KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2024
- Dosya no
- 2024/838 Esas
- Karar no
- 2024/1223
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 22/02/2024
- Numarası
- 2022/802 Esas, 2024/114 Karar
- Dava
- ALACAK
Karar Metni
1.865 kelime·9 dk okuma·2 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili 05/11/2007 tarihli dava dilekçesi ile; taraflar arasında 2004 yılından bu yana ticari ilişki olup, davalı taşıyıcı şirket ... Ltd.
Şti'nin full-charter (uçak koltuklarının tümünün müvekkiline satımı ile) uçuşlar gerçekleştirdiğini, ancak 2007 yılı yazında seferlerin sürekli gecikmeli yapılması, bazılarının hiç yapılmaması, taahhüt edilen 16/08/2007 tarihli seferlerin yapılmaması ve yolculara kötü hizmet verilmesi nedenleriyle müvekkili şirketin yolcu ve acente kaybettiğini ve zarara uğradığını, 16/08/2007 tarihinde yapılmayan seferlerden dolayı müvekkili şirketin başka firmadan uçak kiralamak zorunda kalması nedeniyle 66.040,00 Euro zarara uğradığını, ayrıca KKTC Turizm Bakanlığından alacakları 64.000 Euro destekten mahrum kaldıklarını,
31/07/2007 tarihinde yapılmayan seferden dolayı yolcuların konaklama ve transfer bedeli 5.500,00 Euro masraf yaptıklarını, davalının bu zarardan da sorumlu olduğunu, böylece toplam 135.540,00 Euro zararın davalıdan tazmini gerektiğini, bunun dışında rötarlar ve iptaller nedeniyle koltuk sayısının % 10'u oranında müşteri kaybına uğradıklarını, toplam koltuk kapasitesinin % 10'nun 1700 koltuk olup koltuk başına 250,00 Euro olmak üzere 425.000,00 Euro zararları bulunduğunu, buna göre toplam 560.540,00 Euro alacakları olduğunu belirterek şimdilik 260.000,00 Euronun davalıdan tahsilini,
ayrıca davalıya verilen teminat mektubunun nakde çevrilmesinin tedbiren önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE KARŞI DAVA Davalı karşı davacı vekili cevap ve karşı davasında; adresi yurtdışında bulunan davacı karşı davalının teminat göstermesi ve talep ettiği 260.000 Euro alacağı kalem kalem açıklaması gerektiğini; taraflar arasında yapılan sözleşmede 16/08/2007 tarihli seferin bulunmadığını, planlanan uçuşlar dışında davacı karşı davalının bu tarihte uçak istediğini, yardımcı olmak istenmişse de bu tarihte taahhüt ettikleri sefer bulunmadığından sorumlu tutulamayacaklarını; davacının talep ettiği destek tutarı ile ilgili sözleşmede bir hüküm bulunmadığını, destek tutarı ile ilgili muhatabın KKTC Turizm Bakanlığı olduğunu;
zorunlu ve teknik nedenlerle meydana gelen müvekkili şirketten kaynaklanmayan rötarlar nedeniyle alacak talep edilemeyeceğini; davacı karşı davalının müvekkili şirkete borcu bulunması nedeniyle teminat mektubunun nakde çevrilmesinin önlenmesine ilişkin tedbirin reddi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuş, karşı davada ise;
sözleşmenin 4.6 maddesinde kiralayan davacı-karşı davalı şirketin charter uçuşunu iptal etmesi halinde, iptal tarihine göre davacı karşı davalının charter bedelinin tamamını veya bir kısmını müvekkiline ödemesi gerektiğini belirterek şimdilik 250.000,00 Euro'nun sözleşmenin sona erdiği tarihten itibaren ticari faizi ile birlikte karşı davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı karşı davalı vekili, karşı davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, asıl davada yapılamayan iki sefer için kiralanan başka uçaklarla ilgili yapılan harcamalar talep edilmiş ise de, söz konusu seferlerin davalı tarafça taahhüt edilmediği gibi ilave seferler niteliğinde değerlendirilemeyeceği; full charter sözleşmesinin Kıbrıs'a yapılan uçuşları kapsamadığı, Türkiye - Almanya arasındaki uçuşları kapsadığı, bu nedenle teşvik ödemesi yapılmamasından davalının sorumluluğunun bulunmadığı, seferlerdeki gecikmenin yolcu kaybına sebep olduğu yönünde ileri sürülen iddianın davacı tarafça ispatlanamadığı,
diğer yandan seferlerde yaşanan gecikmelerin SLOT cezaları uygulamaları ve meydan alt yapı eksikliğinden kaynaklandığı, bu durumun ülkemize seyahat eden tüm havayollarının ortak sorunu olduğu; dolayısıyla davacı tarafın yapılamayan iki sefer için kiraladığı başka uçaklarla ilgili harcamalara, yolcu kaybı nedeniyle talep edilen tazminata ve KKTC Turizm Bakanlığı'nın verdiği sefer destek bedeline yönelik istemlerinin yerinde olmadığı, ancak gecikme nedeniyle yolcuların konaklama giderlerine yönelik düzenlenen fatura kapsamında davacının davalıdan 5.500,00 EURO alacaklı olduğu,
bu miktarın davalı karşı davacının iflas tarihi itibariyle karşılığının 12.188,00 TL olduğu; karşı dava yönünden ise karşı davacı tarafça seferlerin onaylanma tarihi ve karşı davalıya satış için yeterli süre verilip verilmediği hususunun somut delillerle ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile, 12.188,00 TL'nin davalı müflis şirketin iflas masasına kayıt ve kabulüne, fazlaya ilişkin istemin ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
Davacı karşı davalı vekili istinaf nedenleri olarak; yapılmayan ilave seferlere ilişkin tazminat talepleri yönünden; dosyaya sundukları anlaşma hükümleri gereği ilave sefer talebinde bulunabileceklerini, davalı karşı davacının da ilave seferleri teyit ettiğini, paket tur satışı yapan müvekkili şirketin yeterli yolcuya ulaşması halinde sefer talep ettiğinden, tüm seferlerin çerçeve anlaşma ile belirlenemeyeceğini, ancak davalı karşı davacının teyit ettiği 09/07/2007 ve 16/08/2007 tarihli uçuşların gerçekleştirilemediğini, yapılamayan bu uçuşlar nedeniyle doğan zararları yönünden davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını;
gecikme nedeniyle tazminat talepleri yönünden, somut kayıt ve belgeler ile uçuşların çok önemli bir bölümündeki gecikmenin davalı karşı davacıdan kaynaklı olduğu belli olmasına rağmen, mahkemece gecikmelerin davalı karşı davacıdan kaynaklanmadığını kabul etmesinin hatalı olduğunu; destek bedeli yönünden, sözleşmede müvekkili şirkete vaat edilmesine rağmen, davalı karşı davacının müvekkilinin hak ettiği destek bedelini engellediğini, bu taleplerinin de haklı olduğunu;
ayrıca mahkemece kabul edilen 5.500,00 Euro alacaklarının iflasın açıldığı tarihte TL'ye çevrilmesinin müvekkili şirketi ciddi kayba uğrattığını, müvekkilinin alacağının güncel döviz değeri üzerinden masaya kaydına karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını, asıl davanın tamamen kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
Davalı karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde; mutabık kalınmayan ve bedeli zamanında ödenmeyen seferlerdeki gecikme nedeniyle, davacı karşı davalıya tazminat ödenmesinin dayanağının olmadığını, kararın istinaf mahkemesinde kaldırılmasından önce ilk derece mahkemesinde alınan bilirkişi 2. ek raporunda; -tarafların gecikmeden doğacak zararı % 50 oranında paylaşacakları konusunda sözleşmede hüküm bulunduğu, ancak mutabık kalınarak taahhüt edilen sefer olmadığından tazminat hakkı doğmayacağı- tespit edilmişken, 5.500 Euro'ya hükmedilmesinin haksız olduğunu;
karşı davaları yönünden ise raporda, müvekkil şirketin sözleşmeye göre haklı olduğu ancak, sözleşme ekinde seferlerin listesinin de bulunması ve bu seferlerin satışı için gerekli zamanın verilip verilmediğinin tespiti gerektiğinin ifade edildiğini, oysa dosyada tüm iptal edilen seferler ve yapılan sözleşmede yer alan seferler ile iptal edilen seferlerin parkur farklarının mevcut olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve asıl davanın reddine, karşı davalarının ise kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE Asıl dava, 22/09/2006 tarihli Hava Charteri Ana Sözleşmesi kapsamında yapılması gereken uçuşların geciktirildiği ve hiç yapılmadığı, bu nedenle yolcu kaybı yaşandığı, gecikme nedeniyle yolcular için konaklama ve transfer masrafı yapıldığı, ayrıca destek primi alınamadığı iddialarına dayalı tazminat talebi;
karşı dava ise, sefer iptali nedeniyle karşı davacının uğradığı zararın istemine olup, davalı karşı davacı şirketin yargılama sırasında iflas etmesi ile asıl dava kayıt - kabul davası olarak görülmüştür.Mahkemece, gecikme nedeniyle yolcuların konaklama giderlerine yönelik düzenlenen fatura kapsamında davacı karşı davalının 5.500,00 EURO alacaklı olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile, 5.500,00 Euro'nun iflas masasına kayıt ve kabulüne, fazlaya ilişkin istemine, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.
Tarafların hükmü istinaf etmesi üzerine Dairemizin 24.01,2019 tarih ve 2014/303 Esas, 2019/21 Karar sayılı kararında; mahkemece asıl davada talep edilen miktarın hangi zarar kalemine ilişkin olduğu davacı tarafa açıklattırılmadan ve bu konudaki belirsizlik giderilmeden işin esası hakkında karar verilmesinin doğru olmadığı; ayrıca hükme esas alınan rapor ve ek raporlar kendi içinde çelişkili olup, raporlardan görüş değişikliğinin nedenleri de anlaşılamadığı,
bu durumda mahkemece konusunda uzman kişilerden oluşturulacak bilirkişi kurulunda denetimine elverişli ayrıntılı ve açıklamalı rapor alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerektiğine değinilerek ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmıştır.
Kararın kaldırılmasından sonra mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda asıl davada 12.188,00 TL'nin davalı müflis şirketin iflas masasına kayıt ve kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine, karşı davanın reddine karar verilmiş, taraflar hükmü istinaf etmiştir.
1-Asıl davada verilen hükme yönelik istinaf incelemesinde; a-Davacı karşı davalı vekili, yapılmayan seferler nedeniyle başka uçak kiralamaları nedeniyle uğradıkları zararlar, destek alamadıklarından kaynaklı zarar ve yolcu kaybından doğan zararın da tazmini gerektiğini belirterek hükmü istinaf etmiştir.Kararın kaldırılmasından sonra ilk derece mahkemesinde alınan bilirkişi heyeti raporunda.
16/08/2007 tarihli sefer talebi yönünden müflis davalı karşı davacı taşıyıcının kesin bir taahhütü bulunmadığını, bu nedenle davacı karşı davalının dışarıdan uçak kiralayarak uçuşları gerçekleştirmesinde müflis taşıyıcının sorumluluğu bulunmadığını; taraflar arasında imzalanan full charter uçuşlarının Türkiye - Almanya arasında gerçekleştirilmesi nedeniyle davacı karşı davalı tur operatörünün destek talebinin yerinde olmadığı; sözleşme ile planlanan 31/07/2007 tarihli uçuşun 11 saat, 45 dakika gecikmeli gerçekleştirildiği,
davacı karşı davalının gecikme nedeniyle yolcular için 5.104,00 Euro konaklama bedeli ile 402,00 Euro otele tranfer ücreti ödediği, davalı karşı davacı havayolu şirketinin neden olduğu aksaklıktan doğan zararı karşılaması gerektiği; bazı seferlerin gecikmeli, bazı seferlerin ise hiç yapılmaması nedeniyle toplam yolcu kapasitesinin % 10'u oranında yolcu kaybı yaşandığı iddiasıyla zararın tazmini talep edilmişse de, yaşanan gecikmelerin sivil havacılık sektöründe rütin olarak değerlendirilebilecek gecikmeler olduğu,
tur operatörünün ancak davalı havayolunun kusur ve yetersizliği ile bağlantılı giderleri tazminini talep edebileceği belirtilmiştir.
Dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporlarına göre, müflis taşıyıcı şirketin 16/08/2007 tarihli sefer talebi yönünden kesin bir taahhütü bulunmadığını, bu nedenle davacı karşı davalının dışarıdan uçak kiralayarak uçuşları gerçekleştirmesinde müflis şirketin sorumluluğun söz konusu olmayacağı anlaşıldığından mahkemece bu zarar kalemi yönünden davanın reddedilmesi yerindedir.
Yine % 10'u oranında yolcu kaybı yaşandığı iddiasıyla zararın tazmini talep edilmişse de, yaşanan gecikme ve ertelemelerin müflis taşıyıcı şirketinin kusur ve yetersizliğinden kaynaklandığının ispat edilemediği, yaşanan gecikmelerin sivil havacılık sektöründe rütin olarak değerlendirilebilecek gecikmeler olarak değerlendirildiği anlaşıldığından, mahkemece bu zarar kalemi yönünden davanın reddedilmesi de yerindedir.
Ayrıca taraflar arasında imzalanan full charter uçuşlarının Kıbrıs'a değil Türkiye - Almanya arasında gerçekleştirildiği, Kıbıs'a yapılan uçuşların full charter olmayıp koltuk garantili olduğundan, KKTC makamlarının teşvik primi ödemesi yapmadığı anlaşıldığından, destek alamamalarından doğan zarara yönelik istemin reddedilmesinde de isabetsizlik bulunmamaktadır. b-Asıl davada masaya kaydına karar verilen 5.500,00 Euro'nun iflas tarihinde karşılığı olan 12.188,00 TL'ye ilişkin hüküm de taraflarca istinaf edilmiştir.
31/07/2007 tarihli uçuşun 11 saat 45 dakika gecikmeli gerçekleştirildiği, davacı karşı davalının gecikme nedeniyle yolcular için 5.104,00 Euro konaklama bedeli ile 402,00 Euro otele tranfer ücreti ödediği, davalı karşı davacı havayolu şirketinin neden olduğu aksaklıktan doğan zararı karşılaması gerektiği anlaşıldığından,
davalı karşı davacının bu zarar kalem yönünden istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Ayrıca İİK'nın 195/1 fıkrasının son cümlesi uyarınca yabancı para alacağının iflasın açıldığı tarihteki döviz satış kurundan Türk Lirasına çevrilmek suretiyle masaya kaydına karar verilmesi gerektiğinden, davacı karşı davalının 5.500,00 Euronun güncel değerinin masaya kaydına karar verilmesi yönündeki istinaf nedeni de yerinde değildir.
2-Karşı dava yönünden kurulan hükme yönelik istinaf incelemesinde. Karşı davada, davacı-karşı davalı tur operatörünün iptal ettiği charter uçuşları nedeniyle, iptal tarihine göre charter bedelinin tamamını veya bir kısmının ödenmesi talep edilmiştir.
Ancak planlanan ve gerçekleşen uçuşlara ilişkin kayıtlar ile, iptal edilen seferlere ilişkin kayıtların dosyaya sunulmadığı, bu nedenle karşı davanın ispatlanamadığı anlaşıldığından mahkemece karşı davanın reddine karar verilmesinde de isabetsizlik bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, davacı karşı davalının asıl davada verilen hükme yönelik istinaf başvurusunun, davalı karşı davacının ise asıl ve karşı davada verilen hükme yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere. 1-İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/802 Esas, 2024/114 Karar ve 22/02/2024 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı karşı davalının asıl davada verilen hükme yönelik istinaf başvurusunun, davalı karşı davacının ise asıl ve karşı davada verilen hükme yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi gereğince ayrı ayrı esastan REDDİNE,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince asıl davada alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı davacı karşı davalı tarafından peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince asıl davada alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı davalı karşı davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince karşı davada alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı davalı
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2024/838, K. 2024/1223, 24 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama