KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Davacı Vekili
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/25 - 2024/512
- Dosya no
- 2023/25
- Karar no
- 2024/512
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 25/10/2022
- Numarası
- 2018/798 Esas 2022/762 Karar
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazılma tarihi
- 17/04/2024
Karar Metni
1.472 kelime·7 dk okuma·3 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ...'un maliki dava dışı ...'un sürücüsü olduğu ... plakalı aracın 26/04/2006 tarihinde karıştığı kaza neticesinde dava dışı ...'nun yaralanarak malul kaldığını,
... plakalı aracın kaza tarihinden geçerli bir sigortasının olmadığı gerekçesi ile 5684 sayılı yasa ve Güvence Hesabının yönetmeliğinin 9. Md uyarınca kazada malul kalan dava dışı ...'na müvekkili tarafından 16.850,00 TL ödendiğini müvekkili tarafından ödenen bedelin tahsili için Ankara 30. İcra Dairesinin 2011/5637 sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını dava dışı malik ...'un takibe itiraz ettiğini itirazın iptali için Ankara 2. ATM'nin 2013/69 esas sayılı dosyasında itirazın iptali davası açıldığını, yargılama neticesinde davanın reddine karar verildiğini,
karardan sonra aracı sigortalayan davalı sigorta şirketine ihtarname gönderildiğini ancak ödeme yapılmadığını, ... plakalı aracın sigorta poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketi tarafından ödenmesi gereken tazminatın müvekkili tarafından hak sahiplerine ödenmesi nedeniyle davalı sigorta şirketinden tahsili için Ankara 11. İcra Müdürlüğünün 2018/10179 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı sigorta şirketinin takibe itiraz ettiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili süresi geçtikten sonra verdiği cevap dilekçesinde; müvekkilinin adresinin İstanbul ili Şişli ilçesinde bulunduğunu, İstanbul mahkemeleri yetkili olduğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirkete 2918 sayılı yasanın 97. maddesi gereğince dava açılmadan önce usulüne uygun olarak başvuru yapılmadığını, yargılamaya konu kazanın 2006 yılında meydana geldiğini ve ödemenin 2011 yılında yapıldığını bu nedenle davanın zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini,
... plakalı aracın müvekkili sigorta şirketi tarafından sigortalandığının iddia edildiğini ancak poliçenin hiç bir priminin ödenmediğini, bu nedenle müvekkili şirketin sorumluluğunun ve hasarı tazmin etme yükümlülüğünün bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin dava tarihinden itibaren faizle sorumlu olduğunu, müterafik kusur ve hatır taşıması bulunup bulunmadığının araştırılması ve gerçek maluliyetin tespit edilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, dosyada mevcut kaza tespit tutanağı ve trafik kayıtlarından 26.04.2006 tarihinde ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın yaya olan ... 'na çarpması sonucunda kazanın meydana geldiği, kazada yayanın yaralandığı, ... plakalı aracın minibüs cinsi ile kullanım şekli ticari olarak ... ... adına kayıtlı olduğu ve kaza sonrası ...'nun başvurusu üzerine davacı ... tarafından 13.07.2011 tarihinde 16.850,00 TL ödeme yapıldığı, yapılan ödemenin davacı ... tarafından alınan 10.05.2011 tarihli maluliyet raporu ile aktüer bilirkişi raporuna dayanılarak yapıldığı,
davacı tarafından ödeme sonrası ödenen bedelin tahsili için Ankara 30. İcra Müdürlüğünün 2011/5637 sayılı dosyası ile araç maliki ... ile sürücü ... aleyhine icra takibi başlatıldığı, ... 'un itirazı üzerine Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen davada mahkemenin 10.03.2016 tarihli kararı ile davacı ... yaptığı ödemeyi aracın sigorta poliçesini düzenleyen ...
Sigorta A.Ş. 'den istemesi gerekirken hatalı olarak davalıdan talep etmesi nedeniyle davanın reddine karar verildiği, mahkemece alınan ve Adli Tıp kurumu 2. Adli Tıp İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 16.08.2021 tarihli maluliyet raporunda, kaza tarihinde yürürlükte olan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık İşleri Tüzüğü hükümlerine göre dava dışı ... 'nun maluliyetinin bulunmadığı, olay tarihinden itibaren 6 ay süre ile iş görmezlik halinde kaldığının bildirildiği, hesap bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda, kaza nedeni ile dava dışı ...'nun talep edebileceği tazminatın 2.282,76TL olduğu,
ödeme tarihi dikkate alındığında davacının 2.282,76 TL asıl alacak ve 1.470,22 TL faiz talep edebileceğinin bildirildiği, ... plakalı aracın trafik kaza tutanağında da belirlendiği şekilde 42226078 nolu poliçe ile davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığı, bu poliçe kapsamında davacının 2.282,76 TL asıl alacak ve 1.470,22 TL faiz talep edebileceği gerekçesiyle.
"1-Davanın kısmen KABULÜ ile davalı tarafından Ankara 11. İcra Müdürlüğünün 2018/ 10179 sayılı dosyasına yönelik itirazın iptali ile takibin 2.282,76TL asıl alacak ve 1.470,22TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.752,98TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
Asıl alacak olan 2.282,76TL'ye takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde; dava dışı ...’un maliki yine dava dışı ...’un sürücüsü olduğu ... plakalı aracın 24.06.2006 tarihinde meydana gelen kaza sonucunda ...’nun yaralanarak malul kalmasına neden olduğu, ... plakalı aracın kaza tarihinde geçerli bir Zorunlu Mali Mesuliyet (trafik) Sigorta poliçesi olmadığı gerekçesi ile, 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 14. maddesi ve ...
Yönetmeliğinin 9. maddesi uyarınca, kazada malul kalan ...’na müvekkil şirket tarafından 13.07.2011 tarihinde 16.850,00- TL tazminat ödenmek zorunda kalındığı, müvekkil tarafından yapılan bu ödemenin, kazaya sebebiyet veren aracın kaza tarihi itibariyle geçerli bir ZMMS poliçesinin bulunmaması ihtimaline göre yapıldığı, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2013 / 69 E. sayılı dosyası ile görülmekte olan davada sigorta şirketi merkezinde, bilirkişi tarafından yapılan yerinde inceleme neticesinde kazaya sebebiyet veren aracın kaza tarihi itibariyle geçerli ...
Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenmiş bir ZMMS poliçesinin bulunduğunun tespit edildiği, müvekkilin ZMMS poliçesi bulunmayan araçların vermiş oldukları bedeni zararları 5684 sayılı yasa TTK ve ... Yönetmeliği uyarınca mevzuat dahilinde teminat limitleri ile karşıladığı, davaya neden olan aracın ZMMS poliçesi bulunduğundan müvekkil tarafından yapılan ödemenin ilgili sigorta şirketi tarafından müvekkile iadesi gerektiğini, ödemenin yerinde olup olmadığı hususunun davalı ...
Sigorta A.Ş. ile sigortalısı arasında çözülmesi gereken bir uyuşmazlık olduğunu, mahkemece yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, müvekkil tarafından ödeme yapılan ve 06.09.2012 tarihinde vefat eden ...’nun sürekli iş gücü kaybının olmadığının hüküm altına alındığını, mahkemece hükme esas olarak dosyada bulunan adli raporlardan 16.08.2021 tarihli raporun kabul gördüğünü, ...’nun hayatta iken muayene eden ve iş göremez durumda olduğunu belirleyen raporların dikkate alınmadığını, ödemenin tamamının iade edilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalı ...
Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; başvuru şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi gerekirken hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, poliçe yok hükmünde olduğundan yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, davaya konu ... plaka sayılı aracın müvekkil şirket nezdinde 42226078 no.lu trafik sigortası poliçesi ile 28/02/2006-2007 tarihleri arasında sigorta edildiğinin iddia edildiğini, hasarın ihbarını takiben yapılan incelemede poliçenin hiçbir priminin ödenmediği ve poliçe aslının da verilmediğinin tespit edildiğini,
sigorta poliçelerinin iki tarafa borç yükleyen akitlerden olup sigortalının en büyük borcunun sigorta priminin ödenmesi olduğunu ve sigortacının sorumluluğunun primin ödenmesi ile başlayacağını, TTK 1295/I. maddesi uyarınca. “Sigorta priminin tamamının, taksitle ödenmesi kararlaştırılmışsa ilk taksitin akit yapılır yapılmaz ve poliçe teslimi karşılığında ödenmesi gerekir.’’ , yine sözü edilen maddenin 3. bendi gereğince ise.
"Sigortacının sorumluluğu primin veya ilk taksitin ödendiği tarihten başlar.’’ denilmek sureti ile sigortacının sorumluluğunun ne zaman başladığı açıkça hüküm altına alındığını, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkil şirketin yalnızca dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olabileceğini ve dava konusu olaya uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı şirketin ödeme yaparken yapılması gereken indirim sebepleri örneğin mağdurun takması zorunlu olan emniyet kemerini takip takmadığı ve/veya hatır taşımacılığı olup olmadığı araştırılmadan hüküm kurulmasının hatalı olduğunu belirterek,
kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Taraf vekillerinin istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup, davacı ... kaza tarihinde geçerli poliçenin bulunması sebebiyle ödediği tazminatı zorunlu mali mesuliyet sigortacısına rücu etmek istemektedir.
Uyuşmazlık kaza tarihi itibarıyla geçerli bir poliçenin bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Kaza tespit tutanağında 1997 model araca ilişkin davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen zorunlu mali mesuliyet sigortasının bulunduğunun belirtildiği, dosyada mübrez 1997 model araca ilişkin poliçede sigorta priminin tahsil edildiğinin belirtildiği, daha sonra 2002 model araca ilişkin 28/4/2006 poliçenin düzenlendiği, ispat külfeti kendisinde bulunan davalı sigorta tarafından ilk poliçenin iptaline ilişkin bir belge sunulmamış olduğu ve primin de tahsil edildiğinin anlaşılması karşısında kaza tarihi (26/04/2006) itibarıyla geçerli bir poliçe bulunmadığına ilişkin istinaf sebeplerine itibar edilememiştir.
Rücu davaları, gerçek zararın giderilmesi amacına yönelik olup zenginleşmeye bir vesile teşkil etmemelidir. Bu nedenle mahkemece, zarar görene yapılması gereken gerçek ödeme miktarı tespit edilerek davacı tarafça yapılan ödeme miktarı daha fazla olsa da davalının gerçek zarar miktarıyla sorumluluğuna karar verilmesi gerekir. Somut olayda, maluliyet raporları arasındaki çelişkinin Adli Tıp Kurumu Üst Kurulu tarafından giderildiği, gerçek zarar hesabının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf sebeplerinin esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2023/25, K. 2024/512, 17 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama