KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 31. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Mart 2024
- Dosya no
- 2024/99 Esas
- Karar no
- 2024/260 (İnceleme aşamasında / Duruşmasız (Kararın Kaldırılarak Yeniden Hüküm Kurulması 353/1-b-2
Karar Metni
4.105 kelime·21 dk okuma·23 bölüm
Davalı yanın istinaf başvurusunun Süreden Reddi)
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/11/2023
NUMARASI
2023/45 Esas-2023/713 Karar
DAVACI : ...
VEKİLİ
DAVALI
DAVANIN KONUSU
Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak
KARAR TARİHİ : 05/03/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 07/03/2024
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İSTEM
Davacı vekili tarafından verilen 19/12/2014 tarihli dava dilekçesinde özetle. Müvekkili davacı şirket ile davalılar .... Şti. - ... .... ... İş Ortaklığı arasında 05.07.2013 tarihinde ''Kahramanmaraş İli Elbistan İlçesi Bakış Belediyesi Alt Yapı Kanalizasyon İnşaatına Ait Yüklenici - Alt Yüklenici Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmede müvekkili davacının,...
Genel Müdürlüğünce 04.12.2012 tarihinde ihalesi yapılan ve davalıların ihalesini aldığı Elbistan İlçesi Bakış Belediyesi alt yapı kanalizasyon işlerini geçici kabule hazır hale getirmeyi, davalıların da idare ile yaptıkları ana sözleşme bedeli olan 2.245.911,00 TL'den %8 kesinti uygulayarak ortaya çıkan 2.066.240,00 TL(KDV hariç)'yi müvekkili davacıya ödemeyi üstlendiğini, idare tarafından sözleşme içeriğinde bazı imalatlardan sonradan vazgeçildiğini ve sözleşme bedelinin altında imalat yapıldığını,
sözleşmeye göre ödemelerin hakediş tutarlarının davalıların hesaplarına yatırıldığı andan itibaren bir gün içerisinde müvekkilinin hesabına geçirilmesi suretiyle yapılmasının kararlaştırıldığını, müvekkili davacının edimlerini yerine getirdiğini ve işi tamamladığını, ...'nın bugüne kadar yapılan işin karşılığı olarak davalılara dokuz adet hakediş ödediğini, davalıların ise müvekkili davacının hesabına aktarılması gereken ödemeleri süresinde yapmadıkları gibi devamlı eksik aktardıklarını, son aldıkları dokuzuncu hakediş tutarından ise sadece 65.000,00 TL ödeme yaptıklarını,
müvekkili davacının yapmış olduğu 300 metrelik kanalizasyon işinin dokuz numaralı hakediş bedeline dahil edilmediğini, yaklaşık 17.000,00 TL'lik bu imalat bedelinin hakedişe dahil edilmemesinin davalıların sorumluluğunda olduğunu ve bu bedelin de imalat bedeli olarak hüküm altına alınması gerektiğini, ihale makamının kusuru nedeniyle süre uzatımı yapıldığını, bu durumdan kaynaklanan fiyat farkının da müvekkiline ödenmesi gerektiğini, taleplerine ilişkin davalılara Ankara 25. Noterliği'nden 25.07.2014 tarihli ihtarname gönderildiğini, ancak ödeme yapılmadığını ileri sürerek;
davalılarca sözleşme gereği hakedişlere göre alınıp müvekkili davacıya ödenmeyen, imal edildiği halde hakedişe yansımayan ve süre uzatımı sebebiyle oluşan fiyat farkı alacağının şimdilik toplam 100.000,00 TL'sinin ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davacı vekili 05/01/2016 tarihli dilekçesinde, taleplerini açıklamış olup fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere sözleşme dahilinde yapılan ölçümlenmeyen 300 metrelik kanalizasyon işi için 17.000,00 TL, işin gecikmesi nedeniyle süre uzatımı ücreti için 1.000,00 TL, dokuzuncu hakediş ve daha önceki hakedişlerden ödenmeyen bakiye alacakları için 82.000,00 TL'nin tahsilini talep ettiklerini belirtmiştir. Davacı vekili, 28/01/2015 tarihli dilekçesi ile davalılardan ..., ...- ... adını, ... olarak düzeltilmesini talep etmiş, mahkeme talebi kabul etmiştir. Davacı vekilinin, 11/08/2015 tarihli dilekçesi ile, davalılardan ... yönünden davalarını atiye terk ettiklerini beyan ettiği görülmüştür.
YANIT
Davalı ... Ltd. Şti. vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle. Davacının üstlendiği işi imzalanan sözleşme uyarınca yapmadığını, kanalizasyon işinin büyük bölümünü müvekkili firmanın tamamladığını, davacının işe başladıktan kısa bir süre sonra işi durdurduğunu, ...'nın müvekkiline işe devam etmesi için uyarıda bulunduğunu, bunun üzerine davacıya işi durdurma sebebi sorulduğunda, davacının ellerinde tranzon isimli makine olmadığı,
temin edildiğinde işe devam edileceği cevabının verildiğini, aradan uzun zaman geçmesine rağmen işin devamı için gerekli araçların satın alınmadığı gibi davacının, üstlendiği işi başka bir firmaya yaptırmaya çalıştığını öğrendiklerini, bunun üzerine müvekkili firma ile davacı alt yüklenicinin alt yüklenici davacının üstlendiği işi birlikte tamamlama kararını aldıklarını, davacı ile birlikte bir patlatma firması ile anlaşarak kanalizasyon işine devam ettiklerini, Soğucak Mahallesi'nin delik delip patlatma işini davacı firmanın, Güneşli Mahallesi'nin delik delip patlatma işini de müvekkili firmanın yaptığını,
bu hususların... kontrol mühendisi ... ve ...'ın bilgisi dahilinde olduğunu, davacı firmanın üstlendiği iş için kullandığı malzemeleri ... ve ... satın alınan malzemelere davalı firma yetkililerinin kefil olduğunu, alt yüklenici tarafından alınan malzemelerin parasının bir çoğunun müvekkili tarafından karşılandığını, alt yüklenici yetkilisi olan ...'in son hakedişten hissesine düşen miktarı aldığını, davalı firmalardan hak ve alacağının olmadığını beyan ettiğini, üstlenilen işin geçici kabulünün de ...
Ltd. Şti.'nin yaptırmasını istediğini, ...'ın alt yüklenici firmanın, ... Ltd. Şti.'ne verdiği 200.000,00 TL tutarlı bonoyu tanıklar huzurunda ...'e teslim ettiğini, görüntü yapan firmaya ödenmesi gereken paranın alt yüklenici tarafından ödenmeyince bu parasının ... Ltd. Şti. tarafından ödendiğini, işin geçici kabullerinin ... Ltd.
Şti. tarafından yapılarak işin tamamlanmaya çalıştığını, davacının davalılardan hiçbir hak ve alacağının bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 2014/1867 esas numaralı dosyası ile verilen kararın BAM 31. Hukuk Dairesi tarafından kaldırıldığı, dosyanın Mahkememize tevzi edilerek dosyanın yukarıda belirtilen esas numarasına kaydı yapıldığı görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/11/2023 tarihli 2023/45 Esas 2023/713 Karar sayılı kararında özetle; 01/03/2023 tarihli terfik ara kararı ile davacı vekilinin davalılardan ... yönünden davanın takip edilmeyeceğini ve bu davalı yönünden açılan davanın ana dava dosyasından ayrılarak mahkemenin ayrı bir esasına kaydının yapılmasını ve dosyanın davalı ... yönünden işlemden kaldırılmasını talep etmiş olması sebebiyle davalı ... Kütün yönünden açılan davanın bu dava dosyasından ayrılarak mahkememizin 2023/146 Esas sayılı dosyasına kaydının yapılmasına dair ara kararı verildiği ve yargılamaya bu dosyada davalı ... Ltd. Şti. yönünden devam edilmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağa ilişkindir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu "Madde 470- Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.
B. Hükümleri
I. Yüklenicinin borçları
1. Genel olarak
Madde 471- Yüklenici, üstlendiği edimleri işsahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır.
Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken meslekî ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır.
Yüklenici, meydana getirilecek eseri doğrudan doğruya kendisi yapmak veya kendi yönetimi altında yaptırmakla yükümlüdür. Ancak, eserin meydana getirilmesinde yüklenicinin kişisel özellikleri önem taşımıyorsa, işi başkasına da yaptırabilir.
Aksine âdet veya anlaşma olmadıkça yüklenici, eserin meydana getirilmesi için kullanılacak olan araç ve gereçleri kendisi sağlamak zorundadır....
a. Ayıbın belirlenmesi
Madde 474- İşsahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır.
Taraflardan her biri, giderini karşılayarak, eserin bilirkişi tarafından gözden geçirilmesini ve sonucun bir raporla belirlenmesini isteyebilir." hükümlerini haizdir.
Dosyamız arasına, sözleşme, hakedişler, geçici ve kesin kabul tutanağı alınarak bilirkişi marifetiyle incelenmiştir.
19.05.2020 tarihli bilirkişi raporunda, davacının dilekçesi değerlendirildiğinde;
Toplam 10 hakediş düzenlendiği, bunların bedellerinin 1.614833,07 TL olduğu, 117324.30 TL tutarındaki 1 nolu ve 172.031,84 TL tutarındaki 2 nolu hakkediş bedelleri olan toplam 289.356,14 TL'nin davacı tarafından yapılmadığı göz önüne alındığında davacının yaptığı iş bedellerinin 1.614.833,07 TL — 289.356,14 TL — 1.325476,93 TL nin bulunduğu, sözleşme gereği bundan 6 8 düşülerek( 106.038,15 TL) Vo18 KDV ( 219498,98 TL eklendiğinde 143.8937,76 TL olarak hesaplandığı;
Davalı tarafından 887.031,40 TL ödendiği, dava dosyasına sunulan kesintilerden 54.738,80 TL SGK Kesintisi, 13.029.22 TL Vergi Borcu, 1.463,68 TL, 15.555,69 TL, 12.130,80 TL, 5.697,69 TL, 4.178,51 TL KDV kesintileri ile toplam 12.5214,53TL kesintilerle birlikte 1.012.245.93 TL davacı allkağlıldan düşülmesi gerekmekte olup, davacı toplam alacağının 1.438.937,76 TL— 1.012245,93 TL 426.691,83 TL alacaklı olduğu, iş gecikmesi nedeniyle davacının herhangi zararı olmadığı, ..., gerekli şartlar içinde süre uzatımı verdiği, bunda davalının her hangi bir kusuru olmadığı, sözleşmenin 13.Maddesinde alt yükleniciye fiyat farkı verilmeyeceğinin açıkça yazıldığı,
Davacı 19.12.2014 tarihli dava dilekçesinde 100.000,00 TL üzerinden dava açıldığı, 05.01.2016 tarihli beyan dilekçesinde ölçülemeyen 300 m lik iş için 17.000,-TL, İş gecikmesi nedeniyle 1.000,00 TL, 9. Hakkediş ve daha önceki hakkediş için 82.000,00 TL talebi olduğunu,
Davacı 13.06.2016 tarihli ıslah dilekçesinde, 9. Hakkediş ve daha önceki hakkediş için 82.000.- TL talebini 77.511,47 TL arttırarak 159.511,47 TL ye çıkarttığını, bu durumda hesap edilen 10. hakkediş yani 300 m lik iş dahil alacağının 426.691,83 TL hesap edildiği, davacının talebinin 1.000,00 TL (19.12.2014 ten itibaren) 82.000,00 TL (19.12.2014 ten itibaren) 77.511,47 TL (13.06.2016 ten itibaren)— 160.511,47 TL olduğu sonuç ve kanaat:yukarıda açıklanan nedenlerle ve delillerin takdiri tamamen sayın mahkemenize ait olmak üzere;
Davacının yaptığı işten aldıkları düşüldüğünde (1.438.937,76 TL — 1.012.245,93 T L) 426.691,83 TL alacaklı olduğunun hesaplandığı, Talebinin, 83.000,- TL (19.12.2014 ten itibaren) 77.511,47 TL (13.06.2016 ten itibaren)”160.511,47 TL olduğu, Sonuç ve kanaatiyle tarafımızdan üç nüsha olarak düzenlenen işbu rapor, sayın mahkemenizin takdirlerine saygıyla sunulur, şeklinde değerlendirme yapıldığı,
09.03.2017 tarihli keşif tutanağında, davacı tanığı ...'in yeminli ifadesinde, ben dava konusu işin yapıldığı sırada davacı firmada çalışıyordum. İşin başından sonuna kadar her aşamasında bulundum. Gezmiş bulunduğunuz çalışma bölgelerinden 1. Hakediş bölgesi olarak gösterilen yer davalı tarafından yapıldı, onun dışındaki bütün işler davacı tarafından yerine getirildi. Ayrıca 10. Hak ediş bölgesinde yer alan 310 metrelik alanı da davacı firma yapmıştır, benim bilgi ve görgüm bundan ibarettir, şeklinde beyanda bulunduğu, beyanınına tarafsız ve işin sürecinin tamamına vakıf olması nedeniyle itibar edilmiştir.
Davacı her ne kadar ... hakkındaki davadan vazgeçtiğini beyan etse de davalı tarafından açık rızaya ilişkin beyanda bulunulmadığından geçerli bir vazgeçme oluşmamıştır. Davanın bu davalı yönünden de devam ettiği anlaşılmıştır.
Davalı, eksik ve ayıplı işler nedeniyle ihtarname gönderdiğini iddia etse de, BAM kararında da belirtildiği üzere dosyada noterlikçe keşide edilmiş herhangi bir ihtarname bulunmaması, sözleşmede 25. Madde, bildirimlerin yazılı ihtar şeklinde yapılacağının kararlaştırılması nedeniyle geçerli bildirim yapılmadığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi marifetiyle yapılan inceleme ve değerlendirmede davacının sözleşme ile üstlendiği işi yerine getirdiğinin geçici ve kesin kabul tutanakları ile sabit olduğu, yapılan işin faaliyete başladığı bu haliyle belirlenen alacağa hak kazandığı, hesaplanan alacağın 426.691,83 TL olduğu, davacının talebinin 159.511,47.TL olduğu,
bu haliyle davacının davasını ispatladığı alacağının hesaplanan tutardan daha az olması nedeniyle tam kabul yapılmasına karar vermek gerekmiş, açık ve ayrıntılı 19.05.2020 tarihli bilirkişi heyet raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne, dokuzuncu hak edişten kaynaklı 159.511,47 TL alacağın 82.000,00 TL'sinin dava tarihi olan 19/12/2014 tarihinden kalan 77.511,47 TL'sinin ıslah tarihi olan 13/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
onuncu hak edişten kaynaklanan 17.000,00 TL'nin dava tarihi olan 19/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin vazgeçilmesi sebebi ile reddine dair karar verildiği görülmüştür.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili tarafından verilen 19/12/2023 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece davalı ... yönünden dosyasının 01/03/2023 tarihli tefrik ara kararı ile ayırma kararı verildiğini ve aynı mahkemenin 2023/146 esas sayılı dosya numarasını aldığını, bu davalı yönünden yeniden gerekçeli kararda hüküm kurulmuş olmasının hatalı olduğunu, bunun maddi hata olarak değerlendirilip bu yönden düzeltilerek onama talebinde bulunduklarını,
Mahkeme tarafından 19/05/2020 tarihli bilirkişi raporu baz alınarak (426.691,83 TL alacaklı oldukları yönünde tespite atıfta bulunularak) hüküm kurulduğunu, harçlandırdıkları miktar olan 176.511,47 TL üzerinden kabul kararı verildiğini, (ıslah dilekçelerinin sonuç kısmının 5. maddesinde açıkça fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulduğu halde) fazla kısım yönünden vazgeçme sebebiyle red kararı verildiğini, gerek duruşma zabıtlarında gerekse de sundukları dilekçelerde bu yönde bir beyanlarının olmadığını, mahkemenin gerekçesinde de bu hususun somutlaştırılmadığını, yani şu dilekçe veya beyanla denmediğini,
vazgeçme tespitinin nasıl yapıldığının gerekçelendirilmediğini, bu yönüyle de karara itiraz ettiklerini, kabul kararı dışında kalan ve bilirkişi kurulunca hesaplanmış olan bakiye 250.180,36 TL yönünden fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmadığı için itiraz ettiklerini, bu yönden kararın düzeltilerek onanmasınının mümkün olmaması halinde kaldırılmasını talep ettiklerini, karardaki aleyhe hususlara ve belirtilen konulara itiraz ettiklerini,
gerekçeli kararın gerekçe kısmının 1 numaralı bendinde alacak taleplerinin 9. ve 10. hakedişten kaynaklı olduğu tespitinin yapılmış olup müvekkilinin alacakları kendi imalatı tüm işler sebebiyle yapılan hakedişlerden kaynaklı bakiye alacaklar toplamı olup bu tespitte de hata yapıldığını, bilirkişi raporlarında bu hususun açık olup bu tespitte de hataya düşüldüğünü, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili tarafından verilen 03/01/2024 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle.
Açılan davanın eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olduğunu, eser sözleşmesinin iki tarafa karşılıklı borç ve edimler yükleyen bir sözleşme olduğunu, bu dava kapsamında davacının hak talebinde bulunabilmesi için alt yüklenici olarak eseri, sözleşmede belirtilen tarih ve şartlarda, yükleniciye teslim etmesi gerektiğini, davacı tarafın üstlendiği işi imzalanan sözleşme uyarınca yapmadığını, kanalizasyonun büyük bir bölümünün müvekkili firma tarafından tamamlandığını, davacı alt yüklenici firmanın işe başladıktan kısa bir süre sonra işi durdurduğunu, ...'nın, müvekkili firmaya işe devam etmesi hususunda uyarıda bulunduğunu,
bunun üzerine müvekkili firma yetkililerinin, alt yükleniciye işin neden durduğunu sorduklarını, alt yüklenicinin, elinde tranzor isimli makine olmadığını ve bu makineyi temin eder etmez işe kaldığı yerden devam edeceğini ifade ettiğini, aradan uzunca zaman geçmesine rağmen alt firmanın işin devam etmesi için gerekli olan araçları satın almadığı gibi üstlendiği işi başka bir firmaya yaptırmaya çalıştığını, bu hususların müvekkili firma tarafından öğrenilince müvekkili firma ve alt yüklenici firma yetkililerinin, alt yüklenicinin üstlendiği işi birlikte tamamlama kararı aldığını,
bunun üzerine davalı ve davacı firma yetkililerinin bir patlatma firması ile anlaşarak kanalizasyon işine devam ettiklerini, Bakış Beldesi Soğucak Mahallesi'nin delik delip patlatma işini davacı firma, Güneşli Mahallesi'nin delik delme patlatma işi de ... Taşımacılık İnş. Taah. Tic. San. Ltd.
Şti tarafından yapıldığını, alt yüklenici yetkilisi ...'in son hak edişten hissesine düşen miktarı aldığını, davalı firmalardan bir hak ve alacakları olmadığını beyan ettiğini, üstlenilen işin geçici kabulünün de ... Taşımacılık İnş. Taah. Tic. San. Ltd. Şti’ nin yaptırmasını istediklerini, ...'ın, alt yüklenici firmanın, ... Taşımacılık İnş. Taah. Tic. San. Ltd.
Şti yetkililerine teminat senedi olarak verdiği 200.000,00 TL tutarlı bonoyu tanıklar huzurunda ...'e teslim ettiğini, bunun yanı sıra görüntü yapan firmaya ödenmesi gereken paranın alt yüklenici tarafından ödenmeyince bu paranın da ... Taşımacılık İnş. Taah. Tic. San. Ltd. Şti tarafından ödendiğini, Bakış Beldesi kanalizasyon işinin geçici kabullerinin ... Taşımacılık İnş. Taah. Tic. San. Ltd.
Şti tarafından yaptırılarak işin tamamlanmaya çalışıldığını, davacı firmanın, davalılardan hiçbir hak ve alacağı bulunmadığını, 300 metrelik kanalizasyon işini davacının sürüncemede bırakması ve yapmaması neticesinde bu iştin de müvekkili firma tarafından tamamlandığını, 300 metrelik kanalizasyon işinin, davacı firma tarafından değil, müvekkili firma tarafından yaptırıldığının daha öncede dosyaya sunmuş oldukları ...
Bankasından alınan resmi yazı ile sabit olduğunu, müvekkilleri tarafından...
Anonim Şirketi Gaziantep Bölge Müdürlüğü'nden alınan belgelerin daha önce dosyaya sunulduğunu, bu belgelerin kapsamında da anlaşılacağı üzere davacı firmanın, üstlendiği işi yapmadığını, kanalizasyon işinin müvekkili firma tarafından tamamlandığını, yapılan işlerin kesin kabulünüde yine müvekkili firmanın tamamladığını, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355.maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda;
Dava, davalı iş ortaklığının dava dışı iş sahibi olan ...
Bankasından ihale yoluyla aldığı Kahramanmaraş İli Elbistan İlçesi Bakış Belediyesi inşaatının, Bakış Belediyesi altyapı kanalizasyon işlerinin alt yüklenici davacıya verilmesi konusunda taraflar arasında 05/07/2013 tarihli taşeronluk sözleşmesi düzenlendiği, bu sözleşme kapsamında davacının üçüncü hak edişten itibaren onuncu hak edişe kadar tüm imalatların yapımını tamamladığı ancak yüklenici olan davalının dava dışı iş sahibinden tüm hak ediş ödemelerini aldığı halde davacıya sadece yaptığı işlere ilişkin hak edişler karşılığı 65.000,00 TL ödeme yaptığı, kalan bakiye hak ediş bedelini ödemediği,
yine davacı taşeron tarafından yapılan 300 metrelik kanalizasyon işinin hak ediş bedeline dahil edilmediğinden bu bedelin de davalıdan tahsili gerektiği, dava dışı ihale makamının kusuru nedeniyle süre uzatımı verildiğinden bu durumdan kaynaklanan fiyat farkının da ödenmesi gerektiği iddiasıyla ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 300 metrelik kanalizasyon işi için 17.000,00 TL, süre uzatımına yönelik olarak alacak taleplerine ilişkin 1.000,00 TL ve hak ediş alacakları için ıslah ile birlikte 82.000,00 TL olarak talep ettikleri alacaklarını,
77.511,47 TL arttırarak 159.511,47 TL hak ediş bedeli alacaklarının dava ve ıslah tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini ve fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece verilen, davanın reddine ilişkin 01/10/2020 tarihli 2014/1867 Esas 2020/478 Karar sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dairemizin 20/12/2022 tarihli 2021/49 Esas 2022/1218 Karar numaralı kararı ile;
Her ne kadar mahkemece, davacının işi eksik yaptığı, davacının yapması gereken işlerin çoğunun davalı tarafça tamamlandığı, kanalizasyon şebekesinin, kesin kabul tutanağında da belirtildiği gibi ilk taşkında zarar gördüğü, bu haliyle davacının işi standarda uygun olarak da tamamlamadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, mahkemece alınan bilirkişi kurulu rapor ve ek raporlarından davacı taşeronun yapmış olduğu ve mahallinde de yapıldığı tespit edilen imalat bedelleri alacağının taraflar arasında düzenlenen hak ediş belgelerine göre hesabı yapılarak ve davacı tarafından,
davalının adına yapıldığını kabul ettiği ödemelere ilişkin fatura bedellerinin ve SGK ödemelerinin mahsubu sonucunda davacının ödenmeyen imalat bedeli alacağının 426.691,83 TL olduğu, davacı tarafın 300 metrelik kanalizasyon işi de dahil olmak üzere toplam iş bedeli alacağının, talebiyle bağlı kalınarak 159.511,47 TL olduğu, her ne kadar davalı yanın işin sözleşme kapsamında usulüne uygun olarak tamamlanmadığı,
eksik ve ayıplı yapıldığı belirtilmiş ise de tarafların, sözleşmenin 21. Maddesinde, taşeronun edimini, sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi halinde izlenecek prosedürü açıkça göstermiş oldukları, davalının, sözleşmede gösterildiği şekilde davacıyı uyardığına ilişkin dosyaya ihtarname sunmadığı gibi davacıya hitaben yazdığını söylediği 30/10/2013 tarihli faks yazısının da davacıya tebliğine dair bir belgenin bulunmadığı,
bu durumda taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiği de iddia ve ispat edilemediğinden yapımı tamamlanan sözleşme kapsamındaki işlerin davacı taşeron tarafından yapıldığının kabulü gerektiği, yine davacının kabul etmediği ve davalı tarafından davacı adına yapıldığı söylenen ödemelere ilişkin fatura bedellerinin davacı alacağından mahsubunun mümkün olmadığı, dava dışı...'nın davalıya, usulüne uygun şekilde süre uzatımı verdiği,
süre uzatımı verilmesinde davalının herhangi bir kusurunun da olmadığı ve sözleşmenin 13. Maddesinde alt yükleniciye fiyat farkı verilmeyeceği açıkça yazdığından bu sebeple davacının fiyat farkı verilmesi talebinin de yerinde olmadığı, son bilirkişi kurulu raporuna göre davacının ödenmeyen bakiye hak ediş alacağı tutarının dava tarihi itibari ile 593.314,06 TL olduğu, davacı talebinin ise fiyat farkı alacağı ile birlikte 160.511,47 TL olduğunun anlaşıldığı,
mahkemece, konunun uzmanı teknik bilirkişilerden rapor alınmasına karar verildiği ve düzenlenen bilirkişi raporlarında da davacı alacağının yukarıda anlatıldığı şekli ile belirlenmiş olmasına rağmen bu raporlara neden itibar edilmediği gerekçeleri ile açıklanmaksızın mahkemece davanın reddine karar verilmiş olması sebebi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ve kararın kaldırılarak dosyanın yeniden karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair karar verilmiştir.
Mahkemece dairemiz kaldırma kararından sonra, davalı ... yönünden davanın takip edilmeyeceği ve işlemden kaldırılması talep edildiğinden bu davalı hakkında açılan davanın asıl dosyadan tefrik edilerek mahkemenin ayrı bir esasına kaydı yapılarak eldeki davaya davalı ... İnş. Tic. San. Ltd.
Şti yönünden devam edilmiş ve dairemiz kaldırma kararındaki gerekçeler benimsenmek suretiyle davacı taşeronun hakettiği imalat bedeli alacaklarının dava tarihi itibari ile bilirkişi kurulundan alınan kök ve ek raporlar sonrasında 426.691,83 TL tutarında olduğu kabul edilmek suretiyle ve dava ve ıslah dilekçeleri gözetilerek hak edişten kaynaklı imalat bedelleri alacağına yönelik olarak ve dava ve ıslah dilekçelerindeki talep de gözetilerek talep aşılmamak suretiyle 159.511,47 TL hak ediş alacağının 82.000,00 TL'sinin dava tarihi olan 19/12/2014 tarihinden itibaren,
kalan 77.511,47 TL'sinin ise ıslah tarihi olan 13/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, onuncu hak edişten kaynaklana 17.000,00 TL alacağın dava tarihi olan 19/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin ise vazgeçilmesi sebebi ile reddine dair karar verilmiş, bu karara karşı taraf vekillerinin yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf yoluna başvurdukları anlaşılmıştır.
Davalı vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan değerlendirmede, davalı vekiline gerekçeli kararın 11/12/2023 tarihinde elektronik tebligat yoluyla tebliğ edildiği, buna göre davalı vekiline tebligatın elektronik posta kanununa göre 16/12/2023'te tebliğ edilmiş sayıldığı ve davalı vekilinin iki haftalık istinaf süresinin bu tarihte başladığı ve iki haftalık istinaf süresinin son gününün 02/01/2024 tarihinde saat 00:00' da sona erdiği,
davalı vekilinin ise istinaf dilekçesini, 03/01/2024 tarihinde UYAP'tan gönderdiği ve harcını da mahkemece çıkarılan muhtıranın tebliğinden sonra 11/01/2024 tarihinde mahkeme veznesine yatırdığı anlaşıldığından davalı yanın istinaf başvurusunun süresinde yapılmadığı anlaşıldığından HMK'nın 352/1-c maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun süre nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Davacı vekilinin istinaf başvurusu yönünden dairemizce yapılan değerlendirme sonucunda ise, mahkemece alınan ve hüküm vermeye yeterli olduğu anlaşılan bilirkişi kök ve ek raporlarına göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de davacının dava ve ıslah dilekçeleri ile ödenmeyen hak ediş bedeli alacaklarına ilişkin olarak 159.511,47 TL talep ettiği, 300 metrelik kanalizasyon işi alacağı için 17.000,00 TL talep ettiği, süre uzatımından kaynaklı alacak talepleri için 1.000,00 TL talep ettiği,
buna göre talep edilen tüm alacak isteminin 177.511,47 TL olduğu ve bilirkişi raporları ile belirlenen bakiye davacı alacağının dava tarihi itibari ile 426.691,83 TL olduğu anlaşıldığı halde mahkemece hüküm altına alınan hak ediş bedeli alacaklarından kalan ve eldeki davada talep edilmeyen alacakları nedeniyle davacının fazlaya ilişkin haklarının talep gibi saklı tutulmasına karar verilmesi gerektiği, talep edilen süre uzatımı alacağının yerinde olmaması nedeniyle bu alacak isteminin reddine karar verilmesi gerektiği halde mahkemece,
davacı yanın süre uzatımı alacağı talebi hakkında kısa ve gerekçeli kararda hüküm kurulmaması ve davacının hak ediş alacakları yönünden belirlenen bakiye alacağı nedeniyle yapmış olduğu bir feragat beyanı bulunmadığı aksine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması dava ve ıslah dilekçelerinde talep edildiği halde, hak ihlaline neden olacak şekilde,
davacının fazlaya ilişkin taleplerinin vazgeçme sebebi ile reddine dair karar verilmiş olması doğru olmadığı gibi hakkındaki dava tefrik edilen davalı ...'ün adının gerekçeli karar başlığında davalı olarak gösterilerek bu davalı hakkında da hüküm kuruluyormuşcasına karar verilmiş olması da dairemizce doğru görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu sebeplerle kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun süre nedeniyle HMK'nın 352/1-c maddesi uyarınca usulden reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusun ise yukarıda belirtilen gerekçelerle kabulüne, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde düzelterek yeniden esas hakkında karar verilebileceğinden mahkeme kararının, HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına,
davanın kısmen kabulüne, davacının süre uzatımı alacağı isteminin reddine, bakiye hak ediş bedeli alacağı talebinin kabulü ile 159.511,47 TL bakiye hak ediş bedeli alacağının dava ve ıslah tarihlerinden itibaren davalıdan avans faizi ile birlikte tahsiline, 300 metre kanalizasyon işi bedeli alacağı olan 17.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine ve davacının dava tarihi itibari ile ödenmeyen 426.691,83 TL hak ediş alacağının bulunduğu, bu alacaktan dava ve ıslah dilekçeleri ile talep edilen 176.511,47 TL'nin hüküm altına alındığı,
bakiye hak ediş bedeli alacağı olan 250.180,36 TL yönünden eldeki davada talep edilen bir alacak bulunmadığından davacı taşeronun davalıdan hak ediş bedeli alacağı olarak kalan bakiye 250.180,36 TL yönünden fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına dair dairemizce yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, E. 2024/99, K. 2024/260, 5 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama