KÜNYE
T.c.ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31.HUKUK Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/218
- Karar No
- 2025/592
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2025
Karar Metni
1.223 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
(İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (Başvuru Kabul/Gönderme/HMK m. 353/1-a.6)
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
BAŞKAN : ....
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/01/2024
NUMARASI : ....
DAVANIN KONUSU
Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 24/06/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 10/07/2025
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili; Müvekkili şirket ile davalı şirketin kendi aralında özel üretim ahşap kaplama alüminyum profilleri alım-satımı konusunda anlaştıklarını, müvekkili şirket tarafından satın alınacak bu profillerin
... ... firması tarafından “...” isimli projede kullanılacağını, bunun için söz konusu profillerin
önce ... ... firmasına satılacağını,
ilerleyen zaman dilimi içinse anılan profillerin davalı şirketten 67.510,66 USD karşılığında satın
alınarak;
Aracı ... ... şirketine 71.219,71 USD ye satıldığını, bu şirketin kendi masraflarını nakliye +
KDV olarak 12.819,55 USD şeklinde fatura ettiğini, aklabinde de ... ... firmasının “...” projesinde kullandığı bu malzemeler için işçilik masrafları olarak 96.000,00 USD ödediğini,
Ancak, işin yapımı-projenin başlaması aşamasında iş bu davaya konu olan malzemelerde ayıplar
bulunduğunun tespit edildiğini, bu durumun ekspertiz raporları ile tutanak altına alındığını, (bu
tutanakların yeminli terciman tarafından tercümesinin yapıldığını) akabinde dava dışı ... ...
şirketinin zararı olan toplamdaki 188.539,26 USD tutarındaki zararın aracı dava dışı ... ...
tarafından ödenerek bu bedelin müvekkili şirklete rücü ettirildiğini ve bu bedelin dava dışı ... ... şirketine ödendiğini, anılan malzemelerin 25.06.2019 başlangıç-25.06.2022 tarihli garanti sözleşmesine göre garantili malzemeler olduğunu ve söz konusu ayıplarında garanti süresi içerisinde
meydana geldiğini,
Davalı şirket tarafından söz konusu malzemelerin .... Başkanlığınca (...) yapılan kontrolü sonrasında ayıplı
olduğunun belirlenmiş olmasını kabuıllendiğini (bu durumun ... ten sorulmasını) bu konuda TTK'nun 23.-227.229. maddelerine atıfta bulunan / işaret eden davacı vekilinin Yüce Mahkemenizde açılan
iş bu dava ile sözleşme kapsamında davalı yandan satın alınan malların ayıplı çıkması nedeni ile
satılanı geri vermeye- sözleşmeden dönme seçimlik hakkını kullanmak istediğini ve söz konusu malın
bedeli ile, malla ilgili yapılan giderler yanında uğranılan zararların toplamı olan fazlaya ilişkin hakları
saklı kalmak kaydı şimdilik 1.000,00TL nin ticari fazizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile dava konusu talebi dava dilekçesinde 1.000,00 TL olarak ileri sürülmüş olduğundan dava konusu talebi; ayıp oranında bedelden indirim seçimlik hakkı kullanılması ile talep cinsinin USD olarak değiştirilmesi ve talep miktarını 146.519,63-USD olarak belirlenmesi amacıyla tamamen ıslah ettiğini belirtmiştir.
Davalı vekili; davacı yanın bu konuda basiretli bir tacir gibi
davranmadığını, TTK kapsamında açık ayıp bakımından 3 gün, gizli ayıplar bakımından 8 günlük ihbar
süresinin öngörüldüğünü, bu konuda TBK nun 25. 198. ve 223. maddelerine işearet ettiği ve bu
konuda çeşitli Yargıtay ilamlarına vurgu yaptığı, anılan malların teslim tarihi olan 25.06.2019
tarihinden itibaren 8 gün içerisinde kendilerine ayıp ihbarında bulunulmadığını, bu malzemeler için 3
yılllık garanti süresi verilmesinin ayıba karşı bir tekeffül olduğu ileri sürülmesine karşın, söz konusu tekeffüle ilişkin sürenin ihbar sürelerine etkisi olmadığının yerleşik yargı kararlarında açıkça dile
getirtildiğini, ayıplı mal hakkında davacı yanın yanlı bir rapor halinde başka delil sunamadığını, sunulan
belgelerinde tercüme olduğunu ahşap boyama usulünün özel bir boyama şekli olduğunu, davacı yanın
bu şekilde bir talebi olduğunu gösterir delil sunmadığını, davacı yanın bu malzemeleri nasıl-ne şekilde
nakliye ettiğini sakladığını muhafaza ettiğini belirtmediğini, bu hususların bilirkişi incelemesine tabii
tutulması yanında, aracı firma olan ... ... şirketinin, dava dışı ....... firmasına “...”
projesinde kullanacağı bu malzemeleri nasıl nakliye ve muhafaza ettiğinin de araştırılması gerektiğini, zarar tespiti konusunda satışa konu olan malların yerinde görülmesi gerektiğini, davacı şirkete yönelik bir ihbar veya nihai alıcı tarafından başlatılmış bir takip olup olmadığının incelenmesi
gerektiğine vurgu yaparak iş bu davanın reddi talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece.
Satım sözleşmesinde, alacağın ayıptan kaynaklanan haklarını kullanabilmesi için malın ayıplı olmasının yanı sıra ayıp ihbarının süresinde ve usulüne uygun yapılması gerektiği, buradan hareketle, davacı tarafın malların ayıplı olduğuna ilişkin sadece Gürcistan'da düzenlenen uzman görüşünü delil olarak gösterdiği, mahkemece 11/03/2020 tarihli bu uzman görüşüne bilimsel olarak karşılaştırma yapılamaması nedeniyle tek başına itibar edilmediği, kaldı ki, bu uzman görüşünün tarihi 11/03/2020 olup, davacı ile dava dışı şirket arasındaki protokol 14/10/2020 tarihinde imzalandığı,
Davacı tarafça davalıya ise ayıp ihbarının 21/10/2021 tarihinde yapıldığı, dolayısıyla, uzman görüşü tarihi ile ihtarname tarihi dikkate alındığında süresinde bir ayıp ihbarının yapıldığından hukuken söz edilemeyeceği, ayrıca, her ne kadar davacı tarafla dava dışı şirket arasında protokol imzalanmış ise de; protokole dair ödeme yapıldığının da kanıtlanamadığı, belirtilerek davacı tarafın davasını ıslah ederek talep ettiği ayıp oranında satış bedelinden indirim istemesine ilişkin davanın ayıbın kanıtlanamaması ve süresinde ayıp ihbarı olmaması sebebiyle reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; malların ayıplı çıktığının ekspertiz raporuyla da sabit olduğunu, belgelerin yeminli tercumanla çevirisinin yapıldığını, borcun ticari defterlere işlendiğini, müvekkilinin 146.519,63 USD zarara uğradığının açık olduğunu, davalı ile yapılan yazışmalarda ayıbın kabul edildiğini, Gürcistan'dan numune getirtilerek bilirkişi incelemesi yaptırıldığını, bilirkişi raporlarında ürünlerin gizli ayıplı olduğunu tespit edildiğini, taraflar arasında garanti sözleşmesi de imzalandığını, davalının garanti süresi içinde ayıptan sorumlu olduğunu, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin bu konuda emsal kararları bulunduğunu, TBK'nnı 223.maddede ayıp için kesin bir süre düzenlenmediğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacının ileri sürdüğü ayıp iddiası teknik incelemeyi gerektirmektedir. Hâkim, uyuşmazlık konusu hakkında bizzat duyu organları yardımıyla bulunduğu yerde veya mahkemede inceleme yaparak bilgi sahibi olmak amacıyla keşif yapılmasına karar verebilir. Hâkim gerektiğinde bilirkişi yardımına başvurur (HMK 288/1). Keşif kararı, mahkemece, taraflardan birinin talebi üzerine veya resen alınır (HMK 288/2). Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir (HMK 266/1). Kanunda belirtilen haller dışında, deliller davaya bakan mahkeme huzurunda, mümkün olduğunca birlikte ve aynı duruşmada incelenir.
Somut olayda Mahkemece yurt dışı istinabe yoluyla ayıplı olduğu iddia edilen ve dava dışı alıcı da kaldığı anlaşılan imalatlar üzerinde inceleme yapmak için hiç bir girişimde bulunulmadan yazılı şekilde ayıbın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
O halde Mahkemece yapılacak işlem, taraflar arasında sözleşme ile nitelikli olarak imal edilen ürünler yönünden TBK'nın 470 ve devamı maddeleri gereğince eser sözleşmesi hükümlerinin uygulanması, garanti süresi içinde ayıp ihbarına gerek olmadığı da dikkate alınarak yurt dışı istinabe işlemleri yapılarak Gürcistan adli makamlarından öncelikle keşif talep edilmesi, mümkün olmaması halinde yerinde bilirkişilerce inceleme yaptırılmasının talep edilmesi, bu şekilde davacı tarafın ayıp iddiasının ve kabule göre seçimlik haklarının tartışılması, buna göre hesap yapılması ve ulaşılacak sonuca göre karar verilmesinden ibaret olacaktır.
Açıklanan nedenlerle; sair hususlar incelenmeksizin davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde sonuçlandırılması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, E. 2025/218, K. 2025/592, 24 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama