İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2023/396 K.2024/812

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ve davalı... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf…

Esas2023/396Karar2024/812Tarih12 Haziran 2024Okuma16 dk · 3.159 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
12 Haziran 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2023/396 - 2024/812
Dosya no
2023/396
Karar no
2024/812
İncelenen kararın mahkemesi
ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
22/12/2022
Numarası
2019/671 Esas - 2022/1015 Karar
Davacılar
—
Vekili
—
Davalı
—
Davanın konusu
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Yazılma tarihi
13/06/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.159 kelime·16 dk okuma·3 bölüm

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ve davalı... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacılar vekili dava dilekçesinde; 14/07/2019 tarihinde davalı...'in sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı motosikletle alkollü olarak seyir halindeyken yaya olan ...'e çarptığını, hastaneye kaldırılan ...'in 21/07/2019 tarihinde kazaya bağlı olarak vefat ettiğini belirterek, fazlaya ilişkin yasal hakları saklı kalmak kaydı ile 100.000 TL maddi tazminat ile 120.000,00 TL manevi tazminatın (her bir davacı için 40.000 TL) olmak üzere davalı... yönünden kaza tarihi olan 14/07/2019 tarihinden itibaren, sigorta şirketi yönünden ise yalnızca maddi tazminatın poliçe ve güvence limitleri dahilinde kazanın ihbar ve talepleri için başvurunun ulaştığı 15/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davacılar vekili 16/07/2020 tarihli dilekçesi ile, davacı ... için 10.000,00 TL, davacı ... için 85.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve davacı ... için 5.000,00 TL cenaze defin gideri talep etmiştir.

Davacılar vekili 03/03/2022 tarihli ıslah dilekçesiyle, destekten yoksun kalma tazminatı olarak ... yönünden 85.000,00-TL talep edilmiş ise de, bilirkişi raporunda ... yönünden toplam bakiye destekten yoksun kalma tazminatı olarak 138.166,69-TL hesaplandığını, aradaki fark olan 53.166,69-TL destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin olarak ıslah talebinde bulunduklarını belirterek, davacı ... yönünden 53.166,69 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı...'den olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davacılar vekilinin 16/07/2020 tarihli dilekçe ile ... yönünden tazminat talebinin olmadığına dair dilekçe sunmuş olduğu görülmüştür.

Davacılar vekili 13/09/2021 tarihli dilekçesi ile, 03/09/2021 tarihinde davalı ... Sigorta A.Ş. ile "Sulh/Feragat Protokolü ve İbraname" adı altında protokol imzalandığını, sigorta şirketi tarafından sorumlu olunan tazminat tutarı (... ve ... için ayrı ayrı olmak üzere) davacılara ödendiğini, bu sebeple ... Sigorta A.Ş. yönünden tüm maddi tazminat taleplerinden ve fer'ilerinden feragat ettiklerini bildirmiştir.

Davalı... vekili cevap dilekçesinde; arabuluculuk yoluna başvurulmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, ayrıca yetki itirazlarının da olduğunu, esasa ilişkin olarak ise, dava konusu kaza nedeniyle açılan Silifke 1.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/404 Esas sayılı dosyasının halen derdest olduğunu, dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, kazanın müteveffanın kusuruyla meydana geldiğini, cenaze ve def'in gideri talebi için harç yatırılmadığından talebin reddi gerektiğini, tazminat talebinin fahiş olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirkete eksik evrak ile başvuru yapıldığını, davanın KTK'nın 97. maddesi uyarınca usulden reddi gerektiğini, diğer davalının alkollü olduğunu, kusur konusunda Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, cenaze ve defin giderlerinin teminat dışı olduğunu, cenaze giderlerinin belediyeler tarafından ücretsiz karşılandığını, faiz talebinin reddi gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporda, davalı sürücü...'in %100 (yüzdeyüz) oranında kusurlu olduğu, müteveffa yaya ...'in kusursuz olduğunun bildirildiği, aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen 21/01/2022 tarihli 2. ek raporda, davalı Sigorta Şirketi tarafından davacı tarafa ödemenin yapıldığı 2021 yılı verilerine göre davacı ...'in bakiye destekten yoksun kalma zararının 138.166,69 TL, ...'un bakiye destekten yoksun kalma zararının 6365,25 TL olduğu,

2022 yılı verilerine göre davacı ...'in bakiye destekten yoksun kalma zararının 311.153,55 TL ...'un bakiye destekten yoksun kalma zararının 26.290,90 TL olduğuna ilişkin görüş bildirildiği, davacının sigorta şirketi yönünden ödeme nedeniyle davasından feragat etmesi üzerine ve Yargıtay 17.Hukuk ve 4. Hukuk Dairelerinin yerleşik kararlarından da anlaşılacağı üzere müteselsil sorumlulardan birisi hakkındaki davadan feragat beyanının diğer müteselsil borçlular yönünden de teselsülen feragat niteliğinde olduğu ve böylece diğer müteselsil sorumluların da sorumluluktan kurtulmuş olacağı,

ancak sigorta şirketi hakkındaki feragattan davalı sürücü ve işletenin ancak limit kadar yararlanabileceği, hakkın özünden tamamen feragat edilmediği için hesaplanan zarardan sigorta şirketince ödenen bedelin düşülmesi sonucu bakiye tazminat hesaplamasının yapılması gerektiği dikkate alınarak aktüer bilirkişi tarafından rapor düzenlendiği ve rapora göre davalı... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı zararlarının hesaplandığı, rapora davalı... ve ...

Sigorta A.Ş. vekilince itiraz ve beyanların sunulduğu, özellikle... vekilinin itiraz dilekçesinde sigorta şirketi yönünden yapılan feragatın kendileri için de geçerli olduğu ve bu nedenle tazminat taleplerinin yerinde olmadığı bildirilmiş ise de, davalı... yönünden limit üzerinde kalan tazminatın hesaplandığı ve tarafların yukarıda belirtilen itiraz dışında gerekçeli bir itiraz sunmadıkları, raporun dosyadaki deliler de dikkate alınarak hazırlandığı da görülmekle hükme esas alınabileceği,

aktüer bilirkişi raporu düzenlendikten sonra davalının zarardan sorumlu olup olmadığı konusunda yapılan incelemelerde KTK'nın 85. ve TBK'nın 49. maddeleri gereği davalı ...

Sözmez'in kusuru oranında bu zararlardan sorumlu olduğu, ancak davacı ... yönünden bilirkişi tarafından destekten yoksun kalma zararının 138.166,69-TL olarak hesaplandığı, fakat davacının talebinin bu davalı yönünden 53.166,69-TL olduğu ve bu nedenle davacının davasının kısmen kabul edilmesi, cenaze ve defin gideri yönünden ise, Araban Belediye Başkanlığı ve İlçe Müftülüğü tarafından gönderilen yazı cevaplarında cenaze ve defin gideri ücretsiz olduğundan bu talebin reddine karar verilmesi, diğer davalı ...

Sigorta A.Ş. yönünden ise feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesi, davacı ... yönünden miktar itibariyle zararın davalı sigorta şirketince karşılandığı dikkate alınarak bu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi,

diğer davalı sigorta şirketi yönünden ise feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin gerektiği, davacı ... yönünden ise feragat nedeniyle her bir davalı yönünden davanın ayrı ayrı reddine karar verilmesinin gerektiği, maddi tazminata ilişkin inceleme yapıldıktan sonra manevi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede, davacıların yakını olan ...'nin ölmesi nedeniyle yaşanan eksiklik ve manevi ihtiyaç, kazanın meydana gelmesinde davalı ...'in tamamen kusurlu olması, paranın alım gücü ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alındığında davacılar ... ve ... yönünden manevi tazminat taleplerinin yerinde olduğu,

diğer davacı ... yönünden ise davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, "Davacıların davasının KISMEN KABULÜ ile. A-Maddi Tazminat ... yönünden. 1) 53.166,69 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 14/07/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle davalı...'den alınarak davacı ...'e ödenmesine, 2) Cenaze ve defin giderleri yönünden davanın reddine, 3) Davacının davasının davalı ...

Sigorta A.Ş. yönünden feragat nedeniyle reddine, ... yönünden. 1)Destekten yoksun kalma tazminatı için davalı... yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 2) Davacının davasının davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden feragat nedeniyle reddine, ... yönünden.

Davacının davasının feragat nedeniyle her bir davalı yönünden ayrı ayrı reddine, Arabuluculuk faaliyetinin sona erdiği tarihte geçerli olan arabuluculuk asgari ücret tarifesi gereğince adalet bakanlığı bütçesinden sarf kararı ile ödenen 2.640,00-TL arabuluculuk ücretinin davalı ...

Sigorta A.Ş.'den alınarak hazineye irat kaydına, B-Manevi Tazminat 1) 40.000 TL tazminatın davalı...'den 14/07/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle alınarak davacı ...'e ödenmesine, 2) 40.000 TL tazminatın davalı...'den 14/07/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle alınarak davacı ...'a ödenmesine, 3) Manevi tazminat talebi için ... yönünden davanın feragat nedeniyle reddine," karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde.

Yerel mahkemece görülmekte olan ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda müvekkili ... yönünden 53.166,69-TL maddi tazminat, 40.000,00-TL manevi tazminat ve yine müvekkili ... yönünden 40.000,00-TL manevi tazminata hükmedildiğini, her iki müvekkil yönünden de manevi tazminat tutarları hususunda bir istinaf talebi bulunmamakla birlikte, müvekkil ... yönünden hükmedilen 53.166,69-TL maddi tazminat yönünden istinaf taleplerinin bulunduğunu, müvekkili ... yönünden dava dilekçesinde 85.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatı talep edildiğini,

21.01.2022 tarihli bilirkişi 2. ek raporunda müvekkilinin bakiye destekten yoksun kalma zararının 138.166,69-TL olduğuna kanaat getirildiğini, bunun üzerine, 03.03.2022 tarihli ıslah dilekçesinde ıslah edilen miktarın 53.166,69-TL olduğu, belirlenen destekten yoksun kalma tazminatının dava dilekçesi ile talep ettikleri miktardan fazla olduğu ve bu sebeple aradaki fark olan 53.166,69-TL’nin ıslah edildiğinin taraflarınca açıkça ifade edildiğini ve buna ilişkin olarak da dosyaya bu miktarı karşılayan 907,95-TL ıslah harcı yatırıldığını, yerel mahkeme tarafından ıslah dilekçesi hatalı ve hukuka aykırı yorumlanarak,

ıslah dilekçesinde 53.166,69-TL talep edildiğinden bahisle müvekkili ... yönünden 53.166,69-TL maddi tazminata hükmedildiği, dava dilekçesinde talep edilen miktar olan 85.000,00-TL’nin ise gözardı edildiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

Davalı... vekili istinaf dilekçesinde, aktüer bilirkişi raporlarının hatalı olması, aynı şekilde davalı sigorta şirketi ile yapılan sulh sözleşmesi, yapılan feragatin teselsül hükümleri gereği müvekkile de sirayet edeceğinin gözetilmemesi, kaza tarihindeki sigorta poliçe miktarının hiçbir surette dikkate alınmaksızın sanki sulh sözleşmesiyle ödenen tazminatların limit kadar olduğu değerlendirilerek karar verilmesi,

davacı ... yönünden davadan feragat edilmesine rağmen feragat edilen maddi ve manevi tazminat miktarları yönünden müvekkil lehine vekalet ücretine takdir edilmemesi nedeniyle kararın kaldırılması gerektiğini, davacı yanın dava dilekçesinde her üç müvekkili için fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 100.000,00 TL maddi tazminatın davalı müvekkili... ve diğer davalı sigorta şirketinden tahsilini talep etmiş olup, yerel mahkemece 10.07.2020 tarihli celsenin 2 numaralı ara kararı ile dava dilekçesindeki maddi tazminat talebini her bir davacı yönünden kalem kalem açıklanması için bir haftalık kesin süre verildiğini,

davacı tarafın 16.07.2020 tarihli dilekçesi ile davacı ... için 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminat, davacı ... için 85.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 5.000,00 TL cenaze defin gideri talep ettiğini, her ne dava dilekçesinde ... adına maddi tazminat talebinde bulunulmuşsa da ... vefat ettiğinden dolayı bu hususta herhangi bir talebinin olmadığı şeklinde beyanda bulunarak maddi tazminat talep sonucunu açıkladığını, dava dilekçesinde lehine maddi tazminat talep edildiği açıkça belirtilen ...'un yargılama sırasında vefat etmiş olmasının onun adına talep sonucunun açıklanmayacağı anlamına gelmeyeceğini,

öncelikle burada davacı ... dava dilekçesinde gösterilerek onun için de maddi tazminat talep edilmiş olması dikkate alınarak ... için ne kadar maddi tazminat talep edildiğinin açıklanması gerekirken bu hususa dikkat edilmeksizin ve yargılamanın en başında yapılan bu usuli hata nedeniyle dosya arasında alınan bilirkişi raporları ve dolayısıyla da verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, yine yerel mahkemece yapılan en büyük hatanın davacıların diğer davalı sigorta şirketi ile dava dışı yapmış olduğu sulh sonucu davasından feragat etmesi nedeniyle teselsül hükümlerinin uygulanmasında yapılan yanlış değerlendirme olduğunu,

zira dosyaya sunulan davacılar ile diğer davalı ...

Sigorta A.Ş arasındaki Sulh/Feragat Protokolü ve İbraname başlıklı sözleşme incelendiğinde, davacı ... için 221.057,87 TL, davacı ... için ise 28.352,18 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödendiği, bu ödenen tazminatlar nedeniyle davacıların davalı sigorta şirketi yönünden davasından feragat ettiğini, ne bilirkişice ne de yerel mahkemece sigorta şirketinin kaza tarihinde sorumlu olduğu poliçe limitinin 390.000,00 TL olduğunun hiçbir surette dikkate alınmadığını,

kaza tarihi olan 13.07.2019 tarihinde davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu poliçe limiti 390.000,00 TL olup davalı sigorta şirketinin yapmış olduğu ödeme (03.09.2021) tarihindeki verilere göre yapılan aktüer hesabında davacı ...' in toplam destekten yoksun kalma tazminatı 393.941,99 TL'dir.

Yani davalı sigorta şirketinin poliçe limiti tüketmeden yapmış olduğu kısmi ödeme davalı müvekkili de sorumluluktan kurtarmakta olup, bu açıdan davacının davalı sigorta şirketi yönünden yapmış olduğu feragati de diğer müteselsil borçlular yönünden de teselsülen feragat niteliğinde olduğunun kabulü gerekirken, yerel mahkemece bu hususun gözden kaçırılması yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, davacı ... yönünden talep edilen 40.000,00 TL manevi tazminat yönünden FERAGAT edilmiş olması nedeniyle davalı müvekkil lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini,

davacı ... ve ... lehine hükmedilen vekalet ücretinin oldukça fahiş olduğunu, yerel mahkemece yalnızca meydana gelen trafik kazasında davalı ...'in tamamen kusurlu olması, paranın alım gücü ve tarafların sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınarak dava dilekçesinde talep edilen manevi tazminat miktarlarının tam kabulüne karar verilmiş ise de, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının zenginleşmeye neden olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;

Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminatının tahsili istemine ilişkindir.

Öncelikle, taraf teşkili hususunun incelenmesi gerekmiştir. Davacı ... yargılama sırasında vefat etmiştir.

Yargılama süresince tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip bulunmaları usul hukukunun temel ilkelerindendir ve dava şartıdır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 50. maddesi ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 8 ve 28. maddelerine göre, her gerçek kişi, yaşadığı sürece taraf ehliyetine sahiptir ve taraf ehliyeti, çocuğun sağ olarak bütünüyle doğduğu anda başlar, ölümle sona erer. Bu nedenle, ölmüş kişinin taraf ehliyeti yoktur.

Dava tarihinden önce ölmüş kişi adına dava açılamayacağı gibi dava tarihinden önce ölmüş kişiye karşı açılmış olan bir dava, o kişinin mirasçılarına tebligat yapılmak suretiyle, mirasçılara karşı da sürdürülemez.

Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. (4721 sayılı TMK m. 28/1) Bu nedenle, davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine imkan yoktur. Ölen tarafın mirasçılarına karşı veya onun mirasçıları tarafından davaya devam edilip edilmeyeceğinin tespiti için, bir ayrım yapmak gerekir.

Yalnız öleni ilgilendiren, yani mirasçılarına geçmeyen haklara ilişkin davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalır, bu davalara ölen tarafın mirasçılarına karşı (veya mirasçıları tarafından) devam edilmesine imkan yoktur. Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen, yani mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların mal varlığı haklarını etkileyen davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Bu davalara, ölen tarafın mirasçılarına karşı (veya mirasçıları tarafından) devam edilir. Bunlar malvarlığı haklarına ilişkin davalardır. Bu halde, ölen tarafın mirasçıları, davayı mecburi dava arkadaşı olarak hep birlikte takip ederler.

Taraflardan birinin ölümü halinde, mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse, bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar dava ertelenir. Bununla beraber hâkim, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebilir (6100 sayılı HMK m. 55).

Öte yandan; yargılama sırasında taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen tarafın ehliyeti sona ereceğinden, ölen tarafın vekili varsa ölüm ile vekalet ilişkisi de kural olarak sona erer (TBK m.43/1, 513/1). Vekilin davaya devam etmesi mümkün olmayıp, sadece bu kişinin mirasçıları tarafından davaya devam edilebilir.

Somut olayda; davacı ...’a ait nüfus kaydından 17/2/2020 tarihinde yargılama sürerken vefat ettiği, vekilinin bulunduğu, ölüm ile vekalet ilişkisi son bulmasına rağmen yargılamaya devam olunarak hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.

Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen göz önünde bulundurulmalıdır. Mahkemece; yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde, öncelikle yargılama sırasında vefat eden davacı ...’a ait mirasçılık belgesi getirtilerek, mirasçılarına usulüne uygun tebligat yapılıp, mirası reddetmeyen mirasçılarının mecburi dava arkadaşı olarak yöntemince davaya katılımı sağlanmak, mirasçılar davayı birlikte takip etmekten kaçınırlarsa terekeye temsilci tayin ettirmek suretiyle taraf teşkili sağlandıktan sonra, karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmaksızın, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

Kabule göre de,

İşleten ve sürücü yönünden feragatin sirayet edip etmeyeceği hususuna ilişkin olarak,

Müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her biri, 6098 sayılı TBK'nın 162 ve 163. maddelerine göre borcun tamamından sorumludur. Nitekim, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88/1 maddesinde trafik olayı nedeniyle müteselsil sorumluluk öngörülmüştür. 6098 sayılı TBK'nın 167. maddesi uyarınca, sorumluların iç ilişkide kusur oranına göre, birbirlerine rücu hakları da mevcuttur.

Trafik kazasından kaynaklanan cismani tazminat ve manevi tazminat istemli davada, sürücü, işleten ve sigorta şirketi arasında, müştereken ve müteselsilen sorumluluk bulunduğundan, davacı taraf zararını davalılardan müştereken ve müteselsilen talep edebilir. Zarar görenin sigortadan müştereken ve müteselsil talep edebileceği tazminat miktarı sigorta teminat limiti ile sınırlıdır.

Müşterek ve müteselsil borçlulardan birisi tarafından yapılan ödemenin sonuçları ise TBK'nın 166. maddesinde düzenlenmiş ilgili maddede; "(1)Borçlulardan biri, ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmişse, bu oranda diğer borçluları da borçtan kurtarmış olur. (2)Borçlulardan biri, alacaklıya ifada bulunmaksızın borçtan kurtulmuşsa, diğer borçlular bundan, ancak durumun veya borcun niteliğinin elverdiği ölçüde yararlanabilirler.

(3)Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra sözleşmesi, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtarır." düzenlemesine yer verilmiştir.

Bu çerçevede, davacının zararlarından sürücü, işleten ve sigorta şirketi müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğundan yapılan ödeme kadar, diğer borçluların da borcundan kurtulması TBK'nın 166/1. maddesinin gereği olup, bu madde kapsamında diğer müteselsil borçluların ancak tazminat alacağına karşılık yapılan ödeme kadar borcundan kurtulacağı muhakkaktır.

Yine TBK'nın 168. maddesinin 2.bendinde; "alacaklı diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirirse, bunun sonuçlarına katlanır" hükmü düzenlenmiştir.

Sürücü açısından; işleten ile sürücü arasında müteselsil sorumluluk olmakla beraber, sürücü haksız fiil faili olup, zarar en son sürücü üzerinde kalacağından, işletenin haksız fiil faili sürücüye rücu hakkı bulunmakta ise de, kaza araçtaki teknik arızadan dolayı meydana gelmediği sürece sürücünün araç işletenine zararı rücu hakkı bulunmamaktadır.

Bu nedenle haksız fiil ve zararın asıl sorumlusu olan sürücü hakkındaki feragat, aracın işletenine sirayet edeceğinden, araç işletenini sorumluluktan kurtarır. Feragat, (6100 sayılı HMK 307. maddesinde belirtildiği üzere iki taraftan birinin (davacının) talep sonucundan vazgeçmesidir. Davasından feragat eden davacı, bununla, dava dilekçesinin talep sonucu bölümünde istemiş olduğu haktan kısmen veya tamamen vazgeçmektedir.

Davadan feragat, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir (HMK 310/1 mad.), davacının mahkemeye karşı yaptığı tek taraflı bir irade beyanı ile olur ve tamamlanır. Feragatin geçerliliği için, bunun davalı tarafından kabul edilmesine veya feragate muvafakat etmesine gerek yoktur. Feragat sözlü yapılabileceği gibi yazılı olarak da yapılabilir. HMK'nın 311. maddesi gereğince davadan feragat kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur.

Davadan feragat maddi hukuk bakımından haktan da feragat anlamına gelir. Feragat edilen dava yeniden açılamaz.

Somut olayda, davalı... işleten ve sürücü olup, tazminatın davalı sigorta şirketi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili talep edilmiştir. Davacılar vekili davalı ... Sigorta Anonim Şirketi aleyhinde açılan davadan feragat ettiğini bildirmiştir. TBK'nın 168/2. maddesi gereğince, davacılar vekilinin ... Sigorta Anonim Şirketi hakkındaki feragat beyanı, bu aracın işleteni olan diğer davalı...’e de sirayet edecektir.

Diğer taraftan, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 27.10.2022 tarih ve 2021/21913 Esas, 2022/13298 Karar sayılı ilamında da. “Değerlendirme yapılırken, sigorta şirketi tarafından kaza tarihindeki teminat limitinin altında bir ödeme yapılsa dahi, ödemenin etkisinin/sirayetinin ödenen miktarlar kadar değil kaza tarihi itibari ile trafik sigortası teminat limiti olan...

TL olduğunun, tekrarlanacak olursa; yargılama sırasında düzenlenen ibranamenin sirayetinde ödeme miktarının değil, teminat limitinin sirayet edeceğinin gözetilmesi gerekmekte olup hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.” denilmiş olup, poliçe teminat limitinin 390.000,00 TL olduğu, ödeme tarihi itibarıyla hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, davacı ...'in destekten yoksun kalma tazminatı 359.224,56 TL ve davacı ...'un destekten yoksun kalma tazminatı 34.717,43 TL olduğu,

bu durumda, TBK'nın 166/1-son fıkrası ve 168/2 fıkrası gereğince davacı tarafın davalı sigortacı hakkındaki feragat beyanının müteselsil borçlu konumunda olan davalı...’e de sirayet edeceği, bu nedenle anılan davalının teminat limitini aşan 3.941,99 TL’den sorumlu olması gerektiğinin gözetilmesi gerekmektedir.

Yukarıda belirtilen hukuki ve fiili durumlar ışığında yargılama sırasında vefat eden davacı ...’a ait mirasçılık belgesi getirtilerek, mirasçılarına usulüne uygun tebligat yapılıp, mirası reddetmeyen mirasçılarının mecburi dava arkadaşı olarak yöntemince davaya katılımı sağlanmak, mirasçılar davayı birlikte takip etmekten kaçınırlarsa terekeye temsilci tayin ettirmek suretiyle taraf teşkili sağlandıktan sonra, karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmaksızın, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmediğinden,

davacılar vekili ile davalı... vekilinin istinaf talebinin, ilk derece mahkemesi kararının kamu düzenine aykırı olması nedeniyle kabulüne, HMK'nın 353/1-a-4 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, öncelikle yukarıda açıklandığı üzere vefat eden davacı mirasçıları davaya dahil edilerek, taraf teşkili sağlandıktan sonra karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre istinaf eden davacılar vekili ve davalı... vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacılar vekili ile davalı... vekilinin istinaf başvurusunun, ilk derece mahkemesi kararının kamu düzenine aykırı olması nedeniyle KABULÜ İLE, Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 22/12/2022 tarihli, 2019/671 Esas - 2022/1015 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-4. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Kararın kaldırılma sebebine göre, taraf vekillerinin sair istinaf taleplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,

2-Dosyanın, usulünce taraf teşkili sağlanarak yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3-İstinaf eden davacılar ve davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden taraflara iadesine,

4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,

5-İİK'nın 36. maddesi gereğince Silifke İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2023/46 D.İş - 2023/48 Karar sayılı tehiri icra kararına istinaden Silifke İcra Dairesi'nin 2023/288 Esas sayılı dosyasına depo edilen 11.875,78 TL bedelli nakit teminatın yatıran tarafa iadesine,

6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 12/06/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2023/396, K. 2024/812, 12 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/396
Karar No
2024/812
Tarih
12 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/397 K.2024/417
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/397 K.2024/714
  • Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/398 K.2024/402
  • Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/398 K.2024/411
  • İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/399 K.2024/371
  • Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/399 K.2024/437

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.