KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/838 - 2024/890 (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (Başvuru Kabul/Yeniden Hüküm/HMK m. 353/1-b.2)
- Dosya no
- 2024/838 Esas
- Karar no
- 2024/890
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26/12/2023
- Numarası
- 2022/758 Esas-2023/821 Karar
- Davacı
- —
- Vekilleri
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Karar yazım tarihi
- 25/10/2024
Karar Metni
1.080 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili; taraflar arasında davacının yüklenici, davalının işveren olduğu harfiyat sözleşmesi imzalandığını, davacıya ait ekskavatör operatörü tarafından öncesinde davacı temsilcisine istinat duvarının ve karşıdaki toprak alanın kayma yapabileceği hususunun iletildiğini, işveren temsilcisi tarafından işe devam edilmesinin istenilmesi üzerine 07/04/2017 tarihinde işin yapılması sırasında istinat duvarında oynama olduğunun ekskavatör operatörü tarafından fark edildiğini ve operatörün iş makinesini olay yerinden olabildiğince geri çıkarmak suretiyle olay yerinden uzaklaştığını,
bu sırada ise istinat duvarının makine üzerine çökmesi sonucunda makinede pert olacak şekilde ağır hasar oluştuğunu, gerekli önlemleri almaması nedeniyle kusurun davalı üzerinde bulunduğunu, iş makinesinde meydana gelen zararın bir kısmının sigorta şirketi tarafından karşılandığını, ancak karşılanmayan 62.685,00 TL'lik kısmın bulunduğunu belirterek sigorta şirketi tarafından karşılanmayan kısmın hasar tarihinden itibaren davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, aşamalarda taleplerini tekrarlamıştır.
Davalı vekili; taraflar arasında harfiyat sözleşmesinin bulunduğunu, dava konusu hasarın meydana gelmesinde davalının kusurunun bulunmadığını, olay anında operatörün iş makinesinde bulunmadığını, iş makinesinden uzakta bulunduğunu, bu hali ile operatörün iş makinesini istinat duvarı önünde terk etmesi nedeniyle zararın meydana geldiğini, davacı tarafın zarardan kaçınmadığını, sorumluluğa aykırı davrandığını, meydana gelen hasarda davalının kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiş, aşamalarda taleplerini tekrarlamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; taraflar arasında ... parsel sayılı taşınmaz ile ilgili olarak hafriyat sözleşmesinin imzalandığı, davacının yüklenici, davalının ise işveren olduğu, işin yapılması sırasında istinat duvarının çökmesi sonucunda meydana gelen olay neticesinde davacıya ait iş makinesinin zarar gördüğü, ceza yargılaması sırasında alınan beyanlar kapsamında yapılan değerlendirme ile meydana gelen zarar öncesinde genel ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmediği, kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılama sırasında da genel ihbar yükümlülüğünün yerine getirildiği hususuna ilişkin herhangi bir bilgi veya belgenin dosya kapsamına sunulmadığı,
kaldırma kararı sonrasında alınan oluşa, dosya kapsamına, denetime ve hüküm kurmaya elverişli, kaldırma kararı öncesinde düzenlenen raporlarda yer alan kusura ilişkin bulunduğu belirtilen çelişkileri de giderir bilirkişi kurul raporu ile meydana gelen kazada davalının % 80 oranında kusurlu olduğu ve araçta meydana gelen 62.685,36 TL'lik zararın 50.148,29 TL'lik kısmından sorumluluğunun bulunduğunun tespit edildiği,
genel ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmiş olması halinde dahi tarafların kusur durumlarına ilişkin yapılan tespitlerin değişmesini gerektirmeyeceği, kaldırma kararı öncesinde ve sonrasında alınan bilirkişi raporlarında zararın meydana gelmesine neden olan eylemdeki kusur durumlarının usulüne uygun şekilde tartışılarak konusunda uzman bilirkişiler tarafından değerlendirilmek suretiyle tespit edildiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece yüklenicinin genel ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğinin tespit edilmesine rağmen davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, istinaf kaldırma kararı sonrası raporlar arasındaki çelişkinin giderilemediğini, kaldırma kararının gereğinin yapılmadığını, illiyet bağının kesildiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, Eser Sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır. İlk derece Mahkemesinin 2018/420 Esas-2019/705 Karar sayılı kararının Dairemizin 01/11/2022 tarih, 2021/537 Esas, 2022/993 Karar sayılı ilamı ile kaldırılması üzerine Mahkemece inceleme ve değerlendirme yapılarak yeniden karar verilmiştir.
Dairemizin önceki kararında da belirtildiği üzere. 6098 sayılı TBK’nın 472. maddesi uyarınca; yüklenici işin ehli olup bedele hak kazanabilmesi için, eseri fen ve sanat kuralları ile tekniğine ve iş sahibinin ondan beklediği amaca uygun olarak tamamlayıp teslim etmesi zorunludur. Yüklenici, yapımını üstlendiği eseri sözleşmeye teknik ve sanatsal kurallara ve amaca uygun olarak imâl edip iş sahibine teslim etmekle, iş sahibi de kararlaştırılan bedeli ödemekle mükelleftir.
Eser, yüklenicinin sanat ve beceriyi gerektiren emek sarfıyla gerçekleştirdiği bir sonuçtur. Eser sözleşmelerinde; yüklenici sadakat ve özen borcu gereği eseri iş sahibinin yararına olacak şekilde ve ona hiçbir zarar vermeden meydana getirmek zorundadır. Yüklenicinin genel ihbar yükümlülüğü bu zorunluluktan kaynaklanır.
Başka bir deyişle akdin gereği gibi ve zamanında ifasını tehlikeye sokan her hali yüklenici, iş sahibine derhal haber vermeye mecburdur (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2021/136 Esas, 2021/1414 Karar). Yüklenici, ihbar yükümlülüğünü yerine getirdiğini ise tanık dahil her türlü delille ispat edebilir (Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesi, 2016/5146 Esas, 2017/3843 Karar).
Somut olayda davacı yüklenici işin ehli olarak çalışma sahasında işin yürütülmesini tehlikeye sokacak bir durum tespit etmesi halinde bu durumu iş sahibine derhal haber vermeye mecburdur. Dosya kapsamına göre istinat duvarının çökebileceği hususunda davacı yüklenicinin davalı iş sahibini uyardığı yasal delillerle ispatlanamamıştır. Bu durumda davalı tarafa atfedilebilecek kasıtlı bir eylem ve yasal düzenlemeden kaynaklı bir kusur bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kusur dağılımı yapılarak sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmasına; davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Başkan · ✍e-imzalıdır Üye · ✍e-imzalıdır Üye · ✍e-imzalıdır Katip · ✍e-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, E. 2024/838, K. 2024/890, 22 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama