KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2023
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/1293 - 2023/1252
- Dosya no
- 2022/1293
- Karar no
- 2023/1252
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 22/09/2021
- Numarası
- 2020/681 Esas - 2021/504 Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Yazılma tarihi
- 16/10/2023
Karar Metni
997 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde.
15.08.2020 tarihinde davalıya ZMMS sigortalı araç sürücüsünün karşıdan karşıya geçmekte olan davacıya çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, trafik kazası tespit tutanağına göre sigortalı araç sürücüsünün 53/2-a maddesini ihlal ettiğinin belirlendiğini, davacının kusurunun bulunmadığını, davacının gelirinin asgari ücret olduğunu, 30.10.2020 tarihinde davalıya tazminat talepli olarak başvuru yaptıklarını, 12.11.2020 tarihinde davalının temerrüde düştüğünü belirterek,
belirsiz alacak olarak şimdilik sürekli iş göremezlik zararı için 50 TL, geçici iş göremezlik zararı için 50 TL ve bakıcı gideri için 50 TL olmak üzere toplam 150TL'nin 12.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talep artırım dilekçesi ile 29.671,91-TL sürekli iş göremezlik, 14.700,00TL geçici iş göremezlik ve 2.943,00 TL bakıcı gideri talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı olmadığını, başvuru şartının tam olarak yerine getirilmediğini, kusur durumunun tespit edilmesi gerektiğini, gelirin asgari ücret olduğunu, geçici iş göremezlik zararından davalının sorumlu olmadığını, temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebinin yerinde olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, davacının kusurunun bulunmadığı, kaza nedeniyle davacının sürekli ve geçici iş göremezliğinin söz konusu olduğu ve ayrıca bakıcıya ihtiyaç duyduğu, kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümlerine uygun bir şekilde maluliyet oranı belirlendiği, sürekli iş göremezlik yönünden TRH 2010 Tablosu esas alınarak prograsif rant yöntemine göre tazminat hesabı yaptırıldığı,
sürücü ve işletenin, zarar görenin geçici iş görmezlik zararlarından sorumlu olması nedeniyle, aracın sigortalı olması halinde 2918 sayılı Yasanın 90-92. maddesi gereğince geçici iş göremezlik zararlarının da sigortanın sorumluluğunda olduğu, olayın meydana geliş şekli ve dosyaya kazandırılan kusur raporu gözetilerek davacının kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığına kanaat getirildiğinden kusur yönünden yeniden rapor alınmasına gerek görülmediği,
davalı tarafından sigortalı araç ticari nitelikte olmadığından ve sigorta şirketine başvuru yapılarken tüm belgeler eksiksiz sunulmadığından dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiği anlaşıldığından, davanın arttırılan miktarlar üzerinden KABULÜ ile.
29.671,91-TL sürekli iş göremezlik, 14.700,00-TL geçici iş göremezlik ve 2.943,00-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 47.314,91-TL tazminatın dava tarihi olan 15/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporunda maddi tazminat hesaplamasına ilişkin olarak kullanılan yöntem, bakiye ömür tablosu, kusur oranları, gelire ilişkin veriler ve diğer verilerin hatalı olduğunu, kararı bu yönden istinaf ettiklerini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesinde ileri sürdükleri hiçbir itirazın kararda gerekçelendirilmediğini, kararın gerekçesiz olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden sigortanın sorumlu olmadığını, tazminat raporunun genel şartlara göre 1,8 teknik faiz uygulanarak düzenlenmesi gerektiğini, davacının muhtemel bakiye ömrünün kaza tarihindeki yaşına göre belirlenmiş olmasının hatalı olduğunu, rapor tarihinin esas alınması gerektiğini, 1 aylık bakıcı ihtiyacı süresince aile üyelerinin bakması muhtemel olduğundan asgari ücretin yarısının esas alınması gerektiğini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Yerel Mahkeme tarafından davanın kabulüne dair verilen karar, davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden.
15.08.2020 tarihinde davalıya ZMMS sigortalı araç sürücüsünün karşıdan karşıya geçmekte olan davacıya çarpması sonucu davacının sağ tibia plato kırığı oluşacak şekilde ve kaza tarihindeki yönetmelik hükümleri gereğince %3 malul kaldığı, 6 ayda iyileşebileceği ve 1 ay bakıcı ihtiyacı olacak şekilde yaralandığı, geçici iş görmezlik ve geçici bakıcı gideri zararının TBK'nın 54 ve KTK'nın 91. maddesi kapsamında ZMMS kapsamında bulunması nedeniyle davalı ZMMS sigortacısının sorumluluğunun bulunduğu,
kaza tutanağı, savcılık dosyasında alınan kusur raporu ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı yayanın kurallara uygun olarak kavşakta karşıya geçerken, davalının sürücüsünün davacı yayaya ilk geçiş hakkını vermemesi nedeniyle meydana gelen kazada tam kusurlu olduğu, mahkemece hükme esas alınan hesap raporunda TRH 2010 Tablosu ve prograsif rant yönteminin ve dava dilekçesindeki talep gereği asgari ücretin esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, karar gerekçesinin yeterli olduğu anlaşıldığından, davacı vekili ile davalı vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2022/1293, K. 2023/1252, 11 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama