılan yargılama neticesinde 26/06/2025 tarihli kararla; "(...) davalıların davacı bankayla arasındaki kredi ve kefalet sözleşmesi ve bu sözleşmeler kapsamında belirlenen faiz oranları ve davacı bankanın fiilen uygulamış olduğu ve T.C.
Merkez Bankasınca belirlenen faiz oranına göre belirlenen temerrüt faizi gereğince düzenlenen denetime ve hüküm kurmaya elverişli görülen bilirkişi raporuna göre, davacının takip tarihi itibariyle davalılardan 113.940,35 TL asıl alacak, 19.004,77 TL işlemiş faiz,909,69 TL BSMV ve 3.873,66 TL masraf olmak üzere toplam 137.728,47 TL alacaklı olduğu ,bu itibarla davalıların itirazının haksız olduğu, BK 584 uyarınca davalı kefilin şirket yetkilisi olması nedeniyle eş rızasının alınmasına gerek bulunmadığı kefalet sözleşmesinin de BK'nun 583. maddesine uygun bulunduğu,
haksız görülen itiraza göre de davacı yararına icra inkar tazminatının da verilmesi gerektiği anlaşıldığından davacının davasının kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. (...)" gerekçeleri ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEBİ
Davalılar vekili istinaf dilekçesi ile özetle; yasal kefalet şartlarının oluşmadığını, davalı ...'in borcunun olmadığını, azami miktar, kefalet tarihi, müteselsil kefil ifadesinin kefalet sözleşmesine el yazısı ile belirtilmediğini, eşin rızasının alınmadığını, hesaplanan faiz oranlarının yüksek olduğunu, TBK 88. maddesinde akdi faiz oranının, TBK 120. maddesinde temerrüd faiz oranının düzenlendiğini, bu yasal sınırların aşılamayacağını, hesaplanan faizlerin geçerli olmadığını, bilirkişi raporunda temerrüd tarihinin 09/04/2024 olarak kabul edildiğini, tebliğin usulüne uygun yapılmadığını, temerrüd tarihinin hatalı belirlendiğini, temlik sözleşmesinin geçersiz olduğunu, yasal şekil şartlarını taşımadığını, davanın reddinin gerektiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
Dava, genel kredi ve teminat sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacı ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
Yerel mahkemece, alınan bilirkişi raporu da dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalılar tarafından istinaf edilmiştir.
Yargılama sırasında alınan ve hükme esas olan bilirkişi raporunun dosya kapsamı dikkate alınarak hazırlandığı, taraf ve mahkeme denetimine elverişli olduğu dikkate alınarak davalı şirketin istinaf baş vurusunun reddi gerektiği kanısına varılmıştır.
TBK'nın 583. maddesinde "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır." düzenlemesi bulunmaktadır.
Somut olayda kefalet veren davalı ...'in cevap dilekçesinde kefalet belgesinde el yazısının yer almadığını ileri sürdüğü, kefalet senedinin el yazısı ile doldurulduğu, mahkeme tarafından belgede bulunan el yazısının davalıya ait olup olmadığı incelenmeksizin borçtan sorumlu tutulduğu, konunun uzmanı bilirkişiden rapor alınarak el yazısının davalıya ait olup olmadığının belirlenmesinden sonra varılacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Dava dosyası kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; davalı ...'in savunmalarının esaslı unsurlarını oluşturan ve eldeki davanın niteliği itibariyle mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak tüm esaslı delillerin toplanmamış ve mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a-6 maddesinde öngörülen şartlar gerçekleştiğinden davalı ...'in istinaf talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Başkan Üye Üye Katip · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2026/601, K. 2026/756, 24 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama