KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2024
- T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Esas-Karar No
- 2023/151 - 2024/694
- Esas no
- 2023/151
- Karar no
- 2024/694
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/10/2022
- Ek karar tarihi
- 02/12/2022
- Numarası
- 2021/760 Esas 2022/643 Karar
- Davacı
- —
- Vekilleri
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazılma tarihi
- 07/06/2024
Karar Metni
1.172 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, ilk derece mahkemesi tarafından 02/12/2022 tarihli istinaf değerlendirme kararı ile kararın miktar itibariyle kesin olduğundan bahisle, davacının istinaf talebinin reddine dair ek karar verilmesi sonrasında ek karar yasal süresi içerisinde istinaf edilmiş olmakla, davanın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ıslah edilmiş olması ve davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin de reddedilmiş olması karşısında, kesinlik sınırının zararın tamamına göre belirlenecek olmasına göre,
davacının istinaf talebinin miktar itibariyle kesin olduğu kabul edilerek reddedilmiş olmasında usul ve yasaya uygunluk görülmediğinden, davacı vekilinin ek karara yönelik istinaf başvuru talebinin oy birliği ile kabulü ile ek kararın kaldırılmasına karar verilerek, asıl karara yönelik istinaf başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde. 04.08.2012 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanmış araç sürücüsünün tam kusuru ile meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını, müvekkilinin zararlarından davalının sorumlu olduğunu, dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine ödeme yapılması talebi ile başvuruda bulunulduğunu, ancak davalı sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmadığını, arabuluculuk görüşmelerinin de sonuçsuz kaldığını ileri sürerek,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 300,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesinde, geçici iş göremezlik tazminatını, bilirkişi raporu doğrultusunda artırarak 2.293,38-TL geçici iş göremezlik, 219,45 TL bakıcı giderinin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, öncelikle tarafların kusur durumlarının belirlenmesi gerektiğini, davacının maluliyetinin mevzuata uygun olarak tespit edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri taleplerinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat (geçici, sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri) istemine ilişkin olduğu, davaya konu 3 aracın karıştığı kazada, alınan bilirkişi raporuna göre davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 04/04/2022 tarihli maluliyet raporunda, davacı Musa Tırpanoğlu'nun "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" hükümlerine göre vücut çalışma gücünden kaybetmediği, 3 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı,
bir hafta başkasının yardımına ihtiyaç duyduğu, maluliyet tespiti işlemleri yönetmeliği'nin 12.maddesine ( 03.08.2013-28727 sayılı Resmi Gazete) göre devamlı surette başka birinin bakımına muhtaç olmadığının rapor edildiği, aktüer bilirkişisinden alınan raporda, davacının geçici iş göremezlikten doğan zararının 2.293,38 TL olarak hesaplandığı, davacının sürekli iş göremezlikten doğan zararının olmadığı, davacının bakıcı giderinden doğan zararının 219,45 TL olarak hesaplandığı, davacının toplam tazminat alacağının 2.512,83 TL olarak hesaplandığı, hesaplanan toplam tazminatın poliçe teminat limitleri kapsamında olduğu,
davalının hesaplanan zarardan sorumlu olduğunun belirtildiği, raporun karar vermeye elverişli olduğu, davacının sürekli iş görmezelik tazminatına ilişkin talebinin reddine, diğer taleplerinin ise kabulüne karar verilmesi gerektiği, gerekçesiyle.
“1-Davanın Kısmen Kabulüne, A-Sürekli iş göremezlik tazminatı isteminin Reddine, B-Geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı ücreti tazminatı yönünden, davanın kabulüne, 2.293,38-TL geçici iş göremezlik ve 219,45-TL bakıcı ücreti olmak üzere toplam 2.512,83-TL'nin 08/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Sürekli iş göremezlik talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, mahkemece hükme esas alınan raporun kabul edilemediğini ve 5 no’lu celsede Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulundan rapor alınmasını talep ettikleri halde mahkemece taleplerinin gerekçesiz olarak reddedildiğini, müvekkilinin maluliyeti olmadığına yönelik tespitin kabul edilemez olduğunu, ayrıca 3 aylık geçici iş göremezlik süresinin de uygun olmadığını, geçici iş göremezlik tazminatının asgari ücrete göre hesaplanmasının da uygun olmadığını, müvekkilinin meslek lisesinden mezun elektronik teknikseyeni olduğunu, gelirin düşük hesaplandığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri tazminatı istemidir. Mahkemece, davacının sürekli iş göremezlik zararı kanıtlanamadığından reddine, geçici iş göremezlik talebinin ve bakıcı gideri talebinin kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
1-Davacı vekili tarafından maluliyet raporunun karar vermeye elverişli olmadığı ileri sürülmüştür.
Mahkemece hükme esas alınan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından tanzim edilen 04/04/2022 tarihli raporda davacının tüm tedavi evraklarının incelendiği, muayenesi yapılarak son durumunun değerlendirildiği, 21/02/2022 tarihli Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından son durum raporunda da kosta fraktörü meydana getiren yaralanması nedeniyle solunum fonksiyonlarını bozan akciğer patolojisi saptanmadığının belirlenmesi sonrasında, meydana gelen yaralanmanın sürekli iş göremezlik zararına neden olmadığı, 3 ay iyileşeme süresi olduğunun tespit edildiği görülmüştür. Mahkemece raporun tebliği üzerine davacı vekili, maluliyete yönelik somut sebepleri ileri sürmeden raporu kabul etmediklerini, tespit edilenden fazla maluliyet olduğunu belirtmiştir.
Alınan raporun, kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre ve de davacının muayenesi yapılarak tedavi evrakları incelenme suretiyle ve son durum raporları alınarak tanzim edilmiş olmasına davacının meydana gelen yaralanması nazara alındığında, tanzim edilen raporun mevcut yaralanmasına göre uyumlu olmasına, rapora itiraz edilmiş ise de itirazın soyut nitelikte olmasına göre davacı vekilinin maluliyet raporuna yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
2-Davacı vekili tarafından, gelire de itiraz edilmiş ise de, hesaplamanın geçici iş göremezlik zararına yönelik olmasına ve hesaplamanın gelecekte oluşacak gelirine göre değil, geçici iş göremezlik tarihindeki gelirine göre hesaplanacak olmasına, SGK Prime Esas Kazanç bilgisine göre de kaza tarihinde, fiili çalışmaya istinaden gelirin asgari ücretin üzerinde olduğunun kanıtlanamamış olduğundan davacı vekilinin, tazminat hesaplamasına esas gelirine yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.
Buna göre, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2023/151, K. 2024/694, 15 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama