KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Davalılar
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2024
- T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Esas-Karar No
- 2023/528 - 2024/1214
- Dosya no
- 2023/528
- Karar no
- 2024/1214
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/11/2022
- Ek karar tarihi
- 15/03/2023
- Numarası
- 2021/1077 Esas 2022/1132 Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazılma tarihi
- 04/11/2024
Karar Metni
1.207 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karar ve ek karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde. 01.08.2021 tarihinde davalı şirkete sigortalı olup sürücü ...'ın yönetiminde olan aracın davacıya ait araca çarpması sonucu davacıya ait aracın hasarlandığını ve değer kaybına uğradığını, aracın tamirde kaldığı süre içinde de kullanılamadığını belirterek,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla,araç değer kaybı için 50.00 TL nin davalı sigorta şirketi yönünden poliçe teminat limitleriyle sınırlı olmak kaydıyla ve yine davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 21/09/2021, diğer davalılar yönünden olay tarih olan 01/08/2021'den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tüm davalılardan müteselsilen tahsiline, 50,00TL araç mahrumiyet bedelinin olay tarihi olan 01/08/2021'den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte sadece davalılar ... ve ...'tan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile değer kaybı talebini 10.000,00TL,
araç mahrumiyet bedeli talebini 600,00TL olarak artırmıştır.
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 7.500,00TL değer kaybının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, hüküm altına alınan tutara davalılar ... ve ... yönünden olay tarihi olan 01/08/2021 tarihinden davalı sigorta şirketi yönünden ise taleple bağlı kalınarak 21/09/2021 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına,
fazlaya ilişkin istemin reddine, 450,00TL araç mahrumiyet bedelinin davalılar ... ve ... 'tan olay tarihi olan 01/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş,karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiş,mahkemece davacı vekiline dosyada yetersiz olan istinaf posta ve tebliğ giderlerini yatırması hususunda muhtıra çıkarılmış, çıkarılan muhtıra davacı vekiline 27/02/2023 tarihinde tebliğ edilmiş, verilen bir haftalık kesin sürede istinaf posta ve tebliğ giderlerinin yatırılmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin reddine ilişkin 15.03.2023 tarihli ek karar verilmiş, ek karar da davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili karara ilişkin istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemece hükme esas alınan rapora yapılan itirazların değerlendirilmediğini, hükme esas alınan raporda değer kaybı ve mahrumiyet bedellerinin düşük belirlendiğini, mahkemece hükme esas alınan kusur durumunu kabul etmediklerini belirterek kararın kaldırılmasını istemiş, ek karara ilişkin istinaf başvuru dilekçesinde;
mahkemece düzenlenen 21/02/2023 tarihli istinaf posta giderinin yatırılmasına dair muhtıranın usule uygun düzenlenmemiş olması nedeniyle sonuç doğuramayacağını,istinaf süresi dolmadan muhtıra çıkarılamayacağını,muhtırada istinaf için gerekli meblağ ile dosyada mevcut olan meblağ belirtilerek aradaki eksik meblağın tamamlanmasının istenilmemesinin hatalı olduğunu, yatırılması talep edilen meblağın niteliğinin açıklanmadığını, istenen meblağın yatırılması gereken mercinin bildirilmediğini, istenen meblağın hangi kalemlerden oluştuğuna dair bildirim yapılmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda; Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Öncelikle davacı vekilinin ek karara yönelik istinaf talebinin incelenmesinde, davacı vekiline gerekçeli kararın 27.02.2023 tarihinde tebliğ edildiği, kararın davacı vekili tarafından süresi içinde 22.02.2023 tarihinde istinaf edildiği,istinaf edilirken davacı vekili tarafından mahkeme veznesine istinaf karar ve başvuru harçlarının eksiksiz olarak yatırıldığı, istinaf tarihinde dosyada 77,80 TL gider avansının bulunduğu,
mahkemece davacı vekiline aynı tarihte çıkarılan muhtıra ile ‘istinaf posta giderini yatırmadığınız, dosyada bulunan gider avansının yetersiz olduğu anlaşılmıştır.Aşağıda miktarı belirtilen istinaf posta masrafının işlem muhtırasının tebliğ tarihinden itibaren Hukuk Muhakemeleri Kanununun 344. Maddesine göre bir haftalık kesin süre içinde dosyamıza yatırılması, aksi halde istinaf isteminden vazgeçmiş sayılacağınıza karar verileceği ihtar olunur.
Not: Tamamlanması gereken gider, İstinaf Posta Gideri: 100,00,-TL’ibaresini içeren muhtıranın 27/02/2023 tarihinde tebliğ edildiği, verilen bir haftalık kesin süreye rağmen istinaf posta ve tebliğ giderlerini yatırılmadığı gerekçesiyle mahkemece 15/03/2023 tarihli ek kararla davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verildiği anlaşılmakla beraber, somut olayda İlk Derece Mahkemesince davacı vekiline kesin süre verilen muhtırada, eksik istinaf posta ve tebliğ giderlerinin nereye yatırılacağına ilişkin bir açıklamada bulunulmadığı gibi, yatırılması gereken eksik gider avansının net miktarının da belirtilmediği görülmektedir.
HGK'nın 2013/10-1489 E. 2014/428 K. sayılı kararında ''Davaların uzaması veya uzatılmasını engellemek amacıyla, işlemin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 163. maddesiyle getirilen kesin mehil kuralı, Kanunun amacına uygun kullanılmalı, başka bir anlatımla davanın reddi için araç görülmemelidir.
Kesin mehile ilişkin ara kararı her türlü yanlış anlamayı önleyecek şekilde açık ve eksiksiz olmalı, yapılacak işlerin neler olduğu tek tek gösterilmeli, ara karar gereğinin yerine getirilmesi için davacı tarafından yatırılması gereken masraf tutarının ayrıntılı olarak saptanması ve paranın nereye yatırılacağı ile bunun için verilen sürenin kesin süre olduğunun özellikle yazılması gerekir.'' denilmektedir.
Açıklanan nedenlerle mahkemece davacı vekiline çıkarılan muhtıranın usulüne uygun bulunmaması, nitekim akabinde eksik gider avansının tamamlanmasıyla nihayetinde dosyanın Dairemize gönderilmiş olması gözetilerek, yerinde bulunmayan 15/03/2023 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar verilerek davacı vekilinin esasa ilişkin istinaf taleplerinin incelenmesine geçilmiştir.
Somut olayda kaza tespit tutanağı uyarınca,01.08.2021 tarihinde sürücü ...’ın, idaresindeki araçla ...
Alışveriş merkezi otopark alanında seyirle geldiği otopark içi yolların kesişimi ile oluşan kontrolsüz kavşağında seyir yönü itibariyle sağ tarafındaki kavşak kolu olan otopark içi yolu takiben seyirle kaza mahalli kontrolsüz kavşak alanına gelen sürücü ...’in yönetimindeki araç ile kontrolsüz kavşak alanı içinde çarpışmasıyla kazanın meydana geldiği,mahkemece bilirkişiden alınan rapor uyarınca kazanın meydana gelmesinde sürücü ...'ın %75 oranında,sürücü ...'in ise %25 oranında kusurlu olduğu,
dava konusu kaza nedeniyle davacıya ait araçta oluşan KDV hariç 17.568,89TL hasar nedeniyle meydana gelen reel değer kaybı bedelinin kaza tarihi itibariyle takdiren 10.000,00 TL olacağı, hasarın giderilmesi için tespit edilen 4 günlük süre içinde oluşacak araç mahrumiyet zararının ise yine kaza tarihi itibariyle KDV dahil olmak üzere günlük 150,00TL'den toplam 600,00TL olacağının belirtildiği, mahkemece anılan delillerin değerlendirilmesiyle yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamına, toplanan delillere ve mahkeme kararının gerekçesine göre, mahkemece hükme esas alınan kusur raporunun kaza tespit tutanağındaki belirlemeler olayın oluşu ile uyumlu bulunmasına, buna göre kazanın meydana gelmesinde sürücü ...'ın %75 oranında, sürücü ...'in ise %25 oranında kusurlu olduğunun belirlenmesine, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun yerleşik Yargıtay uygulamalarına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunmasına göre davacı vekilinin istinaf talebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 3531-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2023/528, K. 2024/1214, 16 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama