İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi E.2021/343 K.2022/368

(İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-a-6 Maddesi Uyarınca Kararın Kaldırılarak Mahkemesine Gönderilmesi)

Esas2021/343Karar2022/368Tarih7 Nisan 2022Okuma9 dk · 1.865 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 31. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi

Esas No
2021/343
Karar No
2022/368
Karar tarihi
7 Nisan 2022
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.865 kelime·9 dk okuma·24 bölüm

(İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-a-6 Maddesi Uyarınca Kararın Kaldırılarak Mahkemesine Gönderilmesi)

ESAS NO : 2021/343

KARAR NO : 2022/368

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

BAŞKAN

ÜYE

ÜYE

KATİP

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 17/02/2021

NUMARASI

2019/309 Esas - 2021/139 Karar

DAVACI

VEKİLİ

DAVALI

VEKİLİ

DAVANIN KONUSU

Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak

KARAR TARİHİ : 07/04/2022

KARAR YAZIM TARİHİ : 12/04/2022

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkin davada mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde;

İDDİA

Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında 01.11.2018 tarihinde bir alt yüklenici sözleşmesi aktedildiğini, sözleşmenin 770.000,00 TL + KDV bedelli, davalının yüklenicisi olduğu ...

Konutları İnşaatında davalı tarafından tedarik edilen alüminyum profillerin işlenmesi, işveren tarafından tedarik edilen giydirme cephe profillerinin işlenmesi ve tümünün montaj imalatlarının kör kasa ve cam dahil, alüminyum profil ve aksesuarları hariç işçiliğinin yapılması işi olduğunu, sözleşmede de aynı şekilde geçen iş tanımından;

davalının İşçilik ve malzeme dahil yapacağı işlerin dışında, davalı tarafından davalıya teslim edilecek alüminyum doğrama ve giydirme cephe malzemelerinin ve bu malzemelerin bütün aksesuarlarının davalı tarafından işlenmesi ve montajı yapılacağını, davalının sözleşme konusu işlerin birinci sırasında bulunan, kör kasaların imalat ve montajını malzeme ve işçilik dahil şekilde tamamlandığını ve bedelini davalıdan aldığını, ancak sıradaki imalat olan alüminyum doğrama ve cephe giydirme kalemlerinin, davalının aylarca malzemeyi kendisine teslim etmediği için yapamadığını,

bu zamana kadar sözleşme konusu işlerden sadece kör kasa imalatlarının ve montajının yapımı gerçekleştiğini, davacının sözleşme gereği üzerine düşeni yaptığını, malzeme ve işçilik dahil imalat ve montajını bitirdiğini, davalının da yapılan işi teslim aldığını, yapılan işler karşılığı 44.275,00 TL + KDV bedelin ödendiğini, ancak bu tarihten itibaren davalının sözleşmede açıkça belirtilmiş olan asıl sorumluluğunu yerine getirmediğini, söz konusu malzemeleri daha sonra da teslim etmediğini, müvekkili ile aralarında yaptıkları sözleşmeyi feshetmeden,

başka bir firma ile yeni bir anlaşma yaparak bu kalemlerin yapım işini bu yeni firmaya verdiğini, 14.03.2019 tarihinde davalı'ya ihtarname çekildiğini, inşaat şantiyesine gidildiğinde normal de müvekkille sözleşme akdedilmiş olan işlerin inşaatta başkaca kişiler tarafından yapıldığını gördüklerini, ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 19/01/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile de talebini 72.572,50 TL'ye yükseltmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili; iddia ve taleplerin haksız ve yersiz olması nedeniyle eldeki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin taahhüdü altında bulunan 'Ankara Yaşamkent ...

Konutlan İşi' ile ilgili olarak 01.11.2018 tarihinde davacı şirket ile müvekkili şirket arasında 770.000,00 TL (+KDV) bedelli 'Alüminyum Doğrama ve Giydirme cephe işleri Alt Yüklenici Sözleşmesi' ile ilgili sözleşmenin konusu 5. maddesinde; "işveren tarafından tedarik edilen alüminyum doğramanın işlenmesi,

işveren tarafından tedarik edilen giydirme cephe profillerinin işlenmesi ve tümünün montaj imalatlarının kör kasa, cam dahil, alüminyum profil ve aksesuarları hariç işçiliğinin anahtar teslim yapılması" şeklinde tanımlandığını, davacı şirket tarafından müvekkili şirkete çekilen 14.03.2019 tarihli ... sayılı ihtarnamede, "..." marka alüminyum profil ve aksesuarlannın kendilerine teslim edilmediğini, sözleşmenin esaslı unsurunun bu malzemelerin teslimi ve devamında yapılacak işlemler olduğunu ileri sürerek,

söz konusu malzemelerin kendilerine teslimini talep ettiklerini, ancak davacı tarafin söz konusu ihtarnamede bahsettiği hususların haksız olması nedeniyle müvekkili şirket tarafından davacı şirkete Ankara 53. Noterliği'rıin 27.03.2019 tarihli ... sayılı ihtarnamesi ile cevap verildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; " somut olayda, tam iki tarafa borç yükleyen nitelikteki eser sözleşmesinin tarafları olan davacı ve davalı 770.000,00TL+KDV üzerinden anlaşarak sözleşme imzalamışlardır. Davacı yüklenici işin %5,75'ini tamamladıktan sonra davalı sözleşmenin 20. maddesine dayanarak iş azaltmasına gittiği iddiasıyla işin devamını davalıya yaptırmamıştır.

Taraflar arasındaki uyuşmazlıkta 20. maddenin yorumundan kaynaklanmaktadır.

Mahkememizce sözleşmenin bütünü ve 20. maddenin düzenleniş şekli göz önünde bulundurulduğunda tarafların "her ne oranda olursa olsun iş artışı halinde alt yüklenici aynı birim fiyattan yapmak zorundadır, iş azaltma olması halinde ise alt yüklenicinin herhangi bir hak talep edemeyeceği" düzenlemesi ile tarafların makul oranda bir iş azaltılmasına yönelik irade ortaya koydukları, %94,25 oranında iş azaltmanın sözleşme kapsamına uygun düşmediği ve dürüstlük kuralına aykırı olduğu,

davacının sözleşmeden beklediği menfaati elde etmesinin davalının tasarrufları nedeniyle engellendiği ve davacının müspet zarara uğradığı" gerekçesi ile davanın kabulüne, azaltılan iş miktarı üzerinden bilirkişilerce hesaplanan 72.572,50 TL müspet zararın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemenin bilirkişi raporuna yapılan itirazları değerlendirmeden karar verdiğini, sözleşmenin 20. maddesi uyarınca davacı taşeronun sözleşmede belirtilen birim fiyatlar ile işi yapmak zorunda olduğunu, iş miktarında azalma olması halinde bir alacak talep edemeyeceğini, davacının basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunduğunu, davacının alacaklı değil, borçlu olduğunu, sözleşme feshedildiğine göre, davacının talep edebileceği zararında müspet zararlar değil, menfi zararlar olabileceğini, mahkemenin müspet zararlara hükmetmesinin yanlış olduğunu,

2019 yılı yaklaşık birim maliyetleri hakkında yüklenici karının % 10 olarak belirtildiğini, mahkemenin % 15 kar hesabını esas almasının yanlış olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davacı alt yüklenici, davalı ise yüklenicidir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.

İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Taraflar arasında 01/11/2018 tarihli sözleşme imzalanmıştır. Sözleşme ile davacı, davalının yüklenimindeki işin kör kasa ve alüminyum işlerini davacının temin edeceği malzemeleri kullanarak yapma işini üstlenmiştir. Davacı sözleşme doğrultusunda kör kasa işlerini yaptıklarını, bu kısmın bedelini de aldıklarını, ancak davalının malzeme temin etmemesi nedeniyle alüminyum işlerini yapamadıklarını belirterek tazminat talep etmiştir. Davalı ise sözleşmenin 20. maddesi uyarınca iş azalışına gitme hakları bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalı tarafça istinaf edilmiştir.

Dosya arasına alınan 14/03/2019 tarihli Ankara 43 noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde davacı, alüminyum profiller ve aksesuarlarının teslim edilmediğini, bu nedenle üretim yapamadıklarını belirterek, 5 gün içinde malzemelerin teslim edilmesini davalıdan istemiştir. Davalı ise Ankara 53. Noterliği'nin 27/03/2019 tarihli ve ... numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin 20. maddesi uyarınca iş azalışına gittiklerini, başka malzeme göndermeyeceklerini bildirmiştir.

Dosya kapsamından davalının alüminyum işlerini bir başka firmaya yaptırdığı da anlaşılmaktadır. Bu iki husus sözleşmenin davalı yüklenici tarafından eylemli olarak feshedildiğini göstermektedir. Davalı sözleşmenin feshi konusunda davacıya atfedilebilecek bir kusurun varlığını iddia ve ispat etmemiştir. Davalının savunması sözleşmenin 20 maddesi uyarınca iş azalışına gittikleri yönündedir.

Dosya arasına alınan uzman bilirkişi raporu ile sabit olduğu üzere işin davacıya yaptırılmayan kısmı işin % 94'lük kısmını oluşturmaktadır. Bu oranda bir işin yaptırılmasından vazgeçilmesi iş azalışı kapsamında değerlendirilemez. Davalı sözleşmeyi feshetmiştir ve de fesihte haklı değildir. Davacı tazminat talep etmekte haklıdır. Kural olarak sözleşme feshedildiğinde talep edilebilecek zararlar olumsuz zararlardır.

Davacı zarar kalemlerini damga vergisi gideri, kaçırılan iş fırsatları, işçi maaş ödemeleri ve kar kaybı olarak açıklamıştır. Bu kalemlerden ilk üçü olumsuz zarar kapsamında kalmaktadır. Kar kaybı ise olumlu zarardır. Mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda 72.572,50 TL kar kaybından oluşan tazminata hükmedilmiştir.

Olumlu zarar (pozitiv interesse); sözleşmenin, hiç veya gereği gibi yahut vadesinde yerine getirilmemesinden kaynaklanan zarar olarak tanımlanabilir. Bu nedenle müsbet zarar üzerinde de durulmalıdır. Olumlu zarar, alacaklının, ifaya olan çıkarının beklentisinin gerçekleşmemesi nedeniyle uğradığı zarar olarak da tanımlanabilir.

Başka bir anlatımla alacaklının malvarlığının mevcut durumu ile sözleşmenin tam ve gereği gibi yerine getirilmiş olsaydı ulaşacağı durum arasındaki farktır. Kural olarak, cebe girmesi beklenen paradır.

Borçlunun direnimi üzerine alacaklının, borcun ifası ile birlikte isteyebileceği gecikme nedeniyle tazminat ile gecikme cezası, eksik-ayıplı işler zararı ve ayrıca borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirerek, borcun ifa edilmemesinden doğan zararı olumlu zarar kapsamında olup, olumlu zararların istenebilmesi için sözleşmenin saklı tutulması, yani, sözleşmeden dönülmemiş olması gerekir.

Olumlu zarar, kusursuz olan tarafın, sözleşmeden haksız olarak dönen taraftan isteyebileceği tazminatın konusu olan zarardır. Borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini kanıtlamadıkça, alacaklının zararını gidermekle yükümlüdür. TBK'nın 112 maddesine göre borçlu, zararı gidermek istemiyorsa, kusursuzluğunu kanıtlamak zorundadır. Oysa alacaklı, sadece zararını ve miktarını kanıtlamakta ve kusur yönünden de lehine olan yasal karineden yararlanmaktadır.

6098 sayılı TBK.nın 485/2 fıkrasında. "İfa imkansızlığının ortaya çıkmasında iş sahibi kusurlu ise yüklenicinin ayrıca tazminat hakkı vardır." Düzenlemesi getirilmiştir. İşe devam edilememesi, iş sahibinin bir kusurundan ileri geliyorsa yüklenici müsbet zararının tamamının, yoksun kaldığı karın tamamının tazminini isteyebilir. Yüklenicinin durumu, bu takdirde iş sahibinin işi keyfi olarak yarıda bıraktırması halindekine (TBK.nın 484 maddesi) benzer.

İş sahibi işin ifasını kendi davranışıyla kasten veya ihmaliyle imkansız hale sokarsa, TBK.nın 485. maddesinin 2. fıkrası anlamında kusurlu sayılır. Somut olayda davalı yüklenici iş sahibi konumunda olup, davacıya sözleşme gereği temin etmesi gereken malzemeleri temin etmeyip sözleşmenin devamını imkansız kıldığından, TBK 484 maddesi uyarınca davacı alt yüklenicinin tüm zararlarını karşılamak zorundadır.

Nitekim Yargıtay HGK.nın 22.5.1992 tarih ve 15/154-278 sayılı bir kararında; "kural olarak, işe devam imkansızlığı iş sahibinin kusurundan ileri gelmişse, yüklenici olumlu zararın tamamını isteyebilir. Çünkü iş sahibi kendi ihmali ile yükümlülüğünü yerine getirmeyerek ifayı imkansızlaştırmış olacağından, BK'nın 370. maddesinin 2. fıkrası hükmü geregince, yüklenici aynı kanunun 369. maddesinde hüküm altına alınan tazminatı isteme hakkını elde eder.

Çünkü eserin tamamlanması için iş sahibine düşen işleri yapmaktan kaçınması, tek başına kusur teşkil eder. Bunun kendi dışındaki üst mercilerin caydırıcılık yönünde etki yapmaları, özel hukuk ilişkileri açısından sonucu değiştirmez." İçtihatında bulunmuştur.

Yargıtay Yüksek 15. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarında da benimsendiği gibi; sözleşme kapsamında menfi ve müspet zarar taleplerinin incelenmesinde; sözleşmenin ifası nedeniyle yapılacak harcama ve giderlerin, sözleşmenin ifası ile elde edilebilecek ve talep edilebilecek kârın hesaplanmasında değerlendirilmesi gerektiği gibi; kâr kaybının hesaplanmasında, Yargıtay Yüksek 15. Hukuk Dairesi'nin 2018/3513 E, 2019/3182 K; 2019/31 E,2019/4171 K; 2018/3518 E,2019/2187 K; 2016/5951 E, 2018/1756 K sayılı içtihatlarında belirtildiği gibi.

TBK'nın 408 maddesinde düzenlenen kesinti yönteminin uygulanması gereklidir.

Kesinti yöntemine göre, davacı yüklenicilerin mahrum kaldığı kârın hesaplanabilmesi için; yapılmayan işin sözleşmesinin feshi tarihindeki bedeli saptandıktan sonra, bu bedelden yüklenicinin işi tamamlamaması nedeniyle tasarruf ettiği malzeme ve işçilik bedelleri ile genel giderleri, bu süre içinde başka bir iş bulup çalışmışsa elde ettiği kâr, başka bir iş bulmaktan kasten kaçınmışsa elde etmekten kaçındığı kâr tespit ettirilip, yapılmayan iş bedelinden çıkarmak suretiyle bulunan miktarın kâr kaybı olduğunun kabulüyle davalıdan tahsiline karar vermek gerekir.

Açıklanan ilkelere uygun bir inceleme ve değerlendirmeye dayanmayan ve denetlenmesi mümkün olmayan bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru olmamıştır.

Mahkemece yapılacak iş, sözleşmenin davalı tarafça haksız olarak feshedildiği gözetilerek, davacının yukarıda yazılan zarar kalemlerini yapılan açıklamalar çerçevesinde tek tek inceleyip değerlendirmek, bilirkişi heyetinden ek rapor da almak suretiyle davacının talep edebileceği zararlarını hesaplatmak, kar kaybı hesabının yukarıda belirtilen Yargıtay içtihatları doğrultusunda "Kesinti Yöntemi" ne göre hesaplanmasını sağlamak ve hasıl olacak sonuca göre karar vermek olmalıdır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esası incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip karara bağlanması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,

2-Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/309 Esas, 2021/139 nolu kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip, karara bağlanmak üzere mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,

5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf başvuru harcının ilk derece mahkemesince verilecek yeni kararda dikkate alınmasına,

6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

7-İcranın geri bırakılması kararı alınabilmesi için yatırılan teminatın İİK. 36/5 maddesi uyarınca davalıya iadesine

8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 07/04/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, E. 2021/343, K. 2022/368, 7 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No : 2021/343
  4. Karar No : 2022/368
  5. Türk Milleti Adına
  6. İstinaf Kararı
  7. Başkan
  8. Üye
  9. Üye
  10. Katip
  11. İncelenen Kararın
  12. Mahkemesi : Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
  13. Tarihi : 17/02/2021
  14. Numarası
  15. Davacı
  16. Vekili
  17. Davalı
  18. Vekili
  19. Davanın Konusu
  20. Karar Tarihi : 07/04/2022
  21. Karar Yazım Tarihi : 12/04/2022
  22. İddia
  23. Savunma
  24. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  25. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  26. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  27. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/343
Karar No
2022/368
Tarih
7 Nisan 2022

İlgili Kararlar

  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/343 K.2022/299
  • Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/344 K.2022/361
  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/344 K.2022/1196
  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/344 K.2022/263
  • İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/344 K.2022/319
  • Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/344 K.2022/310

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.