KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/790 - 2024/1358
- Dosya no
- 2023/790
- Karar no
- 2024/1358
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 03/04/2023
- Numarası
- 2022/255 Esas - 2023/213 Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazılma tarihi
- 26/11/2024
Karar Metni
1.152 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde, 10/07/2011 tarihinde davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı araç ile ... plakalı aracın karıştığı trafik kazasında sigortalı araçta yolcu konumunda olan davacının oğlu ...'nın vefat ettiğini, kazanın oluşumunda davalı sigorta şirketine sigortalanmış olan araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, müteveffanın kaza tarihinde evli ve çocuksuz olduğunu, müteveffanın eşi dava dışı ...'ın 2016 yılının Ağustos ayında yeniden evlendiğini ve bu nedenle destek süresinin yeniden evlendiği tarihe kadar olan dönemle sınırlı olduğunu,
müteveffanın eşinin davalı şirkete 31/10/2011 tarihinde başvurarak 98.571,86 TL ve 30/10/2012 tarihinde tekrar başvurarak 112.939,50 TL destekten yoksun kalma tazminatı aldığını, davalı sigorta şirketinin poliçe limitini oranlayarak ayırma yükümlülüğü altında olmasına karşın eşe poliçe limitinin tamamını ödediğini ileri sürerek ve HMK 107 maddesi uyarınca belirsiz alacak davası mahiyetinde şimdilik 10.000,00 TL destekten yoksun tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile dava değerini 140.883,20 TL olarak artırmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davanın kabulüne, 140.883,20 TL destekten yoksun kalma tazminatının 21/01/2022 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, kaza sonucu davalı şirket tarafından müteveffanın eşine teminatın tamamının ödendiğini, teminat tüketildiği için müteveffanın annesinin destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini, teminat limiti tüketildiğinden davalı şirketin işbu kaza sebebiyle herhangi bir sorumluluğu kalmadığını, mahkemece sigortalı araç sürücüsüne izafe edilen kusur oranını kabul etmediklerini, kazanın meydana gelmesine etki edebilecek Karayolları Genel Müdürlüğü’nden kaynaklanan yol kusuru ve teknik arıza olup olmadığı hususlarının da değerlendirilmediğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edeninin sıfatına göre, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemesi neticesinde; Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Somut olayda, kaza tespit tutanağı uyarınca, 10.07.2011 tarihinde sürücü ...’in yönetimindeki otomobil ile seyri sırasında, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybederek bölünmüş yolun karşı yönüne geçmesiyle burada seyir halindeki sürücü ...’ın yönetimindeki otomobil ile çarpışmasıyla meydana gelen kazada sürücü ...'in tamamen kusurlu olduğu, diğer araç sürücüsü ...'ın ise kusursuz olduğunun belirlendiği, mahkemece alınan kusur raporu uyarınca kazanın meydana sürücü ...'in % 100 oranında kusurlu olduğu, kazaya karışan diğer araç olan ... plaka sayılı araç sürücüsünün kusursuz olduğunun belirlendiği,
Kocaeli 2.AĞIRCM’nin 2011/386 Esas nolu dosyasında yapılan yargılamada soruşturma aşamasında alınan 06/10/2011 tarihli bilirkişi raporu uyarınca, kazanın oluşumunda, araç sürücüsü ...'in asli kusurlu olduğu, araç sürücüsü ...'ın herhangi bir kusur ve kabahatinin bulunmadığının belirtildiği, yargılama aşamasında ceza mahkemesince alınan ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 12/12/2011 tarihli rapor uyarınca, kazanın meydana gelmesinde sanık ...’in asli ve tam kusurlu, müteveffa sürücü ...'ın ise kusursuz olduğunun belirlendiği,
İstanbul Teknik Üniversitesi’nden temin edilen 3 kişilik öğretim üyesi bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen 05/01/2012 tarihli raporda da kazanın meydana gelmesinde sanığın asli ve tam kusurlu olduğu, maktulün kusursuz olduğunun belirlendiği, neticeten sanığın suç tarihinde hatalı araç kullanması sonucu 3 kişinin ölümüne ve 2 kişinin yaralanmasına bilinçli taksirle neden olduğu anlaşılmakla cezalandırılmasına karar verildiği, kararın kesinleştiği, müteveffanın içinde yolcu olarak bulunduğu ve sürücüsü ... olan aracın kaza tarihini kapsayan ZMM Sigorta poliçesinin davalı sigorta şirketi tarafından tanzim edildiği,
mahkemece aktüer bilirkişiden alınan rapor ve ek rapor uyarınca, davalı sigorta şirketi tarafından dava dışı eşe 31.10.2011 tarihinde 98.571,86 TL, 30.10.2012 tarihinde 112.939,50 TL ödeme yapıldığı, TRH 2010 Yaşam Tablosu, Progresif Rant Yöntemi ve 2023 tarihli yeni asgari ücret kullanılarak yapılan hesaplamada davacı annenin 176.104,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceğinin hesaplandığı, mahkemece anılan delillerin değerlendirilmesi ve hesaplanan tazminattan % 20 hatır ve % 20 müterafık kusur indirimi yapılmasıyla yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, (davalı sigorta şirketinden yangın nedeniyle hasar dosyası temin edilememiş olmakla beraber) davacılar desteği ...’nın dava dışı eşine davalı sigorta şirketi tarafından 31.10.2011 tarihinde 98.571,86 TL, 30.10.2012 tarihinde 112.939,50 TL ödeme yapıldığı hususunun taraflar arasında ihtilaf konusu olmadığı, yine kaza tarihinde müteveffanın sağ olan annesi davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı ve müteveffanın dava dışı eşi ...’nın 28.08.2016 tarihinde yeniden evlendiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda, davalı sigorta şirketi tarafından dava dışı eşe yapılan ödeme tarihinde müteveffanın annesinin de sağ olduğu nazara alınarak ödeme tarihindeki verilere göre dava dışı eşin yeniden evlenme ihtimali de raporda tartışılarak (ve elbette dava dışı eşin yeniden evlenme tarihi de nazara alınarak) davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sorumlu olması gözetilerek hak sahiplerine ilişkin garameten yapılacak hesaplama ile,davalı sigorta şirketi tarafından dava dışı eşe yapılan ödemenin ne kadarlık meblağının iyiniyetli ödeme olduğunun da tartışılıp değerlendirilmesi suretiyle rapor tanzim
edilmesi gerekirken davacı anne tarafından açılan eldeki davada rapor tarihindeki verilere göre hesap yapıldığı anlaşılan ve bu suretle hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmayan raporun hükme esas alınmasıyla yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına,
davanın yeniden görülerek davalı sigorta şirketi tarafından dava dışı eşe yapılan ödeme tarihinde müteveffanın annesinin de sağ olduğu nazara alınarak ödeme tarihindeki verilere göre dava dışı eşin yeniden evlenme ihtimali de raporda tartışılarak(ve elbette dava dışı eşin yeniden evlenme tarihi de nazara alınarak) davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sorumlu olması gözetilerek hak sahiplerine ilişkin garameten yapılacak hesaplama ile,
davalı sigorta şirketi tarafından dava dışı eşe yapılan ödemenin ne kadarlık meblağının iyiniyetli ödeme olduğunun da tartışılıp değerlendirilmesi suretiyle rapor tanzim edilmesi amacıyla aktüer bilirkişiden ek rapor alınması, istinaf eden tarafın sıfatına göre oluşan usuli müktesep hakların da korunmasıyla oluşacak sonuca göre karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırıma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2023/790, K. 2024/1358, 6 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama