KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Davacı Vekili Kısmi Temlik Alan/
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/237 - 2024/754
- Dosya no
- 2023/237
- Karar no
- 2024/754
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 02/12/2022
- Numarası
- 2018/395 Esas - 2022/641 Karar
- Davacı
- —
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazılma tarihi
- 05/06/2024
Karar Metni
1.185 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı kısmi temlik alan/davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 12/03/2018 tarihinde müvekkilinin kullandığı araca davalıya ZMSS sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın tam kusuru ile çarpması sonucu müvekkilinin yaralanarak malul kaldığını, davalı Sigorta Şirketine 23/03/2018 tarihinde başvurulduğu halde herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 500TL tedavi gideri ile 3.500TL kalıcı işgöremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 05/04/2018 tarihinde itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Temlik alan vekili 04/09/2018 ve 18/02/2019 tarihli dilekçelerle; davada belirlenecek olan alacak miktarının 3.274,91 TL'sinin ve daha sonra da yine bu dosyada belirlenecek alacağın 15.000TL'sinin temlik alan Av. ...'ya temlik edildiğinden temlik alan sıfatıyla davayı takip ettiğini, gerekli yargılamanın yapılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacı ... ve vekilinin 08/10/2018 tarihli celseye katılmadığı için HMK 150. maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırıldığı, her ne kadar sonrasında 3 aylık süre geçmesine rağmen davanın açılmamış sayılmasına dair bir karar oluşturulmamış ise de, 3 aylık sürenin geçmesi ile mahkemece bu yönde karar oluşturulmasa dahi yasal sonucun kendiliğinden doğacağı gözetilerek davacı ...'ın fazlaya dair haklarını saklı tutarak 500TL masraf talebi ve temlik edilen miktarın üzerindeki kısım yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerektiği,
davada talep edilen ve temlikler nedeniyle 18.274,91TL'lik ...'ya geçen kısımla ilgili olarak, davacı ...’ın kalıcı maluliyetinin tespiti amacıyla muayene için Ankara Üniversitesi Adli Tıp Kurumuna müracaatı sağlanamadığından maluliyet raporu alınamadığı, 28/03/2022 tarihinde mevcut belgelere göre rapor düzenlenmesi isteğine Ankara Üniversitesi ATK tarafından verilen 07/04/2022 tarihli cevapta, 520,00 TL rapor ücretinin yatırılmasının talep edildiği, temlik alan ... vekiline 04/11/2022 tarihinde 520,00 TL rapor bedelini yatırması için iki hafta süre verilerek,
yatırılmaması halinde mevcut delil durumuna göre karar verileceğinin ihtar edildiği, ... vekilince 16/11/2022 tarihli beyan dilekçesinde yeniden süre talep edilmeksizin, fatura bedelinden ...'ın sorumlu olduğu, kendilerince yatırılmayacağının bildirildiği, her ne kadar 25/11/2022 tarihinde, rapor bedeli davacı ... vekilince yatırılmış ise de, yukarıda izah edildiği üzere ...'ın açtığı dava dosyanın takipsiz bırakıldığı,
08/10/2018 tarihinden itibaren 3 aylık sürenin geçmesi üzerine 08/01/2019 tarihi itibariyle açılmamış sayıldığından ve usule ilişkin nihai karar sonrasında davacının herhangi bir talepte bulunamayacağı davanın yürümesi yönünde delil ibraz edemeyeceği ve delil toplanmasını talep edemeyeceği gözetilerek açtığı davanın, açılmamış sayılması koşulları oluştuktan sonra davacı ... tarafından rapor bedelinin yatırılmasının sonuca etkili olmayacağı, temlik alan davacı ...'nın ise,
04/11/2022 tarihli celsede rapor ücretini yatırmaması halinde mevcut delil durumu ile yetinileceğinin ihtar edilmesine rağmen yeniden süre talep etmeksizin rapor ücretini yatırmayacağını bildirdiğinden ve mevcut delillere göre davacının kalıcı maluliyetinin oluşup oluşmadığı ve bu kapsamda kalıcı maluliyete dayalı tazminat talebinde bulunup bulunamayacağı ve bulunabilecekse tazminat tutarının belirlenemediği gözetilerek ispatlanamayan davanın (...'nın temlik aldığı kısım yönünden) reddine karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından, “Davacı ... tarafından açılan ve temlik kapsamı dışında kalan istemler yönünden davanın açılmamış sayılmasına,
davacı ...'nın temlik aldığı talep yönünden ispatlanamayan davanın reddine” karar verilmiş hükme karşı kısmi temlik alan/davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı/kısmi temlik alan vekili istinaf dilekçesinde; davacının geçirmiş olduğu kaza sonrası alacağının 18.274,99TL’sini temlik alan müvekkile devrettiğini, dosyada mevcut olan hastane evrakları üzerinden mevcut delil durumuna göre maluliyet tespiti yapılabilecek iken ve 520,00 TL'lik fatura bedelinin ödenmesinin sorumluluğu davacı ...’a ait olmasına rağmen temlik alan müvekkil yönünden davanın reddedilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, 02/12/2022 tarihli (23) numaralı duruşma tutanağında asıl davacı vekili Av. ... tarafından, "Biz davacının vekaletini yeni aldık, rapor masrafını yatırdım,
rapor alınmasını talep ediyorum" şeklindeki beyanının yerel mahkeme tarafından gözardı edilerek davacı yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin doğru olmadığını, davanın açılmamış sayılmasına karar verilebilmesi için şartlar oluşmadığını, dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmemiş ve yargılamaya devam olunmuşken ve hatta üzerinden yıllar geçmişken, davanın açılmamış sayılmasına karar verilemeyeceğini, yani, işlemden kaldırılmamış veya işlemden kaldırılmış olmakla birlikte üç ay içerisinde yenilenmiş bir dava hakkında hakimin kendiliğinden karar vererek kaydı kapatma hakkı bulunmadığını,
gerekçeli kararda dosyanın işlemden kaldırıldığı, ancak 3 ay içinde yenilenmediği ileri sürülmekteyse de, 08/10/2018 tarihli duruşmada dosyanın işlemden kaldırılmasından sadece 8 gün sonra, 16/10/2018 tarihinde yenileme talebi gönderilmiş ve 17/10/2018 tarihli yenileme tensip tutanağı ile yerel mahkeme tarafından davaya kaldığı yerden devam olunmasına karar verildiğini ve bu aşamadan sonra ise hiçbir zaman dosyanın işlemden kaldırılmasına ilişkin bir karar verilemediğini, hakimin kendiliğinden karar vererek kaydı kapatmasının usulsüz olduğunu, kaldı ki,
Ankara Üniversitesi ATK müzekkere cevabı nedeniyle rapor masrafı için ödeme yaptıklarını ancak rapor temini için ikinci kez masraf yatırılması istenildiğinde de bu hususun davacı vekili tarafından yerine getirildiğini ve masrafın yatırıldığı da açık olmasına rağmen davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan kısmi temlik alan/davacı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, HMK’nın 355. maddesi kapsamında, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Yerel Mahkeme tarafından davacı yönünden davanın açılmamış sayılmasına, kısmi temlik alan/davacı yönünden davanın ispatlanamadığından reddine dair verilen karar, kısmi temlik alan/davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, mahkemece asıl davacı ...’ın temlik dışı kalan talebine yönelik davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, bu karara yönelik bu davacının istinaf kanun yolu başvurusunun bulunmadığı, temlik alan/davacının ise bu karara yönelik istinaf kanun yolu başvurusunda hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Temlik alan/davacının sair istinafları yönünden;
04/11/2022 tarihli duruşmada, temlik olunan alacak yönünden davanın ispatlanması için gerekli görülen maluliyet rapor ücreti masrafı olan 520TL’yi yatırıp yatırmayacağını bildirmesi için ve yatırılmayacağının bildirilmesi halinde mevcut delil durumuna göre karar verileceği ihtarını da içeren iki haftalık sürenin temlik alan/davacı vekiline verildiği, temlik alan/davacı vekili tarafından da 16/11/2022 tarihli dilekçe ile masrafın davacı ... tarafından yatırılması gerektiğinin bildirildiği, duruşmada da bu dilekçenin tekrar edilmesi ile karşısında, mahkemece maluliyet raporu alınmadan temlike konu alacak miktarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşı temlik alan/davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2023/237, K. 2024/754, 29 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama