KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2025
- Esas No
- 2025/334 - Karar No:2025/412 (İnceleme aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-b.2 Mad. Uyarınca Kararın
Karar Metni
2.399 kelime·12 dk okuma·19 bölüm
Kaldırılarak Yeniden Hüküm Kurulmasına)
ESAS NO : 2025/334
KARAR NO : 2025/412
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/01/2025
NUMARASI : 2021/714 E-2025/54 K
DAVANIN KONUSU
Alacak ( Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ :30/04/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 16/05/2025
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada mahkemece asıl davanın kısmen kabul kısmen reddine, birleşen davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Asıl davada Davacı vekili, taraflar arasındaki 28/06/2012 tarihli sözleşme ile davalının ozgat Et Kombinası Müdürlüğü'nün soğutma sisteminin revizyonu işini üstlendiğini, sözleşmenin 9.2. maddesinde iş bitirme tarihinin işyeri teslim tarihinden itibaren 180 gün olarak kararlaştırıldığını, davalının kararlaştırılan teslim tarihinden sonra ilk olarak 31/12/2012 tarihli dilekçesi ile işini bitirdiğini ve geçici kabul işlemlerinin yapılmasını talep ettiğini, bu talep üzerine ön incelemesi yapılan işin geçici kabule hazır olmadığının tespit edildiğini,
eksik işler listesi çıkarılarak işin geçici kabule hazır hale 28/02/2013 tarihinde getirebileceği yönünde tutanak tutulduğunu, davalının 31/12/2012 tarihli ilk talebi ile işi bitiremediği ve işin bitirilmesinin uzun bir süre alacağı tespit edildikten sonra ilgili birim olan Tesisler Dairesi Başkanlığı'nın işin Ülkemizde ilk defa uygulandığı hususunu ve firmanın iyi niyetli olduğunu belirterek firmaya 70 günlük cezalı süre verilmesi konusunda 15/01/2013 tarihinde Makam Olur'u alarak durumu davalıya bildirdiğini, bu şekilde firmaya 70 gün cezalı süre verildiğini,
davalı cezalı 70 günlük süresinin 09/03/2013 tarihinde dolmasını müteakip ikinci kez 11/03/2013 tarihinde Tesisler Dairesi Başkanlığı'na müracaat ederek "işi 09/03/2013 tarihinde bitirdiğini" ve geçici kabulün yapılmasını talep ettiğini, yapı denetim elemanları tarafından yapılan incelemede işin geçici kabule hazır olmadığı,
işin bitiş tarihinin 10/05/2013 tarihi olacağının tahmin edildiği yönünde tespit yapılarak eksik işler listesi hazırlandığını ve tutulan tutanakta işin tahmini bitiş tarihinin 10/05/2013 olduğunun belirtildiğini, davalının ikinci kez süre uzatımı talebinin reddedildiğini, davalının 03/05/2013 tarihli dilekçesi ile üçüncü kez k başvurarak "işi tamamladığını ve test çalışmalarına başladığını belirterek geçici kabulünün yapılmasını talep ettiğini, bunun üzerine denetim elemanlarınca yapılan tespitte firmanın beyanlarının gerçek olmadığının ve 33 kalemden ibaret iş eksikliğinin olduğunun tutanak altına alındığını,
davacının kurumun bütün iyi niyetli davranışlarına rağmen davalı tarafın fesih tarihine kadar almış olduğu işi bitiremediğini, sürekli gerçekdışı beyanlarda bulunarak davacıyı oyaladığını, verilen süreler ve davalının tutumları ile işin hal ve şartlarından davalı tarafın işi bitiremeyeceği sonucuna varıldığından ve davalıya ihale mevzuatı uyarınca daha önceden süre verilerek ihtarda bulunulduğundan, sözleşmenin 17/05/2013 tarih-72 sayılı Yönetim Kurulu Kararı ile feshedilerek fesih bildiriminin davalıya tebliğ edildiğini,
eksik işlerin ve hatalı imalatların giderilmesi için ikinci kez ihale yaptıklarını bu nedenle davacının 285.776,05 TL zararı oluştuğunu, ikini ihale için 1.263,52 TL ilan masrafı yaptıklarını, 285.776,05 TL davacı zararından davalının alacağı olan 120.061,69 TL düşüldükten sonra geriye kalan 165.714,36 TL'nin ihtarlarına rağmen davalı tarafça ödenmediğini ileri sürerek 166.977,88 TL'nin 10/09/2013 tarihinde işleyecek reeskont faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekili,davalı vekili iştirak ettiği oturumda; sözleşmenin davacı tarafça, sözleşmede kararlaştırılan işin % 90'nı tamamlandıktan sonra haksız fesih edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı vekili; davacı ile davalı Kurum arasında imzalanan 28.06.2012 tarihli sözleşme uyarınca "Yozgat Et Kombinası Müdürlüğü Soğutma Sisteminin Revizyonu" işinin 1.165.000,00 - TL bedelle davacı tarafından üstlenildiğini, sözleşme konusu işin mahiyetinin;
karbondioksitli soğutma sistemi kurulması olup, bu sistemin Türkiye'de ilk defa uygulandığını, bu sebeple de sisteme uygun ekipman ve malzemelerin büyük kısmının yurt dışında üretildiğini, malzemelerin yurt dışından getirilmesi sürecindeki gümrük yoğunluğunun iş sahasına ulaşmasında gecikmeye neden olduğunu, bu durumun davalı İdarenin de bilgisi tahtında olup, gecikmenin davacıdan kaynaklanmadığını, bilakis işin bitirilmesiyle alakalı davacının iyiniyetli davranmış olması sebebiyle işin bitirilmesi için ek süre verildiğini, davacının;
sözleşme konusu işin bitirilmesi amacıyla gerekli tüm çaba ve ihtimamı göstermesine rağmen davalı idarenin 24.05.2013 tarih ve 3675 sayılı yazısı ile anılan sözleşmeyi kötüniyetli olarak feshettiğini, fesih tarihinde işin %98 oranında bitirilmiş olmasına rağmen davalı idarenin hatalı kararından dönmeyip işin yalnızca %27,31'i tamamlanmış gibi hesap kesimi yaptığını, sözleşme konusu işin 12.03.2013 tarihinde %27,31 seviyesinde olup anılan tarihten fesih tarihine kadar işin neredeyse tamamının bittiğini, Yozgat Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/16 D.İ. sayılı dosyası kapsamında alınan Bilirkişi Raporundan da görüleceği üzere;
işin büyük kısmının tamamlandığını, 15 gün içerisinde tesisin faal hale gelebileceğinin belirtildiğini, davalı idarenin; sözleşmenin yürürlük tarihi boyunca davacıya yalnızca 320.827,02 - TL ödediğini, fesih neticesinde ise 69.900,00 - TL tutarındaki teminat mektubunu ve 69.900,00 - TL tutarındaki nakit teminatı irat kaydettiğini, irat kaydedilen bu meblağlara ek olarak davalı İdarece tespit edilen 1.442,69 - TL gecikme cezası bakiye alacağı ve teminat mektubu güncelleme bedeli olan 2.600,20 - TL'nin davacı tarafından yatırıldığını,
davalı İdarenin yaptığı haksız fesih ile davacıyı zarara uğrattığını ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00TL'nin fesih tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili;asıl davaya ilişkin dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla taraflar arasındaki sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece"...Tüm dosya kapsamına göre.
Davanın , eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olduğu, taraflar arasındaki 28/06/2012 tarihli sözleşme ile davalının Yozgat Et Kombinası Müdürlüğü'nün soğutma sisteminin revizyonu işini üstlendiğini, davalı yüklenici tarafından 31.12.2012, 11.03.2013,03.05.2013 tarihlerinde davacı İdareye başvurularak işin bitirildiği bildirilerek, geçici kabulün yapılması istendiği halde işin bitirilmediği, davacının sözleşmeyi fesihte haklı olduğu,
her ne kadar asıl dava dosyasında davacı yan , eksik işlerin ve hatalı imalatların giderilmesi için ikinci kez ihale yaptıklarını bu nedenle davacının 285.776,05 TL zararı oluştuğunu, ikini ihale için 1.263,52 TL ilan masrafı yaptıklarını, 285.776,05 TL davacı zararından davalının alacağı olan 120.061,69 TL düşüldükten sonra geriye kalan 165.714,36 TL'nin ihtarlarına rağmen davalı tarafça ödenmediğini ileri sürerek 166.977,88 TL'nin 10/09/2013 tarihinde işleyecek reeskont faiziyle tahsilini talep ve dava etmiş ise de ,BAM kaldırma kararında belirtilen şekilde aldırılan bilirkişi heyeti ek raporunda ;
davalı yüklenici ile yapılan sözleşmenin feshi nedeniyle işin tamamlattırılması için yapılan ikinci ihalenin, dava konusu ihale ile aynı şartlarda yapıldığı; dava dışı firma ile yapılan ikinci ihalenin, davalı yüklenicinin dava konusu işteki mevcut eksik imalatlarının tamamlatılması ve ayıplı imalatlarının giderilmesi için yapıldığı, ilave iş bulunmadığı; ikinci ihalenin makul süre içinde yapıldığı tespit edildiği, bu nedenle davacı İdarenin sözleşmenin feshi nedeniyle işin tamamlattırılması için ikinci kez ihale yapmasından dolayı meydana gelen menfi zararın toplam 277.553,52-TL olduğu,
davalı yüklenicinin birleşen davaya konusu talep edebileceği alacak miktarının 129.686,50-TL bakiye imalat bedeli ve 30.567,69-TL gecikme cezası için yapılan fazla ödeme olmak üzere toplam 160.254.19-TL olduğu, bu halde davalı yüklenicinin bu alacağı davacı İdarenin alacağından mahsup edildiğinde davacı İdarenin, davalı yükleniciden talep edebileceği bakiye menfi zararının 117.299,33-TL olduğu hesaplandığı,
BAM kararı doğrultusunda davalı/ davacı yanın birleşen davada iş alacağı talep ettiğinden ve davacı kurumun uğradığı zarar davalı yüklenicinin alacağı mahsup edilmek sureti ile talep edildiğinden ,
birleşen dava dosyasındaki alacak isteminin 5.000 TL olması nedeni ile ,mahkememizde açılan birleşen davada talep ile bağlı kalınarak 5.000TL'nin ,temerrüd tarihi olarak kabul edilen sözleşmenin fesih tarihi olan 17/05/2013 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davacı/davalıdan tahsili ile davalı/davacıya verilmesine,asıl dava yönünden ise ,birleşen davada mahsuba tabi 5.000TL'nin düşümü sonunda 112.299,33 TL'sinin 111.035,81 TL'si yönünden davadan önce gönderilen ihtarda 10 gün atıfet mehli tanındığından ,bu sürenin sonu olan 21/09/2013 tarihinden ,
asıl davada davacının haksız fesih nedeni ile ikinci ilan masrafının da talep edebileceğinden ( aynı yönde olan Yargıtay 15.HD2016/422 esas 2017/3170 karar sayılı ilamı da nazara alınarak ) ilan masrafı olan 1.263,52 TL'si yönünden ise 20/01/2014 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalı/davacıdan tahsili ile davacı/davalıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, ..." karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı-birleşen dava davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 12/08/2024 tarihli bilirkişi 4. Ek raporuna itirazlarının karşılanmadan karar verildiği, ikinci ihale nedeniyle müvekkili kurumun menfi zararının 285.776,05 TL olduğunu, gecikme cezasının fesih tarihine kadar uygulanması gerektiğini, yüklenicinin imalat bedelinin fazla hesaplandığını, müvekkili kurum tarafından uygulanan gecikme cezasının hukuka uygun olduğunu, mahkemece birleşen davanın kabulüne karar verildiği, ancak asıl davada hükmedilecek miktardan birleşen davada hükmedilen miktarın düşülerek 112.299,33 TL üzerinden hüküm kurulduğunu, mahkeme kararının bu yönden de açıkça hukuk aykırı olduğunu, faizin fesih tarihinden başlatılmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davalı-birleşen dava davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl davada yapılan ve yapılmayan işlerin nelerden ibaret olduğunun belirlenmeden karar verildiğini, birleşen davada imalat miktarının eksik hesaplandığını, malzeme ve imalatların hakedişe konulmadığını, gecikme cezası nedeniyle bilirkişi raporunda 40.192,50 TL fazla ödeme yapıldığı tespit edilmesine rağmen ek raporda bu miktarın düşürüldüğünü belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
1-Davalı-Birleşen davacın vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle dairemizin kaldırma kararına uygun inceleme ve değerlendirme yapıldığı anlaşılmakla davalı-birleşen davada davacı vekilinin tüm, davacı birleşen davada davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davacı-birleşen davada davalı kurum vekilinin istinaf nedenlerinin incelemesinde;
A) Dairemizin 04/11/2021 tarihli kaldırma kararında yüklenicinin ödenmeyen iş bedeli ile ilgili ayrı bir dava açtığı ve eldeki dava ile birleştirildiği, bu nedenle ödenmeyen iş bedeli için talep edilen miktar yönünden birleşen davada hüküm kurulması gerektiği, asıl davada bu miktarın mahsup edilmesinin hatalı olduğu belirtildiği halde, mahkemece birleşen davada talep edilen miktar yönünden hüküm kurulduğu, ancak asıl davada bu miktarın ayrıca mahsup edildiği anlaşılmıştır.
Bu itibarla, tekrar yapılan hesaplamada; asıl davada davacı tarafın menfi zararının 277.553,52 TL olduğu, yüklenici tarafın imalat bedeli (129.686,50 TL) ve gecikme cezası (30.567,69 TL) olmak üzere toplam alacağının 160.254,19 TL olduğu, bu miktarın 5.000,00 TL sinin birleşen davada hüküm altına alınması gerektiği, kalan 155.254,19 TL sinin asıl davada hesaplanan menfi zarardan mahsup edilmesi ile asıl davada hüküm altına alınması gereken ikinci ilan masrafı dahil menfi zarar miktarının 122.299,33 TL olduğu belirlendiğinden bu miktar üzerinden ve faiz başlangıçları yönünden ise usuli müktesep haklar gözetilerek asıl davada hüküm kurulması gerekmektedir.
B)TBK'nın 117. maddesine göre, muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş (kesin vade bulunması) veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; borçlu temerrüde düşmüş olur.
Somut olayda; taraflar arasında belirlenmiş kesin vade bulunmamakla birlikte, birleşen davada davacı yüklenici tarafından davalı iş sahibi kuruma dava tarihinden önce gönderilmiş temerrüde düşürücü nitelikte bir ihtarname gönderilmemiş olduğundan, birleşen davada kabul edilen alacağa dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, fesih tarihinden itibaren faiz başlatılması hatalı olmuştur.
HMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davacı- birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK.'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, E. 2025/334, K. 2025/412, 30 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama