İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi E.2026/379 K.2026/459

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında mahkemece davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna…

Esas2026/379Karar2026/459Tarih5 Mayıs 2026Okuma7 dk · 1.372 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31.HUKUK Dairesi

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
5 Mayıs 2026
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2026/379 - 2026/459
Dosya no
2026/379 Esas
Karar no
2026/459 (İnceleme aşamasında / Duruşmasız) (Başvurunun esastan reddi /HMK m.353/1-b-1)
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
25/02/2026
Numarası
2026/150 Esas - DERDEST
Davanın konusu
Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali
Talebin konusu
İhtiyati Haciz
Karar yazım tarihi
02/06/2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.372 kelime·7 dk okuma·5 bölüm

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında mahkemece davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İSTEM

Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ve konusu "Özel Halk Otobüsünün kabin içi reklam yayını ile halk otobüsü giydirme uygulama ve tasarım işleri" olan eser sözleşmesi sebebiyle müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğunu, borçlunun mal kaçırma ve alacağın tahsilini imkânsız hale getirme ihtimali kuvvetle muhtemel olduğundan ve yargılamanın uzun süreceği nazara alındığında,

davacının telafisi güç zararlara uğramaması adına takdiren teminatsız veya mahkemece uygun görülecek teminat mukabilinde davalının menkul ve gayrimenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini ve yapılacak yargılama sonucunda davalarının kabulü ile, davalının hakkında başlatılan icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına ve davalının % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi isteminde bulunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/02/2026 tarihli ve 2026/150 Esas sayılı derdest dosyasında verilen ara kararında özetle; İİK 257 maddesinde ihtiyati haciz talep edebilmenin yasal koşulları sıralanmış olup bu hükümde vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir alacakla ilgili olarak ihtiyati haciz kararı verilebileceği öngörülmüştür.

Somut uyuşmazlık ticari ilişki kapsamında cari hesap alacağının tahsiline ilişkin ilamsız takibe itirazın iptali talebi olup davacı yanın alacağının varlığı ve miktarı, taraf delilleri toplanmak suretiyle yapılacak yargılama neticesinde değerlendirilebileceğinden, İİK 257. maddesinde öngörülen muaccel bir alacağın varlığına ilişkin yasal koşulun bu aşamada gerçekleşmediği anlaşıldığından, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair karar verildiği görülmüştür.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili tarafından verilen 02/03/2026 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle.

Ankara 13.Asliye Ticaret Mahkemesinin 25.02.2026 tarihli ara kararı ile ihtiyati haciz taleplerinin reddine karar verildiğini, bahse konu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle istinaf ettikleri mahkeme ara kararında yer aldığı şekliyle 'İİK 257. maddesinde ihtiyati haciz talep edebilmenin yasal koşulları sıralanmış olup bu hükümde vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir alacakla ilgili olarak ihtiyati haciz kararı verilebileceği öngörülmüştür.

Somut uyuşmazlık ticari ilişki kapsamında cari hesap alacağının tahsiline ilişkin ilamsız takibe itirazın iptali talebi olup davacı yanın alacağının varlığı ve miktarı, taraf delilleri toplanmak suretiyle yapılacak yargılama neticesinde değerlendirilebileceğinden İİK 257 maddesindeöngörülen muaccel bir alacağın varlığına ilişkin yasal koşulun bu aşamada gerçekleşmediği anlaşıldığından ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiş' denildiğini, davacı müvekkili ile davalı yan arasındaki ticari alım satım neticesinde müvekkili şirket tarafından 30.09.2019 tarihli 010255 Sıra No.lu 1.7858.672,00 TL bedelli,

30.11.2019 tarihli 010259 sıra No.lu 481.440,00 TL bedelli, 31.10.2020 tarih GIB2020000000086 No.lu 879.806,00 TL bedelli, 30.11.2020 tarih GIB2020000000095 No.lu 544.86,00 TL bedelli hizmet alım faturaları kesildiğini, fatura konusu hizmetlerin müvekkili şirket tarafından sağlanmışsa da davalı yan tarafından müvekkilinin bir süre ödeme yapılacağı konusunda oyalandığını, daha sonrasında da hem davalı tarafından, hem de müvekkili şirket tarafından keşide edilen ihtarnameler incelendiğinde davalı tarafın kötüniyetli olarak müvekkilinnin alacağını ödemekten kaçındığını,

İcra ve İflas Kanunu’nun 257. maddesinde belirtildiği üzere “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” hükmü uyarınca, borçluya borcun ödenmesi konusunda ihtaratta bulunulmuş olmasına rağmen herhangi bir ödeme yapılmamış olmasının borçlunun ödememe iradesini de gösterdiğinden,

davacının müvekkilinin alacağını alamama ve borçlunun mal kaçırdığının şu an hali hazırda müvekkili tarafından bizzat görüldüğü ve bilindiği hususu da dikkate alınarak müvekkilinin zarara uğramasının kaçınılmaz olduğunu, ivedilikle borçlunun mal ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesi gerekmekte iken mahkemece taleplerinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, HMK, İİK maddelerinden ve Yargıtay içtihatlarından da anlaşılacağı üzere dava sonuçlanıncaya kadar müvekkilinin hak kaybı yaşayacağı veya geri dönülmesi imkansız bir hale gelebileceğinden dolayı ihtiyati haciz taleplerinin kabul edilmesi gerektiğini,

dava sonuçlandığında müvekkilinin geri dönülmesi imkansız olarak bir zararla karşılaşmasının muhtemel olduğunu, bu durumun da mahkemece önüne geçilmesi gereken ve bu hususta tedbir ile müvekkilinin hak kaybına engel olunması gereken bir durum olduğunu, bu sebeplerle istinaf başvurularının kabulü ile, yerel mahkeme kararının kaldırılarak ihtiyati tedbir niteliğinde ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili 17/03/2026 tarihli istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın müvekkiliyle yazılı bir sözleşme bile imzalamadan, taahhütte bulunduğu ancak bu taahhüdünü yerine getirmeyerek, müvekkilini kandırdığını, davacının müvekkiline hizmet vermek adına 4 adet fatura tanzim ettiği ve bu faturaları da yapacağı hizmeti belirterek müvekkiline gönderdiğini, bu faturaların içerikleri incelendiğinde açıkça bir işin görülmesinin, bir hizmetin verilmesinin davacıya bir borç olarak yüklendiğinin tartışma götürmez bir gerçeklik olduğunu,

müvekkilinin davacının taahhüdünü yerine getirmemesi üzerine hizmet alımından vazgeçtiğini ve bu durumu davacıya ihtar ettiğini, müvekkilinin ise Ankara 62 Noterliğinin 31.01.2022 tarih ve 05103 yevmiye no.lu "hizmet alımından vazgeçme ihtarnamesi" ile fatura içeriklerinde belirtilen hizmetleri 31.01.2022 tarihine dek alamadığından bahisle bu hizmet alımından vaz geçtiğini, muhasebe açısından gerekli düzeltmeleri yaptığı ve bu durumu da vergi dairesine bildirdiğini, davacının, müvekkilinin ihtarnamesine karşı çektiği karşı ihtarnamesinde;

fatura içeriğine 8 gün içerisinde itiraz edilmediğini, hizmet alımlarının sağlandığını, bu nedenle de faturaları iade etmek istemeniz hukuka ve ahlaka açıkça aykırıdır" diyerek uzlaşmaz bir tutum sergilediğini, bir kere hukuka ve ahlaka uygun olan şeyin, kararlaştırılan bir edim varsa layıkı ile yerine getirmek, karşı tarafa düşenin de ücretini zamanında ödemek olduğunu, burada bir hukuk ve ahlak sorgulanması yapılacaksa, bunun muhatabının almadığı bir hizmetin karşılığında ödemelerini yapan müvekkilinin olmadığını düşündüklerini, davacı yannın müvekkiline hiçbir hizmet vermediğini,

üstüne vermediği hizmetin karşılığında ödemeler aldığını bile bile ihtiyati haciz isteyerek kötü niyetli tutumunu devam ettirdiğini, ihtiyati haciz talep eden kişinin kayıtsız şartsız bir ödeme belgesine sahip olması, karşı tarafı temerrüde düşürmesi ,ya da borçlunun mal kaçırması,

aktifini tüketmesi riski taşıması gerektiğini, müvekkilinin ekonomik olarak ciddi birikimi olan, yüzlerce aracı kiralama hizmetlerinde olan birisi olduğunu, değil dava konusu tutarı, kimselere vadesini aksatan bir borcu hiç olmadığını, davacının müvekkilini kandırdığını ve iş yapmadığını, bu anlamda davacının alacaklı değil, bilakis borçlu durumda olduğunu, mahkemenin red kararının yerinde bir karar olduğunu belirterek, davacının istinaf gerekçelerinin yasal olmadığından reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda;

Dava, taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli karşılığı olarak düzenlenen faturalara istinaden davalı hakkında başlatılan icra takibine davalının yaptığı itirazın iptali ile, takibin devamı, % 20 oranında icra inkar tazminatının da davalıdan tahsili ile, dava sonuçlanıncaya kadar takibe konu alacağın güvence altına alınabilmesi amacıyla davalıya ait malvarlığı ve hak ve alacaklar üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesi isteğine ilişkindir.

Mahkemece davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin 25/02/2026 tarihli ara karar ile, İİK. 257. maddesinde öngörülen alacağın varlığı konusunda yaklaşık ispat şartının sağlanmadığının kabulü ile, reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili yukarıda belirtilen gerekçeler ile istinaf yoluna başvurmuştur.

Mahkemece de dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin bu ara karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/02/2026 tarihli 2026/150 Esas sayılı derdest dosyasından vermiş olduğu davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara kararı usul ve yasa hükümlerine uygun olduğundan davacı vekilinin bu ara karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-İstinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olduğundan, davacıdan alınması gerekli 732,00 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

3-Davacı tarafından yatırılan 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından, taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince KESİN olmak üzere 05/05/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Başkan · e-imzalıdır Üye · e-imzalıdır Üye · e-imzalıdır Katip · e-imzalıdır

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, E. 2026/379, K. 2026/459, 5 Mayıs 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. İstem
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  6. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  7. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/379
Karar No
2026/459
Tarih
5 Mayıs 2026

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/379 K.2026/461
  • İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/379 K.2026/403
  • İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/379 K.2026/379
  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/379 K.2026/387
  • Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/380 K.2026/299
  • İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/380 K.2026/340

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.