KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2024
- 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/239 - 2024/738
- Esas no
- 2023/239
- Karar no
- 2024/738
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/12/2022
- Numarası
- 2022/332 Esas - 2022/1057 Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Tazminat (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan Rücuen Tazminat
- Yazılma tarihi
- 24/06/2024
Karar Metni
1.306 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından sigortalanan mülkiyeti davalıya ait aracın karıştığı trafik kazasında yaralanan şahıs için Afyonkarahisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/632 Esas sayılı dosyasında verilen karar gereği 88.450,00 TL ödeme yapıldığını, davalıya ait araç sürücüsünün olay yerini terk ettiğini, aynı zamanda %100 kusurlu olduğunu belirterek, ödenen bedelin rücuen tahsili istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazanın müvekkili şirkete ait aracın ... plakalı araca çarpması şeklinde vuku bulmadığını, kazanın ... idaresindeki aracın orta refüjdeki trafik yön levhasına çarpması ile meydana geldiğini, kusurun davalıya ait aracın sürücüsü ...'da olmadığını, ceza davasında alınan raporda ...'ın kusuru olmadığının, sürücü ...'ın asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini ve sanığın beraatine karar verildiğini, kararın istinaf kanun yolundan geçerek kesinleştiğini, kaza tespit tutanağının yolcuların asılsız beyanları ile düzenlendiğini, rücu şartlarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davanın, trafik sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkin olduğu, davacı sigorta şirketinin, zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi kapsamında zarar gören üçüncü kişilere ödenen tazminatın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B-4.f maddesi gereğince kendi sigortalısından rücuen tahsili talebinde bulunduğu,
davacı sigorta şirketinin, davalı olduğu Afyonkarahisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/632 Esas sayılı dosyasında, henüz kusur raporu dahi alınmadan taraflar sulh olduğundan, davacı mağdur ...'a rızaen tazminat ödemesi yapıldığını ve davanın feragat ile sonuçlandığını, Afyonkarahisar 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/87 Esas sayılı dosyasının tetkikinde, davalıya ait araç sürücüsü sanık ... aleyhine taksirle yaralama suçundan açılan davada, beraat kararı verildiği ve kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği, KGM'den emekli makine mühendisi bilirkişiden alınan raporda,
davalıya ait araç sürücüsünün kusursuz olduğunun mütalaa edildiği, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmaması nedeniyle davacının yaptığı ödemeyi rücu edemeyeceği gerekçesiyle, “Açılan davanın reddine,” karar verilmiş, karar davacı vekil tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava konusu olayda, sigortalı aracın kusurlu olarak, ... plakalı araca çarparak, ...’ın maluliyetine neden olduğunu, ...’in ve ...’ın ceza dosyasındaki ifadesine göre, sigortalı araç sürücüsünün aracı, kardeşleri ...’ın idaresindeki aracın önüne kırması ile aracın yoldan çıkması neticesinde kazanın meydana geldiğini, sigortalı araç sürücüsünün, diğer aracı görmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ceza mahkemesinin kusura yönelik kabulü ve beraat kararının hukuk hakimini bağlamayacağını, ayrıca vekalet ücretinin de maktu olması gerekirken, ilk derece mahkemesi kararında nispi vekalet ücretine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde;
Dava, trafik kazası nedeniyle ZMMS kapsamında zarar görene yapılan ödemenin sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk etmesi ve ağır kusurlu olması nedeniyle ZMMS Genel Şartları gereğince sigortalısından (akidinden) rücuen tahsili istemidir. Mahkemece kazanın meydan gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsünün kusuru olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Olay tarihinde davalının işleteni olduğu aracın karayolunda seyri sırasında gerisinden gelmekte olan araç sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybederek, orta refüje çarpması neticesinde yaralamalı trafik kazasının meydana geldiği, kesinleşen Afyonkarahisar 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/87 Esas sayılı dosyasından anlaşılmıştır.
Yerel mahkeme tarafından ceza yargılaması sonrasında kesinleşen olayın bu oluş şekiline göre Trafik kusur bilirkişisinden ve akabinde itiraz üzere Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 30/11/2022 raporda, kazaya diğer araç sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybederek orta refüje çarpmasının neden olduğu, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde ve diğer araç sürücüsü ... ...'ın direksiyon hakimiyetini yitirmesinde etkisinin olmadığı değerlendirilerek, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığı, diğer araç sürücüsü ... ...'ın asli %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği görülmüştür.
1-Davacı vekili, kusur raporunun yeterli olmadığını, ceza mahkemesi tarafından kabul edilen kusurun hukuk hakimini bağlamayacağını ileri sürerek kararı istinaf etmiştir. TBK'nın 74. maddesi gereğince, ceza mahkemesi tarafından verilen beraat kararı ve tespit edilen kusur durumu hukuk hakimini bağlamaz ise de, ceza mahkemesi tarafından tespit edilen ve kesinleşen maddi vaka hukuk hakimini bağlar.
Ceza Mahkemesi tarafından yargılamada tanık beyanlarının yanı sıra kaza anına ilişkin görüntüler de değerlendirilerek, kazanın oluş şekli tespit edilmiş, yerel mahkeme tarafından da, kesinleşen bu oluş şekli çerçevesinde alınan raporlara göre davanın esası hakkında karar verilmiştir.
Ceza mahkemesince yapılan yargılamada, kazanın diğer araç sürücüsü ...'ın direksiyon hakimiyetini kaybederek orta refüje çarpması ile meydana geldiğinin anlaşılmasına, her ne kadar diğer araçta bulunan tanıklar tarafından aksi ileri sürülmüş ise de, ceza dosyasında değerlendirilen kaza anına ilişkin görüntüler çerçevesinde yapılan değerlendirmeye göre diğer araç sürücüsünün direksiyon hakimiyetini yitirmesinde ve kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün etkisinin tespit edilmemiş olmasına,
mahkemece hükme esas alınan raporun ceza mahkemesi dosyası ile kesinleşen olayın oluş şekli çerçevesinde kusur durumu değerlendirilmiş olmasına ve kusur raporunun karar vermeye elverişli olmasına göre dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri ve istinaf edenin sıfatı dikkate alındığında, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
2-Davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf sebeplerine gelince, maddi tazminata yönelik davalarda uygulanacak olan, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'nin 13/4 maddesinde; "Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur." denildiğinden, davanın tamamının reddi durumunda kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine takdir edilecek vekalet ücreti maktu vekalet ücretini geçemez. Rücuen tazminat istemli tazminat davaları da, maddi tazminat davası mahiyetinde olduğundan, bu kapsamda açılan davalarda da Tarife'nin ilgili hükümleri uygulanır.
Eldeki davanın, tamamının reddine karar verilmiş olmasına göre, davalı lehine ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 9.200,00 TL maktu vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, dava değeri üzerinden nispi vekalet ücreti takdir edilmiş olması doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin reddi ile yukarında 2 nolu bentte yazılı sebeplerle istinaf talebinin kabulüne, mahkemece yapılan yargılamada eksiklik bulunmamasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılamaya ihtiyaç duyulmamasına göre kararın, davacı lehine HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince kaldırılmasına, ilk derece mahkemesi kararında davada, davalı lehine takdir edilen vekalet ücretinin 9.200,00 TL olarak düzeltilmesine karar verilmesi gerekmiş, ilk derece mahkemesi kararında kesinleşen yönler korunarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN
II-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, III-İstinaf başvurusu nedeniyle, davacı tarafından yapılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı, 90,00-TL tebligat ve posta giderleri olmak üzere toplam 582,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, lV-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, V-Kararın tebliği ve harç iadesi işlemlerinin ilk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 22/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2023/239, K. 2024/738, 22 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama