İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2023/1119 K.2025/130

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile davalı ... vekili ile davalı ... ... Lojistik Hizmetleri İnşaat Taahhüt Limited şirketi vekilinin tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine…

Esas2023/1119Karar2025/130Tarih6 Şubat 2025Okuma11 dk · 2.259 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
6 Şubat 2025
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Esas-Karar No
2023/1119 - 2025/130
Dosya no
2023/1119
Karar no
2025/130
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
20/03/2023
Numarası
2022/289 Esas 2023/204 Karar
Davacı
—
Vekili
—
Davalı
—
Davanın konusu
Tazminat
Yazılma tarihi
06/02/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.259 kelime·11 dk okuma·3 bölüm

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile davalı ... vekili ile davalı ... ... Lojistik Hizmetleri İnşaat Taahhüt Limited şirketi vekilinin tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili dava dilekçesinde; ... yönetimindeki, işleteni müvekkili olan, ... plakalı aracın 13.11.2020 tarihinde, Ankara- Aksaray E-90 Karayolu 72.km'de, Gülbağı mevkiiinde arıza yaptığını, arıza nedeniyle aracın emniyet şeridine çekildiğini, ... ve aynı araçta bulunan ...'nın daha sonra araçtan indiklerini, hemen akabinde aynı yöne gitmekte olan, davalı ...'nun yönetimindeki .... Ltd.

Şti. ye ait ... plakalı aracın emniyet şeridinde bulunan ... plakalı araca arkadan çarptığını, çarpmanın etkisiyle ... plakalı aracın devrildiğini, devrilen aracın altında kalan ...'un kaza yerinde hayatını kaybettiğini, kaza sonucunda Bala CBS'nin 2020/748 Soruşma numaralı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, ... Plakalı aracın, davalı ... Sigorta’ya Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalandığını, ...

Sigorta’ya trafik kazasının ihbar edildiğini, İhbarnamenin, sigorta şirketine 26.11.2020 tarihinde tebliğ edildiğini, bu ihbar üzerine ... Sigorta tarafından ... plakalı araçla ilgili olarak hasar dosyası oluşturulduğunu ve 191.509,55 TL kısmi ödeme yapıldığını, kaza sonucunda davacı ... adına kayıtlı aracın ağır hasar gördüğünü, ... Sigorta Şirketi tarafından hasar dosyası oluşturulduğu halde, bu tarihe kadar araçla ilgili hiçbir ödemede bulunulmadığını ileri sürerek, ...

Plakalı araç için 40.000 TL hasar bedeli ve 5.000 TL kaza nedeniyle değer kaybının davalılardan tahsili ile davacı ...'e ödenmesini, araçla ilgili tazminata sigorta şirketleri yönünden ihbar tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili 20.03.2023 tarihli celsedeki beyanında; aracın halen davacı elinde olduğunu, mahkemece ''Hurda aracın davacı elinde kalacak şekilde karar verilmesini talep etiğini, davalı tarafça kendilerine 10.000,00 TL ödeme yapılmış olduğunu, ödemenin dava tarihinden sonra yapılmış olduğunu'' belirtmiştir.

Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde. Sigortalı araç sürücüsü ...'nun kollukta verdiği ifadesinde. "12.11.2020 tarihinde saat: 19.00 sıralarında kullanmakta olduğum ... tır çekici dorsesine ambar malzemeleri yükledim. Adana iline götürmek üzere yola çıktım” şeklinde beyanda bulunduğunu, bilgisine başvurulan , aynı firmaya ait bir başka tırı kullanan ve davalı ile birlikte yola çıktığını beyan eden, Şakir Sürünün ise kollukta.

“12.11.2020 günü saat: 19.00 sıralarında İstanbul ilinden Adana iline gitmek için 01 EEP 63 plakalı tırıma ... malzemesi yükledim, yola çıktım… arkadaşım ... da ... plakalı tırına ambar malzemesi yükledi ve Adana iline götürmek için birlikte yola çıktık” şeklinde beyanda bulunduğunu, davalı ...'nun 12.11.2020 günü saat: 19.00’dan, kaza tarihi olan 13.11.2020 günü saat 06.00’ya kadar 11 saat trafikte kaldığını, kazanın yorgunluk ve uyku halinden kaynaklandığını belirterek, davanın reddini istemiştir.

Davalı HDI Sigorta vekili davaya cevap dilekçesinde.

13.11.2020 tarihinde meydana geldiği iddia edilen dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın ile 07.10.2020-01.09.2021 tarihleri arasında geçerli olmak üzere müvekkil şirket nezdinde kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını, Karayolları Trafik Kanununa ve Umumi Hükümlere göre aracın işletenine terettüp eden hukuki sorumluluğu ve bu poliçe teminat kapsamında olmak şartıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmını, poliçede yazılı hadlere kadar temin eder şeklinde düzenlemeye göre zararın öncelikli olarak aracın zorunlu sorumluluk sigortasını akdeden sigorta şirketi tarafından karşılanması gerektiğini,

trafik sigorta limitini aşan herhangi bir zarar bulunması halinde ise müvekkil şirketin sorumluluğundan bahsedilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davanın açılış yönünden usule aykırı olduğunu, davacı Mehmet Gazi Üçler'in maddi tazminat, vefat eden yakınlarının ise destekten yoksun kalma tazminatı talep etmelerinden dolayı davanın bir arada görülmemesi gerektiğini, diğer davalı ...'nun müvekkil şirkette araç sürücüsü olarak çalıştığını, olayı gerçekleştiği gün ve saatte müteveffanın kullandığı aracın yarısının emniyet şeridinde diğer yarısının da sağ şeritte olacak şekilde durduğunu ve herhangi bir uyarı işaretinin bulunmadığını, kaza sonucunda Bala CBS'nin 2020/748 Soruşturma numaralı dosyası ile soruşturma başlatıldığını ve devam ettiğini savunarak haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini istemiştir.

Davalı ... vekili davaya cevap dilekçesinde; davanın açılış yönünden usule aykırı olduğunu, davacı Mehmet Gazi Üçler'in maddi tazminat, vefat eden yakınlarının ise destekten yoksun kalma tazminatı talep etmelerinden dolayı davanın bir arada görülmemesi gerektiğini, müvekkilinin diğer davalı şirket olan .... Ltd.

Şti.'de araç sürücüsü olarak çalıştığını, müvekkilinin, 12.11.2020 günü saat 19:00 sıralarında Adana'ya yük götürmek üzere yola çıktığını, 13.11.2020 günü saat 06:00 sıralarında Ankara Aksaray Karayolu' nun 72. km'sinde yolda sağ şeritte ortalama 75 km/s hızla seyir halinde ilerlerken bir anda emniyet şeridi ile sağ şeridin tam ortasında müteveffanın kullandığı aracın yarısı emniyet şeridinde diğer yarısı da sağ şeritte olacak şekilde durduğunu son anda gördüğünü, herhangi bir uyarı levhası, ikaz tabelası göremediğini, araca çarpmamak için sol şeride geçmek istediğini ancak sol şeritten başka bir araç geldiği için sol şeride geçemediğini,

ve araca sol arka taraftan çarptığını, kaza sonucunda Bala Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2020/748 Soruşma numaralı dosyası ile soruşturma başlatıldığını belirterek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini istemiştir

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, dava dışı müteveffa ... yönetimindeki, işleteni davacı olan ... plakalı araç 13.11.2020 tarihinde, Ankara- Aksaray karayolu üzerinde arızalanması üzerine arıza nedeniyle aracın emniyet şeridine bulunmakta iken aynı yöne gitmekte olan davalı ...'nun sevk ve idaresindeki davalı .... Ltd. Şti'ye ait olan ve diğer davalı ...

Sigorta Anonim Şirketine ZMMS ile sigortalı bulunan ... plakalı aracın emniyet şeridinde bulunan davacıya ait ... plakalı araca arkadan çarpması neticesinde ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, dosya içerisinde yer alan ve soruşturma dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Daire Başkanlığına ait rapor ile mahkemece eldeki davanın tefrik edildiği 2021/38 Esas sayılı dava dosyasında aldırılan Adli Trafik Bilirkişisi tarafından tanzim edilen raporda ifade edildiği üzere, kazanın meydana gelmesinde davalı karşı araç sürücüsü ...'nun asli ve tek kusurlu olduğu ,

aracın hasar ve değer kaybının tespiti bakımından makine mühendisi bilirkişiden kök rapor alındığı, kök raporun hüküm kurmaya elverişli bulunmaması nedeni ile kazanın meydana geldiği tarih nazara alındığında yerleşik yargısal uygulamalar nazara alınmak suretiyle özellikle hasar bedeline göre aracın onarımının ekonomik olup olmayacağının tespiti bakımından ek rapor alınması yoluna gidildiği, bilirkişi tarafından sunulan ve hükmün tesisinde esas alınan ek raporda belirtildiği üzere, araç tamirinin ekonomik olmayacağı, pert total işlemi yapılmasının uygun olacağı, kaza tarihi itibariyle aracın değerinin 40.000 TL olduğu,

sovtaj bedelinin ise 20.000,00 TL olacağı, buna göre davacının sovtaj bedeli düşüldükten sonra 20.000,00 TL hasar bedeli talep edebileceği, aracın pert total işlemine tabi olması gerekmekle değer kaybı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış olmakla, 20.000,00 TL hasar bedeli esas alınmak suretiyle hükmün tesisi yoluna gidildiği, davacı vekilince 20.03.2023 tarihli celsedeki beyanında; aracın halen davacı elinde olduğu, mahkemece ''Hurda aracın davacı elinde kalacak şekilde karar verilmesini talep ettikleri'' yine karşı araç ZMMS şirketi olan ...

Sigorta şirketi tarafından dava tarihinden sonra kendilerine 10.000,00 TL ödeme yapılmış olduğu belirtmiş olmakla, hasar bedeli olarak mahkemece belirlenen 20.000,00 TL'den 10.000,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 10.000,00 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne, 10.000,00 TL yönünden karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya ilişkin değer kaybı ve hasar bedeli talebinin ise yukarıda açıklanan gerekçe ile reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerektiği,

Davalı ... Sigorta A.Ş. bakımından yapılan değerlendirmede ise;

Davalı sigorta şirketinin, kazaya neden olan ... plakalı karşı aracın kasko sigorta şirketi olduğu ve davacı vekilince doğan zarardan davalı sigorta şirketinin de sorumlu olduğu ileri sürülerek eldeki davanın açıldığı anlaşılmakta ise de Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 1.maddesi uyarınca sıralı sorumluluk ilkesinin geçerli bulunduğu,

davalı şirketin kasko sigortacısı olarak ZMMS limitleri üzerinde kalan kısım bakımından sorumluluğu bulunduğu mahkemece hükmedilen tutar nazara alındığında ZMMS limitlerini aşan bir bedel bulunmadığı anlaşılmakla bu davalı bakımından davanın reddine dair karar vermek gerektiği gerekçesiyle. "1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 10.000,00 TLnin davalı ... ve ... ... Loj. Hiz. İnş. Taah.

Ltd.Şti, yönünden kaza tarihi olan 13/11/2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalı ... Sigorta A.Ş yönünden ise dava tarihi olan 20/01/2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 2-10.000,00 TL bakımından davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına,-Fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Davalı ... Sigorta A.Ş hakkındaki davanın reddine" karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde, Yerel Mahkeme kararında hukuka uygunluk bulunmadığını, TBK’nın, “Aşkın zarar” başlıklı 122. maddesinde: “Alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı da gidermekle yükümlüdür.

Temerrüt faizini aşan zarar miktarı görülmekte olan davada belirlenebiliyorsa, davacının istemi üzerine hâkim, esas hakkında karar verirken bu zararın miktarına da hükmeder.” hükmüne yer verildiğini, Yerel Mahkeme tarafından, hasar bedelinin belirlenmesi için, dosya bilirkişiye tevdi edildiğini ve bilirkişi tarafından 01.11.2022 tarihli rapor düzenlendiğini, raporda, aracın hasar bedelinin, kaza tarihi itibari ile hesaplandığı,

rapora itiraz ettiklerini, enflasyonun etkisi ile kaza tarihindeki parça ve ustalık giderinin 2-3 kat artmış bulunduğunu, kaza tarihinde belirlenen miktarla zararın giderilemeyeceğini, davacının TBK’nın 122.maddesinde hüküm altına alınan “aşkın zararının” olduğunun kanıtlandığını, yerel mahkemenin bilirkişi raporuna karşı yaptıkları itiraz üzerine düzenlenen ek raporda yer alan TUİK değerlerine göre yapılan tespit ve Yargıtay’ın yerleşik içtihatları doğrultusunda karar vermesi gerekirken, ülkemizde yaşanan yüksek enflasyon ve paranın değer kaybetmesini dikkate almadan, kaza tarihine göre karar vermesinde hukuka uygunluk bulunmadığını,

Yerel Mahkeme kararında belirtildiği üzere, işbu davanın, dava konusu kazadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ve hasar bedeli talebiyle açıldığını, yerel Mahkemenin, re’sen dosyayı tefrik ettiğini, dava birlikte açılmış olduğu için ... Sigortanın davalı olarak gösterildiğini, ayrı ayrı açılmış olması durumunda ...

Sigortanın davalı olarak gösterilmesinin söz konusu olamayacağını, kaldı ki dava dilekçesinde açık bir şekilde “Sigorta şirketleri yönünden poliçe ile sınırlı olmak üzere” açıklamasına yer verildiğini, arz edilen nedenlerle, Yerel Mahkemenin ... sigorta yönünden verdiği davanın REDDİ kararının yok hükmünde olduğunu ve sigorta şirketi lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka ve hakkaniyete uygunluk bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde, ceza yargılamasında alınan bilirkişi raporunda ...’un kusurlu bulunduğunu, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ceza yargılamasında alınan kusur raporu ile sayın mahkemece alınan kusur raporu arasında çelişki bulunduğunu, araç bedelinin hesaplanması noktasında hataya düşülmüş olup, hesaplanan bedelin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bilirkişi tarafından düzenlenen 10/01/2023 tarihli ek raporda bahsedildiği üzere dosya kapsamında sunulan kaza belgelerinde aracın 5 adet kazaya karıştığının anlaşıldığını,

araç bedelinin ekspertiz raporu ve dava dosyasına sunulan internet ilanlarının ortalaması alınarak 46.500-TL olarak belirlendiğini, hükme esas alınan raporda tespit için kullanılan ekspertiz raporunun davaya taraf olan ...

Sigorta tarafından alınmış olup bu raporun hükme esas alınmasının yargılamanın güvenilirliğine gölge düşüreceğini, yapılmış olan beş kaza neticesinde araçta olan değer kaybının bilirkişinin kanaatine göre 6.500-TL olarak belirlendiğini, bu bedel mutlak derecede az olmasının yanında hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, araç bedelinin yeni bir bilirkişi tarafından tekrar incelenmesi, sovtaj değerinin bu bedel üzerinden yeniden hesaplanması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

Davalı ... ...

Lojistik Hizmetleri İnşaat Taahhüt Limited Şirketi vekili istinaf dilekçesinde, ceza yargılamasında alınan bilirkişi raporunda ...’un kusurlu bulunduğunu, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, araç bedelinin hesaplanması noktasında hataya düşülmüş olup hesaplanan bedelin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bilirkişi tarafından düzenlenen 10/01/2023 tarihli ek raporda bahsedildiği üzere dosya kapsamında sunulan kaza belgelerinde aracın 5 adet kazaya karıştığının anlaşıldığını,

araç bedelinin ekspertiz raporu ve dava dosyasına sunulan internet ilanlarının ortalaması alınarak 46.500-TL olarak belirlendiğini, hükme esas alınan raporda tespit için kullanılan ekspertiz raporunun davaya taraf olan ... sigorta tarafından alınmış olup bu raporun hükme esas alınmasının yargılamanın güvenilirliğine gölge düşüreceğini, yapılmış olan beş kaza neticesinde araçta olan değer kaybının bilirkişinin kanaatine göre 6.500-TL olarak belirlendiğini, bu bedel mutlak derecede az olmasının yanında hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, araç bedelinin yeni bir bilirkişi tarafından tekrar incelenmesi,

sovtaj değerinin bu bedel üzerinden yeniden hesaplanması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, istinaf eden tarafların sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde;

Dava trafik kazasından kaynaklanan nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.

Kusura ilişkin istinaf sebeplerinin incelenmesinde, mahkemece, dosya içerisinde yer alan ve soruşturma dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Daire Başkanlığına ait rapor ile mahkemece eldeki davanın tefrik edildiği 2021/38 Esas sayılı dava dosyasında aldırılan Adli Trafik Bilirkişisi tarafından tanzim edilen raporda ifade edildiği üzere, kazanın meydana gelmesinde davalı karşı araç sürücüsü ... asli ve tek kusurlu olduğunun belirtildiği gerekçesiyle davalının tam kusurlu olarak kabul edildiği anlaşılmaktadır.

Dosyada yer alan kaza tespit tutanağında her iki sürücünün de kural ihlali bulunduğunun belirtildiği ve UYAP sorgusunda henüz kesinleşmediği anlaşılan ceza dosyasında yargılama evresinde yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporunda, sanığın asli kusurlu, müteveffanın ise tali kusurlu olduğu belirtilmiş olup, ceza dosyasında yer alan kusur raporu celbedilmek gerekirse bekletici mesele sayılmak suretiyle çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Genişletilmiş Uzmanlar Kurulundan rapor alınması gerekirken eksik inceleme ve araştırma neticesinde hüküm kurulması isabetsiz bulunmuştur.

Açıklanan nedenlerle, davalı ... vekili ile davalı ... ... Lojistik Hizmetleri İnşaat Taahhüt Limited Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yukarıda belirtilen eksiklikler giderilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, istinaf eden davacı vekilinin tüm, davalı ... vekili ile davalı ... ... Lojistik Hizmetleri İnşaat Taahhüt Limited Şirketi vekilinin sair istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davalı ... vekili ile davalı ... ... Lojistik Hizmetleri İnşaat Taahhüt Limited şirketi vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen, 20/03/2023 tarihli, 2022/289 Esas 2023/204 Karar

sayılı kararının, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, istinaf eden davacı vekilinin tüm, davalı ... vekili ile davalı ... ... Lojistik Hizmetleri İnşaat Taahhüt Limited Şirketi vekilinin sair istinaf istemlerinin şimdilik İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,

2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde yatırana iadesine,

4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,

5-İstinaf eden tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın talep halinde yatıran tarafa iadesine,

6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 06/02/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2023/1119, K. 2025/130, 6 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1119
Karar No
2025/130
Tarih
6 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1120 K.2025/113
  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1122 K.2025/157
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2023/1122 K.2025/294
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2023/1123 K.2025/277
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1124 K.2025/167
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/1126 K.2025/183

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.