KÜNYE
T.C. Bursa
- Mercii
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1644
- Karar No
- 2023/2316
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2023
- T.C. BURSA BAM 13. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- —
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Kâtip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Karar tarihi
- 16/05/2022
- İstinaf başvuru tarihi
- 06/09/2022 (Davacı), 12/09/2022 (Davalı
- Davacı
- —
- Davanın konusu
- Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen
- B.a.m. karar tarihi
- 05/12/2023
- Karar yazım tarihi
- 06/12/2023
Karar Metni
1.644 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahal mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dilekçesinde, müvekkiline ait ......plakalı aracın kazada ağır hasar aldığını,... marka kamyon üzerinde ....marka beton pompası olduğunu, kamyonun perte çıktığını, aracın üzerindeki beton pompasının sökülmesi için Kurtköy yetkili servise aracın çekme ücretinin 2.665,00 TL ödendiğini, beton pompasında 40.681,68 TL hasar tespit edildiğini, davalı sigortanın 100.000,00 TL ödediğini, müvekkili şirketin aracı hasarlı halde 185.600,00 TL'ye sattığını, beton pompasını 21/12/2017 tarihinde 775.000,00 TL'ye sattığını, 23/10/2017 tarihine kadar aracı çalıştıramadığından iş gücü ve kar kaybına uğradığını,
3 ay 15 günlük sürede tüm giderleri düşüldükten sonra toplam 155.416,48 TL maddi zarara uğradığını, beton pompasındaki maddi hasar ile kurtarıcı çekim ücreti dahil 43.316,68 TL zarar olduğunu, toplamda 198.763,16 TL talep edildiğini belirterek davalı şirketin müvekkil şirkete ödemekle yükümlü olduğu beton pompasındaki maddi hasar bedeli (söküp takma dahil) ve aracın kurtarıcı ile servise çekme bedeli ile toplam 43.316,68 TL nin 23.10.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı şirketten alınmasına,
müvekkili şirketin makul sürede ödeme yapılmamasından ve makul sürede aracının yapılmamasından kaynaklı olarak uğradığı maddi kâr kaybı olan maddi tazminat miktarı 155.416,48 TL' nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınmasına, toplamda davalı şirketten 198.763,16 TL'nin alınmasına, karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ....... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacı ........ Ltd.
Şti., 23.06.2017 tarihinde 16 UG 902 sayılı kamyonun taşımacılık faaliyetinde bulunurken hasar gördüğünü iddia ettiğini, 23.06.2017 tarihinde meydana gelen kazaya karıştığı belirtilen 16 UG 902 plakaka sayılı aracın, 23.03.2017/2018 tarihli kasko poliçesi ile kasko sigortalı olduğunu, 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca, her kasko sigortası özel şartları, muhtevası idare tarafından belirlenen genel şartlara tabi olduğunu,
huzurdaki dosyada uyuşmazlık konusu edilen kasko sigorta sözleşmesi de 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun mal sigortalarına ilişkin hükümleri ile 2013 tarihli Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları hükümlerine tabi olduğunu, davacı yanın, 155.416,48 TL tutarlı gelir kaybını müvekkili şirketten talep ettiğini belirtiğini, müvekkili şirket ile davacı şirket arasındaki uyuşmazlığın temeli sigorta sözleşmesinden doğmakta olduğunu, 153712436 poliçe numarası ile dosyada mübrez sigorta sözleşmesinin davacının gelir kaybı / kâr kaybından doğan zararlarını teminat altına almadığını,
sigorta poliçesi ile teminat altına alınmayan gelir kaybının sigorta şirketinden tahsilinin mümkün olmadığını, yargılama öncesi alınan ekspertiz raporları ve tespit dosyalarında alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını, beton pompasına yönelik talebin reddinin gerektiğini, tazminat talep hakkının, öncelikle rehin hakkı sahibine ait olduğunu, davacının rehin hakkı sahibinden muvafakat almasının gerektiğini, muvafakat alınmadan açılan davada davacının aktif husumet ehliyeti bulunmamakta olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, 4.500,00 TL işçilik bedeliyle 2.655,00 TL çekme- nakliye bedelinin 23/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde, davalının kazada kamyonla birlikte hasara uğrayan beton pompası için tazminat ödemeyi kabul ettiğinden gönderilen ihtarnameye rağmen ne tazminat bedelini, ne de kamyon ile birlikte hasara uğrayan beton pompası için tazminat ödemeyi kabul etmediğini, mahkemece delil listesinde yer alan İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/4451 değişik iş dosyasındaki bilirkişi raporundaki değerlendirmeye rağmen bu hususun dikkate alınmadığını, talep ettikleri zarar kalemlerinin bu rapor ile ispatlandığını, sigortanın taraflarına hiçbir ödeme yapmadığını,
dolayısıyla ödeme yapılmayan sürelerin tamamında geçen sürelerde meydana gelen kazanç kaybından davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğunu, mahkemece bu taleplerinin de ek bilirkişi raporundaki hesaplamaların da dikkate alınmadığını, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın tümden kabulüne karar verilmesini, talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde, beton pompasının kamyon şasisi üzerinden sökülmesi için gerekli işçilik bedeli masrafı, beton pompasının davacı tarafından araçtan bağımsız olarak satılmak istenmesi sebebiyle beton pompasının İstanbul'a nakliyesi ve yine beton pompasının araç üzerinden sökülmesi ile ilgili masraflar olduğunu, beton pompasının sökülmesinin aracın karıştığı kazanın tabii sonucu olduğunu söylemenin mümkün olmadığını, beton pompasının başka araca nakline yönelik işlemler için doğmuş olan masrafın sigorta teminatı dışında olduğunu, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın tümden reddine karar verilmesini, talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE:
Dava, haksız fiil nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı kasko sigorta şirketi tarafından sigortalanan davacı şirkete ait aracın üzerine beton mikseri monte edildiği, beton mikserinin de poliçe kapsamında sigortalandığı, zira poliçede kullanım şeklinin beton pomp kamyon olarak vasıflandırıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı şirket, delil tespiti ile tespit ettirdiği pert total kamyonun kazanç kaybı ile, beton mikserinin demontaj- başka araca montaj masrafının poliçe kapsamında olduğu iddiasıyla iş bu davayı açmıştır.
Mahkemece. beton pompasının kamyon şasisi üzerinden sökülmesi için gerekli işçilik bedelinin 4.500,00 TL (KDV hariç) ve aracın kurtarıcı ile çekme-nakliye bedeli 2.655,00 TL (KDV dahil) yönünden kabul kararı verilmiş, taraflarca istinafa başvurulmuştur.
Taraflar arasındaki kasko poliçesi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlükte olduğu tarihte düzenlemiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1423. maddesinde "sigortacı ve acentesi, sigorta sözleşmesinin kurulmasından önce, gerekli inceleme süresi de tanınmak şartıyla kurulacak sigorta sözleşmesine ilişkin tüm bilgileri, sigortalının haklarını, sigortalının özel olarak dikkat etmesi gereken hükümleri, gelişmelere bağlı bildirim yükümlülüklerini sigorta ettirene yazılı olarak bildirir.
Ayrıca, poliçeden bağımsız olarak sözleşme süresince sigorta ilişkisi bakımından önemli sayılabilecek olayları ve gelişmeleri sigortalıya yazılı olarak açıklar. Aydınlatma açıklamasının verilmemesi halinde, sigorta ettiren, sözleşmenin yapılmasına ondört gün içinde itiraz etmemişse, sözleşme poliçede yazılı şartlarla yapılmış olur. Aydınlatma açıklamasının verildiğinin ispatı sigortacıya aittir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Davacı sigortalının poliçe ve teminatları konusunda aydınlatma yükümlülüğünün yapılmadığı durumda 14 gün içerisinde sigorta poliçesine itiraz etme hakkı bulunmaktadır. Ancak TTK'nın 1423/2. maddesi uyarınca sigorta şirketinin aydınlatma açıklamasını vermemesi halinde sigorta ettiren davacının sigorta sözleşmesinin yapılmasına 14 gün içerisinde itiraz hakkı olduğu, itiraz etmediği takdirde sigorta sözleşmesinin poliçede yazılmış şartlarda yapılmış sayılacağı, beton pompasının taraflar arasındaki kasko poliçesi teminatı altında olduğu kabul edilmiştir (Yargıtay 11. HD. 2021/8342 Esas 2022/8708 Karar).
Araç mahrumiyet bedeli, ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan bu süre içinde davacının aynı nitelikteki araç için (ikame araç) ödemesi gereken bedeldir (Yargıtay 17. HD 2016/2072 E- 2018/11712 K sayılı ilam).
Davacı aracını tamir süresince kullanamadığı gerekçesi ile kazanç kaybı talep etmiş, davaya konu kasko poliçesinde ikame araç klozu bulunmadığından mahrumiyet bedeli talebinin reddine karar verilmesi yerinde olup, davacı vekilinin istinaf istemi yerinde bulunmamıştır.
Ancak, davacıya ait araca monteli beton pompasının dava konusu kaza nedeni ile hasar aldığı, bilirkişi raporuna göre, aracın pert total olduğundan pompanın kullanıma devam edilebilmesi için söküm yapılmasının zorunlu olduğundan buna ilişkin bedelin poliçe kapsamında davacının talep hakkının bulunduğu, kazaya ilişkin delil tespit dosyası, alınan bilirkişi raporları ile anlaşılmakta olup, söz konusu beton pompasının taraflar arasındaki kasko poliçesi kapsamında olduğu,
mahkemece de kabul edilen beton pompasına ilişkin zarar miktarının hüküm altına alınması gerekirken reddi doğru olmamış olup, diğer yandan beton pompasının pert totale uğrayan kamyon üzerinden sökülmesinin zorunlu olması nedeniyle davacının bundan ötürü zararını isteyebileceği, alınan bilirkişi raporunda, bu miktarın 40.681,68.- TL olduğu, mahkemece yalnızca işçilik bedelinin 4.500,00 TL (KDV hariç) hüküm altına alınması hatalı olmakla, bu hususa ilişkin davacı vekilinin istinaf isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Diğer yandan, taraflar arasındaki kasko poliçesinin çekme başlıklı 4.maddesinde en yakın yetkili servis veya anlaşmalı servise 1.000 TL limitle araç çekileceğinin belirtildiği, dosya kapsamından davacıya ait aracın poliçe kapsamında, ilk önce Bursa'daki bir servise çekildiği, akabinde davacı tarafça beton pompasının tek yetkili servisinin İstanbul'da olduğundan bahisle İstanbul'a çekildiği ve buna ilişkin 2.665 TL'nin davacı tarafça talep edildiği, Bursa'da yetkili servise çekilme ile daavalı sigorta şirketinin poliçedeki yukarıda değinilen kloz kapsamındaki yükümlülüğünü yerine getirdiği,
diğer bir deyişle davacının bundan ötürü 1.000 TL limitli çekme hakkını tükettiği anlaşılmakla, buna ilişkin talebin reddi gerekirken kabulü doğru olmamış, davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile çekme bedeline ilişkin talebin reddine dair düzelterek hüküm kurmak gerekmiştir.
HMK'nun 355.maddesi gereğince istinafa başvuranın sıfatı, istinaf konusu yapılan nedenler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle esas bakımından kabulü ile bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK’nun 353/1-b-2 maddesi gereğince mahkeme kararının düzeltilerek ve kazanılmış haklar da gözetilerek yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
... · Başkan · ... · E-İmzalıdır. · ... · Üye · ... · E-İmzalıdır. · ... · Üye · ... · E-İmzalıdır. · ... · Katip · ... · E-İmzalıdır.
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2022/1644, K. 2023/2316, 5 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama