KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/236
- Karar No
- 2022/706
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2022
Karar Metni
1.772 kelime·9 dk okuma·14 bölüm
....
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında Kararın Kaldırılarak Yeniden Hüküm Kurulması/ HMK 353/1-b.2) ....
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/01/2021
NUMARASI ...
DAVANIN KONUSU
Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 30/06/2022
KARAR YAZIM TARİHİ : 05/07/2022
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne karşı davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davalı-karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı-karşı davalı vekili, mutfak dolabı, ev dolapları vs. alanında üretici olarak faaliyet gösterdiğini, davacı ile davalı şirketin 12.07.2011 tarihinde imzaladıkları taşeron sözleşmesi ile davalıya ait.... bulunan 33 dairelik siteye kapı ve mutfak dolabı yapımı işi konusunda anlaştıklarını, davacının davalı şirketin söz konusu ... ..... ....
150X210 olmak üzere toplamda 297 kapı üretip, montajını yaptığını, daha sonra yine sözleşmede belirtildiği üzere mutfak dolaplarının toplam metrekaresi olan 231 m2’den, m2 fiyatı 180,00 TL üzerinden anlaşıldığını, davacının sözleşmede de belirtildiği üzere, anlaşılan bütün ürünleri zamanında hazırladığı,
297 adet kapıyı ... sitesine taktığını, daha sonra 231 m2’lik mutfak dolapları da hazırlanmasına rağmen, davalı şirket yetkilisinin dolapları istemediklerini, sözleşmede açıkça kararlaştırılan ve m2 usulü ölçümü ve bütün teknik detayları hazırlanan mutfak dolaplarını davalının almayarak davacıyı zarara soktuğunu, davacı ile davalı şirketin kapı ve mutfak dolaplarının yapım işi neticesinde söz konusu kapı ve mutfak dolaplarının yapıldığı ... sitesinin bodrum dairesinin müvekkiline verilmesi ve kalan tutarlarında 4 parçada toplamda 35.000,00 TL’lik çekler ile müvekkiline ödenmesi konusunda mutabık kaldıklarını,
söz konusu bodrum dairesinin de o şartlar dahilinde 65.000,00 TL olarak belirlendiğini, davacı tarafından sözleşmede kararlaştırılan bütün işlerin eksiksiz olarak yapılmasına rağmen, davalı şirket tarafından sözleşmede belirtilen edimlerin yerine getirilmediğini, davalı şirketin, sözleşmede belirtilen 4 adet toplamda 35.000,00 TL tutarında olan çekleri ödediğini, işin yapıldığı ...
200 Evler’de bulunan ... sitesinin bodrum katındaki daireyi davacıya devretmediğini, davalı şirketin müvekkiline sözleşme ile devrettiği taşınmazı 3. Kişilere sattığını beyanla davalı şirket ile akdedilen 12.07.2011 tarihli sözleşmede belirtilen ......bulunan 33 dairelik ... sitesinin bodrum katının bilirkişi marifeti ile değerinin tespit edilmesini, belirlenecek bedelin işin bitiş tarihi olan 10.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek olan ticari temerrüt faiziyle birlikte davalı şirketten tahsilini, sözleşme dışı;
davalı şirket yararına, söz konusu sitenin dairelerine yapılan kapı kolu ve kilit ücretlerinin de Bilirkişi marifetiyle hesaplanarak, davalı şirketten tahsiline karar verilmesi taleple fazlaya dair haklarını saklı tutarak şimdilik 10.000,00 TL nin; ıslan işlemi ile 43.724,00 TL'nin iş bitiş tarihi olan 10/09/2011 den itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davalı vekili, davalı şirket ile davacı arasında davaya konu sözleşmenin yapıldığını, ancak bu sözleşmenin iki tarafa karşılıklı edimler ve borçlar ile alacaklar yükleyen bir sözleşme olduğunu, davalının sözleşme de belirtilen taahhüt ettiği edimlerin sadece kapı teslimini yaptığını, montajların özensiz ve kusurlu bir şekilde yaparak işi yarım bırakıp Erzurum şehrini terk ettiğini, davalı şirketle hiçbir şekilde iletişime geçmediğini, davacının müvekkili şirketin kiracısı olduğu dükkânın elektrik faturalarım da ödemeden gittiğini, davacının mutfak dolaplarını hiç yapmadığını,
33 dairenin mutfak dolaplarının hazırlandığı ve davalı şirketin kabul etmediği iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacının dükkânı ve imalathanesinin sahibinin müvekkili şirket olup davalının bu dükkânda kiracı olduğunu, 33 dairenin mutfak dolaplarının bu dükkâna sığmasının mümkün olmadığını, aslında sözleşmeden dolayı mağdur olanın davacının işi yarım bırakıp gitmesinden dolayı davalı şirket olduğunu, davalı şirkete teslim edilen kapıların kusurlu imalat ve montajları sonrası, işi tamamlayan ... ... tarafından bu onarım için kapıların tamiratı, camlar ve pervazına silikon çekilmesine karşılık 5.800 TL ödeme yapıldığını,
davacının yarım bırakıp gittiği işin tamamının ... ...-...’ın 2013 Haziran aymda bitirdiğini, malzeme ve maliyet fiyatlarının gecikmeden dolayı artması sonucu davalı şirketin daha fazla maliyetle ve işi daha geç teslim ettiğini, davalı şirketin yaptığı 35.000 TL ödeme dışında davacıya 30.08.2012 keşide tarihli keşidecisi ....... ait çekin müvekkil şirket tarafından davaya konu iş için verildiğini, keşideci şirket yetkilisinin mahkeme tarafından dinlenildiğinde maddi gerçeğin ortaya çıkacağını,
toplamda davacıya 51.900,00 TL ödendiğini beyanla davanın reddine ve davacının davalı şirketin aynı zamanda kiracısı olması nedeniyle 2009 yılından itibaren 2012 Haziran ayına kadar ödemesi gereken toplam 19.500,00 TL kira alacağı, davacının yaptığı kusurlu imalatın onarım bedeli olan 5.800,00 TL, gecikme nedeniyle malzeme fiyatlarındaki artışa dayalı olarak 1.000,00 TL ve ev sahiplerine dairelerin geç teslimine neden olunduğundan 1.000,00 TL kira kaybı olmak üzere toplam 27.300,00 TL tutarın davalıdan tahsilini karşı dava açarak talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; davacının mutfak dolaplarını imal ettiğini kanıtlayamadığını, kapıları ise teslim ettiğinin anlaşıldığı, bu durumda; kapı bedelleri tutarı olan 78.724,04 TL'yi davalıdan talep hakkı bulunduğu, davacının 35.000,00 TL iş bedelini tahsil ettiği hususunun ihtilafsız olduğu, ayrıca 15.000,00 TL bedelli çekin de ödendiği iddia edilmiş ise de; söz konusu çekin keşidecisinin dava dışı ... Ltd.
Şti olduğu ve davacı ...'ın lehtar olarak yer almasına rağmen davalının çek üzerinde herhangi bir unvanla yer almaması gözetildiğinde ve miktar itibariyle çekin taraflar arasındaki sözleşme nedeniyle verildiğinin tanık beyanı ile ispatlanamayacağından davalının ödeme savunmasında yer alan 15.000,000 TL lik çekin dava konusu sözleşme kapsamında verilmediğinin değerlendirildiği,
davalı tarafın elden ödemeler ile birlikte toplam ödemesinin 51.900,00 TL olduğunu iddia ettiği, bu husus tanık delili ile ispatlanamayacağı, yemin deliline dayanıldığından davalının teklif ettiği yemin çerçevesinde davacıya talimat mahkemesi aracılığıyla yemin davetiyesi gönderildiği ve davacı taraf yemini eda ederek 51.900,00 TL tahsil etmediğini beyan ettiği, bu durumda; davalının ispat ettiği ödemesinin sadece 35.000,00 TL olduğu, bu durumda hak edilen 78.724,04 TL bedelden 35.000,00 TL ödeme mahsup edildiğinde davacı alacağının 43.724,04 TL olduğu sonucuna varıldığı, bilirkişi raporuyla belirlendiği üzere;
kapıların kusurlu imalatlarının giderilmesi için dava dışı ...'a yapılan 5.800,00 TL ödemenin, dava dışı ... arasındaki ticari ilişkinin davacı şirketle 28/02/2013 tarihinde başladığı, bu tarihin ise taraflar arasındaki sözleşmenin 10/09/2011 bitiş tarihinden yıllarca sonra olması,
bu süre zarfında davalının ayıp içerir kapıları ayıplı haliyle kullanmasının makul olmayacağı, davalının davacıya ayıp ihbarında bulunmadığı ve dava dışı ... tarafından düzenlendiği iddia edilen faturanın davalı defterlerine kayıtlı olmaması hususları gözetildiğinde davalı tarafça kapılara yönelik ayıp iddiasının ispatlanamadığı yine karşı davada talep edilen 1.000,00 TL malzeme fiyat artışının aynı gerekçelerle istenilemeyeceği, inşaattaki gecikmenin sadece davacının üstlendiği kapı ve mutfak dolabı imalatından kaynaklanamayacağı, davalı tarafça sunulan deliller itibariyle gecikmenin başkaca sebebi olmadığının ortaya konulmadığı,
sözleşmeye göre davacının üstlendiği işin yapımı için 2 ay süre öngörüldüğü, davacının üstlendiği işin tamamını yapmaması halinde dahi bu imalatların yine 2 aylık sürede yaptırılabileceği bu durumda işin yıllara dayalı gecikme sebebinin davacı olamayacağı gözetildiğinde karşı davada talep edilen malzeme fiyat artışı ve gecikmelerden kaynaklı dava dışı kişilere yapılan ödemenin davacının kusuruna dayalı oluşmadığı ve davacı tarafça tazmininin gerekmediği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; çelişkili ve hatalı bilirkişi raporuna göre hüküm kurulduğunu, çek ödemelerinin dikkate alınmadığını, kapıların ayıplı yapıldığını, onarılması için dava dışı üçüncü kişiye ödeme yapıldığını, bu kişinin işi 2013 haziranda bitirdiğini, maliyet artması nedeniyle zararının oluştuğunu, 15.000,00 TL çek ile ödeme yapıldığının dikkate alınmadığını, bu hususta çek keşidecisinin yeminli ifadesinin alınmasına rağmen bunun dikkate alınmadığını, sözleşmede 264 adet kapı yazıldığı halde, bilirkişinin faturalardaki miktar olan 330 adet kapı üzerinden hesap yaptığını, gecikme cezası bedelinin hesaplanması gerektiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
1-Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
2-Taraflar arasındaki sözleşmede muhtelif ölçülerde toplam 264 adet kapı yapılacağı belirtilmiş, davacı ise; toplam 330 adet kapı üzerinden iki adet fatura düzenlemiştir. Mahkemece; 330 adet kapı üzerinden hesaplanan 78.724,04 TL iş bedelinden, yapılan ödeme miktarı olan 35.000,00 TL'nin mahsubu ile kalan miktar üzerinden hüküm kurulmuştur. Oysa; davacı tarafından düzenlenen ikinci fatura davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı gibi, sözleşmedeki miktardan daha fazla miktarda kapı imal edilerek montajının yapıldığı davacı tarafça kanıtlanamamıştır.
Bu durumda; sözleşmede kararlaştırılan 264 adet kapı üzerinden iş bedeli hesaplanarak buna göre hüküm kurulması gereklidir. Bu itibarla; iş bedeli olan (264x250 TL/adet) 66.000,00 TL iş bedelinden, 35.000,00 TL ödemenin mahsubu ile kalan 31.000,00 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
HMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, diğer bir ifade ile kanun koyucu, temyiz kanun yolunda Yargıtay tarafından verilebilen, yerel mahkeme hükmünün gerekçesinin değiştirilerek düzelterek onanması kararını, istinaf mahkemeleri için öngörmeyip, bu halde istinaf mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiğini düzenlediğinden, Dairemizce davalı-karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenle kabulü ile HMK.'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
....
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, E. 2021/236, K. 2022/706, 30 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama