İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2023/756 K.2024/1332

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

Esas2023/756Karar2024/1332Tarih31 Ekim 2024Okuma10 dk · 1.932 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
31 Ekim 2024
35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2023/756 - 2024/1332
Esas no
2023/756
Karar no
2024/1332
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
26/12/2022
Numarası
2021/152 Esas - 2022/1024 Karar
Davacı
—
Vekili
—
Davalı
—
Davanın konusu
Cismani Zarar Nedeniyle Maddi Tazminat
Yazılma tarihi
12/11/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.932 kelime·10 dk okuma·4 bölüm

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 30.06.2020 tarihinde yaya olarak yolun karşısına geçmek istediğini, bir aracın yol vermesi üzerine yolun karşısına geçerken davalı şirketin sigortacısı olduğu aracın hızlı ve ani sollama ile gelerek müvekkiline çarptığını ve müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, uzun süren tedavisi sonrası taburcu olduğunu, müvekkilinin mesleğinin baklava ustalığı olup kaza tarihinde "...." unvanlı işyerinde çalıştığını, her ne kadar soruşturma dosyasında araç sürücüsü ...,

müvekkilinin koşarak yola çıktığından bahsetmişse de bu husus doğru olmayıp karakolda strese girip suçtan kurtulmaya yönelik bu yönde beyanda bulunduğunu, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu ve davalının zararlarından sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500 TL bakıcı gideri, 500,00 TL geçici ve sürekli iş görmezlik tazminatı ile Hacettepe Üniversitesi Hastanesi'ne rapor için ödenen 1.260,00 TL'nin davalıdan tahsilini istemiştir.

Davacı vekili 13.12.2022 tarihli ıslah dilekçesinde; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla haklı davalarının kabulü ile 4.125,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 70.365,02-TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 1.471,50-TL geçici bakıcı gideri tazminatının 19.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine, 1.260,00 TL maluliyet raporu alınması için dava öncesi Hacettepe Üniversitesi'ne ödenen rapor ücretinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin sorumluluğunun trafik poliçesindeki limitler ve sigortalı araca atfedilebilecek kusur ile sınırlı olduğunu, davacının kusuru, zararı ve maluliyeti kanıtlaması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davanın, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat talebi olduğu, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 06/07/2022 tarih ve 1646911 sayılı maluliyete ilişkin raporunda.

30/06/2020 tarihinde gerçekleşen trafik kazasına bağlı olarak, “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” ve ekindeki cetveleler esas alınmak kaydıyla bedensel özrü hesaplandığında, bedensel özür oranının %4 (yüzdedört) olduğu, sürekli olduğu ve sekel halini aldığı, kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 1 (bir) ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 6 (altı) aya kadar uzayabileceği kanaatinde olunduğunun bildirildiği, raporun karar vermeye elverişli olduğu, keşfen alınan kusur bilirkişisi raporunda;

yaya Mehmet Bozkurt' un yolun karşı istikametine doğru geçmek isterken öndeki aracın durması ile hızlı bir şekilde karşıya geçmeye devam ederken duran aracı aniden sollayan davalı tarafından sigortalı aracın kendisine sol şeritte çarptığı ve 5 metre kadar sola doğru araç gittikten sonra aracın durması ile yere düşerek yaralandığı, kazadan dolayı kendisine çarpan araç sürücüsünden şikayetçi olmamasından trafik içinde seyreden araçların arasından dikkatsiz ve tedbirsiz olarak karşıya geçmek istemesinden ve yaya geçidi kullanmamasından dolayı bu kazanın oluşumunda 1.dereceden %50 oranında asli kusurlu olduğu,

sigortalı aracı kullanan ...'nın öndeki aracın âniden durduğu gerekçesi ile frenlemede gecikerek sola manevra ile karşı şerite geçerek sağ taraftan aniden gelen yayaya çarparak yaralanmasına sebep olduğu, bu kazanının oluşumunda dikkatsiz ve tedbirsiz araç kullandığı, şerit ihlali yaparak, öndeki aracı takip mesafesinde takip etmeden, aniden sollama yapması nedeniyle bu kazanın oluşumunda 1.dereceden %50 oranında asli kusurlu olduğunun tespit edildiği, raporun karar vermeye yeterli bulunduğu, aktüerya bilirkişisi tarafından düzenlenen 02/10/2022 tarihli raporda.

4.125,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 70.365,02 TL sürekli iş göremezlik,1.471,50 TL geçici bakıcı gideri tazminatı hesaplandığı, raporun karar vermeye elverişli olduğu, davacının bilirkişi tarafından hesaplanan zararlarını davalıdan talep edebileceği, davacının talep ettiği 1.260,00-TL yönünden ise, dava açılmasından önce Hacettepe Üniversitesi'ne ödenen rapor ücretinin (1.260,00-TL) yargılama gideri olduğundan dosyaya sunulan makbuzlar değerledirilerek yargılama giderleri arasında değerlendirildiği gerekçesiyle.

“1-Dava dilekçesi ve talep arttırım dilekçesi ile talep edilen davanın kabulü ile. 70.365,02-TL, sürekli iş göremezlik, 4.125,00-TL, geçici iş göremezlik, 1.471,50-TL, bakıcı gideri olmak üzere toplam 75.961,52-TL tazminatın, dava tarihi olan 03/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalından tahsili ile, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,” karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kusur raporunun uygun olmadığını, kaza olan yolun bir gidiş, bir geliş şeritli olduğunu, solundan gelen aracın yol vermesi üzerine, sağdan gelen araçları kontrol ederek yola girdiğini, solundan gelen davalı tarafından sigortalı aracın şerit ihlali yaparak müvekkiline çarptığını, müvekkilinin yoğun olan yol üzerinden asla sollama yapılabileceğine ihtimal vermediğini, kazanın oluş şekline göre davalının asli kusurlu olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, aktüerya hesabı yönünden de, %50 kusura göre hesaplama yapılması uygun olmadığı gibi,

pasif dönem hesabının da 5.500,35 TL olması gerektiği halde 4.626,18 TL üzerinden hesaplama yapılmasının da uygun olmadığını, bunun yanı sıra 2020 yılı Haziran ayı net gelirinin de hatalı ve eksik hesaplandığını, yine bilinen dönem gelirinin bilinen gelirine göre hesaplanması gerektiği halde buna uygun hesaplama yapılmamasının da hatalı olduğunu, müvekkilinin Haziran 2020 tarihinde geliri asgari ücretin 1,325 katı iken 1.186 katı üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğu,

fazla çalışma ücretinin hesaplamaya dahil edilmediğini, raporun bu yönüyle de hatalı olduğunu, 2022 yılı sonrasında asgari geçim indirimi düşülmesinin hatalı olduğunu, müvekkiline, davalının ödeme yaptığının da gerçek dışı bir tespit olduğunu, müvekkiline ödeme yapılmadığı gibi, davalının da bu durumu beyan ettiğini, bu nedenle raporun hak kaybına neden olduğunu, mahkemece 1.260,00 TL'nin yargılama gideri olarak esas alınmasına karar verdiği halde bu kısmı yargılama giderine ilave etmediğini, faiz başlangıcı yönünden ise, müvekkilinin sigorta şirketine müracaat ettiğini ve buna ilişkin evrakı dosyaya sunduğunu,

buna göre tebliğ tarihi olan 04/01/2021 tarihinden itibaren KTK’nın 97. maddesi gereğince 15 gün sonra temerrüt gerçekleştiği halde, dava tarihinden itibaren temerrüt faizine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan inceleme sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemidir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davacı vekil tarafından istinaf edilmiştir.

1-Davacı vekilinin aktüer raporuna yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; cismani zarar nedeniyle TBK'nın 54. maddesi gereğince talep edilen sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı giderine yönelik tazminat taleplerinde, zarar sorumlusu, zarar görenin gerçek zararından sorumludur.

"Gerçek Zarar", Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından benimsenen ilke ve yöntemlere göre hesaplanmalı, iş göremezlik zararının hesaplanmasında ise zarar görenin gerçek geliri biliniyor ise bilinen gerçek geliri nazara alınmalıdır.

Kural olarak tazminat hesaplamasında zarar görenin bilinen dönem zararı bilinen ve kanıtlanabilen gelirine göre, bilinmeyen aktif dönem zararı ise bilinen son geliri nazara alınarak, bilinmeyen dönem hesabında Yargıtay tarafından kabul edilen TRH2010 Yaşam Tablosu uygulanarak muhtemel yaşam süresi belirlenerek "progresif rant yöntemi" uygulanmak suretiyle hesaplanmalı, pasif bilinmeyen dönem hesabında ise idare tarafından açıklanan asgari ücret nazara alınmalıdır.

Asgari ücretin gelir vergisinden istisna tutulmuş olması, çalışmayan kişiden idare tarafından açıklanan ücretten, gelir vergisi kadar düşülmesini gerektirmez.

Zira asgari ücretin belirlenmesinde yaşam maliyeti, enflasyon oranları ve ekonomik koşullar gibi faktörler dikkate alınarak, çalışanların asgari yaşam standartlarını korumalarını sağlamak, adil ücret dağılımını teşvik etmek ve çalışma koşullarını iyileştirmek amaç edinildiğinden, idarenin açıkladığı asgari ücret miktarı, vergiden istisna tutarak açıklamış olması, çalışmayan kişi açısından bu miktardan istisna edilen vergi kadar indirilmesi sonucunu doğurmaz.

Asgari Ücret Ülkemizde 01/01/2022 tarihinden itibaren vergi dışı bırakılmış olup öncesinde AGİ (Asgari Geçim İndirimi) çalışanın istifade edebileceği bir hak (ek kazanç sonucunu doğuracak vergi indirimi) olarak asgari ücretten ayrı olarak düzelenmiş olduğundan, tazminat hesabında asgari ücrete ilave kazanç sonucunu doğurduğundan çalışan kişiler yönünden, idare tarafından açıklanan asgari ücrete (asgari ücretin üzerinde gelir alanlarda mevcut gelirine) bu miktar eklenerek hesaplanma yapılmakta ise de, asgari yaşam standartlarını belirleyen ve idare tarafından belirlenen ücretin, çalışmayan kişiler açısından,

açıklanan rakamın altında olacağı şeklinde uygulama yapılamaz.

Somut olayda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının kaza tarihinde geliri esas alınarak davacının bilinen dönem zararı hesaplanmış, bilinmeyen dönem hesabında ise kaza tarihindeki gelirinin, rapor tarihindeki asgari ücrete oranlanması ve rapor tarihinde AGİ olmamasına rağmen hesaplanan miktara AGİ ilavesi ile belirlendiği, pasif dönem hesabında ise asgari ücretten istisna edilen vergi miktarı hesaplanarak, asgari ücretten düşülerek hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır.

Davacı vekili, davalı sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmadığı halde ödeme mahsup edildiğini ileri sürmüş ise de, raporda geçici iş göremezlik zararından mahsup edilen miktarın, davalı tarafından yapılan ödeme olmayıp, TBK'nın 55. maddesi ve Yargıtay içtihatları çerçevesinde tazminattan düşülmesi gerektiği kabul edilen SGK tarafından yapılan geçici iş göremezlik ödemesi olduğundan raporda istinaf ile ileri sürelen şekilde bir indirim olmadığı görülmüştür.

Davacının rapora itiraz ederek, talep artırım dilekçesinde de bu hususu belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğu anlaşılmaktadır.

Bu durumda, davacının itirazları değerlendirilerek, davacının kaza öncesi ve sonrası çalıştığı firmada çalışmaya devam ettiği de gözetilerek, gelirine yönelik bordrolar çalıştığı işletmeden getirtilerek bilinen dönem tazminatı hesaplanmasında fazla çalışma ücreti düzenli bir gelir olmamakla birlikte, fiilen çalışmasının kanıtlanması durumunda davacının tazminat hesaplamasında nazara alınıp alınmayacağının değerlendirildiği, bilinmeyen dönem hesabında ise davacının kaza tarihinden ve sonrasında düzenli ve kurumsal çalışması gözetilerek, düzenli olarak elde ettiği son gelir miktarı nazara alınarak,

bilinmeyen dönem aktif dönem gelirinin progresif rant yöntemi ile tespit edildiği, yine pasif dönem zararının da yasal mevzuat çerçevesinde açıklanan asgari ücret üzerinden hesaplanarak sürekli iş göremezlik tazminatının tespit edildiği, aynı bilirkişiden ek rapor, yahut yeni bir bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davacının buna ilişkin itirazları değerlendirmeden eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru olmamıştır.

Kabule göre; davacı dava dilekçesinde, davadan önce maluliyet durumunun tespitine yönelik aldığı rapor ücretinin de davalıdan faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Mahkemenin söz konusu giderin yargılama gideri olduğuna yönelik kabulünde isabetsizlik bulunmamakla birlikte, söz konusu giderin yargılama giderine dahil edilmemiş olması doğru olmadığı gibi, yine davacı vekili, sigorta şirketine müracaatına ilişkin evrakları dosyaya sunmuş olup, evrakların 04/01/2021 tarihinde davalıya tebliğ ediliği anlaşılmaktadır.

Davacı tebliğ tarihine 15 gün ilave etmek suretiyle 19.01.2021 tarihinden itibaren faize hükmedilmesini talep ettiğinden, davacının KTK'nın 99. maddesi gereğince, bu tarihten önce temerrüdünün gerçekleşmiş olduğunun anlaşılmış olmasına göre, taleple bağlı kalınarak 19/01/2021 tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekirken, dosya içerisinde mevcut evraka rağmen başvuru tarihi kanıtlanmadığı gerekçesiyle dava tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olması da doğru görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, davacı kaza tarihinden sonra da aynı işyerinde çalışmaya devam ettiğinden, çalıştığı işyerinden gelirine ve fazla çalışmasına ilişkin bordrolar getirtilerek, bundan sonra dosyanın daha önce rapor alınan bilirkişiye yahut yeni bir bilirkişiye tevdi edilerek,

yukarıda açıklandığı üzere bilinen dönem hesabından fiilen kanıtlanan fazla çalışmaları da nazara alınarak, bilinmeyen aktif dönem hesabında ise rapor tarihindeki düzenli geliri nazara alınarak, gelir durumu tespit edilerek bunun üzerinden bilinmeyen aktif dönem zararının hesaplandığı, bilinmeyen aktif dönem zararının ise net asgari ücret üzerinden hesaplandığı denetime ve hüküm kurmaya elverişli, taraf itirazlarının karşılandığı hesap raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

kaldırma sebebine göre davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 26/12/2022 tarihli, 2021/152 Esas - 2022/1024 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

Kararın kaldırılma sebebine göre, davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,

2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3-İstinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden davacıya iadesine,

4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,

5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 31/10/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2023/756, K. 2024/1332, 31 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/756
Karar No
2024/1332
Tarih
31 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/756 K.2024/679
  • Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/756 K.2024/580
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2023/757 K.2024/1333
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2023/757 K.2024/1398
  • Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/757 K.2024/593
  • Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/758 K.2024/1011

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.