KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2023
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/1600 - 2023/1631
- Dosya no
- 2022/1600
- Karar no
- 2023/1631
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26/01/2022
- Numarası
- 2020/290 Esas - 2022/33 Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekilleri
- —
- Davanın konusu
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Yazılma tarihi
- 18/12/2023
Karar Metni
900 kelime·5 dk okuma
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili, davalılar ... A.Ş. vekili, ... A.Ş. vekili, ...vekili, ... vekili ve ... vekili tarafından adli yardım talepli olarak süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği, adli yardım koşullarının da bulunduğu anlaşıldığından, adli yardımlı olarak dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, 1-Davacının maddi tazminat davasında; a-Sürekli iş göremezlik tazminatına konu davanın kısmen kabulü ile, 602.501,45 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 31/12/2018 tarihinden itibaren işletilecek davalı ... yönünden yasal faizi ile, ...ve ... yönünden 31/12/2018 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte (davalılar ... A.Ş. ile ... A.Ş.'nin poliçe limitlerinden yapılan ödemenin düşümü ile 255.995,74 TL'nin davalı ...
A.Ş. yönünden alacağa 06/08/2019 tarihinden itibaren yasal faiz, davalı ...
A.Ş. yönünden 17/07/2019 tarihinden itibaren işletilecek avans faizini geçmemek üzere sorumlu olmaları kaydıyla) davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bu kalemden fazlaya ilişkin istemin reddine, b-Tedavi gideri tazminatına konu davanın kabulü ile, 1.449,00 TL'nin davalı ... yönünden 31/12/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi, davalılar ...ve ... yönünden 31/12/2018 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi, davalı ...
A.Ş. yönünden 17/07/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi, ...
A.Ş. yönünden 17/07/2019 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte olmak üzere davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Davacının, davalılar ..., ... ve ...'a yönelik manevi tazminat davasında; davanın kısmen kabulü ile, 50.000,00 TL'nin davalı ... yönünden 31/12/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi, davalılar ...ve ... yönünden 31/12/2018 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte bu davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmesi halinde istinaf edilmemiş olsa dahi HMK'nın 355. maddesi gereğince resen nazara alınır, mahkemelerin görevi kamu düzeninden olduğundan, taraflarca istinaf edilmemiş olsa dahi resen incelenir.
Davacı, minibüste biletli yolcu konumundadır.
Dava tarihinden önce 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 Sayılı Tüketici Kanunu'nun 73/1 maddesinde; "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda, tüketici mahkemeleri görevlidir.", aynı Yasa'nın 3.maddesinin 1.fıkrasının 1.bendinde; "Tüketici, işlemi, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzer sözleşmelerde dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Yukarıda açıklanan yasa maddeleri ve düzenlemeler ışığında, somut uyuşmazlıkta, davacı tüketici konumunda olup, davalı minibüs işleteni (ve sürücüsü) ile aralarında aktedilen yolcu taşıma sözleşmesi bir tüketici işlemidir. O halde, tüketici işleminden kaynaklanan bu uyuşmazlığın, Tüketici Mahkemesi tarafından görülmesi gerekir.
Davanın açıldığı tarih (02/07/2020) itibariyle 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu taşıma işleminin de tüketici işlemi sayıldığı, buna göre yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca işbu davaya bakma görevinin tüketici mahkemesine ait bulunduğu açıktır.
Dava konusu olayda davalı sigorta şirketi ile davacı arasındaki uyuşmazlığı inceleme görevi ticaret mahkemesine ait ise de işbu dava, taşıyan olan diğer davalıya karşı birlikte açılmıştır. Bu durumda davalılar arasında bağlantı olduğu, biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceği de muhtemeldir. Hal böyle olunca usul ekonomisi, daha isabetli bir karar verilmesi ve davaların makul bir süre içinde bitirilmesi yükümlüğü açısından, davaların birlikte görülmesi gereklidir.
Ayrıca davalı sigorta şirketi hakkındaki davanın da ticaret mahkemesine göre daha özel nitelikteki tüketici mahkemesinde görülmesi, göreve ilişkin usul kurallarına da uygun düşecektir.
Somut olayda; taraflar arasındaki ilişkinin taşıma sözleşmesinden kaynaklanması ve davacının da tüketici vasfına sahip olması, davacı yolcu ile davalı taşıyan/sürücü arasındaki temel ilişki olan taşıma sözleşmesinin dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kalması gözetilerek, davanın görülmesinde Tüketici Mahkemesinin görevli olduğundan görevsizlik kararı ile davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde yargılamaya devam edilerek esastan karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-a-3 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2022/1600, K. 2023/1631, 13 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama