İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi E.2022/1141 K.2024/1010

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemize…

Esas2022/1141Karar2024/1010Tarih26 Kasım 2024Okuma14 dk · 2.726 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31.HUKUK Dairesi

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
26 Kasım 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2022/1141 - 2024/1010 (İnceleme aşamasında / Duruşmasız) (Başvurunun esastan reddi /HMK m.353/1-b-1)
Dosya no
2022/1141 Esas
Karar no
2024/1010
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
23/06/2022
Numarası
2018/1014 Esas- 2022/463 Karar
Davacı
—
Vekili
—
Davalı
—
Davanın konusu
Eser Sözleşmeden Kaynaklanan Tazminat
Karar yazım tarihi
10/12/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.726 kelime·14 dk okuma·6 bölüm

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İSTEM

Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle. Taraflar arasında Diyarbakır Besi OSB içerisinde 2.1 MW ...

Yapım İşi İnşaatı için 23/02/2018 tarihinde yapım işi sözleşmesi imzalandığını, yapım işinin revize iş bedelinin 4.107.095,23 TL olarak belirlendiğini, işin bitim tarihinin 09/10/2018 olduğunu, müvekkili şirket tarafından Mart 2018 tarihi içerisinde çalışmalara başlandığını ancak davalı firma tarafından fiili yer teslim tutanağının gecikmeli olarak 10 Nisan 2018 tarihinde düzenlendiğini, davalı şirket tarafından müvekkiline teminat mektubu karşılığında ve hakedişlerden kesilmek üzere toplam 952.000.00 TL avans niteliğinde ödeme yapıldığını,

davalının avans niteliğindeki ödemesine istinaden davalı yana 12/03/2018 tarih ve 952.000,00 TL tutarında avans teminat mektubu verildiğini, müvekkiline ödenen avansın geri ödemelerinin hakedişlerden kesilmek suretiyle davalı tarafından tahsil edildiğini, ayrıca davalı yana taahhüt işine ait 26/02/2018 tarih 476.000,00 TL tutarlı kesin teminat mektubu verildiğini, güvence olarak davalı firma lehine 150.000,00 TL tutarlı ipotek tesis edildiğini, toplam 4.530.000,00 TL tutarlı ve 1 nolu ana hakediş olarak adlandırılan hakediş düzenlenip faturaya bağlanarak davalıya sunulduğunu,

davalı firma tarafından hakedişe karşılık 4.258.000,00 TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin 272.000,00 TL alacağının kaldığını, müvekkilinin imalatlarına devam ettiği süreçte 2 nolu ana hakediş olarak 286.000,00 TL tutarlı tutanak tanzim edilmiş ise de bu hakediş onaylanmadan ve fatura tanzim edilmeden müvekkili şirketin ekonomik sıkıntıları ve şantiyede çalışan işçilerin yarattığı kargaşayı bahane ederek yapılan toplantıda davalı yanın haksız bir şekilde sözleşmeyi fesih ettiğini beyan ettiğini, bu aşamadan sonra davalının müvekkilinden alacaklı olduğu iddiası ile 952.000,00 TL ve 476.000,00 TL tutarlı teminat mektuplarını nakde çevirdiğini,

oysa davalının avans ödemelerini müvekkilinin hakedişlerinden kesilmek suretiyle tahsil ettiğini, müvekkilinin şantiyede kalan teslim edilmeyen malzeme ve ekipmanların bedelinin 472.354,60 TL olduğunu, işin % 85'inin bitirildiğini, müvekkilinin işi terk etmediğini, işin yapıldığı şantiyede yapılan imalatlar ve bırakılan malzeme ve ekipmanların tespiti için Diyarbakır Sulh Hukuk Mahkemesinden tespit talebinde bulunulduğunu belirterek,

fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL tutarındaki hakedişlerden kalan alacağın, haksız olarak tahsil edilen avans teminat mektubu bedeli ve kesin teminat mektubu bedeli ile şantiye sahasında kalan ve iade edilmeyen malzeme ve ekipmanların bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

YANIT

Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle. Davalı yana tensip zaptı ve dava dilekçesinin 26/04/2019 tarihinde tebliğ olunmasına karşın cevap dilekçesi olarak sunulan 29/05/2019 tarihli dilekçede verilen yanıtta.

Taraflar arasında 23/02/2018 tarihli inşaat işleri yüklenici sözleşmesi ve ekleri ile 17/04/2018 tarihli zeyilname akdedildiğini, müvekkili şirketin anılan sözleşmeler kapsamında tüm edinimlerini eksiksiz yerine getirdiğini ve ilave masraflara girdiğini, yüklenici davacı şirketin tüm uyarılara rağmen işlerdeki aksaklıklar ve malzeme eksikliklerini gidermek yönünden hiçbir çaba sarf etmediğini, süreç boyunca yüklenici şirketin edim ve taahhütlerini yerine getirmesi ve müvekkili şirkete olan borçlarının ödenmesi yönünde ihtarnameler keşide edildiğini,

yüklenicinin akde ve kanunlara aykırı fiilleri ve şantiye sahasını terk etmesi neticesinde sözleşmenin devamı imkanı kalmadığından sözleşmelerin münfesih hale geldiğinin davacıya bildirildiğini, Diyarbakır Sulh Hukuk Mahkemesinde yapılan tespitin davaya esas alınmaması gerektiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/06/2022 tarihli 2018/1014 Esas 2022/463 Karar sayılı kararında özetle; Davacı vekili bildirilen değer üzerinden eksik harcı ikmal etmiştir. Dava eser sözleşmesinden kaynaklanan haksız fesih iddiasına dayalı hakediş, teminat mektuplarının haksız tazmini ve şantiyede kalan yapı malzeme ve ekipmanları bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Deliller toplanmış bilirkişi raporu alınmıştır.

Dosya kapsamı ile tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi kök ve itirazlar üzerine alınan ek raporlarda; tarafların örtüşen kayıtlarında davalı tarafından davacı ve davacı şirket lehine 3. kişilere 4.258.011,02 TL ödeme yapıldığı, taraf ticari defter kayıtlarında tespit edilemeyen dosyaya sunulan banka dekontlarında davalı tarafından davacının hesabına 3. kişilere toplam 752.995,37 TL tutarında ödeme yapıldığı,

tarafların mutabık kaldığı ve kayıtlarında örtüşen tutar olan 4.530.883,76 TL'den davalının ödemelerinin tenzili neticesinde 535.469,71 TL davalı tarafından fazla ödeme yapıldığı hesaplanmakla davacının hakediş bedel talebinde bulunamayacağı, şantiyede kaldığı iddiası ile sunulan malzeme listesinde yer alan malzeme ve ekipmana ilişkin belge sunulmadığı, sahada bırakıldığının tespiti halinde ekipman bedelinin 392.353,60 TL olarak hesaplandığı,

davalı tarafından sözleşmenin feshini gerektirecek nedenlerin bulunmadığı belirlendiğinden davacının davalıdan irad kaydedilen toplam 1.428.000,000 TL teminat mektubu talebinde bulunabileceği ancak davalı tarafından davacı şirkete ve şirket lehine yapılan hakediş bedelini aşan tutardan ödeme yapılması nedeniyle aşan tutarın tenzili sonucunda (1.428.000,000 - 535.469,71 TL) 892.530,29 TL bakiye alacak talebinde bulunabileceği bildirilmiştir.

Davacı vekili 18/11/2020 tarihli dilekçesinde ıslah talebinde bulunarak eksik harcı ikmal etmiştir.

Tüm dosya kapsamı toplanan deliller bilirkişi kurulu kök ve ek raporlarına göre; davacının yüklenici, davalının işveren sıfatıyla 23/02/2018 tarihli ...

Tesisi Diyarbakır Yapım İşi Yüklenici Sözleşmesi imzalandığını, 10/04/2018 tarihinde işyeri tesliminin gerçekleştiğini, yüklenici davacının nakit akışındaki aksamadan dolayı 17/04/2018 tarihli "Zeyilname" başlıklı belge düzenlendiği, sözleşme gereği avans ve kesin teminat mektupları verildiği, davalı tarafından keşide olunan 03/09/2018 tarihli ihtarname ile sözleşmenin münfesih hale geldiği, ayıplı imalat bedeli, gecikme cezasının hakedişten mahsup edileceği ayrıca teminat mektuplarının irad kaydedileceğinin bildirildiği,

işbu davada yapım işi sözleşmesinden kaynaklanan hakedişlerden kalan bakiye, alacak, teminat mektubu bedelleri ve şantiye sahasında kalan malzeme ve ekipman bedelinin tahsilinin talep edildiği, sözleşme hükmü gereği davalı işverenin her ne kadar sebep dahi göstermeksizin işe müdahale hakkı ve sözleşmeyi feshetme hakkı bulunmakta ise de teminat mektuplarının irad kaydedilmesi,

yüklenicinin sözleşme konusu işte tespit edilen hata ve kusurları gidermemesinin ve sözleşmeye aykırı davranmasına bağlı olduğundan dosya kapsamında davacı yüklenicinin yaptığı işlerde hata ve kusurun bulunduğuna ilişkin belge ibraz edilmediği gibi sözleşmede alacağın temliki durumu feshin haklı sebebi olarak sayılmış ise de işveren davalı tarafından temlik alacaklılarına ödemeler yapılmış olması temliğe izin verdiği anlamına geldiği,

iş bitim tarihinin 09/10/2018 olması karşısında fesih tarihinde işin bitirilmesi için yeterli sürenin bulunduğu hususları değerlendirildiğinde işverenin sebepli olarak işi feshetme şartlarının oluşmadığı ancak sözleşmenin 23. madde uyarınca işi sebepsiz olarak feshetme hakkı nedeniyle feshetmesi durumunda da 19. madde kapsamında yapılan işte hata ve kusur tespit edilmesi ve yapılan uyarılara rağmen yüklenicinin bunları gidermemesi halinde teminatları irad kaydetme şartlarının da bulunmadığı, taraflar arasında usulüne uygun düzenlenmiş hakediş raporu bulunmamakla birlikte imalat bedellerinin tarafların mutabık olduğu,

ticari defter kayıtlarında örtüşen tutar olan 4.530.883,76 TL olduğu, davalı işveren tarafından davacı lehine üçüncü kişilere 4.258.011,02 TL ödeme yapıldığı, davalı kayıtlarında yer alan ancak davacı kayıtlarında yer almayan ve dosyaya kazandırılan banka dekontlarında 55.347,08 TL tutarında yine ödeme yapıldığı, banka dekontlarından tespit edilen ve davalı tarafından davacı ... Yapı Ltd.

Şti hesabına 3. kişilere toplam 752.995,37 TL tutarında ödeme yapıldığı, imalat bedelinden yapılan ödemelerin mahsubu sonucu davalı işveren tarafından hakediş bedelini aşacak şekilde 535.469,71 TL tutarında ödeme yapıldığının tespit edildiğinden davacının davalıdan hakediş bedeli talebinde bulunamayacağı,

davalı işveren tarafından sözleşmenin feshini gerektirecek nedenler bulunmadığından davacının davalıdan irad kaydedilen 952.000,00 TL ve 476.000,00 TL bedelli toplam 1.428.000,000 TL teminat mektubu bedeli talebinde bulunabileceği ancak davalı işverenin davacı şirket lehine yapılan hakediş bedelini aşan tutarda ödeme yapılması sebebiyle aşan tutarın mahsubu sonucunda (1.428.000,000 TL-535.469,71 TL) 892.530,29 TL bakiye alacak talebinde bulunabileceği, davacı tarafından sahada bırakıldığı belirtilen malzeme ve ekipmana ilişkin belge sunulmadığından bu konuda talebinin yerinde olmadığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne,

892.530,29 TL alacağın 31/12/2018 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine dair karar verildiği görülmüştür.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili tarafından verilen 21/10/2022 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle.

Müvekkili davacı firmanın alacaklarının eksik hesap edildiğini, ayrıca şantiye sahasında kalan malzeme bedelinin de hesaba katılmadığını, yargılama aşamasında ikinci ek bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçelerinde dosya kapsamına sundukları belge, fotoğraf ve dokümanlarla tafsilatlı olarak açıkladıkları alacakların müvekkili davacının alacaklarına ilave edilmesi gerektiğini, zira bu alacak kalemlerinin, dosya kapsamına sunulan somut belge ve dokümanlarla ve ayrıca, Diyarbakır 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin dava öncesinde yaptığı 12.09.2018 tarih ve 2018/37 D.

İş sayılı tespit kararında mevcut olduğunu, davayı gören Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, müvekkili davacının bu alacaklarını, bilirkişi raporunun "mahkemenin takdirindedir" değerlendirmesini menfi yönde dikkate alarak, hükümde alacak kalemlerine dahil etmediğini ve hatalı karar tesis ettiğini, mahkemenin somut deliller hilafına bir değerlendirmeyle tesis ettiği bu kararın kaldırılması gerektiğini, müvekkilinin alacaklarına 755.315,33 TL ilave edilmesi gerektiğini, davalı firmanın süresinde sunulmayan ve dayanağı olmayan bir kısım belge ve dokümanları dikkate alınarak hesap yapıldığını,

davalı firmanın gerek davanın başında gerekse dava dilekçesinin tebliğinden sonraki yasal süre içerisinde gerekse yargılamanın ilerleyen aşamalarında süresinde cevap vermediğini, delil de sunmadığını, bilirkişi kurulunun kök raporundan sonra bir kısım afaki belge ve dokümanlar sunarak,

müvekkili davacının üçüncü kişilere olan borçlarını ödediğini ve bu ödemelerin hak edişlerden mahsup edilmesi gerektiğini iddia ettiğini, ayrıca süresinde sunulmayan bu gibi delillerin usul hükümleri çerçevesinde hüküm tesis edilirken dikkate alınmaması gerektiğini, yargılamanın aşamalarında da belirttikleri üzere davalının, sözleşme süresince müvekkili davacı adına yapmış olduğu bir kısım ödemelerin zaten hak ediş alacaklarından kesildiğini, bu ödemelerin ayrıca bilirkişilerce dikkate alınarak müvekkilinin nihai alacağından mahsup edilmesinin haksız olduğunu,

Davalının istinaf başvurusuna cevaben de; davalı firmanın istinaf başvuru dilekçesinde ifade ettiği hususların haksız, dayanaksız ve afaki değerlendirmelere dayandığını, zira, yargılama aşamasında açıkça anlaşıldığı üzere, müvekkili davacı ile olan sözleşmeyi sebepsiz ve kötü niyetle tek taraflı olarak feshederek,

müvekkilinin banka teminat mektuplarını nakde çevirdiğini, hem süresinde delil ve beyanlarda bulunmadığını hem de süresi geçtikten sonra sunmuş olduğu belgelerde, müvekkili davacının hak edişinden mahsup edilen ödemeleri ayrıca yapılmış farklı bir ödeme gibi göstererek bilirkişilerin hatalı hesap ve değerlendirme yapmalarına yol açtığını, bilirkişilerin kök raporda doğru bir hesap yapmalarına rağmen, davalının hatalı beyan ve belgelerine dayalı tüm bu durumu dikkate almaksızın hatalı olarak ek rapor tanzim ettiklerini ve mahkemenin de hüküm tesis ederken hatalı ek bilirkişi raporunu hükme esas aldığını,

bu nedenle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın tümden kabulüne karar verilmesini ve davalı vekilinin haksız istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili tarafından verilen 26/09/2022 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle. Bilirkişi raporlarının netice kısmında yer alan değerlendirme sonuçlarına göre verilen gerekçeli kararda; davacı tarafın 892.530,29 TL alacaklı olması gerektiği kanaatine varıldığını, ancak, davaya cevap dilekçelerinde ve yargılama süresince beyan ettikleri hususların değerlendirilmediğini, davacı ... Yapı Ltd.

Şti'nin, kendi aracı olduğu taşeron firmalara ve kendi sorumluluğunda olan işçilere, alt firmalarına ödemek ile yükümlü olan bedellerden 809.425,24 TL'nin müvekkili ... Firması tarafından ilgililere ödendiğini, bu husus ile ilgili banka dekontları ve faturaları arz etmelerine rağmen dikkate alınmadığını, ayrıca dosyalarına sunmuş oldukları ve ...

Yapı Firması yerine yapılan ödemelerin teminat mektuplarının bozdurulması sureti ile yapıldığını, mahkemeye sunmuş oldukları belgelerde, ticari defterlerde ve hakediş belgelerinde açıkça görüleceği üzere, ikinci hakediş belgesinde ve ödemesinde, ... Yapıdan kaynaklı olarak 146.740,00 TL ceza ve kesinti yapıldığını, ...

Yapı firması adına yapmış oldukları ve mahkeme dosyasında ispat etmiş oldukları hiç bir hususun tam olarak değerlendirilmediğini, bilirkişi raporunda yer alan değerlendirmelere göre, inşaat faaliyetinin % 85 ' inin bitirildiği kanısına varıldığını, ancak bu bilgilerin hatalı olduğunu, davacı tarafından yapılacak inşaatın sadece kaba inşaat kısmının %85'inin davacı tarafından bitirilmiş ve sonrasında ödeme aczine düşülerek şantiye alanının terk edilmiş ve işe son verilmiş olduğunu, taraflar arasında yapılan sözleşmede, taahhütnamede ve zeyilnamede tarihlerin açık açık yer aldığını, bilirkişi raporunda bunların yer almadığını,

zeyilnamenin varlığından bahsedildiğini fakat detaya girilmeden sadece somut rakamlar üzerinde inceleme yapılarak, eksik incelemeye dair bir rapor hazırlandığını belirterek davacı firma tarafından, ellerinde hiç bir belge olmamasına,

hiç bir tutanak olmamasına rağmen şantiye alanını terk ettiklerinde orada makinalarının kaldığı iddiası ile beyanda bulunulduğunu, soyut bir iddiadan bile kazanç elde etmeye çalıştıklarını, bu durumun inşaat alanını kendilerinin terk ettiğinin ve faaliyetlerine son verdiğinin bir kanıtı olduğunu, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda;

Dava, taraflar arasındaki "Diyarbakır Besi OSB içerisinde 2.1 MW ... Yapım İşi İnşaatı"nı konu alan 23/02/2018 tarihli eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, yine taraflar arasında işin devamı sırasında 17/04/2018 tarihli "zeyilname" başlıklı belgenin düzenlendiği, davalı tarafından davacıya gönderilen 03/09/2018 tarihli ihtarname ile sözleşmenin süresinden önce haksız şekilde feshedildiği belirtilerek, talep edilen ve davacı tarafından davalıya sunulan 952.000,00 TL ile,

476.000,00 TL bedelli nakit teminat mektuplarının haksız şekilde nakde çevrilmiş olmasından dolayı talep edilen alacak ile yine ödenmeyen hakediş bedeli alacağının ve davalıya ait şantiye sahasında kalan davacının malzeme ve ekipman bedellerinin davalıdan avans faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkin olup, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan ıslah dilekçesi ile talebin 892.530,29 TL'ye yükseltildiği anlaşılmaktadır.

Davalı tarafından verilen cevapta; davacının edimlerini süresinde yerine getirmediği ve aksamalara sebebiyet verdiği, davacı adına üçüncü kişilere yapılan çok sayıda ödeme bulunduğu, işin yerine getirilmesi konusunda davacıya yapılan ihtarların sonuç vermediği ve en son davacının inşaat sahasını da terketmiş olduğundan müvekkili tarafından haklı olarak sözleşmenin feshedildiği ve sunulan teminat mektupları ile davacının üçüncü kişilere olan borçlarının ödendiği, davacının ödenmeyen alacağının kalmadığı belirtilerek, davanın reddine karar verilmesi savunulmuştur.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davadan önce Diyarbakır Sulh Hukuk Mahkemesi aracılığı ile yaptırılan tespit dosyasında aldırılan bilirkişi raporu dosya üzerinden yaptırılan ve taraf ticari defterleri incelenerek aldırılan bilirkişi raporu kök ve iki ek raporuna istinaden ve bu raporlar hüküm vermeye yeterli görülerek, davacının fesih tarihi itibari ile yapmış olduğu imalatın tutarının % 85 oranında olduğu ve işin teslim süresi gözetildiğinde davalı iş sahibince sözleşmenin, işin bitirilebileceği süre dolmadan haklı neden olmaksızın feshedildiği,

davacı tarafından yapılan imalatın tutarı konusunda taraflar arasında mutabık kalınan bir tutanak bulunmadığı, bu nedenle tarafların örtüşen ticari defter kayıtlarına göre imalatın tutarının belirlenmesi gerektiği ve buna itibar edildiğinde davacı tarafından yapılan imalat bedeli tutarının 4.530.883,70 TL olduğu, davalı tarafından davacı lehine üçüncü kişilere yapılan ödeme tutarının 4.258.011,02 TL olduğu, yine dosyaya sunulan banka kayıtları ile davalının davacı adına 55.347,08 TL ile,

752.995,00 TL tutarında ödemeler yaptığı, (üçüncü kişilere ve maaş ödemesi şeklinde) davalı tarafından davacıya buna göre hakediş bedelini aşacak şekilde 535.469,71 TL tutarında fazla ödeme yapıldığı ve davacının bu sebeple davalıdan talep edebileceği bir hakediş bedeli alacağının bulunmadığı,

sözleşmenin davalı yanca haksız feshi nedeniyle teminat mektuplarının davacıya iade edilmesi gerekirken, davalı yanca paraya çevrilmiş olduğundan, paraya çevrilen teminat mektupları bedeli olan toplam 1.428.000,00 TL'den davalı tarafından fazla tutarda yapılan ödeme miktarı olan 535.469,71 TL'nin mahsup edilmesi gerektiğinden buna göre davacının davalıdan, irat kaydedilen teminat mektuplarından dolayı 892.530,29 TL bakiye alacak talebinde bulunabileceği, yine davacının davalının inşaat sahasında bıraktığı malzeme ve ekipman bedeline ilişkin olarak alacak talebinde bulunmuş ise de,

bu iddiasını ispatlayamadığından bu alacak kaleminin de reddi gerektiği kabul edilerek, davanın kısmen kabulüne, 892.530,29 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, bu karara karşı taraf vekillerinin yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf yoluna başvurdukları anlaşılmıştır.

Mahkemece de dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemece ıslah ile artırılan alacağa dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiş ise de, bu konuda davalı yanın bir istinafı bulunmadığından, bu hususun Dairemizce re'sen gözetilmesi mümkün olmadığından, bu husus Dairemizce dikkate alınamamış, mahkeme kararının da bu sebeple usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla taraf vekillerinin bu karara karşı yapmış oldukları istinaf başvurularının, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/06/2022 tarihli 2018/1014 Esas 2022/463 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan taraf vekillerinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353(1)-b-1 maddesi gereğince AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,

2-Davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olduğundan alınması gerekli 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harç bedelinin mahsubu ile kalan 346,90 TL istinaf karar ve ilam harç bedelinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3-Davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olduğundan alınması gerekli 60.968,74 TL istinaf karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 15.159,30 TL harç bedelinin mahsubu ile kalan 45.809,44 TL istinaf karar ve ilam harç bedelinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

4-Taraflarca ayrı ayrı yatırılan 220,70'er TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,

5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından, taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

6- Kararın dairemizce taraflara tebliğine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 26/11/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, E. 2022/1141, K. 2024/1010, 26 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. İstem
  5. Yanıt
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  7. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  8. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1141
Karar No
2024/1010
Tarih
26 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2022/1142 K.2024/1429
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2022/1146 K.2024/1465
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/1149 K.2024/1878
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1149 K.2024/974
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2022/1162 K.2024/1404
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi E.2022/1162 K.2024/933

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.