KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Şubat 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/1874 - 2024/204
- Dosya no
- 2022/1874
- Karar no
- 2024/204
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/06/2022
- Numarası
- 2021/560 Esas - 2022/589 Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazılma tarihi
- 15/02/2024
Karar Metni
1.288 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde.
13.10.2020 tarihinde, sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosikletiyle seyir halinde iken plakası tespit edilemeyen aracın müvekkili sürücünün motosikletinin ön kısımlarına çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin motosikletine çarpan aracın olay yerini terk etmesi nedeniyle plaka bilgisine ulaşılamadığını ve kaza tespit tutanağında da kusura ilişkin bir değerlendirme yapılamadığını, davacının kazanın gerçekleşmesinde hiçbir kusuru bulunmayıp müvekkiline atfedilecek kusur oranını kabul etmediklerini, davaya konu kazaya sebebiyet veren aracın plaka bilgisi mevcut olmayıp,
müvekkilinin davaya konu kaza neticesinde maruz kaldığı zararlardan ...'nın sorumlu olduğunu, söz konusu kaza sebebiyle ağır şekilde yaralanan müvekkilinin geçici ve sürekli iş göremezliğe uğrayıp, tedavi gördüğü süreçte bir başkasının bakımına maruz kaldığını, dava konusu trafik kazasına ilişkin olarak Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2020/32836 Soruşturma numaralı dosyası ile soruşturma yürütüldüğünü, işbu dosya kapsamında 31/03/2021 tarihinde Daimi Arama Kararı tesis edildiğini belirterek,
belirsiz alacak olarak 7.000,00 TL maddi tazminatın (açıklama dilekçesi ile 5.000,00TL sürekli işgöremezlik, 2.000,00TL geçici işgöremezlik) ve tedavi süresince bir başkasının bakımına muhtaç hale gelmesi sebebiyle şimdilik 100TL bakıcı gideri tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı ...'ndan (teminat limiti ile sorumlu olmak üzere) tahsili ile müvekkili davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, talep artırım dilekçesi ile sürekli işgöremezlik tazminatını 7.654,78 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; dava açılmadan önce sigorta şirketine ... tarafından yazılı başvuru yapıldığını, ...'in başvurusunun reddedildiğini zira, müvekkiline iletilen belgeler arasında yer alan trafik kazası tespit tutanağının incelenmesinde ve ekte sundukları bilirkişi raporu doğrultusunda plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığının tespit edildiğini, müvekkilinin sorumluluğunun Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası bulunmayan araç sürücüsünün kazanın oluşumundaki kusuru ile sınırlı olduğunu, ticari faiz talep edilmesinin doğru olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; olay tarihinde plakası ve dolayısıyla ZMMS sigortacısı tespit edilemeyen araç ile davacının kollandığı motosikletin çarpışması nedeniyle davacının kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik.
Yönetmeliğine göre %1 malul kalacak ve 45 günde iyileşebilecek şekilde yaralandığı, davacının bakıcı ihtiyacı bulunmadığından bu talebin reddi gerektiği, kaza anında hangi aracın kırmızı ışıkta geçtiği belirlenemediğinden her iki tarafın da %50 kusurlu olduğu, davacının geçici ve sürekli işgöremezlik zararının bilirkişi raporu ile belirlendiği ve bu miktarlara talebin artırıldığı anlaşıldığından;
“davanın kısmen kabul kısmen reddine, bakıcı gideri tazminat talebinin reddine, 7.654,78 TL sürekli iş göremezlik, 2.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 14/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine” karar verilmiş; hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, zira plakası tespit edilemeyen aracın kusursuz olduğunu, davacının maluliyet raporunun Erişkinler İçin Engellilik.
Yönetmeliğine göre düzenlenmesi gerektiğini, maluliyet raporunun yetkili kurumdan alınmadığını, ayrıca tazminata avans faizi hükmedilmesinin de doğru olmadığını, varlığı kesin olarak ispat edilmeyen bir aracın kazaya kusuru ile neden olduğu dahi netlik kazanmamışken temerrütten bahsetmenin mümkün olmadığını, temerrüt oluşmadığından faiz işletilmesinin de doğru olmadığını, zarar hesabının genel şartlara göre yapılması gerektiğini, geçici işgöremezlik ve bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE İstinaf talebinde bulunan davalı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklı geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı talebine ilişkindir. Yerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
13/10/2020 tarihinde ZMMS'si ve plakası tespit edilemeyen araç ile davacının motosikletinin çapması sonucu, davacının kaza tarihinde yürürlükte bulunan “Erişkinler İçin Engellilik…Yönetmeliği”ne göre ve yetkili olduğu anlaşılan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD tarafından usulüne uygun olarak düzenlenen raporuna göre sağ el başparmak eklem hareket kısıtlılığı nedeniyle %1 malul kaldığı ve 45 günde iyileşebileceğinin anlaşıldığı, geçici iş görmezlik zararının TBK'nın 54 ve KTK'nın 91. maddesi kapsamında ZMMS kapsamında bulunduğu, bakıcı giderine karar verilmediği,
hükme esas alınan hesap raporunun, yerleşik içtihatlar kapsamında TRH 2010 Tablosu Ve Prograsif Rant Yöntemine göre düzenlendiği ve mahkemece yasal faize karar verildiği anlaşıldığından, davalı vekilinin bu yönlere ilişkin istinafına itibar edilmemiştir.
Ancak davacının eksik evrak ile müracaat etmesi halinde davalının temerrüdü gerçekleşmeyeceğinden davacı ancak dava tarihinden itibaren temerrüt faizi talep edebilir.
Somut olayda; davacının yaralanması nedeniyle, maluliyet raporu eklenmeksizin eksik evrak ile müracaat ettiği anlaşıldığından davadan önce davalının temerrüdü gerçekleşmemiştir. Bu durumda davalının temerrüdü açılan dava ile gerçekleştiğinden, davacı lehine hükmedilen tazminata dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken, 14/11/2020 tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin doğru olmadığı, yine, usulüne uygun olarak alınan aktüer raporunda davacının 45 günlük geçici işgöremezlik zararı 1.833,63TL olarak tespit edildiği halde mahkemece 2.000TL geçici işgöremezlik tazminatına karar verilmesi de doğru olmadığından davalının bu hususlara yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmüştür.
Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, geçici işgöremezlik tazminatı miktarı ve faizin başlangıç tarihinin düzeltilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN
II- Davalıdan alınan istinaf karar harcının isteği halinde davalıya iadesine, III-Davalı tarafından istinaf başvurusu nedeniyle yapılan 220,70 TL istinaf başvuru harcı ve 105,50 TL tebligat ve posta giderleri olmak üzere toplam 326,20 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, IV-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, V-Kararın tebliği ve harç iadesi işlemlerinin ilk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 14/02/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2022/1874, K. 2024/204, 14 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama