KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2024
- T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Esas-Karar No
- 2023/518 - 2024/1040
- Dosya no
- 2023/518
- Karar no
- 2024/1040
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/01/2023
- Numarası
- 2022/634 Esas 2023/70 Karar
- Davacılar
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazılma tarihi
- 18/09/2024
Karar Metni
1.204 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 04/11/2019 tarihinde ...'ın sevk ve idaresindeki motorsiklete, davalı sigorta şirketince sigortalı olan aracın çarpması sonucu,davacıların oğlu ...'ın ağır şekilde yaralandığını, uzun süre yoğun bakımda kaldığını belirterek, davacı ... için 30.000,00-TL, davacı ... için 30.000,00-TL olmak üzere toplam 60.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 04/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonucu, davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 25.000,00-TL, davacı ... için 25.000,00-TL olmak üzere toplam 50.000,00-TL'nin 21/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacılar tarafından davalı şirkete yapılan başvuruda eksik evrak bulunması nedeniyle davalı şirketin temerrüde düştüğünün kabul edilemeyeceğini,davalı şirket nezdinde tek bir manevi tazminat klozu bulunduğundan,tüm hak sahipleri araştırılarak paylaştırma yapılmasıyla hüküm verilmesi gerektiğini,davacıların oğlu ...’a arabuluculuk yolu ile 40.000,00-TL manevi tazminat ödemesi yapıldığını,davacıların talep ettiği manevi tazminatın kazazedeye yapılan ödemeden daha fazla olduğunu,mahkemece takdir edilecek miktarın,
mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olması gerektiğini,kusur oranının tespiti için ATK’dan kusur raporu alınması gerektiğini, davalı şirketin meydana gelen zarardan yalnızca poliçe teminat limitleri ile sorumlu olduğunu, mahkemece reddedilen miktar bakımından ve her bir davacı yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE İstinaf talebinde bulunan davalı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile istinaf eden taraf esas alınarak yapılan inceleme sonunda; Dava trafik kazasından kaynaklanan yaralanmaya bağlı manevi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda kaza tespit tutanağı uyarınca, 04.11.2019 tarihinde sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki motosiklet ile seyir halinde iken ... isimli akaryakıt istasyonu önüne geldiği esnada aracının sol yan kısımıyla; sağındaki akaryakıt istasyonundan yola katılıp karşı yön bölümüne geçmek isteyen sürücü ...’in sevk ve idaresindeki araçla çarpışması sonucu meydana gelen kazada sürücü ...’ın ve sürücü ...’in kural ihlali olduğunun belirlendiği,Çatalca 3.ASCM’nin 2021/15 Esas nolu dosyasında yapılan yargılamada ATK Trafik İhtisas Dairesi’nden alınan rapor uyarınca kazanın meydana gelmesinde sürücü ...’in asli,sürücü ...’ın tali kusurlu olduğunun
belirlendiği,neticeten sanığın üzerine atılı taksirle yaralanmaya neden olmak suçundan cezalandırılmasına,hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği,sürücü ... tarafından sevk ve idare edilen aracın kaza tarihini kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından artı kasko sigorta poliçesi ile sigortalandığı, kazada yaralanan ...'a davalı sigorta şirketi tarafından 40.000,00-TL manevi tazminat ödemesi yapıldığı, davacıların talebine esas aldığı davalı şirket ile yapılan genişletilmiş artı kasko sigorta poliçesinde manevi tazminat klozunun düzenlendiği, 100.000,00-TL limit belirlendiği ve teminat altına alındığı,
kazada yaralanan sigortalı ...'a ödenen 40.000,00-TL mahsup edildiğinde, geriye 60.000,00-TL bakiye manevi tazminat limitinin kaldığı, işbu davanın ...'ın anne babası tarafından oğullarının yapmış olduğu kazada yaralanması nedeni ile uğradıkları manevi zarar karşılığında bakiye limit olan 60.000,00-TL'nin talep edildiği,...’ın dava konusu kazaya ilişkin maddi tazminat talebiyle açtığı Ankara 11.ASTM’nin 2020/383 Esas nolu dosyasında A.Ü.Adli Tıp ABD Başkanlığı’ndan alınan 25.01.2022 tarihli rapor uyarınca ...’ın kaza neticesi lomber vertebra fraktürü niteliğindeki yaralanmasına bağlı olarak % 23 oranında işgücü kaybına uğradığı,9 ay süreyle
işgöremez olduğu,2 ay başkasının bakımına ihtiyaç duyacağının belirlendiği,mahkemece anılan delillerin değerlendirilmesiyle yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamına,toplanan delillere ve mahkeme kararının gerekçesine göre,mahkemece hükme esas alınan kusur durumunun kaza tespit tutanağı ve olayın oluşuna uyumlu bulunmasına,buna göre kazanın meydana gelmesinde sürücü ...’in asli,sürücü ...’ın tali kusurlu olduğunun belirlenmesine,davanın açılmasından önce davalı sigorta şirketine maluliyet raporunu da içerir şekilde başvuruda bulunulmuş olması nazara alınarak davalı sigorta şirketinin usulüne uygun şekilde temerrüde düşürüldüğünün anlaşılmasına,mahkemece verilen kararda davalı sigorta şirketinin poliçe limitlerinin usulüne uygun şekilde gözetilmiş olmasına,TBK'nın 56/2. maddesinde.
“Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.”, aynı Yasa'nın 51. maddesinde ise.
“Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiş olup,buna göre kaza neticesi davacıların oğlu ...’ın lomber vertebra fraktürü niteliğindeki yaralanmasına bağlı olarak % 23 oranında işgücü kaybına uğradığı, 9 ay süreyle işgöremez olduğu,
2 ay başkasının bakımına ihtiyaç duyacağının belirlenmesine göre mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarlarının,tarafların sosyal ve ekonomik durumu,davacıların duyduğu elem ve ızdırap gözetildiğinde hakkaniyete uygun bulunmasına göre davalı vekilinin bu yönlere ilişkin istinaf taleplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Bununla birlikte, davacılar ihtiyari dava arkadaşı olup HMK'nın 58. maddesi gereğince davaları birbirinden bağımsız olduğundan, her bir davacı yönünden reddedilen miktar üzerinden davalı lehine ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken mahkemece davalı lehine toplam kabul edilen miktar üzerinden tek vekalet ücreti takdir edilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla;davalı vekilinin istinaf talebinin yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, mahkemece yapılan yargılamada eksiklik bulunmamasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılamaya ihtiyaç duyulmamasına göre ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, her bir davacı yönünden reddedilen miktar üzerinden davalı lehine ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi suretiyle kararın düzeltilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN
II-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, III-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan 72,00-TL yargılama giderinin davacılardan tahsili ile davalıya verilmesine, IV-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, V-Kararın tebliği ve harç iadesi işlemlerinin ilk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 18/09/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2023/518, K. 2024/1040, 18 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama