KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 31. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2025
- Dosya no
- 2025/521 Esas
- Karar no
- 2025/560 (İnceleme aşamasında / Duruşmasız) (Başvurunun esastan reddi /HMK m.353/1-b-1)
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/02/2025
- Numarası
- 2024/308 Esas - Derdest
- Davanın konusu
- Araç Tamirinden Kaynaklanan İtirazın İptali
- İstemin konusu
- İhtiyati Haciz
- Karar yazım tarihi
- 01/07/2025
Karar Metni
1.261 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan araç tamirinden kaynaklanan itirazın iptali davasında mahkemece davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İSTEM
Davacı vekili tarafından verilen talep dilekçesinde özetle; Davalının, icra takibine haksız itirazının iptaline, takibin devamına, 444.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile ve davalılara İcra ve İflas Kanunu m.67/2 uyarınca takip konusu tutarın %20'sinden az olmayacak tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini, davalıların işbu yargılama süresince malvarlığını kaçırma riskine binaen müvekkilinin alacağının tutar oranında davalıların malvarlıklarına teminatsız bir şekilde ihtiyaten haciz kararı verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
YANIT
Davalılar vekili tarafından verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; İkrar anlamına gelmemekle birlikte davacı taraf düzenlemiş olduğu faturada KDV tutarını sonradan eklemiş olup sigorta şirketi tarafından KDV ödemesi yapılmadığını, söz konusu faturada KDV tutarının kabulünün taraflarınca mümkün olmadığını, mahkemece resen gözetilecek sebepler çerçevesinde davanın reddine, kötüniyetli olan davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/02/2025 tarihli ve 2024/308 Esas sayılı derdest dosyasından verilen ara kararında özetle; İhtiyati haciz şartlarını düzenleyen İİK 257.maddesinde "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeğe,kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa..." hükmüne yer verilmiştir.
Davacı vekilinin 07/02/2025 tarihli duruşmada duruşmada davalıya ait araçlar üzerine yeniden ihtiyati haciz konulmasını talep ettiği, davalı vekilinin ise konulan ihtiyati hacizlerin kaldırılmasını talep ettiği, somut olayda, davacının, davalıya ait aracın onarım ve yedek parça hizmetine karşılık davalıya verilen hizmet karşılığı düzenlenen fatura bedellerinin ödenmesine istinaden alacağın tahsilini talep etmiş olduğu, alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği,
muaccel alacağın varlığına dair yaklaşık ispat koşulunun bulunmadığı gibi davalının mal kaçırmaya yönelik işlemlerine dair bulguya da dosya kapsamında rastlanılmadığı buna göre; ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için gerekli yasal şartların oluşmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair karar verildiği görülmüştür.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili tarafından verilen 25/02/2025 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle.
İhtiyati haczin, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini garanti (güvence) altına almak için, mahkeme kararı ile borçlunun mallarına (önceden) geçici olarak el konulması olduğunu, buradaki ispatın, esas davadaki gibi tam bir ispat olmadığını, mahkemenin, alacağın varlığı ve ihtiyati haciz sebeplerinin varlığına kanaat getirmesinin yeterli olduğunu, ihtiyati haciz kararı için yaklaşık ispat kuralı geçerli iken, ilk derece mahkemesinin "davalıdan alacağı bulunduğuna dair delil gösterilmemesi" gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu, dosyanın ve içeriğindeki delillerin incelenmediğini gösterdiğini,
adil yargılanma hakkının bir alt unsurunun gerekçeli karar alma hakkı olduğunu, ilk derece mahkemesinin, mahkemeye sunulan delillerden hangisini gerekçesine işlediğini ve değerlendirildiğini, yaklaşık ispat kuralının geçerli olduğu ihtiyati haciz kurumunda, ilk derece mahkemesinin "alacağın bulunduğuna ilişkin mahkemeye kanaat getirecek herhangi bir delil sunmadığı" gerekçesinin ilk derece mahkemesinin tam ispat kuralına işlerlik kazandırdığını gösterdiğini, bu hususun aynı zamanda dava konusu olduğunu, ihtiyati haciz talebinin reddine dair kararda, ilk derece mahkemesinin, uyuşmazlığın esası hakkında görüşünü kararında gösterdiğini,
dava dilekçesi ve ekinde mahkeme huzuruna sunmuş oldukları delillerle de davalarını yaklaşık olarak ispat ettiklerini belirterek istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda;
Dava, davacı tarafından davalıya ait araçların onarımının yapıldığı iddiasıyla iş bedeli karşılığı olarak düzenlenen faturaların tahsili amacıyla davalı hakkında başlatılan icra takibine davalıların yaptığı itirazın iptali isteğine ilişkin olup, davacı vekili son olarak 07/02/2025 tarihli duruşmada, davalıya ait araçlar üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.
Mahkemece, davacı vekilinin ihtiyati haciz isteğinin, alacağın yaklaşık olarak ispatlanamaması ve alacağın var olup olmadığının yargılamayı gerektirdiği kabul edilmek suretiyle reddine dair 10/02/2025 tarihli ara karar verilmiş, bu ara karara karşı davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf yoluna başvurulmuştur.
Her ne kadar davacı vekili tarafından verilen ve içeriği yukarıda açıklanan istinaf başvuru dilekçesi ile ilk derece mahkemesi kararının yerinde olmadığı nedeniyle kaldırılarak ihtiyati haciz kararı verilmesi isteğinde bulunulmuş ise de;
İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları gösterilmiştir.
İİK'nın 257. maddesi uyarınca; alacağının vadesi gelmiş (alacak muaccel) ve alacak rehin ile güvence altına alınmamış ise, alacaklı mahkemeye başvurarak ihtiyati haciz kararı verilmesini isteyebilir (İİK m. 257/1). Bu halde alacaklı, mahkemede yalnız alacağın varlığını, vadesinin geldiğini ve alacak için bir rehin bulunmadığını ispat etmekle yetinecektir, alacaklının başka bir hususu ispat etmesine gerek yoktur.
Alacağının vadesi henüz gelmemişse (alacak müeccel ise), alacaklı kural olarak borçlunun mallarına ihtiyati haciz konulmasını isteyemez. Ancak alacaklı borçlunun belli bir ikametgahının bulunmadığını, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlandığını ya da kaçtığını ve yahut da alacaklanın haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunduğunu ispat ederse, ihtiyati haciz kararı verilebilir.
Bu bilgiler ışığnda somut olay değerlendirildiğinde, taraflar arasında, eser sözleşmesi niteliğindeki ve yukarıda belirtilen işlerin yapılmasını konu alan araç bakım ve onarım ve yedek parça hizmeti sözleşmesi uyarınca davacının, iş bedeli karşılığı olarak düzenlemiş olduğu faturalara istinaden davalı yan hakkında icra takibi başlatmış, davalının itirazı üzerine eldeki dava açılmış ve yargılama sırasında davaya konu bu alacaklarını karşılayacak oranda davalının araçları üzerine teminatsız veya takdiren teminat mukabili ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesi isteminde bulunmuştur.
İİK'nın 257. ve 258. maddeleri uyarınca, davacının, davalıdan var olduğu iddia ettiği alacağın varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin şekilde ispat etmesi aranmamaktadır. Bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterlidir.
Somut olayda, taraflar arasındaki sözleşmenin niteliği ve davalının davaya cevabı karşısında davaya ve icra takibine konu davacı alacağının olup olmadığı ve alacaklarının miktarı davalı taraf alacağa ve davaya karşı koyduğundan yargılamaya muhtaç olup, dosyada bu aşamada bulunan deliller, ihtiyati haciz kararı verilmesi için gerekli olan yaklaşık ispat ölçüsünü sağlayacak nitelikte değildir.
Bu nedenle, mahkemece de, aynı gerekçelerle davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş olmasında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istemde bulunan davacı vekilinin, ihtiyati haciz talebinin reddine dair 10/02/2025 tarihli ara kararına karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun, HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, E. 2025/521, K. 2025/560, 16 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama