KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Davalı
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2024
- T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Esas-Karar No
- 2023/1151 - 2024/1699
- Esas no
- 2023/1151
- Karar no
- 2024/1699
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 22/03/2023
- Numarası
- 2023/32 Esas 2023/228 Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazılma tarihi
- 29/01/2025
Karar Metni
1.004 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
KARAR
Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı nedeniyle maddi tazminat istemidir. Davacı şirket, maliki olduğu araçta trafik kazası nedeniyle meydana gelen zararını, kusurlu olduğunu ileri sürüdüğü karşı araç işleteni olan davalı şirketten talep etmiş, mahkemece davanın 346.965,64-TL yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekil tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesinde, ilk derece mahkemesince verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmesi durumda taraflarca istinaf edilmemiş olsa dahi, HMK'nın 355. maddesi gereğince re'sen incelenir. Dava şartları taraflarca itiraz edilmese dahi re'sen nazara alınması gerektiğinden, kamu düzeninden olup, taraflarca istinaf sebebi olarak gösterilmemiş olsa dahi re'sen incelenir.
18/12/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 7155 Sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 Sayılı TTK'ya eklenen 5/A maddesinde.
"Bu Kanun'un 4üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." denildiği gibi 6325 sayılı Hukuk uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na "Dava Şartı Olarak Arabuluculuk" başlığı ile 18/A maddesi eklenmiş olup, 6325 sayılı HUAK'nın 18/A maddesinin 2. fıkrasında.
"Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir.
İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." denilmiştir.
Bu düzenlemelere göre, 01/01/2019 tarihinden sonra konusu bir miktar paranın ödenmesi talebi ile açılan ticari davalarda dava açılmadan önce uyuşmazlıkla ilgili arabulucuya başvurulup, anlaşılamaması halinde son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunludur.
Arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilecektir. Davacının arabuluculuk dava şartını yerine getirebilmesi için, davadan önce arabuluıcuya başvurmuş olması yeterli olmayıp, ayrıca sürecin tamamlanması, arabuluculuk son tutanağının da davadan önce imzalanmış olması aranmaktadır.
Davacının, dava şartı arabuluculuk için başvurmadığı, yahut başvurmakla birlikte süreç tamamlandan dava açtığının anlaşılması halinde, ayrıca arabuluculuk son tutanağını ibraz etmesi için süre verilmeksizin davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekir.
Somut olayda, davacı bir kısım davalılar hakkında başlattığı icra takibine itiraz edilmesi sonrasında, bu kişiler hakkında arabuluculuk dava şartını yerine getirerek icra takibine vaki itirazlarının iptalini istemiş, hakkında öncesinde icra takibi yapılmayan davalı ... Otomotiv İnşaat Ve Sanayi Ürünleri Pazarlama Ltd.
Şti. hakkında da aynı dava dilekçesinde, aynı zarar kapsamında maddi tazminat talep etmiş, dava dilekçesine bu davalı yönünden 08/04/2020 tarihinde arabuluculuk yoluna başvurduğuna dair başvuru tutanağını dosyaya ibraz etmiştir.
Mahkemece verilen bir haftalık süre içerisinde söz konusu arabuluculuk son tutanağı ibraz edilmemiş, ancak 15/06/2020 tarihinde arabuluculuk süreci tamamlanarak "arabuluculuk son tutanağının imzalanmasından sonra", aynı tarihte "arabuluculuk son tutanağını " dosyaya sunduğu, eldeki davanın arabuluculuk süreci tamamlanmadan açıldığı anlaşılmaktadır.
Davanın ve arabuluculuk sürecinin Covid 19 Salgın Dönemi içerisinde olması da, davacıya arabuluculuk süreci tamamlanmadan dava açmasına yasal olarak imkan tanımamaktadır.
Bu durumda, diğer davalılar yanı sıra, davalı açısından da eldeki dava ticari dava olduğundan, bu davalı hakkında arabuluculuk süreci tamamlanmadan eldeki davanın açılmış olmasına göre davanın, bu davalı yönünden HMK'nın 114/2 ve 115/2 maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmesi gerekirken, HMK, TTK m 5/A ve 6325 Sayılı Kanun m. 18/A hükümlerine aykırı şekilde yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin ilk derece mahkemesi kararının kamu düzenine aykırı olması nedeniyle kabulüne, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, kaldırma sebebine göre davalının istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına, kaldırma sebebine göre yeniden dava hakkında hüküm tesisine, buna göre eldeki davanın dava şartı arabuluculuk süreci tamamlanmadan açılmış olmasına ve dava şartı arabuluculuğa ilişkin eksikliğin tamamlanabilir dava şartı niteliğinde olmamasına göre, dava şartı yerine getirilmeden açılan davanın TTK'nın 5/A, HMK'nın 114/2 ve 115/2 maddesi gereğince usulden reddine, karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN
II-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının isteği halinde davalıya iadesine III-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan 492,00 TL istinaf başvuru gideri ve 170,00 posta gideri olmak üzere 662,00 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, IV-Başvuran tarafça yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısım var ise HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, V-Karar tebliği, kesinleştirme ve harç iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 26/12/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2023/1151, K. 2024/1699, 26 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama