KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Davacı Davalı
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/593 - 2024/1215
- Dosya no
- 2023/593
- Karar no
- 2024/1215
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 23/03/2023
- Numarası
- 2022/629 Esas - 2023/151 Karar
- Vekili
- —
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazılma tarihi
- 30/10/2024
Karar Metni
1.218 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde.
26/06/2022 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki araç ile dava dışı sigortalı ...'ın sevk ve idaresindeki aracın ışıklı kavşakta kazaya karıştığını, dava dışı sigortalı ...'ın kaza sonrası olay yerini terk ettiğini, kazaya karışan ...'ın sevk ve idaresindeki aracın davalı sigorta şirketinin ZMMS poliçesi ile teminat altına aldığını, kaza sonrası davacının aracında onarım ve tamir bedeli olarak 65.555,01 TL tutarında hasar meydana geldiğini, değer kaybı oluştuğunu, ekspertiz şirketine değer kaybının tespiti için 350,00 TL ödeme yapıldığını belirterek,
350,00 TL ekspertiz ücreti ile araçta oluşan hasar bedeline ilişkin şimdilik 10,00 TL, araçta oluşan değer kaybına ilişkin şimdilik 10,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 50.000,00 TL olarak artırmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın kabulüne, 10,00 TL değer kaybı ve 49.990,00-TL hasar bedeli olmak üzere toplam 50.000,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte (davalının teminat limitiyle sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla) davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde davacıya ait araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, davalı şirket tarafından hasar aşamasında yapılan incelemeler neticesinde kazada hasar ihbar uyumsuzluğu ve sigorta suistimal şüphesi bulunduğunun belirlendiğini, bu durumun yerel mahkeme tarafından incelenmediğini, taraflarınca alınan ve dosyaya sunulan araştırma raporu ve ekspertiz raporunun dikkate alınmadığını, davacı şirket tarafından davacı yanın başvurusu üzerine alınan ekspertiz raporu ile davacı yan tarafından alınan raporlar arasında ciddi fark bulunduğunu,
hükme esas alınan hasar kaybı tazminat tutarının gerçeğe aykırı ve fahiş olduğunu, bilirkişi raporunda maddi hasara uğradığı iddia edilen ve hesaplamaya esas alınan parça bedellerinin gerçek değerlerini yansıtmadığını ve fahiş derecede piyasa bedellerinin üzerinde olduğunu, tamamen orijinal parça bedellerinin esas alındığını, işçilik ücretlerinin de fahiş olup, piyasanın çok üzerinde olduğunu, davalı sigorta şirketinin gerçek hasardan sorumlu olduğunu, bilirkişi tarafından yapılan ve hükme esas alınan hasar tespiti ve değer kaybı hesaplamasının hatalı olduğunu,
sigorta tekniği ve mevzuatı gereği araç parçalarının orjinal olmak zorunda olmadığını, eski model yüksek km’li araca hiçbir gerekçe göstermeden sigorta tekniğine ve piyasa dengesine aykırı farazi ve fahiş bir değer kaybı belirlendiğini, raporda değer kaybı hesaplaması yaparken farazi bir hesaplama yapıldığını ve aracın pert kaydı bulunup bulunmadığı hususunun araştırılmadığını, zira çekme belgeli ve hurda belgeli işlem görmüş araçlar ile ilgili taleplerin açıkça teminat dışı olduğunu, değer kaybı tekniği ve sigorta mevzuatı gereği mezkur davada davalı sigorta şirketinin hiçbir tazminat sorumluluğu bulunmadığını,
hak sahibinin orijinal parça talep etme hakkının kaza tarihinde model yılı 3 yılı geçmeyen araçlar için tanımlandığını, dava konusu aracın kaza tarihinde model yılı 25 yılı aştığından araç için herhangi bir orijinal parça zarureti bulunmadığını, bilirkişi tarafından tespit edilen parça ve işçilik tutarlarının emsal fiyatlara, piyasa koşullarına, arz talep dengesine ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı vekili tarafından KDV dâhil hasar bedeli talep edilmekte ise de, dosyaya aracın onarımına ilişkin herhangi bir fatura ibraz edilmediğini, buna göre ispat edilemeyen KDV zararının da reddi gerektiğini,
eksper raporunda tespit olunan tutara ilişkin KDV’nin ödenmesi için fatura aslının davalı şirkete iletilmesi gerektiğini, davacının gerçek zararı karşılanmış olduğundan davanın reddi gerektiğini, Genel Şartlar’ın B.2. maddesi hükümleri gereğince hasar anından sonra ve onarım başlamadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu tutulduğunu, davacı tarafından onarım yapıldıktan ve eksper raporu alındıktan sonra şirkete KTK uyarınca ihbar gerçekleştiğinden şirketin tedarik indirim hakkına sahip olduğunu, hasar dosyasından yapılan tazminat ödemesiyle gerçek zararın karşılandığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda; Dava trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı ve değer kaybı nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda kaza tespit tutanağı uyarınca, 26.06.2022 tarihinde sürücü ...’nin sevk ve idaresindeki araçla olay yeri kavşakta yeşil ışıkta giriş yaptığı esnada kavşak içinde kırmızı ışık ihlali yapan ... plakalı araçla çarpıştığı, kaza sonrası ... plakalı araç sürücüsünün araçla olay yerini terk ettiğinin belirtildiği, mahkemece bilirkişiden alınan rapor uyarınca, davalı ...
Sigorta A.Ş.’ye sigortalı aracın firari sürücüsünün meydana gelen olayda tamamen kusurlu olduğu, davacı sürücünün kusurunun bulunmadığı, davacının talebi üzerine dava konusu araç üzerinde yapılan tespitler sonucu düzenlenen 22.07.2022 tarihli hasar tespit ve değer kaybı ekspertiz raporunda, dava konusu aracın ... marka 2013 model otomobil olduğu, aracın piyasa rayicinin 330.000,00 TL olduğu,119.151 km yol kat ettiği, motor kaputu, sol far, sağ far, ön tampon, ön tampon ızgarası, ön panel ön tampon demiri, ön tampon ızgarasının değişim seviyesinde hasarlandığı,
değişimi gerekli parça bedellerinin 48.555,09TL, işçilik bedelleri toplamının 7.000,00TL olmak üzere toplam hasar bedelinin, KDV hariç, 55.555,09 TL olduğunun belirtildiği, dava konusu aracın hasarının (KDV Dahil) 65.555,00 TL olduğu, aracın değer kaybının 7.000,00TL olduğunun belirlendiği, mahkemece anılan delillerin değerlendirilmesiyle yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamına, toplanan delillere ve mahkeme kararının gerekçesine göre, mahkemece hükme esas alınan kusur raporunun kaza tespit tutanağındaki belirlemeler ve olayın oluşu ile uyumlu bulunmasına, buna göre kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan araç sürücüsünün %100 kusurlu, davacının kusursuz olduğunun anlaşılmasına,
her ne kadar dosya kapsamına davalı tarafça sunulan ekspertiz raporundaki belirlemeler ile mahkemece hükme esas alınan rapordaki belirlemeler arasında farklılık bulunduğu anlaşılmakta ise de, davacının 2013 model ve kaza tarihinde 9 yaşında olan aracının 119.000,00 km'de olduğunun da anlaşılmış olmasına göre, mahkemece aracın kaza tarihindeki değişmesi gereken parçaların parça ve işçilik bedeli ile değişmesi gerekmeyen parçalar açısından onarım bedellerinin değerlendirildiği, bu şekilde kaza tarihinde onarım bedeli tespit edildiği raporun hükme esas alınmasıyla karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı,
davalı sigorta şirketi tarafından açılan hasar dosyasından davacıya anılan kaza nedeniyle bir ödeme yapıldığına dair dosyada bir evrak yer almadığı, nitekim davalı vekili tarafından dosyaya sunulan ekspertiz raporunda orjinal parçalar üzerinden tespit edilen rakamdan, ne şekilde tespit edildiği ve neye istinaden yapıldığı anlaşılmayan iskonto uygulanmak suretiyle tazminat hesaplanmış olduğu,
sigorta şirketinin gerçek zarar miktarından sorumlu olması nedeniyle bu tür bir iskonto uygulanmasının mümkün bulunmadığı nazara alındığında, anılan ekspertiz raporu ile mahkemece hükme esas alınan rapor arasında çelişkinin varlığından söz edilemeyeceği, mahkemece hükme esas alınan raporun hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin istinaf talebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 3531-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2023/593, K. 2024/1215, 16 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama