İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2022/1610 K.2023/1663

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

Esas2022/1610Karar2023/1663Tarih20 Aralık 2023Okuma9 dk · 1.899 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Davacılar

Karar tarihi
20 Aralık 2023
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Esas-Karar No
2022/1610 - 2023/1663
Dosya no
2022/1610
Karar no
2023/1663
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
07/04/2022
Numarası
2021/163 Esas 2022/250 Karar
Vekili
—
Davalı
—
Davanın konusu
Tazminat
Yazılma tarihi
20/12/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.899 kelime·9 dk okuma·4 bölüm

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacılar vekili dava dilekçesinde. 14.01.2020 tarihinde sürücü ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile Ankara istikametinden Kırıkkale istikametine doğru seyir halinde iken, yaya konumda olan ...'a çarpması sonucu meydana gelen kazada, müvekkillerinin desteği ...'ın vefat ettiğini, kazanın oluşumunda davalı ...

Sigorta A.Ş'ye Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'un kusurlu bulunduğunu, müteveffanın kazadan önce annesi ..., babası ... ile zihinsel engelli kardeşi ...'a destek olduğunu, müteveffanın da engelli olması nedeniyle evlenme yada çocuk sahibi olma imkanının bulunmadığını, uğranılan maddi zararların tazmini için davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, kısmi bir ödeme yapıldığını, ancak zararın tam olarak giderilemediğini, arabuluculuk sürecinde de anlaşma sağlanamadığını belirterek,

fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla ...'ın ölümü sebebiyle annesi ... için 100,00 TL, babası ... için 100,00 TL, kardeşi ... için 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde.

Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarih 2019/40 E, 2020/40 K no'lu kararının işbu uyuşmazlık bakımından dikkate alınmaması gerektiğini, meydana gelen kaza nedeniyle açılan hasar dosyasında hazırlanan aktüeryal raporlara istinaden 15.04.2020 tarihinde ...'a 18.935,00 TL, ...'a 14.882,00 TL olmak üzere toplam 33.817,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödendiğini, müvekkili şirketin başkaca bir sorumluluğu kalmadığını, kabul manasında olmamak üzere öncelikle kaza ile ölüm arasındaki illiyet bağının ispatlanması gerektiğini, kusur oranlarının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesini talep ettiklerini,

davacıların kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsup edileceğini, kardeşin kardeşe destekliği Yargıtay içtihadı gereğince kabul edilmediğinden destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, ancak dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu tutulabileceklerini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacıların desteği durumundaki ...'ın 14/01/2020 günü meydana gelen trafik kazasında vefat ettiği, mahkemece aldırılan bilirkişi raporu ile Elmadağ CBS tarafından aldırılan Adli Tıp Kurumundaki tespitlere de uygun olarak davalı tarafından sigortalanan ... plaka sayılı dava dışı ... sevk ve idaresindeki araç sürücüsünün yüzde 25 oranında, , davacılar murisi yaya ...'n ise yüzde 75 oranında kusurlu olduğu, dava tarihinden önce sigorta şirketine yapılan başvuru sonrası müteveffanın annesi ...'a 18.935,00-TL, babası ...'a 14.882,00-TL ödemede bulunulduğu,

davacılarla sigorta şirketi arasında 23/03/2020 tarihli ibraname düzenlense de 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111. maddesi uyarınca, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar, yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebileceğinden ve davacıların dava açarak iradelerinin bu yönde olduğu kabul edilerek yapılan ödemelerin tespit edilecek tazminattan düşüleceği, diğer yandan davacı ...'ın dosyada mevcut hastane raporuna göre zihinsel rahatsızlığı bulunduğu ve engellilik oranının yüzde 90 olduğu, kendisine babası ...'ın vasi atandığı,

somut olayda müteveffanın çok yüksek engellilik oranına sahip zihinsel özürlü kardeşine destek olmasının hayatın olağan akışına uygun olduğu kabul edilerek (benzer şekilde bkz. Yargıtay 17. HD. 'nin 2015/13074 esas ve 2018/7185 karar sayılı ilamı) buna göre tazminat hesabının yapılması gerektiği, desteğin kaza tarihinde çalıştığı işyerinden edinilen kazanç bilgileri incelendiğinde müteveffanın ölüm tarihinde asgari ücretin 1.1 katı kadar kazancı bulunduğunun tespit edildiği,

bu suretle müteveffanın destek süresi ve aile üyelerine ayrılacak gelir payı, bir kısım davacılara yapılan kısmi ödeme tutarı, kazaya karışan tarafların kusur durumu, TRH-2010 yaşam cetveli ile istikrar bulmuş Yargıtay içtihatlarına uygun, denetime elverişli ve gerekçeli olarak aktüer bilirkişiden alınan rapora itibar edildiğinde destek ...'ın vefatı sebebiyle; annesi davacı ...'ın 26.835,22-TL, babası ...'ın 15.003,00-TL, kardeşi davacı ...'ın 94.395,28-TL destekten yoksun kalma tazminatı talep hakkı bulunduğu,

davacılar tarafından davalıya yapılan başvuru belgelerine göre davacılar anne ve baba yönünden davalının 09/03/2020 tarihi, davacı kardeşi yönünden dava tarihinden sonra başvuruda bulunulduğundan dava tarihi itibarıyla davalının temerrüde düşmüş kabul edileceği, diğer yandan kaza yapan sigortalı aracın özel araç olması nedeniyle her bir davacı yönünden kabul edilen tutarlara yasal faiz uygulanacağının anlaşıldığı gerekçesiyle. "DAVANIN KABULÜ ile.

1-...'ın vefatı sebebiyle; annesi davacı ...'a 26.835,22-TL maddi tazminatın 09/03/2020 tarihinden, babası ...'a 15.003,00-TL maddi tazminatın 09/03/2020 tarihinden, kardeşi davacı ...'a 94.395,28-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte (davalının sigorta poliçesindeki teminat limitiyle sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla) davalıdan tahsili ile adları geçen davacılara ayrı ayrı ÖDENMESİNE" karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde, müteveffa %55 oranında zihinsel engelli olup zeka gerektirmeyen işlerde çalışabilen bir bireyin evlilik gibi sorumlulukları ağır olan bir müesseseyi kaldırabilmesi mümkün olmadığından bilirkişi raporunda evlenme ve çocuk sahibi olma ihtimali dikkate alınarak hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplama yapılırken müteveffanın evlenme ve çocuklarının olması ihtimalleri dikkate alınmış ise de bu hususa itiraz etmek zorunluluğunun hasıl olduğunu, müteveffa engelli olup yalnızca zeka gerektirmeyen işlerde çalışmasının mümkün olduğunu,

bu durumun dosyada mevcut Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi' nin 21.05.2010 tarihli Özürlü Sağlık Kurulu Raporu ile de sabit olduğunu, bu durumdaki bir bireyin evlilik gibi sorumlulukları ağır olan bir müesseseyi kaldırabilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, zira müteveffanın kaza tarihinde 33 yaşına gelmiş olmasına rağmen evlenememiş olmasının da iddianın haklı olduğunu ispat ettiğini, gerekçeli kararda davacılardan ... lehine hükmedilen tazminata dava tarihinden itibaren faiz işletildiğini,

dava açılmadan evvel davacı ... için diğer davacılarla birlikte 23.06.2020 tarihinde arabuluculuk başvurusu yapıldığını ve 03.07.2020 tarihinde anlaşamama şeklinde arabuluculuk sürecinin tamamladığını, arabuluculuk son tutanağının da dosya içerisinde mevcut olduğunu, davalı sigorta şirketi davacı ... yönünden arabuluculuk sürecine ilişkin başvuru tarihinden itibaren temerrüte düşürüldüğünden bu tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, nitekim.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 13.9.2021 tarih 2021/18933 E. 2021/4438 K. Sayılı ilamına göre. "Davalı ... şirketi, davacı çocuk ... 'ün yaralanmasıyla sonuçlanan kazaya karışan karşı aracın trafik sigortacısı olup, 2918 Sayılı KTK'nun 99/1. maddesiyle ZMSS Genel Şartları'nın B.2.2.1 maddesi uyarınca, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır.

Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Davadan önce yapılmış bir başvurunun bulunmadığı durumda ise, davalı sigortacı için dava tarihi temerrüt tarihidir.

Somut olayda; her ne kadar davacılar vekili 13.09.2019 tarihinde davalı sigortacıya başvurmuş ise de, bu başvuruda sadece geçici ve kalıcı işgöremezlik tazminatı için talepte bulunulduğu (davaya konu edilen bakıcı gideri için bir talebin olmadığı) görüldüğünden, anılan tarihin temerrüt belirlemesinde etkisi yoktur.

Davacı tarafın davaya konu edilen bakıcı giderinin ödenmesini sağlamak amacıyla, 13.12.2019 tarihinde arabuluculuk yoluna başvurduğu, Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'nun 23.12.2019 tarihli son tutanağı ile tarafların anlaşamadığının ve arabuluculuk sürecinin sona erdiğinin kayıt altına alındığı görülmektedir.

Alternatif başvuru yolu olan arabulucuya başvurulması ile davalının davaya konu edilen bakıcı gideri zararı bakımından temerrüde düştüğünün kabulü gerektiğinden, davalının temerrüt tarihinin yanlış belirlenmesi doğru değil bozma sebebi ise de, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün 6100 Sayılı HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." denildiğini, davacı ... yönünden arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava, destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Davacılar vekili müteveffanın zihinsel engelli olması sebebiyle evlenme ihtimali bulunmadığını, bilirkişi raporunun bu nedenle hatalı olduğunu belirtmişlerdir.

Daha çok tıp biliminin uğraş alanına giren akıl hastalığının tanımı Türk Medeni Kanunu'nda yapılmamıştır. Ancak TMK'nın 133. maddesi "akıl hastaları, evlenmelerinde tıbbi sakınca bulunmadığı resmi sağlık kurulu raporuyla anlaşılmadıkça evlenemezler" hükmünü içermektedir. Bu hükümden anlaşılacağı üzere, akıl hastalığı kural olarak kesin evlenme engellerinden biridir. Ancak bu engel her türlü akıl hastalığını kapsamamaktadır.

Gerçekten, mevcut akıl hastalığının evlenme bağlamında herhangi bir sakınca doğurmayacağı resmî sağlık kurulu raporuyla belgelendiği taktirde, bu hastalığa yakalanmış olan bir kişinin evlenmesine engel olunamayacaktır.

Görüleceği üzere; burada sözü edilen akıl hastalığı ayırt etme gücünü sürekli ortadan kaldırmayan akıl hastalığıdır. ( Tuğçe Tekben, “Evliliğin Mutlak Butlanına İlişkin Bir Yargıtay Kararının Değerlendirilmesi”, YÜHFD, C.XVI, 2019/2, s.163-213.) Çünkü akıl hastalığı ayırt etme gücünü sürekli ortadan kaldırıyorsa, TMK'nın 125. maddesinde belirtildiği üzere bu kişi zaten evlenme ehliyetine sahip değildir (DURAL Mustafa/ÖĞÜZ Tufan/GÜMÜŞ M. ..., Türk Özel Hukuku, C: III, Aile Hukuku, İstanbul 2019.)

Somut olayda ise, müteveffanın “hafif derece mental retarde “ “olduğu belirtilmekte olup, ayırt etme gücüne sahip bulunmadığı konusunda bir belirleme bulunmadığı, kaldı ki zihinsel engelin destek olmaya engel teşkil etmediği kabul edildiğine göre evlenme engeli de teşkil etmeyeceği kanaatine varılmakla bu yöne ilişkin istinaf sebeplerine itibar edilememiştir.

Faiz başlangıcı konusunda ise, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 13/09/2021 tarih ve 2021/18933 Esas, 2021/4438 Karar sayılı ilamında, “2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2.2.1 maddesi uyarınca, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir.

Davadan önce yapılmış bir başvurunun bulunmadığı durumda ise, davalı sigortacı için dava tarihi temerrüt tarihidir.Somut olayda; her ne kadar davacılar vekili 13.09.2019 tarihinde davalı sigortacıya başvurmuş ise de, bu başvuruda sadece geçici ve kalıcı işgöremezlik tazminatı için talepte bulunulduğu (davaya konu edilen bakıcı gideri için bir talebin olmadığı) görüldüğünden, anılan tarihin temerrüt belirlemesinde etkisi yoktur.

Davacı tarafın davaya konu edilen bakıcı giderinin ödenmesini sağlamak amacıyla, 13.12.2019 tarihinde arabuluculuk yoluna başvurduğu, Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'nun 23.12.2019 tarihli son tutanağı ile tarafların anlaşamadığının ve arabuluculuk sürecinin sona erdiğinin kayıt altına alındığı görülmektedir.

Alternatif başvuru yolu olan arabulucuya başvurulması ile davalının davaya konu edilen bakıcı gideri zararı bakımından temerrüde düştüğünün kabulü gerektiğinden, davalının temerrüt tarihinin yanlış belirlenmesi doğru değil bozma sebebi ise de, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün 6100 sayılı HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. “ denilmekte olup, faiz başlangıcının ... yönünden arabuluculuğa başvurma tarihi olan 23/06/2020 olarak belirlenmesi gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine, dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07/04/2022 gün ve 2021/163 Esas-2022/250 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

Buna göre HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca yeniden esas hakkında düzelterek karar verilmesi gerektiğinden;

DAVANIN KABULÜ ile;

1-...'ın vefatı sebebiyle; annesi davacı ...'a 26.835,22-TL maddi tazminatın 09/03/2020 tarihinden, babası ...'a 15.003,00-TL maddi tazminatın 09/03/2020 tarihinden, kardeşi davacı ...'a 94.395,28-TL maddi tazminatın 23/06/2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte (davalının sigorta poliçesindeki teminat limitiyle sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla) davalıdan tahsili ile adları geçen davacılara ayrı ayrı ÖDENMESİNE,

2-Alınması gereken 9.306,11-TL harçtan peşin 59,30 TL ve ıslahla alınan 465,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 8.781,81-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,

3-Davacılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden AÜT gereğince 16.892,18-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine,

4-Davacılar tarafından yapılan yargılama gideri olarak 59,30-TL başvuru harcı, 59,30-TL peşin harç 465,00 TL ıslah harcı, 8,50-TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 592,10 TL ile, 1.750,00-TL bilirkişi ücreti, 136,70-TL posta masrafları olmak üzere toplam 1.886,70 -TL'nin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine,

5-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen tutarı karşılığı ticari arabulucu ücreti olan 1.320,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

İSTİNAF YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN

1-İstinaf eden davacılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacılara iadesine, 2-İstinaf eden davacılar tarafından yapılan 138,6-TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 3-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde davacılara iadesine, 4-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 20/12/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2022/1610, K. 2023/1663, 20 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Yargılama Giderleri Yönünden
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1610
Karar No
2023/1663
Tarih
20 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2022/1620 K.2023/1666
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2022/1644 K.2023/1729
  • Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/1644 K.2023/2316
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2022/1649 K.2023/1734
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/1655 K.2023/1778
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2022/1661 K.2023/1741

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.