İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi E.2023/970 K.2026/180

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı ve feri müdahil vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması…

Esas2023/970Karar2026/180Tarih24 Şubat 2026Okuma14 dk · 2.790 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31.HUKUK Dairesi

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
24 Şubat 2026
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2023/970 - 2026/180
Dosya no
2023/970 Esas
Karar no
2026/180 (İnceleme aşamasında / Duruşmasız) (Kararın Kaldırılarak Yeniden Hüküm Kurulması 353/1-b-2)
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
18/04/2023
Numarası
2022/610 Esas-2023/302 Karar
Davanın konusu
İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar yazım tarihi
24/03/2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.790 kelime·14 dk okuma·7 bölüm

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı ve feri müdahil vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İSTEM

Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle.

Davalının müvekkiline, fatura ve cari hesap ekstreleri ile sabit olan ticari ilişkiden kaynaklı 42.464,68 TL borcu bulunduğunu, borcunu müvekkiline zamanında ödememesi üzerine davalı aleyhine Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2022/2768 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, davalı tarafından yapılan itirazın tamamen haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup takibi sürüncemede bırakma amaçlı olduğunu belirterek davalının, Ankara 17. İcra Müdürlüğü'nün 2022/2768 E. sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına,

davalının takip tutarının %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekillik ücretinin de karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

YANIT

Davalı vekili tarafından verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; davacı talebinin zamanaşımına uğradığını, icra takibi ve davaya konu talebin, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca nakit teminat iadesine ilişkin olduğunu, davanın, muaccel ve muayyen olmayan bir borç talep edilmesi sebebiyle reddine, aksi takdirde dahi davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, her halde likit bir alacak olmaması nedeni ile icra inkar tazminatı talebinin reddi ve basiretli tacir konumundaki davacının icra takibi ve işbu dava nedeniyle % 20'den aşağı olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/04/2023 tarihli ve 2022/610 Esas ve 2023/302 Karar sayılı kararında özetle;

Dava, davacının "cari hesap" alacağı dayanak göstererek başlattığı takipte davalının yaptığı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.

Ankara 17. İcra Dairesi'nin 2022/2768 sayılı takip dosyasının celbine karar verilmiştir. Takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 42.464,68 TL üzerinden "cari hesap" dayanak gösterilerek takip başlatıldığı, borçlunun borca itirazı ile takibin durdurulduğu görülmüştür.

Taraf vekillerine HMK. 222. maddesi gereğince akdi ilişkinin başından itibaren defter ve kayıtları mahkememize sunmaları yönünde 2 haftalık kesin süre verilmiştir. Taraf vekillerinin müvekilleri şirketlerin ticari defterlerinin bulunduğu adresi bildirdiği görülmüştür.

İhbar Olunan ...'nın 08/02/2023 tarihli dilekçesinde; davaya, davacı yanında fer-i müdahil olarak katılmayı talep ettiği görüldüğünden talepte bulunan ... Sağlık ve Eğitim Vakfı'nın davacı yanında feri müdahil olarak davaya devamına karar verilmiştir.

Dosyanın konusunda uzman mali müşavir bilirkişiye tevdi ile tarafların ticari defterlerinin incelenmek suretiyle ve iddia/ savunmalarını karşılar mahkemece tespit edilen uyuşmazlık noktaları ile sınırlı olmak üzere var ise davacı alacağının tespitinin yapılması istenilmiş gelen bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır.

Bilirkişi raporunda özetle.

Davacı yanın incelenen ticari defterlerinde davalı yandan 42.405,80 TL alacaklı olduğu, davalı yanın incelenen ticari defterlerinde ise davacı yana 42.405,41 TL borçlu olduğu, tarafların incelenen ticari defter kayıtlarının tarih tutar olarak birbiriyle uyumlu olmadığı görülmekle birlikte, dava tarihi itibarıyla taraflara ait kayıtlarda yalnızca 0,39 TL bakiye fark bulunduğu, davacı yanın davalı yandan alacaklı olduğu işbu bakiyenin davalı yanın da kabulüyle teminat kesintilerine ilişkin olduğu, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 30. maddesi uyarınca nakit teminat iadesinin şarta bağlandığı,

anlaşılmakta olup, taraflar arasındaki teminat iade koşullarının oluşup oluşmadığı yönündeki hukuki değerlendirme ve nihai takdir Mahkemeye ait olmak üzere tarafların, inkâr tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin Mahkemenin takdiri içinde kaldığı, sonuç ve kanaatine varılmıştır.

Taraflar arasında akdedilen sözleşme ilişkisi çerçevesinde davalının zamanaşımı itirazına itibar edilmemiştir.

Davacı ile davalı arasında 23.01.2013 tarihinde Yüklenici Sözleşmesi imzalandığı, davalı şirketin, ... Parselde bulunan ... Eğitim ve Sağlık Kampüsü ... ... Projesi Sözleşmesi kapsamında olan Temel ve Bodrum Perdeleri Yalıtımı İşleri için fer'i müdahil ...'in alt işvereni olduğu, davacının bu iş kapsamında yüklenici olduğu hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık sözleşme kapsamında davacı tarafından davalıya verilen teminata ilişkin olarak hakedişlerden yapılan kesintinin iade şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.

Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 30. Maddesi;“ "Yükleniciden alınan teminatlar, Yüklenici ve İş Sahibi arasında herhangi bir anlaşmazlığın olmaması kaydıyla;

Yüklenici ile İş Sahibi arasında mevcut işbu ve ileride yapılacak tüm sözleşmelere ait işlerin sözleşme ve eklerine uygun olarak tamamlanmasından,

a bendinde yer alan işlere ait tüm kabul süreçlerinin madde 27'de belirlenen geçici kabul sürecinin tamamlanmasından,

Yüklenicinin SSK yükümlülüklerinin eksiksiz olarak yerine getirilmesinden,

Yükleniciden hak ediş veya teminatlarından kesilecek bütün cezalar kesildikten,

SSK'dan alınacak borcu yoktur belgesinin İş Sahibine ibrazından ve

Yüklenici aleyhine bu işten dolayı işçiler veya üçüncü şahıslar tarafından açılmış tazminat ve alacak davalarının sonuçlanmasından, 4 ay sonra iade edilecektir. Yüklenicinin hak ediş tutarı, yukarıda belirtilen ve ödenmesi gereken tüm tazminat ve cezaları karşılamadığı hallerde teminatın nakde çevrilerek bu miktarlar kesilecek, kalanı Yükleniciye iade edilecektir. İş Sahibinin taahhüdü ile ilgili kesin hesap ve kesin kabul belgesinin onaylanması sonrasında, çıkması halinde, Yüklenicinin kesin hesap alacağı Yükleniciye ödenir." şeklindedir.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı takip dosyasında cari hesap alacağına ilişkin tahsil talebinde bulunmuş ise de; takip dayanağı alacağın taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında yapılan teminat kesintilerinin iadesine ilişkin olduğu, kesintilerin sözleşmenin 26. Maddesi uyarınca hakedişlerden usulüne uygun olarak yapıldığı, fer'i müdahil ...' e yazılan yazı cevabında dava konusu iş kapsamında geçici ve kesin kabul işlemlerinin yapılmadığının bildirildiği, sözleşmenin 30. Maddesi uyarınca geçici kabul onayı şartı gerçekleşmediği ve takip tarihi itibariyle teminatın iadesi şartları oluşmadığı belirtilerek davanın reddine, davacının kötüniyeti ispatlanmadığından davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili tarafından verilen 19/06/2023 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; takip konusu alacağın yasal olduğunu, 1) Davalının müvekkiline, fatura ve cari hesap ekstreleri ile sabit olan ticari ilişkiden kaynaklı 42.464,68 TL borcunun bulunduğunu, ...-... ... kapsamında Alt Yüklenici sözleşmesi ile kendilerince sözleşme kapsamındaki Temel ve Bodrum Perde Yalıtım işleri ve diğer tüm yükümlülüklerin eksiksiz olarak yerine getirildiğini, bu hususta kendilerince defalarca yazışma yapılarak,

gecici kabulün yapılması ve kesin hesabın düzenlenmesinin talep olunduğunu, yazışmalar sürecinde kendilerine Geçici Kabul Tutanağının Kasım veya Aralık 2015 tarihinde olacağının bildirildiğini, ne var ki, bugüne değin ... ile aralarındaki işlemlerin gerekçe kılınarak davalı yanca işlemlerin ertelendiğini ancak, sözleşme hükümlerinde ... ile davalı arasındaki sürecin bekleneceğine dair bir hüküm bulunmadığını, kaldı ki, ... ile davalı arasındaki sürecin yıllarca devam etmesi halinde kendilerinin de bu süreci beklemeleri gerektiğini, taahhüdlerinin davalıya karşı olması nedeniyle, bu durum kabul edilebilir bir durum olmadığını,

müvekkilinin işini 2015 yılında bitirdiğini, buna ilişkin belgelerin dosyaya kazandırıldığını, imalatta bir hata var ise bunun ihbar süreleri içerisinde müvekkiline bildirilmesinin gerektiğini, aradan sekiz sene geçtikten sonra ileri sürülen ayıp iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, aradan sekiz sene geçmiş olmasına rağmen davalı yanın müvekkili dışındaki gerekçe ile müvekkili alacağını ödememesinin hukuksal bir dayanağı olmadığını, davalının,

fatura ve cari hesap ekstresinde açıkça sabit olan borcunu müvekkiline zamanında ödememesi üzerine davalı aleyhine Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2022/2768 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlunun icra dosyasına ilişkin takibe haksız itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini, müvekkilin alacağının belgeye dayandığını, dolayısıyla davalının borcu ödediğini yahut borçlu olmadığını ancak başka bir belge ile ispat etmesi gerektiğini, ne var ki icra dosyasına itiraz ederken borcun tamamına ve ferilerine itiraz ettiğini belirttiğini,

başka herhangi bir beyanda bulunmadığını ve borçlu olmadığına ilişkin başka da belge sunmadığını, davalı tarafından yapılan itirazın tamamen haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup, takibi sürüncemede bırakma amaçlı olduğunu, borçlu/davalının icra dosyasına itiraz etmekte kötüniyetli olduğunu, bunun üzerine davalının itirazının iptali ve takibin devamı için arabulucu kanun yoluna başvuru yaptıklarını, ancak anlaşma sağlanamadığını, 6)Davalının, hiçbir belgeye dayanmaksızın, sırf ödemeyi geciktirmek maksadıyla itiraz ettiğinin ortada olduğunu, bununla birlikte, alacağın likit olduğunu bu nedenlerle de,

Yargıtay 13.Hukuk Dairesi’nin 2001/9366 E., 2001/11536 K.sayılı ve 10.12.2001 tarihli ilamında:“(…) 3-İ.İ.K nun 67 inci maddesinin 2 nci fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının icra hakimliğine başvurmadan, alacağını mahkemede dava ederek, haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması da yasal koşullardan değildir.

İcra inkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı;alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile Borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli sabit veya belirlenmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte böylece borçlu tarafından tahkik ve tayin edilmesi mümkün nitelikte olması yeterlidir.

Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.” şeklinde belirtildiği üzere, davalının, takip tutarının %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini de dilediklerini, tüm bu anlatılanlar ışığında dava konusu alacağın haklı ve yasal olmasına rağmen, davanın reddine karar verilmiş olmasının yerinde olmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Feri müdahil vekili tarafından verilen 21/08/2023 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle.

İlk Derece Mahkemesi tarafından eksik, hatalı değerlendirme ile hüküm kurulduğunu, 18.04.2023 tarihli kararın Deliller ve Gerekçe kısmında; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 30. maddesine yer verilerek takip dayanağı alacağın taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında yapılan teminat kesintilerinin iadesine ilişkin olduğu, kesintilerin sözleşmenin 26. maddesi uyarınca hakkedişlerden usulüne uygun olarak yapıldığı, feri müdahil ...’e yazılan yazı cevabında dava konusu iş kapsamında geçici ve kesin kabul işlemlerinin yapılmadığının bildirildiği belirtilerek,

sözleşmenin 30. maddesi uyarınca geçici kabul onayı şartının gerçekleşmediğini ve takip tarihi itibariyle teminatın iadesi şartlarının oluşmadığının anlaşıldığının belirtildiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerinde, sözleşmenin tarafı olmayan müvekkili ... Vakfı’nın teminatın iadesine veya geçici kabule onay vermesi gibi bir düzenlemenin yer almadığını, müvekkili ...

Vakfı’nın tarafı olmadığı sözleşmenin 3. maddesinde sözleşmede davacının “yüklenici”, davalının “iş sahibi”, müvekkil ...

Vakfı da “ana iş sahibi” olarak nitelendirildiğini, ilk derece mahkemesi tarafından sözleşmenin 30. maddesine göre geçici kabul onay şartı gerçekleşmediğinden davanın reddine karar verilmişse de, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 30. maddesinde sözleşmenin bitimi ve teminatın iadesi koşulları düzenlenmiş olup, ilgili madde hükmünün "yükleniciden alınan teminatlar, yüklenici ve iş sahibi arasında herhangi bir uyuşmazlığın olmaması kaydıyla….iade edilecektir" şeklinde olduğunu, maddenin içeriğinde ana iş sahibi olan ...

Vakfının geçici kabule veya teminatın iadesine onay vermesiyle ilgili bir düzenleme yer almadığını, diğer yandan, dosyada mevcut bulunan Ankara 50. Noterliğinin 02.01.2019 tarihli ve 00031 yevmiye numaralı ihtarnamesinde de davacı tarafından. “Ancak, sözleşme hükümlerinde ... ile aranızdaki sürecin bekleneceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır.

Kaldı ki, ... ile aranızdaki sürecin yıllarca devam etmesi halinde bizim de bu süreci beklememiz gerekir ki, bizim taahhüdümüzün size karşı olması nedeniyle, bu durum kabul edilebilir bir durum değildir” ifadeleri ile davalının haksız olarak geçici kabul işlemlerini gerçekleştirmediğini ve müvekkili ...

Vakfının sürece etkili olmadığının davalıya bildirildiğini, İlk Derece Mahkemesi tarafından sözleşme hükümlerinin hatalı değerlendirilerek davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili ... Vakfı tarafından davacının işlerinin karşılığının da içinde yer aldığı hak ediş ödemelerinin davalı ...’ya çeşitli tarihlerde yapılmış olup, davacının müvekkili ...

Vakfı’ndan herhangi bir alacağı bulunmadığını, davanın müvekkiline ihbarı üzerine dosyaya sunmuş oldukları cevap dilekçesi ekinde yer alan belgelerden de görüleceği üzere, müvekkili ... Vakfı tarafından davacının işlerinin ödemesinin ... A.Ş’ye çeşitli tarihlerde onaylanan hak edişler ile yapıldığını, müvekkili ... Vakfı’nın sözleşme gereğince davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, ayrıca, ...

A.Ş. tarafından taşeron firmalara hakkedişlerden kesinti yapılarak ödeme yapıldığına ilişkin müvekkili vakfa gelen şikâyetler üzerine, ... A.Ş’ye ihtarname gönderilerek işini zamanında ve tam olarak yapan taşeron firmalara, vakıf tarafından tüm sözleşme bedeli ödendiği halde, ... tarafından kesinti yapılmasının haksızlık olduğu belirtilerek, ödemelerin tam olarak yapılmasının bildirildiğini, Davalı ...

A.Ş.’nin yıllardır, ... tarafından yapılan ödemelerden kesinti yaparak taşeron firmalara ödeme yapması nedeniyle kesinti yaptığı tutar kadar haksız kazanç elde ettiği hususunun dosyaya beyan edilmiş olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesi tarafından dikkate alınmadığını, Bilirkişi raporunda da davacının davalıdan alacağının bulunduğunun tespit edildiğini, dosyaya sunulan 25.01.2023 tarihli bilirkişi raporunda, davacı yanın davalı yandan 42.405,80 TL alacaklı olduğu, davalı yanın davacı yana 42.405,41 TL borçlu olduğunun tespit edildiğini, taraflar arasındaki alacak-borç ilişkisine dair uyuşmazlığa ilişkin olarak müvekkili ...

Vakfı tarafından tüm yükümlülüklerin yerine getirildiğinden ve müvekkili ile davalı arasındaki uyuşmazlığın davacıya yapılacak ödemeyle ilgisi bulunmadığından İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda; Dava, taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, nakit teminat kesintisi alacaklarının tahsili için başlatılan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın iptali istemine ilişkindir.

Davacı ile, davalı arasında asıl işveren ...'e ait Ankara Gölbaşında davalı tarafından inşa edilecek olan ... Eğitim ve Sağlık Kampüsünün Temel ve Bodrum Perdelerinin Yalıtım İşlerinin davacı tarafından yapımı hususunda 23/01/2013 tarihinde sözleşme imzalanmış ve davacının kendi edimini tamamlayarak, davalıdan geçici kabul yapılması talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.

Davalı taraf ise, sözleşmenin 27, 28 ve 31. Maddeleri uyarınca geçici kabul işlemlerini yapmamış, dava konusu nakit teminat kesintisi alacaklarını da ödememiştir.

Ancak, mahkemece yaptırılan ticari defterler üzerindeki bilirkişi incelemesi sonucunda her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun şekilde tutulmuş olduğu ve ticari defterlerin sahibi lehine delil vasfına sahip bulunduğu, her iki tarafın ticari defterlerine göre de davacının takip tarihi itibari ile davalıdan 42.464,68 TL alacaklı olduğu anlaşılmaktadır.

Davacının, nakit teminat kesintilerinin ödenmemesi üzerine davalı hakkında 08/02/2022 tarihinde ilamsız icra takibi başlattığı ve vaki itiraz üzerine de nakit teminat kesintisinin ödenmesi hususunda işbu davayı açtığı anlaşılmaktadır.

Davalı taraf asıl iş sahibi olan feri müdahil ... ile aralarındaki davanın halen hakemde devam ettiğini belirterek, davanın reddini talep etmiş ise de, davacının sözleşme konusu işi yapıp teslim ettiği anlaşılmakla, geçici kabul için beklenilmesinde dava tarihine kadar geçen süre, dava tarihinden sonraki yargılama süreci ve yüksek enflasyon oranı dikkate alındığından tahammül sınırı aşılmıştır.

TMK'nın 2. Maddesi gereğince, davalının asıl işveren feri müdahil ile aralarında devam eden davayı ileri sürerek ve henüz geçici ve kesin kabulün yapılmadığını belirterek, ödeme yapmaktan kaçınması hakkın kötüye kullanılmasıdır. Davalı taraf süresinde ayıp ihbarı ve eksik iş bildiriminde de bulunmadığına göre, davalı yüklenici tarafından davacının talebinin karşılanması gerekmektedir.

Bu sebeple davacının nakit teminat kesintisi alacağı ile birlikte davalı defterinde kayıtlı faturadan kaynaklanan tüm alacağının tahsili için başlattığı icra takibine davalının yaptığı itiraz haksız olduğundan 42.464,68 TL'lik alacak için davalının takibe yaptığı itirazın kabulüne ve 42.464,68 TL'lik asıl alacak için takibin devamına ve bu alacağın likit olması sebebi ile, bu alacak üzerinden davacı yararına % 20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesi gerekirken, mahkemece yukarıda belirtilen gerekçeler ile, teminatın iadesi koşullarının oluşmadığı kabul edilmek sureti ile davanın reddine karar verilmiş olması sebebi ile,

davacı ve feri müdahil vekilinin istinaf başvurusunun dairemizce kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.

Nitekim Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 20/11/2025 tarihli, 2024/2788 Esas - 2025/3986 Karar sayılı kararında da aynı hususlara vurgu yapılarak, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesinin vermiş olduğu 2022/805 Esas , 2024/517 karar sayılı kararının bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı ve feri müdahil vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde düzelterek yeniden esas hakkında karar verilebileceğinden mahkeme kararının, HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına,

davanın dairemizce yukarıda belirtilen gerekçeler ile kabulüne, davalının takibe yaptığı itirazın 42.464,68 TL'lik asıl alacak yönünden iptaline, ve bu miktar asıl alacak yönünden takibin devamına ve davalının itirazının iptaline karar verilen 42.464,68 TL'lik asıl alacağın % 20'si oranında davacıya icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine dair yeniden karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacı ve feri müdahil vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince ayrı ayrı KABULÜNE,

2-ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 18/04/2023 tarihli, ve 2022/610 Esas 2023/302 Karar sayılı kararının, HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

3-Davanın KABULÜNE,

a-) Davalının Ankara 17. İcra Müdürlüğü'nün 2022/2768 Esas sayılı takip dosyası ile hakkında yürütülen icra takibinin 42.464,68 TL'lik asıl alacak kısmına yaptığı itirazın iptali ile, takibin 42.464,68 TL asıl alacağa takip tarihi olan 08/02/2022 tarihinden itibaren yıllık %15,75 Avans Faizi uygulanmak suretiyle devamına,

b-) Hüküm altına alınan asıl alacak olan 42.464,68 TL'nin %20'si oranına tekabül eden 8.492,93 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4-Hüküm altına alınan miktar üzerinden Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 2.900,76 TL harç bedelinden dava açılışında peşi olarak yatırılan 512,88 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.388,88 TL harç bedelinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

5-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1 ve 2 maddeleri uyarınca hesaplanan 42.464,68 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinin yargılaması sırasında harç, bilirkişi ücretleri ve tebligat gideri olarak yapılan toplam 1.572,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

8-HMK'nun 333/1 maddesi gereğince gider ve delil avansından bakiye kısmın yatıran taraflara iadesine,

İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN

9-Davacının (179,90 TL) ve feri müdahilin (269,85 TL) istinaf başvurusu kabul edilmiş olduğundan, yatırdıkları istinaf karar harçlarının talep halinde kendilerine iadesine, 10-Davacı tarafından yapılan 72,00 TL dosya gönderme masrafı ile 40,00 TL tebligat ücretinden oluşan toplam 112,00 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 11-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 12-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 24/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, E. 2023/970, K. 2026/180, 24 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. İstem
  5. Yanıt
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  7. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  8. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  9. İstinaf İncelemesi Yönünden
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/970
Karar No
2026/180
Tarih
24 Şubat 2026

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2023/974 K.2026/281
  • İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/974 K.2026/109
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2023/975 K.2026/332
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2023/976 K.2026/172
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2023/993 K.2026/111
  • Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/995 K.2026/165

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.