KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Ocak 2024
- Esas No
- 2022/1005 - Karar No:2024/41 (İnceleme Aşamasında Kararın Kaldırılarak Yeniden Hüküm Kurulması/ HMK 353/1-b.2)
- Esas no
- 2022/1005
- Karar no
- 2024/41
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/03/2022
- Numarası
- 2016/713 E-2022/185 K
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali-Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Karar yazım tarihi
- 16/01/2024
Karar Metni
1.530 kelime·8 dk okuma·4 bölüm
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali ve alacak istemlerine ilişkin davada mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin, davalıya ait otel inşaatının su izalasyon işini yaptığını, yapılan iş karşılığında davalıya 05.06.2015 tarihli 329630 nolu ve KDV dahil 144 769,36 TL tutarlı faturanın kesilerek teslim edildiğini, davalının, fatura tutarının 94.000,00 TL'lik kısmını ödediğini ve bakiye 50.769,36 TL borcunun kaldığını, davalının bakiye borcunu ödememesi nedeniyle hakkında icra takibatının başlatıldığını, davalının icra takibine karşı yaptığı itirazla takibin durdurulduğunu, davalının itirazında haksız olduğunu, bu nedenlerle, itirazın iptaline davalının %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesiyle ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili, İstanbul ilinde yapılan ... inşaatının izolasyonu davalı izolasyon firması tarafından yapıldığını ancak hatalı ve eksik ifa sebebiyle 56,488,24-TL zarar meydana geldiğini, müvekkilinin hiçbir bedel almaksızın yenilediğini ancak bu izolasyonun yenilebilmesi için 1. kat terasta yapılan tüm bütün işlerin kaldırıldığını, izolasyonun tekrar yapılmasından sonra da tekrar maliyet ile kaldırılan işler yeniden yapıldığını, kat teras mermer kaplamaların sökülmesi mıcır ve hafriyat temizlenmesi vb. işlemleri ile alanın tekrar izolasyon yapılacak aşamaya getirildiğini,
davacı tarafından yeni baştan yapılan izolasyon sonrası ile işlemlerin tekrar mermer kaplamaların yenilenmesi mecburiyetinde kalmdığını, izolasyondan kaynaklanan yeniden yapılan işlemlerden dolayı müvekkilinin zarara uğradığını, davalının hatalı ifasından kaynaklanan zararın tespiti ile müvekkiline ödenmesine hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekili, müvekkili davalının ... İnşaatının izalosyonunun davacı tarafından eksik ifa edilmesi nedeniyle müvekkilinin 56.488,24 TL tutarında zararının oluştuğunu, hatalı izolasyon uygulanmasından kaynaklanan işlerle ilgili olarak davacıdan 56.488,24 TL tutarlı zararın tazmininin talep edildiğini, davacının hatalı ve eksik ifadan doğan 56 488,24 TL zarar nedeniyle takas defisinde bulunduklarını, bu nedenlerle takas defileri ve mahsup taleplerinin kabulüne ve haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili, davalı ile davacı şirket arasında kurulan iş ilişkisi neticesinde davacı şirkete ait otel inşaatının teras ve bilumum bölümlerindeki su izolasyon işini gerçekleştirildiğini, söz konusu işin sorunsuz bir şekilde teslim edildiğini, bunun neticesinde davacı şirkete A seri 0329630 sıra no.lu 05/06/2015 tarihli 144.769,36 TL tutarında fatura düzenlendiğini, 94.000,00 TL kısmın davacı tarafından ödendiğini bakiye 50.769,36 TL miktarın tahsil edilemeyince Beyoğlu 38. noterliği 5945 yevmiye numarası 28/04/2016 tarihinde ihtarname keşide edildiğini,
bu ihtarnameye 10/05/2016 tarihinde davacının cevap verdiğini borcu ödemeyeceğini beyan ettiğini borcun ödenmesi için 38. Beyoğlu Noterliği 7716 yevmiye numaralı 06/06/2016 tarihli ihtarname ile cevap verildiğini dava konusu işin tam ve eksiksiz yerine getirildiğini davacı tarafın talep ettiği miktarın soyut ve gerçeği yansıtmadığını Ankara 24. İcra Müdürlüğü'nün 2016/13923 esas sayılı dosyasından icra takibi başlatmak zorunda kalındığını ancak davacı şirketin borcu olmadığı yönünde itirazı neticesinde takibin durduğunu,
bunun üzerine Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/713 E. Sayılı dosyasında itirazın iptali davası ikame edildiğini, işbu dava dosyasında tarafların defterlerinin incelendiğini ve müvekkilinin alacağının bulunduğunun ispatlandığını, karar duruşmasından birkaç gün önce davacı tarafından kötü niyetle huzurda davanın ikame edilerek müvekkilinin alacağına geç kavuşmasının hedeflendiğini, bu nedenle açılan davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, "...Tüm dosya kapsamı ve deliller hep birlikte değerlendirildiğinde; asıl davada yüklenici şirket tarafından davalı iş sahibine ait otel inşaatının teras ve çeşitli bölümlerinde su izolasyon işlerinin gerçekleştirildiği, 05/01/2016 tarihli iş teslim tutanağı kapsamında "... unvanlı izolasyon firmasının ... yapmış olduğu 15. Kat teras ve asansör kulesi 1. Kat arka ... ve otopark üstü izolasyonları yapmış ve herhangi bir problem olmadığı tespit edilmiştir.
1. Kat teras izolasyonu yeniden yapılacaktır." şeklinde tespitler yer aldığı, taraflar arasında elektronik posta yazışmaları kapsamına göre yüklenici tarafından 1. Kat teras izolasyonunun yeniden yapılacağı belirtilmiş ise de; buna neden olanın yine aynı yazışmalar kapsamına göre izolasyon işlemleri tamamlanıp bittikten sonra yüklenicinin diğer taşeronlarının yapılan işlemlere zarar vermesi olduğu, bunda davacı yüklenicinin bir kusurunun bulunmadığı, 1. Kat teras izolasyonunu yeniden yapacağını belirttiği, ancak bunun yapılabilmesi için izolasyon üzerindeki tüm imalatların sökülmesi, taşınması,
yeniden yapılması vb gibi giderlerden yüklenicinin sorumlu tutulamayacağı, zira yükleniciden kaynaklı bir kusurun bulunmadığı, hatalı, ayıplı, eksik iş bulunmadığı, bu masraflara davalı birleşen davacı iş sahibinin katlanması gerektiği, tarafların ticari defter ve kayıtlarının birbiriyle uyumlu olduğu, buna göre davacının yapılan iş nedeniyle üzerine düşen edimleri gereği gibi yerine getirmiş olmakla, bakiye 50.769,36 TL alacaklı olduğu, birleşen dava yönünden ise; iş sahibi davacının yükleniciden talep edebileceği bir zararının bulunmadığı,
meydana gelen zarardan yüklenicinin sorumlu tutulamayacağı açıkça anlaşıldığından asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine..." karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl davaya konu alacağın likit olduğunu, davalının müvekkiline borçlu olduğunu ve ne kadar borcu olduğunu bildiğini, bu nedenle icra inkar tazminatının kabulüne karar verilmesini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
Asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; deliller incelenmeden karar verildiğini, yeniden yapılan işlemlerin gösterildiği deliller getirtilmeden dosyanın bilirkişiye verildiğini, bilirkişi raporunun uzman heyetten alınmadığını, su izolasyonundan anlayan bilirkişi incelemesinin gerektiğini, raporun yetersiz olduğunu, hatanın nereden kaynaklandığının belirlenmediğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali ve alacak istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
1-Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
2-Davacı-birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde; Mahkemece, dava konusu alacağın likit olmadığı gerekçesiyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Oysa; dava konusu her alacak, yargılamayı gerektirmekle birlikte, eldeki dava ve icra takibine konu fatura davalı tarafından kabul edilerek, ticari defterlerine kaydedilmiş olup, bu durumda alacağın likit olduğunun kabulü gerekir. Bununla birlikte; tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalının icra takibine haksız itiraz ettiği anlaşıldığından, davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
HMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, diğer bir ifade ile kanun koyucu, temyiz kanun yolunda Yargıtay tarafından verilebilen, yerel mahkeme hükmünün gerekçesinin değiştirilerek düzelterek onanması kararını, istinaf mahkemeleri için öngörmeyip, bu halde istinaf mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiğini düzenlediğinden, Dairemizce davacı-birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, E. 2022/1005, K. 2024/41, 11 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama