KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 31. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/211
- Karar No
- 2025/509
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2025
Karar Metni
3.787 kelime·19 dk okuma·20 bölüm
(İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-a.6 Maddesi Uyarınca Kararın Kaldırılarak Mahkemesine Gönderilmesi)
ESAS NO : 2025/211
KARAR NO : 2025/509
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
DAVANIN KONUSU
Eser Sözleşmesine Dayalı Alacak
BİR. DAVA KONUSU
Eser Sözleşmesine Dayalı İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 29/05/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 03/06/2025
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan asıl dava eser sözleşmesine dayalı alacak, birleşen dava eser sözleşmesine dayalı itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde;
İDDİA
Asıl davada davacı vekili.
Asıl davada davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında 25/05/2011 tarihli "Edirne ili Enez ilçesi 120 adet konut, sosyal tesis, ticaret merkezi, Lalapaşa ilçesi 72 adet konut, Havsa ilçesi 72 adet konut ile altyapı ve çevre düzenlemesi inşaatı yapım işi taşeronluk sözleşmesi ile 19/01/2012 tarihili "Edirne Keşen Zaferiye 504 adet konut ile alt yapı ve çevre düzenleme inşaatı yapım işi kapsamında mekanik bina inşaatı işi taşeronluk sözleşmesi olmak üzere iki ayrı taşeronluk sözleşmesinin imzalandığını, davalının mekanik bina inşaat ve üstyapı mekaik imalatları işlerini anahtar teslim usulü değişmez fiyat esası ile üstlendiğini,
sözleşme hükümleri gereği hakedişler ve hakediş faturaları düzenlendiğini, bu faturaların 2011, 2012 ve 2013 yıllarında itiraz edilmeden kayıtlara işlendiğini, davalıya ödemeler yapıldığını ve bu şekilde taraflar arasında yıllara ari ticari/cari bir hesap kaydı oluştuğunu, davalının taahhüdünü sözleşme ve eklerine uygun olarak ifa etmediği, işi eksik ve kusurlu olarak bıraktığı ve davalının taahhüdünü yerine getirmediğinden müvekkili şirketin hakedişlerinin ihale makamınca bloke edildiğini, bu nedenle müvekkili şirket tarafından davalıya eksik imalatları tamamlaması için ihtarname gönderildiği,
davalının ihtarnameye cevabında eksik ve kusurlu işlerin varlığını ikrar ettiğini ve eksikliklerin giderileceğini, imalatları teslim almaya yetkili bir şahıs ismi bildirilmesini talep ettiği ve müvekkili şirketçe isim bildirildiğini halde davalının eksik işleri yine tamamlamadığı , müvekkili şirketin eksik kusurlu işleri başka firmalara davalı nam ve hesabına yaptırdığı , bunların maliyetlerini davalıya fatura ettiği ancak davalının bu faturaları iade ettiği ancak bu fatura miktarlarının müvekkili şirket alacağı niteliğinde olduğu ve davalının cari hesabına borç olarak kaydedildiğini,
davalının taahhüt konusu işte eksik ve kusurlu iş bedellerinden sorumlu olduğunu belirterek ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 26.003,26 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ASIL DAVADA SAVUNMA
Davalı vekili; müvekkili şirket ile davacı şirket arasında 25/05/2011 tarihli sözleşme imzalandığını, davalının asıl işveren olan TOKİ inşaatlarının mekanik bina inşaatı işleri ile üstyapı mekanik imalatları işlerini yapmayı taahhüt ettiğini, davacının sözleşmede belirtilen işler dışında bir takım özel ve ekstra işlerin de müvekkilince yapılmasını talep ettiğini, söz konusu bu işlere ilişkin taraflar arasında ayrıca sözleşme olmadığını, müvekkilinin sözleşmede belirtilen işleri eksiksiz olarak davacıya teslim ettiğini, müvekkili tarafından kesilen faturaları ihtirazi kayıt konulmaksızın davacı tarafından kabul edildiğini,
hatta davacı tarafça bir kısım ödemelerde bulunulduğunu, davacının müvekkilinin fatura alacaklarının tamamını ödemediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
BİRLEŞEN ANK. 5. ATM. 2015/191 E. SAYILI DOSYASINDA
İDDİA
Davacı vekili; müvekkil ile davalı şirket arasında 25/05/2011 tarihli "Edirne ili Enez ilçesi 120 adet konut, sosyal tesis, ticaret merkezi, Lalapaşa ilçesi 72 adet konut, Havsa ilçesi 72 adet konut ile altyapı ve çevre düzenlemesi inşaatı yapım işi taşeronluk sözleşmesi ile 19/01/2012 tarihili "Edirne Keşen Zaferiye 504 adet konut ile alt yapı ve çevre düzenleme inşaatı yapım işi kapsamında mekanik bina inşaatı işi taşeronluk sözleşmesi ve eki sözleşmeler yapıldığını, davalının bu sözleşmeler dışında da bir takım sözleşme dışı işler yaptırdığını,
buna yönelik olarak da 12 adet faturanın düzenlenerek karşı tarafa gönderildiğini ve faturaların karşı tarafça ihtirazı kayıt ileri sürülmeden kabul edildiğini, form BA/BS kayıtlarına da işlendiğini, ancak ödeme yapılmadığını, bu nedenle kısmi ödemelerin öncelik ve faiz alacağından düşülmesi ile yapılan mahsup sonucunda, bakiye alacakları olan 185.048,77 TL'nin tahsili amacıyla Ankara 13. İcra müdürlüğünün 2014/13968 sayılı takip dosyasında aleyhinde ilamsız takipte bulunduklarını, davalı şirketin itirazı nedeniyle takibin durduğunu belirterek;
itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı aleyhinde icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili; taraflar arasında belirtilen taşeronluk sözleşmelerinin imzalandığını, icra takibine dayanak alacağın yazılı sözleşmeler dışı alacak kalemlerinden oluştuğunu, sözleşme dışı işler nedeniyle taraflar arasında sözlü anlaşma yapıldığını, bu suretle faturalar tanzim edildiğini, dava dilekçesinde ek 12 ve 13 olarak sunulan faturalar dışındaki faturaların müvekkil şirket tarafından kabul edildiğini, bu durumun taraflar arasında sözleşme olmaksızın söz konusu işlerin yapıldığına karine olduğunu, müvekkili şirketin davacı şirkete borcunun bulunmadığını savunarak, davanın reddine ve davacı aleyhinde kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "Asıl davada davacı (işveren /yüklenici) vekilince açılan dava ile davalının taahhüdünü sözleşme ve eklerine uygun olarak ifa etmediği, işi eksik ve kusurlu olarak bıraktığı eksik kusurlu işleri başka firmalara davalı nam ve hesabına yaptırdığını, bunların maliyetlerini davalıya fatura ettiği halde ödeme yapılmadığını belirterek dava açtığı anlaşılmaktadır.
Ankara BAM 31 H.D'ne ait 2021/93 Esas ve 2022/27 Karar sayılı karar ilamında ''.......Mahkemece asıl dosyada davacı yüklenicinin eksik ve ayıplı işler nedeni ile alacak talebi düzenlenen faturalar ve ticari defter kayıtları gerekçe gösterilerek kabul edilmiştir. Sadece üçüncü kişilerden alınan faturalar ile ve de davacının ticari defter kayıtları ile davalı taşeronun eksik ve ayıplı işleri bulunduğunun kabul edilmesi doğru değildir.
Eser sözleşmesi ilişkisi devam ettiği sürece yapılan imalatın yüklenici (somut uyuşmazlıkta taşeron) tarafından yapıldığı kabul edilir. Bu karinenin aksi karşı tarafça bu hususta yapılmış bir mahkeme tespiti gibi güçlü deliller ile ispatlanabilir. Somut uyuşmazlıkta yüklenicinin bahsedilen mahiyette bir delil sunamadığı görülmektedir.
Mahkemece bu husus dikkate alınmaksızın asıl davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olmamıştır'' gerekçesi ile kararın kaldırıldığı anlaşılmakta olup, dava dışı ana işverenden bilgi ve belgeler getirtilerek dosyaya kazandırılmak suretiyle rapor aldırılmıştır.
Rapor içeriğinde belirtildiği üzere, Edirne ili Keşan Yukarı Zaferiye 504 Adet Konut ile Genel Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İnşaat İşi” kesin kabul tutanağında davalı/birleşen davalı ...'in yüklenmiş olduğu “Mekanik Tesisatı İşleri”nde eksik ve kusurlu işler toplamının 9.720,00 TL, “Edirne ili Enez 120 Adet Konut,
| Adet Sosyal Donatı-Lalapaşa Dedepınar 72 Adet Konut-Havsa Cumhuriyet Mahallesi 72 Adet Konut İle Adaiçi Genel Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İnşaat İşleri” kesin kabul tutanağında davalı/birleşen davalı ...'in yüklenmiş olduğu “Mekanik Tesisatı İşleri”nde eksik ve kusurlu işler toplamının 66.195,00 TL olarak yer aldığı tespit edildiği,
Davacı/birleşen dosya davalısı vekilinin 17.05.2023 tarihli dilekçesi elinde, davalı ... ile olan ticari faaliyetlerin takip edildiği “320.01.S14” kodlu hesaba ilişkin davalı nam ve hesabına yaptırılan işlere ait yansıtma faturaları ve bu faturaların dayanağı mal ve hizmet alım faturalarının dayanağı olan mal ve hizmet alım faturalarını sunmuş olup, ...tarafından ...
Mühendislik-... adına düzenlenen davalı nam ve hesabına yaptırılan işlere ait 14 adet yansıtma faturalarının toplamının 167.199,08 TL olduğu, bu faturaların 13 adeti ve 139.727,06 TL'lik kısmının davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı şirket ticari defterlerinde ise 78.934,29 TL tutarındaki 3 adet faturanın kayıtlı olduğu, TOKİ Başkanlığı Hukuk Müşavirliğinin 13.12.2022 tarihli yazısı ekinde yer alan geçici ve kesin kabul tutanaklarına göre “Mekanik Tesisatı İşlerinde eksik ve kusurlu işler toplamının (9.720,00 TL * 66.195,00 TL) 75.915,00 TL olduğu, ...'nin ticari defterlerinde ...
Mühendislik-... adına düzenlenen davalı nam ve hesabına yaptırılan işlere ilişkin 13 adet fatura ile 139.727,06 TL tutarında gider kaydettiği tespit edildiği, Bu durumda davacı yüklenici şirketin düzenleyerek kendi defterine kaydettiği yansıtma faturalarının tümüne dayanarak taşeronun eksik ve ayıplı işlerinin bulunduğu kabul edilemeyecek ise de ancak yüklenicinin düzenlediği toplam 78.934,29 TL tutarındaki 3 adet faturanın,
davalı taşeron tarafından kabul edilerek kendi defterlerine işlenmiş olduğunun defter incelemesi sonucu tespit edildiği buna göre davacı yüklenicinin düzenlediği toplam 78.934,29 TL tutarındaki 3 adet fatura bedeli kadar davalı taşeronun eksik ve kusurlu işi bulunduğu kanaatine varılmıştır.
Ankara BAM 31 HD'e ait ilam içeriğinde işaret edilen diğer husus davacı tarafından yapıldığı ileri sürülen yemek bedeli giderlerine ilişkindir. Anılan kararda; ''.......Hükme esas alınan bilirkişi raporunda asıl dosya davacısı yüklenicinin 94.454,71 TL tutarında davalı taşeron işçilerine yemek bedeli masrafı yaptığı belirtilmiş, mahkemece de bu miktar yüklenici ödemesi olarak değerlendirilmiştir. Dosya kapsamında söz konusu yemek bedellerine ilişkin bir belgeye rastlanılmamıştır. Bu nedenle, mahkemenin bu yöndeki kabulü de isabetli olmamıştır.'' şeklindeki belirleme doğrultusunda bilirkişi ek raporunda alternatifli olarak yapılan hesaplamada ''yemek bedeli dahil edilmeksizin şeklindeki hesaplamaya itibar edilerek karar verilmiştir.
Yukarıda belirtilen kanaat doğrultusunda yapılan hesaplama neticesinde, asıl dava dosyasında davacı ...'nin dava tarihi olan 11.07.2014 tarihi itibariyle davalı ... (... Mühendislik)'ten alacağı bulunmadığı gibi (114.789,51 * 94.454,71) 209.244,22 TL borçlu olduğu anlaşılmakla asıl davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Birleşen dava bakımından yapılan değerlendirmede;
Birleştirilen davada dosya davacısı taşeron, sözleşme çerçevesinde bakiye alacak ve sözleşme dışı işlerin bedeli nedeni ile düzenlediği faturalara dayalı olarak başlattığı icra takibine yönelik itirazın iptalini talep etmektedir.
Mahkemece yapılan ilk yargılama neticesinde birleşen davanın reddine dair karar verilmiş ise de Ankara BAM 31 H.D'ne ait karar ilamı ile ''......Mahkemece mahallinde bir inceleme yapılmaksızın davacı taşeronun sözleşme dışı işler nedeni ile alacak talebinin reddedilmesi doğru olmamıştır. Gelinen aşama itibari ile bahse konu işlerin mahallinde tespitinin mümkün olup olmadığı mahkemece değerlendirilerek, gerektiğinde bu hususta keşif yapılması düşünülmelidir.
Yine takip ve dava dayanağı faturaların davacı taşeronun ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, faturaların karşı tarafa tebliğ edilip edilmediği, süresi içerisinde faturalara bir itirazın yapılıp yapılmadığı hususları araştırılmalıdır. Birleşen dosya davacısı taşeron toplam tutarları 80.000,00 TL olan 4 adet çekteki ciro imzalarının sahte olduğunu, bunların kendilerine ait olmadığını iddia etmiştir.
Mahkemece öncelikle ilgili bankalardan söz konusu çeklerin ibraz edilip edilmediği, ödenip ödenmedikleri sorulmalı, çeklerin arkalı önlü fotokopileri getirtilmeli, bu çekler ile ilgili Keşan Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/502 Soruşturma sayılı dosyası üzerinden yapılan incelemede alınmasına karar verilen ekspertiz raporunun bir örneği dosya içerisine alınmalıdır.
Gerektiğinde söz konusu çeklerdeki davacı taşeron cirosu yönünden imza incelemesi de yaptırılmalı, bu çeklerin yüklenici ödemesi olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği bu işlemlerin sonucuna göre belirlenmelidir. Mahkemece bahsedilen eksiklikler giderildikten sonra gerektiğinde bilirkişi heyetinden ek rapor alınması." şeklindeki gerekçe ile kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce taraf vekillerinden mahallinde keşif yapılması hususunda beyanları alınmış beyan dilekçeleri içeriği ile imalatın yapılmasının üzerinden geçen süre gözetildiğinde; keşif yapılmasının dosyaya katkı sağlamayacağı ifade edildiğinden mahallinde keşif icrasına yer olmadığına karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Keşan Cumhuriyet Başsavcılığı Hazırlık Bürosunun 26.02.2024 tarih, 2014/502 CBS Soruşturma Dosyası ve ekinde yer alan belgeler incelendiğinde, 04.11.2016 tarihli Adli Tıp Ön Raporu'ndan sonra, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından düzenlenen 07.07.2014 tarihli uzmanlık raporuna göre “incelemeye konu 4 adet çekin 1. ciranta hanelerindeki imzaların ... eli mahsulü olmayıp adı geçen şahsın hakiki imzaları model alınmak suretiyle takliden sahte olarak atılmış oldukları kanaatine varıldığı” belirtilmiş olduğu bu nedenle savcılıkça yapılan inceleme sonucunda 4 adet çekteki imzaların taşeronun(davalı /karşı davacı) eli mahsulü olmadığı tespit edildiğinden çek bedelleri toplamı olan 80.000,00 TL taşerona yapılan ödeme olarak kabul edilmeksizin hesaplama yapılmıştır.
Birleşen davada, dava dilekçesinde davaya konu alacağın cari hesaba konu “sözleşme dışı işlere” ilişkin toplam 12 ayrı faturaya ilişkin olduğu belirtilmiştir. Dava dilekçesinde bu faturalarla ilgili açıklamalar faturalar numaralandırılmak suretiyle yapılmış olup, davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde de, dava dilekçesinde EK-2,3,4,5,6,7,8,9,10 olarak tasnif edilen faturaların yüklenici şirket kayıtlarında yer aldığı, bu faturaların ödemelerinin taşerona yapıldığı kabul ve iddia edilmiştir. Dava dilekçesine EK-11,12 ve 13 olarak sunulan faturaların ise davalı yüklenici şirketin kayıtlarında yer almadığı, davacı taşerona iade edildiği savunulmuştur.
Birleşen dava bakımından davalı yüklenici 9 adet faturanın kendi defterlerinde de kayıtlı olduğunu kabul ettiğinden, birleşen davada kabul edilen bu fatura bedelleri tutarı bakımından davacı taşeronun alacağının oluştuğu kanaatine varılmıştır.
Davalı yüklenicinin defterine kaydetmediği diğer 3 fatura yönünden ise, davacı taşeronun sözleşme dışı olarak yaptığını ileri sürdüğü bu 3 adet faturaya konu imalatları yaptığını ispat etmesi gerekecektir.
Ancak, yüklenici bu 3 adet faturaya konu imalatları dava dışı başka bir firmaya yaptırdığını ileri sürdüğünden ve davacı taşeronda bu imalatları kendisinin yaptığına ilişkin delil tespiti, yüklenicinin imzasını içeren herhangi bir belge v.s. sunmadığından bu 3 faturaya konu imalat bedeli hesaplamada dikkate alınmamış, yemek giderlerinin cari hesap alacağına dahil edilmemesi şeklindeki hesaplama dikkate alındığında ... (...
Mühendislik) tarafından 18.07.2014 takip tarihinde davacı ... (...
Mühendislik)'nin davalı ...'nden 209.244,22 TL alacaklı olduğu anlaşılmakla birlikte taleple bağlı kalınarak ve asıl alacak tutarı olan 167.869,16 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne (takipten evvel temerrüt sözkonusu olmadığı için işlemiş faiz talebi bakımından talebin reddine ) karar verilmiş uyuşmazlığın eder sözleşmesinden kaynaklandığı" gerekçesi ile, asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı - birleşen dosya davalısı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava konusu şantiyeye ilişkin yemek bedellerinin müvekkilince davalıya usulüne uygun faturalar ile yansıtıldığını, yemek bedeline ilişkin cari hesapta 94.454,71 TL tutarındaki yemek bedelinin müvekkil alacağı olarak kabul edilmesi gerektiğini, yemek bedellerinin müvekkilince sözleşme hükümleri doğrultusunda kesilen faturalara yansıtıldığını, 2011 ve 2012 yıllarında bu faturaların davalıya iletildiğini, davalının bu faturalara itiraz etmediğini, faturaları ticari defterlerine işlediğini,
aradan aylar geçtikten sonra 2013 yılında bu faturalara iade fatura tanzim ederek müvekkiline gönderdiğini, müvekkilinin iade edilen faturaların tamamına noter kanalıyla itiraz ederek davalıya iade ettiğini, Keşan Savcılık dosyasına konu edilen 4 adet çekin davalının şantiye yetkilisi ...'na verildiğini, ... davalının iş ortağı ve resmi olmayan şantiye şefi olduğunu, bu kişinin işin başından beri tüm şantiye işlemlerini yürüten kişi olduğunu ayrıca, davalı işçilerinin koordinasyonunu ve şantiyeye malzeme alım satım işlerini de yine bu kişinin organize ettiğini,
müvekkili tarafından davalı şirkete verilen hakediş ödemelerine ilişkin çeklerin tümünün bu kişiye verildiğini, geçici kabul ve kesin kabul tutanaklarında eksik ve kusurlu imalat tutarlarının sözleşme birim fiyatları üzerinden hesaplandığını, eksik ve kusurlu imalat tutarları için müvekkilinin davalı nam ve hesabına yaptırdığı işler nedeniyle 139.727,06 TL harcama yaptığını, 3. şahıs ve firmalara yaptırılan işlerin faturalarının ve ödeme belgelerinin dosya kapsamında mevcut olduğunu, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, hükme esas alınamayacağını,
yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve asıl davanın kabulüne, birleşen davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı - birleşen dosya davacısı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; taraflar arasında aktedilen sözleşme ile müvekkilinin asıl işvereni Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı olan işleri taşeron sıfatı ile davalıdan sözleşme ve eki zeyilname ile teknik şartnamede belirtilen mekanik bina inşaatı işleri ile üstyapı mekanik imalatları işlerini yüklendiğini, müvekkilinin sözleşme dışı bir takım özel ve ekstra olarak tabir edilebilecek işleri de yaptığını, bu işlere ilişkin taraflar arasında ayrıca bir sözleşme aktedilmediğini, müvekkilinin talep edilen sözleşme dışı işleri eksiksiz olarak yaparak teslim ettiğini,
müvekkili tarafından kesilen faturaların ihtirazi kayıtsız olarak kabul edildiğini, davacı -birleşen dosya davalısının bu faturalara ilişkin bir takım ödemeler de yaptığını, davacı - birleşen dosya davalısının sözleşme dışı ve sözleşme kapsamında yaptığı işlere ilişkin faturaların tamamını ödemediğini, müvekkilinin piyasaya borçlanmasını ve iş yapamaz hale gelmesine neden olduğunu, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve asıl davanın reddine, birleşen davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Asıl dava eser sözleşmesine dayalı alacak, birleşen dava eser sözleşmesine dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir. Asıl dosya davacısı yüklenici, davalısı taşerondur. Mahkemece asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Asıl dosya davacısı yüklenici asıl davada, davalının eksik ve ayıplı işleri nedeni ile, dava dışı iş sahibi TOKİ'nin kendilerinin hakedişlerinden kesintiler yaptığını, eksik ve hatalı işlerin üçüncü kişilere tamamlatıldığını, bunların bedellerinin davalıdan talep edildiğini, ancak bir ödeme yapılmadığını belirterek, alacak talep etmektedir.
Birleştirilen dosya davacısı taşeron ise, sözleşme gereği üstlendikleri işleri yaptıklarını, ayrıca sözleşme dışı işler de yaptıklarını, yükleniciden alacakları bulunduğunu, icra takibi başlattıklarını, takibe itiraz edildiğini belirterek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. Mahkemece yargılama sonunda asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmiş, hüküm asıl dosya davalısı taşeron tarafından istinaf edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen sözleşme niteliği itibariyle 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi olup, asıl dosya davalısı taşeron, asıl dosya davacısı ise yüklenicidir. Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği, tam olarak iki tarafa borç yükleyen sözleşmedir.
Dairemizin 2025/211 Esas- sayılı kaldırma kararının 1 ve 2 numaralı bentlerinde bir kısım eksiklerden bahsedilerek bunların tamamlanması gereğinden söz edilmiş, sonrasında 3 ve 4 numaralı bentlerde "Mahkemece asıl dosyada davacı yüklenicinin eksik ve ayıplı işler nedeni ile alacak talebi düzenlenen faturalar ve ticari defter kayıtları gerekçe gösterilerek kabul edilmiştir.
Sadece üçüncü kişilerden alınan faturalar ile ve de davacının ticari defter kayıtları ile davalı taşeronun eksik ve ayıplı işleri bulunduğunun kabul edilmesi doğru değildir. Eser sözleşmesi ilişkisi devam ettiği sürece yapılan imalatın yüklenici (somut uyuşmazlıkta taşeron) tarafından yapıldığı kabul edilir. Bu karinenin aksi karşı tarafça bu hususta yapılmış bir mahkeme tespiti gibi güçlü deliller ile ispatlanabilir.
Somut uyuşmazlıkta yüklenicinin bahsedilen mahiyette bir delil sunamadığı görülmektedir. Mahkemece bu husus dikkate alınmaksızın asıl davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olmamıştır. Birleştirilen davada dosya davacısı taşeron sözleşme çerçevesinde bakiye alacak ve sözleşme dışı işlerin bedeli nedeni ile düzenlediği faturalara dayalı olarak başlattığı icra takibine yönelik itirazın iptalini talep etmektedir.
Mahkemece mahallinde bir inceleme yapılmaksızın davacı taşeronun sözleşme dışı işler nedeni ile alacak talebinin reddedilmesi doğru olmamıştır. Gelinen aşama itibari ile bahse konu işlerin mahallinde tespitinin mümkün olup olmadığı mahkemece değerlendirilerek, gerektiğinde bu hususta keşif yapılması düşünülmelidir.
Yine takip ve dava dayanağı faturaların davacı taşeronun ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, faturaların karşı tarafa tebliğ edilip edilmediği, süresi içerisinde faturalara bir itirazın yapılıp yapılmadığı hususları araştırılmalıdır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda asıl dosya davacısı yüklenicinin 94.454,71 TL tutarında davalı taşeron işçilerine yemek bedeli masrafı yaptığı belirtilmiş, mahkemece de bu miktar yüklenici ödemesi olarak değerlendirilmiştir.
Dosya kapsamında söz konusu yemek bedellerine ilişkin bir belgeye rastlanılmamıştır. Bu nedenle, mahkemenin bu yöndeki kabulü de isabetli olmamıştır. Birleşen dosya davacısı taşeron toplam tutarları 80.000,00 TL olan 4 adet çekteki ciro imzalarının sahte olduğunu, bunların kendilerine ait olmadığını iddia etmiştir.
Mahkemece öncelikle ilgili bankalardan söz konusu çeklerin ibraz edilip edilmediği, ödenip ödenmedikleri sorulmalı, çeklerin arkalı önlü fotokopileri getirtilmeli, bu çekler ile ilgili Keşan Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/502 Soruşturma sayılı dosyası üzerinden yapılan incelemede alınmasına karar verilen ekspertiz raporunun bir örneği dosya içerisine alınmalıdır.
Gerektiğinde söz konusu çeklerdeki davacı taşeron cirosu yönünden imza incelemesi de yaptırılmalı, bu çeklerin yüklenici ödemesi olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği bu işlemlerin sonucuna göre belirlenmelidir. Mahkemece bahsedilen eksiklikler giderildikten sonra gerektiğinde bilirkişi heyetinden ek rapor da alınmak sureti ile asıl dava ve birleştirilen davadaki talepler incelenmeli ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir." Hususlarına işaret edilmiştir.
1- Mahkemece Dairemiz kaldırma kararı sonrasında yaptığı yargılama neticesinde yukarıda bahsedilen şekilde hüküm kurulmuştur. Asıl dosya davacısı yüklenici şirketin yüklenici çekler keşide ederek ödeme yaptıkları iddiası konusunda mahkemece yapılan araştırma ve inceleme yeterli değildir. Bu konuyla ilgili Keşan Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2014/502 Sor.
2021/689 Karar sayılı bir dosyasının olduğu, bu dosya üzerinden alınan 07/07/2014 tarihli İstanbul Emniyet Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuvarı grafoloji raporunda, söz konusu çeklerdeki taşeron ... adına atılan ciranta imzalarının ... eli ürünü olmadığı bildirilmiş, mahkemece de bu rapora itibar edilerek çekleri ile ödeme iddiası kabul edilmemiştir.
Mahkemece öncelikle söz konusu Cumhuriyet Başsavcılığı dosyasındaki raporun söz konusu rapor doğrultusunda, kesinleşip kesinleşmediği araştırılmalıdır. Böyle bir kesinleşme yok ise bu konuda bizzat mahkemece grafolog raporu alınması gereklidir. Diğer yandan bu konuda, yüklenicinin aynı şekilde önceden de çekler verildiği, o çeklerin de aynı imzalar ile ciro edildiği ancak, o çeklerdeki ciranta imzasına bir itirazın olmadığı iddiasının da irdelenmesi gereklidir.
Bu bağlamda mahkemece yükleniciye istinaf dilekçesinde de belirttiği bu iddiasına konu çek bilgilerini ayrıntılı ve açık bir şekilde bildirmek üzere kesin süre verilmeli, sonrasında ilgili çekler getirtilerek inceleme yaptırılmalıdır.
2- Davacı yüklenici, davalı taşeron işçilerine yemek verildiğini, taşeron işçilerinin SGK primlerini de kendilerinin ödemek durumunda kaldıklarını söz konusu bedellere ilişkin düzenlenen faturaların taşeron ticari defterlerine de kaydedildiğini iddia ederek, söz konusu nedenlerle taşeron iş bedelinden kesinti yapılması gerektiğini iddia etmektedir.
Bu konuda mahkemece öncelikle taşeron ticari defterlerinde yüklenicinin iddia ettiği gibi kayıtların olup olmadığı incelenmeli, bu konuda düzenlenen faturalara yasal süresi içinde itiraz edilmeyerek ticari defterleri işleme yapılmış ise, söz konusu miktarların taşeron iş bedeli alacağından düşülmesi gerektiği dikkate alınmalıdır.
Taşeron ticari defterlerinde iddia edildiği gibi kayıtlar bulunmaması durumunda ise, bu konulardaki sözleşme hükümleri gözetilmeli, taşeron işçilerinin SGK primlerinin ödenip ödenmediği, ödenmiş ise kim tarafından ödendiği ilgili SGK müdürlüğünden sorulmalı ve sonucuna göre taşeron iş bedelinden bu nedenler ile bir kesinti yapılıp yapılamayacağı ortaya konulmalıdır.
3- Yüklenicinin asıl davadaki, taşeronun eksik ve kusurlu işler yaptığı, bunların üçüncü kişilere tamamlatıldığı yönündeki iddiası konusunda, mahkemece bu konuda tarafların birbirlerine çektikleri ihtarnamelerdeki konu ile ilgili beyanları gözetilmeli, taşeronun eksik ve kusurlu işler olduğunu benimseyip benimsemediği irdelenmeli, yine dava dışı iş sahibi TOKİ Başkanlığı'nın 13/12/2022 tarihli yazısı ve ekleri çerçevesinde, davalı taşeronun üstlendiği işler ile ilgili bir eksiklik ve kusur tespiti olup olmadığı incelenmeli, taşeronun eksik ve kusurlu işleri olduğu sonucuna ulaşılması halinde, bunların giderim bedeli,
işin sözleşmeye göre teslim gereken tarihe eksik ve kusurlu işlerin giderilmesi için gerekli makul süre eklenmek suretiyle bulunacak tarih itibariyle, mahalli serbest rayice göre hesaplatılmalı ve asıl davadaki alacak iddiası bu çerçevede sonuçlandırılmalıdır.
4- HMK'ya dayanılarak hazırlanan ve 06/08/2015 Tarihli 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 169/2. maddesi uyarınca, yazı işleri hizmetleri ilgilisine göre mahkeme başkanı veya hakimin denetimi altında ilgili yazı işleri müdür ve onun yönetiminde zabıt katibi, memur, mübaşir, hizmetli ve diğer görevliler tarafından yürütülür.
Bu yönetmeliğin 203/1.m. uyarınca, dava dosyasının fiziksel olarak diğer bir mahkeme veya mercie gönderilmesi gerektiğinde, zabıt kâtibince dosya içerisindeki her türlü belgeyi gösteren bir dizi listesi yapılır ve altı imzalanır. Gönderilen dosyanın son duruşma tutanağının bir örneği ile dizi listesinin bir sureti alınarak geçici bir dosya açılır.
208/11. m. uyarınca kanun yoluna başvurulan dava veya işler, görevli daire doğru bir şekilde belirlendikten sonra kanun yolu formu ve dizi pusulası UYAP üzenden hazırlanarak ilgili mercie gönderilir. Belirtilen hükümlere göre, dava dosyalarının ve tüm kayıtların düzgün ve sağlıklı bir şekilde tutulmasından yazı işleri müdürü ile ilgili personel birlikte sorumludur. .Bu yönetmelikle getirilen kurallar güvenli ve süratli bir yargılama için konulmuş kurallardır.
İlk derece mahkemesince gönderilen dosyada tensip tutanağı ve duruşma tutanaklarının tarih sırasına göre takılmadığı, tutanakların arasında müzekkere cevaplarının bulunduğu, dosya içerisine şeffaf dosya ile evraklar takıldığı, dizi pusulası düzenlenmediği görülmüş olup, dosyanın bu şekliyle okunmasının oldukça zorlaştığı dikkate alınarak mahkemece bahse konu yönetmelik doğrultusunda, istinaf incelemesi için gönderilecek dosyanın düzenlemesi yapıldıktan sonra sevk edilmesi hususuna da dikkate edilmelidir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmadığından, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esası incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip karara bağlanması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Başkan ... · E-imzalıdır Üye ... · E-imzalıdır Üye ... · E-imzalıdır Katip ... · E-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, E. 2025/211, K. 2025/509, 29 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama