İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2023/1516 K.2025/339

22/11/2023 (Ek Karar Tarihi)

Esas2023/1516Karar2025/339Tarih6 Mart 2025Okuma12 dk · 2.356 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
6 Mart 2025
35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2023/1516 - 2025/339
Dosya no
2023/1516
Karar no
2025/339
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
27/09/2023 (Asıl Karar Tarihi
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.356 kelime·12 dk okuma·10 bölüm

22/11/2023 (Ek Karar Tarihi)

NUMARASI

2022/369 Esas 2023/597 Karar

DAVANIN KONUSU

Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ : 06/03/2025

GEREKÇELİ KARAR

YAZILMA TARİHİ : 26/03/2025

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, ilk derece mahkemesi tarafından yapılan istinaf değerlendirmesinde; muhtıra tebliğine rağmen davalının istinaf karar harcını ikmal etmediğinden istinaf başvurusunun 22/11/2023 tarihli ek karar ile reddedilmesi sonrasında, ek karar da yasal süresinde davalı tarafından istinaf edilerek, ek karara yönelik istinaf talebinde.

04/11/2023 tarihinde tebliğ edilmiş sayılan eksik harca ilişkin muhtıraya istinaden 31/10/2023 tarihinde eksik harcın ikmal edilmiş olması nedeniyle ek kararın hatalı olduğu belirtilerek, ek kararın kaldırılmasını, asıl karara yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesi talep edilmiş, Dairemizce ek karara yönelik davalının istinaf talebine yönelik olarak yapılan incelemede, davalının yasal süresi içerisinde 31/10/2023 tarihinde eksik istinaf harçlarını ikmal etmiş olduğu anlaşıldığından, buna göre ilk derece mahkemesinin 22/11/2023 tarihli ek kararı isabetli olmadığından, kaldırılmasına karar verilerek,

davalının asıl hükme yönelik istinaf başvurusunda da, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili dava dilekçesinde; 09/10/2020 tarihinde yolcu olarak binmiş olduğu minibüsten inmek istediği sırada minibüs şoförünün araç kapısını hareket halindeyken açması nedeniyle düştüğünü ve yaralandığını, aracın durmayarak olay yerinden uzaklaştığını, minibüse ilişkin plaka bilgisinin olmadığını, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduğunu, bu sebeple şimdilik geçici, sürekli iş göremezlik zararı ile bakıcı gideri olarak toplam 250,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir.

Davacı vekili ıslah dilekçesi ile, bakıcı gideri tazminatını 5.886,00 TL, geçici iş göremezlik tazminatını 15.585,47 TL, sürekli iş göremezlik tazminatını ise 221.116,66 TL olarak ıslah etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; meydana gelen kaza ile ilgili davacının usulüne uygun olarak dava açmadan önce sigorta şirketine başvuru yapmadığını, bu sebeple davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının yaralanmasına bir trafik kazasının sebebiyet verdiğine ilişkin dosya kapsamında delil bulunmadığını, kazayı ve kusur durumunu davacının ispatlaması gerektiğini, Güvence Hesabının ancak gerçek zarardan sorumlu olabileceğini, meydana gelen kazada davacının müterafik kusurunun bulunduğunu, dava konusu kazada kusur dağılımının ve maluliyet oranının tespit edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının poliçe kapsamında olmadığını, sigorta şirketinin ancak poliçe limitleri kapsamında sorumlu tutulabileceğini bildirerek, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davanın, trafik kazası nedeni ile oluştuğu ileri sürülen bedensel zararlara ilişkin maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, davacı 09/10/2020 tarihinde yolcu olarak binmiş olduğu minibüsten inmek istediği sırada minibüs şoförünün araç kapısını hareket halindeyken açması nedeniyle düştüğünü ve yaralandığını bildirmiş olup, davalı vekili meydana gelen yaralanmanın trafik kazası sonucu oluştuğunun ispatlanmadığı bildirilmiş ise de, davacının olayın gerçekleştiği ve savcılığa yapmış olduğu şikayette olayın olduğunu bildirdiği, 12:30 saatinden hemen sonra aynı gün 12:41 itibariyle ...

Hastanesine "dolmuştan inerken düşmüş ve sol kolunu yere çarpmış" hikayesi ile başvuru yaptığı, davacının tedavisinden sonra da 12/10/2020 tarihinde ilgili kolluğa giderek şikayette bulunduğu, davacının beyanları doğrultusunda davacının yaralanmasının gerçekleştiği güzergahta dolmuş şoförlüğü yapan ... hakkında dava açıldığı, ancak davacının bindiği aracın sanığa ait araç olup olmadığı ve şoförünün sanık olup olmadığı hususunda yeterli delil bulunmadığı için Ankara Batı 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2022/541 Esas sayılı dosyası ile beraat kararı verildiği,

olay örgüsü ve davacının beyanları, sıcağı sıcağına hastaneye başvuru yapmış olması hususları birlikte değerlendirildiğinde davacının yaralanmasına plakası belirlenemeyen minibüsün sebep olduğu kanaatine varıldığı, Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesinin 15/11/2022 tarihli raporunda, kimliği ve plakası belirsiz minibüs sürücüsünün %75 oranında, davacı yolcu ...’nın %25 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği, ceza dosyasında alınan 19/04/2022 tarihli raporda ise kimliği ve plakası belirsiz minibüs sürücüsünün tam kusurlu olduğu,

davacının herhangi bir kusurunun bulunmadığı bildirilmiş olduğundan raporlar arasındaki çelişkiyi gidermek üzere Karayolları (eski) Fen Heyetinden oluşturulan 3 kişilik bilirkişi kurulundan 05/04/2022 tarihli rapor alındığı ve raporlar arasındaki çelişkiyi gideren tarafların kusur durumlarının dosya kapsamına ve olaya uygun olduğu şekilde belirleyen mahkemece itibar edilen raporda, kimliği ve plakası belirsiz minibüs sürücüsünün olayın meydana gelmesinde tek ve tam kusurlu olduğu, davacının olayda kusurunun bulunmadığı şeklinde görüş bildirdiği,

davacının kaza nedeni ile çalışma gücü kaybına uğrayıp uğramadığının belirlenmesi için Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Kurumu Başkanlığının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik Hükümlerine göre hazırlanan 17/01/2023 tarihli raporda, davacının davaya konu kaza sonrası %4 oranında ve sürekli çalışma gücü kaybı oluşup, 2 ay süre ile başkasının bakımına muhtaç, 6 ayda iyileşecek şekilde yaralandığının belirlendiği,

raporun davacıdaki yaralanmalar ile uyumlu ve gerekçeleri itibarı denetime açık olduğu için karara esasa alınması gerektiği, davacının talep edebileceği tazminat miktarının belirlenebilmesi için hesap uzmanı bilirkişiden yeni trafik sigortası genel şartlarına göre hazırlanan 11/09/2023 tarihli raporda, davacının sürekli iş göremezlik nedeni ile oluşan zararının 221.116,66 TL, geçici iş göremezlik zararının 15.585,47 TL, bakıcı gideri tazminatının 5.886,00 TL olarak belirlendiği, raporun karar vermeye elverişli olduğu,

davacının bedensel zararlarını davalıdan talep edebileceği gerekçesiyle, "1-Sürekli iş göremezlik zararı nedeniyle 221.116,66 TL'nin, geçici iş göremezlik zararı nedeniyle 15.585,47 TL'nin, bakıcı gideri tazminatı olarak 5.886,00 TL'nin davalıdan 24/02/2022 temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile tahsili ile davacıya ödenmesine, tedavi giderlerine yönelik talebin reddine," karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; sürücüsü ve plakası tespit edilmeyen araçların neden olduğu kazalar hakkında, bu aracın varlığı kesin deliller ile ispat edilmediği takdirde davanın reddine karar verilemesi gerektiğini, Yargıtay 17. HD’nin içtihatlarının da bu yönde olduğunu, zarar görenin, zararı ve kusuru kanıtlaması gerektiğini, davacının yaralanmasının trafik kazası kaynaklı olduğunu kanıtlayamadığını, kaza tarihinde tutanak tutulmadığı gibi, davacının hiçbir merciye de başvurmadığını, ifadesinde 09/10/2020 tarihinde 12.30 sıralarında dolmuşa bindiğini, inmek için şoföre seslendiğini ve şoförün kapıyı açtığını,

inmeye hazırlandığı sırada dolmuşun hareket etmesi sonucu açık olan kapıdan düşerek yarlandığını beyan ettiğini, kaza mahalli olarak belirtilen yerde MOBESE veya özel kamera kaydının tespit edilemediğini, olayı gören tanığın da olmadığını, bu nedenle davalının ispat yükünü yerine getirmediğini, plakası tespit edilemeyen aracın varlığının şüpheden uzak bir şekilde kanıtlanamadığını, davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerektiğini, davalının eksik evrak ile müracaat etmiş olması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini,

davayı kabul etmemekle birlikte hesaplamanın TRH2010 yaşam tablosuna göre 1,8 teknik faiz uygulanarak yapılması gerektiğini, maluliyet raporunun da yetkili kuruluştan alınmadığını, tedavi giderleri SGK’nın sorumluluğunda bulunduğundan bakıcı giderinden sorumluluklarının bulunmadığını, SGK tarafından geçici iş göremezlik ödemesi yapılmış ise mahsubunun gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılmadan tazminata karar verilmesinin hatalı olduğunu, eksik evrak ile başvurulması nedeniyle faiz başlangıcının hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Mahkemece verilen kararda, kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan inceleme neticesinde;

Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemidir.

Davacı, olay tarihinde yolcu olarak bulunduğu minibüsten inmek istediği sırada, hareket halinde iken araç kapısının açılması nedeniyle araçtan düşerek yaralandığından bahisle, davalı ...'ndan cismani zararlarını istemiş, mahkemece, davacının plakası tespit edilmeyen minibüsün kapısının hareket halinde iken açılması sonucunda, davacının araçtan düştüğü kabul edilerek, kazanın meydana gelmesinde, araç sürücüsü tam kusurlu olduğundan ve davacının bedensel zararlarından davalının sorumlu olduğundan bahisle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından maddi vaka davacı tarafından kanıtlanamadığından,

maluliyet tespiti, kusur ve hesaplamanın da uygun olmadığından bahisle istinaf etmiştir.

5684 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendine göre, sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için Güvence Hesabına başvurulabilir. Bu kapsamda, Güvence Hesabından, tazminat talep edilebilmesi için, Sigorta kapsamında kalan rizikonun gerçekleştiğini ispat yükü davacıda olup gerçekleşen rizikonun teminat dışında kaldığını ispat yükü ise sigortacıdadır.

Davacının, rizikonun gerçekleştiğine yönelik ispat yükü yaralanmasını kanıtlamakla sınırlı olmayıp, riziko kapsamındaki maddi vakayı (olayın ne şekilde meydana geldiğini) ispatlamakla yükümlüdür.

Somut olayda; davacının 09/10/2020 tarihli saat: 12.41'de tanzim edilen epikriz raporunda "...dolmuştan inerken düşmüş ve sol kolunu yere çarpmış" şeklinde şikayeti belirlendikten sonra davacının sol el bileğinde "radius alt uç kırığı" teşhisi konulduğu, akabinde bu kapsamda tedavi gördüğü tedavi evraklarından anlaşılmaktadır. Davacı tarafından "adli vaka" kapsamında hastaneye giriş yapılmamış, ilgili hastane doktoru tarafından daha sonra düzenlendiği anlaşılan "ilgili makama" denilerek yazılan yazıda, "hastanın ilk beyanında belirtmiş olduğu "dolmuştan inerken düşme" ifadesi doktorumuzca adli vaka olarak değerlendirmemiştir. Adli muayene raporu tutulmamıştır." şeklinde açıklama yapılarak, "adli rapor" tanzim edilmeme sebebinin belirtildiği görülmüştür.

Davacı, tedavisinden sonra 12/10/2020 tarihinde kolluğa şikayette bulunarak müşteki olarak alınan ifadesinde. "09.10.2020 günü saat:12.30 sıralarında 1. TBMM caddesi üzeride bulunan Saltuk Buğra camisinin altındaki duraktan Ulus dolmuşuna bindim ve saat:12.35 sıralarında 1.TBMM caddesi üzerinde bulunan 1.TBMM caddesi ile 2.İnönü caddesi kesişiminde bulunan durağı geçince ışıkları geçmeden dolmuştan inmek için sürücüye seslendim.

Dolmuş sürücüsü yavaşlamak üzereyken hareket halinde kapıyı açtı. Ben inmeye hazırlanırken biranda dolmuş sürücüsünün manevra yapması sebebi ile ben savrulduğum için açık olan kapıdan düştüm. Dolmuş sürücüsü hemen olay yerinden ayrılarak uzaklaştı. Ben orada kolumun kırık olduğunu fark ettiğim için kendi imkanlarım ile hastaneye gittim. Hastaneye gitmem sebebi ile olay yerinde kaza tespit tutanağı tutulmadı. Ben bu kazada kusurlu olduğumu düşünmüyorum.

Benim yaralanmama sebep olan plakasını alamadığım dolmuş sürücüsünden davacı ve şikayetçiyim," şeklinde şikayette bulunduğu, söz konusu hatta çalışan ve hakkında soruşturma başlatılan minibüs sürücüsü ...'nın, belirtilen şekilde kendisinin aracında bir olay yaşanmadığını beyan etmesi sonrasında, Cumhuriyet Başsavcılığıca verilen takipsizlik kararının Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kaldırılması sonrasında, davacıya fotoğraflar üzerinden yapılan teşhiste davacının, araç sürücüsünü tam olarak teşhis ettiğini belirtmesi üzerine,

sürücüsü hakkında Ankara Batı 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nde açılan 2022/541 E. sayılı dosyaya verdiği katılma talepli dilekçesinde bu defa vekili; "...Dolmuş sürücüsünün yavaşlamak üzereyken kapıyı açması nedeni ile müvekkilim, dolmuştan savrulmuş ve yere düşmüştür.

"Dolmuş sürücüsü müvekkilimin düşmesinin akabinde hızla olay yerinden uzaklaşmıştır." denildikten sonra kollukta yaptırılan teşhiste "kesin ve net" olarak teşhis ettiğini beyan etmesine rağmen dilekçede; "kazanın gerçekleştiği tarihte CORONA salgını kapsamında kapalı alanlarda maske takma zorunluluğu mevcuttu. Müvekkilimin bindiği dolmuş şoförü de o anda maske kullanmaktadır.

Müvekkilim de teşhis işlemini maskenin yukarısında kalan kısma ve şoförün tahmini yaşına göre yapmıştır.

Ayrıca müvekkilim yeni model bir dolmuştan düştüğünü beyan etmektedir. Müvekkilimin teşhisini yaptığı sanığın yeni model bir dolmuşu olup olmadığı yahut o tarihte yeni model bir dolmuşta şoförlük yapıp yapmadığı araştırılarak bir neticeye varılması gerekmektedir. Bu konuda ... dolmuş durakları sorumlusu ...'in (...) beyanının alınması talep olunur. (...'in Şehit Osman Avcı Polis Merkezine verdiği beyanı dosya içerisinde mevcuttur) Bahse konu araştırmalar yapıldıktan sonra sanık hakkında hakkaniyete uygun karar verilmesi talep olunur..." denilmiştir.

Ankara Batı 9. Asliye Ceza Mahkemesinde sanık ... hakkında açılan davada verilen beraat kararının gerekçesinde açıklandığı üzere, sanık; "aracının eski bir araç olduğunu, katılanın araca bindim dediği yerden dahi geçmediğini" beyan ederek suçlamaları reddetmiş, katılan ise kolluktaki beyanlarının aksine, "sanığın, bindiği minibüsün sürücüsü olduğundan emin olmadığını, teşhiste gösterilen diğer resimlerdeki kişilerin genç olması nedeniyle, sanığın, bindiği araç sürücüsü olabileceğini düşündüğünü," beyan etmiş, ayrıca olaya ilişkin ise bindiği minibüsün yeni olduğunu, sürücücünün yüzünde maske olduğunu, aracın yavaşladığını,

aracın durduğunu düşünerek inmek istediği esnada araç hareket ettiği için düştüğünü, belirterek, kolluktaki ifadelerinde sürücünün durmadan hızlaca uzaklaştığını belirtmesine rağmen yargılamada "...ben düşünce şoför oturduğu yerden maskesini kenara çekerek nasılsın diye sordu. Ben iyiyim dedim. Bu arada şoförün az bir bıyıklı olduğunu gördüm, ancak normal bıyık değildi. Traşı gelmiş şekildeydi.

Bu esnada elimi fark etmediğim için iyiyim dedim" şeklinde beyanda bulunmuş, ceza mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, davacının iddia ettiği eylemin davalı tarafından işlendiği sabit olmadığından beraatine karar verildiği görülmüştür.

Davacının, el bileğinde meydana gelen kırık haricinde, hareket halindeki minibüsten düşme ile oluşabilecek başkaca bir yaralanması olduğuna dair tespit olmadığı gibi, davacının plakası tespit edilmeyen minibüse bindiğine, minibüsten sürücünün kusurlu eylemi ile minibüsün hareket halinde olması nedeniyle düştüğüne dair delil de sunulmamıştır. Nitekim hastaneye müracaatı da adli vaka kapsamında yapılmamış, "minibüsten inerken düşme" şeklinde olmuştur.

Ceza soruşturması ve kovuşturması sırasındaki beyanları da, birbiri ile çelişki oluşturmaktadır. (maskeli bir şahsı kollukta net ve kesin teşhis ettiğini beyan etmesi, sürücünün durmadan hızla uzaklaştığına dair önceki beyanlarının aksine şoförün durarak durumunu sorması gibi) Görülmekte olan davada somut delil sadece davacının el bileğinde meydana gelen kırık olup, mevcut yaralanmanın Güvence Hesabının sorumlu olacağı şekilde meydana geldiğine dair, davacının iddiasından başka delil de bulunmamaktadır.

Bu durumda, davacı, (hareket halindeki araçtan düştüğüne yönelik başkaca yaralanması da tespit edilmemiş olmasına göre) el bileğinde meydana gelen kırılmanın, ...'nın sorumluluğunda kalacak şekilde meydana geldiğini kanıtlayamadığından, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. (Yargıtay 4. H.D.

2022/2240E.- 2023/7102K."Dosyada mevcut belgelere göre davacının yaralandığı sabit olup yaralanmanın araç çarpması nedeniyle oluşup oluşmadığı açık ve net değildir.

Sigorta kapsamında kalan rizikonun gerçekleştiğini ispat yükü davacıda olup gerçekleşen rizikonun teminat dışında kaldığını ispat yükü ise sigortacıdadır.") (Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi 2019/1593 E. 2020/4240 K., 2016/14120 E. 2019/5753 K. sayılı kararları "iddia olunan trafik kazasının varlığını ve varsa araç sürücüsünün kusurunu ispat yükü davacıya aittir.")

Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, mahkemece yapılan yargılamada eksiklik bulunmamasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılamaya ihtiyaç duyulmamasına göre ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın esası hakkında yeninden hüküm tesisi ile, davacı tarafından olayın oluş şekli ve sürücü kusuru kanıtlanamadığından davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; I-Davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile; Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 27/09/2023 tarihli, 2022/369 Esas 2023/597 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre; 1-Davanın REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu karar ilam harcının, peşin alınan 80,70 TL peşin harç, 840,00 TL ıslah/tamamlama harcı toplamı 920,70 TL'den mahsubu ile yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, fazladan alınan bakiye 305,30 TL harcın isteği halinde davacıya iadesine,

3-Davalı işbu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

5-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE,

6-HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 1.560,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN

II-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, III-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 137,00-TL tebligat ve posta giderleri olmak üzere toplam 875,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, IV-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, V-Kararın taraflara tebliği ve harç iadesi işlemlerinin ilk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 06/03/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2023/1516, K. 2025/339, 6 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Numarası
  4. Davanın Konusu
  5. Karar Tarihi : 06/03/2025
  6. Gerekçeli Karar
  7. Yazılma Tarihi : 26/03/2025
  8. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  9. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  10. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  11. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  12. İstinaf Harç Ve Yargılama Giderleri Yönünden
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1516
Karar No
2025/339
Tarih
6 Mart 2025

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2023/1517 K.2025/324
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2023/1519 K.2025/380
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2023/1520 K.2025/338
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2023/1521 K.2025/340
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2023/1537 K.2025/325
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi E.2023/1560 K.2025/411

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.