KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 35. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Davacı
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2024
- Dosya no
- 2022/1666
- Karar no
- 2024/12
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/03/2022
- Numarası
- 2021/20 Esas - 2022/187 Karar
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Yazılma tarihi
- 19/01/2024
Karar Metni
843 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01/12/2017 tarihinde davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı aracın çarpması sonucu yaralandığını, trafik kazası nedeni ile Beypazarı Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/922 Esas sayılı dosyası ile yargılama yapıldığını, araç sürücüsü ...'in tam kusurlu olduğunun, müvekkilinin kusurunun bulunmadığının belirtildiğini, müvekkili için maddi tazminat talebinin 17/09/2018 tarihli yazı ile davalıya bildirildiğini, ancak sigorta şirketince herhangi bir ödeme yapılmadığını, arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığını bildirerek, belirsiz alacak olarak fazlaya ilişkin kısmı saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00-TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; huzurdaki davanın belirsiz alacak nev’inde ikame edilmesinin usul hukukuna aykırı olduğunu, alacak miktarının açık şekilde belirlenebilir nitelikte olduğunu, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, davaya konu kazanın 01/12/2017 tarihinde meydana geldiğini, davacı tarafından 11/01/2021 tarihinde dava açıldığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilinin sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, tarafların kusur oranlarının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu'na gönderilmesi gerektiğini, trafik kurallarının yalnızca araç sahipleri için değil yaya için de geçerli olduğunu,
poliçede sadece sürekli maluliyet hallerinin teminat altına alındığını, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'nden alınacak rapor ile davacının maluliyetinin tespit edilmesi gerektiğini, zarar hesabının aktüer bilirkişi aracılığı ile yapılmasını talep ettiklerini ileri sürerek, haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda. 01/12/2017 tarihinde yaya olan davacıya, davalıya ZMMS ile sigortalı aracın çarpması sonucu davacının bedensel özür oranının %48 olacak, 4 ay bakıcı ihtiyacı olacak ve 12 ayda iyileşebilecek şekilde yaralandığı, sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda %100 (yüzdeyüz) oranında kusurlu olduğu, davacı/yaya'nın kusurunun bulunmadığı,
maluliyet ve kusur durumuna göre, yapılan hesaplamada davacının 7.866,00-TL bakıcı gideri, 17.230,76-TL geçici iş göremezlik, 58.688,15-TL bilinen dönem sürekli iş göremezlik, 297.926,70-TL bilinmeyen dönem sürekli iş göremezlik talep edebileceği, ancak davacı vekilince limit kapsamında sunulan ıslah dilekçesi de nazara alınarak “davacının davasının kabulü ile 17.230,76-TL geçici iş göremezlik, 312.769,24-TL sürekli iş göremezlik tazminatı,
7.866,00-TL bakıcı gideri ve 7.331,90-TL tedavi gideri olmak üzere toplam 345.197,90-TL maddi tazminatın dava tarihi olan 11/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline” karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; ATK’dan kusur raporu alınmadan karar verilmesinin doğru olmadığını, geçici işgöremezlik ve tedavi giderinden sigortanın sorumluluğu olmadığını, davacı lehine AAÜT gereğince 1/5 oranında vekâlet ücreti verilmesi gerektiğini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan davalı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Yerel Mahkeme tarafından davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, geçici iş görmezlik zararının, bakıcı giderinin ve tedavi giderinin TBK'nın 54 ve KTK'nın 91. maddesi kapsamında ZMMS kapsamında bulunmasına,
davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün olay mahalli olan bölünmüş tek yönlü taşıt yolunda ilk önce durakladıktan sonra aracının arkasını kontrol etmeden aniden ve kontrolsüz geri manevrası sırasında aracının arkasındaki yaya geçidinden kurallara uygun olarak geçişini sürdürmekte olan davacı yayaya aracının arka kısmı ile çarparak yaralanmasına sebebiyet vermesinde tam kusurlu olduğu, hükme esas alınan kusur raporunun kaza tutanağı, Beypazarı Asliye Ceza Mahkemesi dosya kapsamı ve oluşa uygun olduğu, davacı lehine AAÜT’ye uygun olarak vekâlet ücretine karar verildiği,
1/5 oranının ancak sigorta tahkim kararlarında uygulanabileceği anlaşıldığından, davalının tüm istinaf sebeplerine itibar edilmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, usul ve yasaya uygun olarak verilen ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2022/1666, K. 2024/12, 17 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama