KÜNYE
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/855
- Karar No
- 2024/1434
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2024
Karar Metni
1.094 kelime·5 dk okuma·24 bölüm
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/848
KARAR NO : 2024/1433
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/10/2022
NUMARASI
2020/252 Esas 2022/746 Karar
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 13/11/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 04/12/2024
Mahalli mahkemesince adli yardımlı olarak yapılan yargılamada verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 15/07/2019 tarihinde ... plaka sayılı araç ile müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu ve davalı tarafından ZMMS ile sigortalı aracın karıştığı kazada müvekkilinin yaralandığını ve maluliyetinin meydan geldiğini, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, davalının zararlarından sorumlu olduğunu belirterek, davanın adli yardımlı olarak görülerek, 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının kusuru, zararı ve maluliyetini kanıtlaması gerektiğini bildirerek, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davanın, davacının yolcu olarak bulunduğu araç ile davalıya sigortalı aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle davacının daimi maluliyetine dayalı maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, somut olayda, davacının daimi maluliyetinin varlığı ile oranının tespiti bakımından, davacının trafik kazası nedeniyle gördüğü tedavilere ilişkin tedavi evrakları ile son durum raporu getirtildikten sonra, kaza tarihi olan 15/07/2019 tarihinde yürürlükte olan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre davacının daimi maluliyet durumunun tespiti için davacının sevkinin sağlandığı,
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 12/01/2022 tarihli raporunda engel oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu yönünde kanaat bildirildiği. davacı vekilince ilgili raporda son durum raporunun değerlendirilmediği, meydana gelen araz karşısında davacının maluliyet oranının %0 çıkmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu yönleriyle rapora itiraz edilmesi üzerine, davacı vekilinin itirazları değerlendirilerek davacının Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'na yeniden sevkinin sağlandığı,
ne var ki düzenlenen 08/09/2022 tarihli ek maluliyet raporunda da, davacının tekrar muayenesinin yapıldığı, 12/11/2021 tarihli durum bildirir raporun tekrar incelendiği, 12/01/2022 tarihli raporda değiştirilecek ya da çıkarılacak bir durum olmadığı yönünde kanaat bildirildiği, sonuç olarak düzenlenen ek maluliyet raporunda, davacının itirazları değerlendirilerek, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri esas alınarak davacının maluliyet durumunun belirlendiği,
düzenlenen raporun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu değerlendirilmekle, davacının maluliyetinin belirlenmesi bakımından yeniden sevkinin yargılamaya yenilik katmayacağı kanaatine varılarak, mezkur ek maluliyet raporunun hükme esas alınmasına karar verildiği,davacı tarafından kanıtlanamayan davanın reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle. "1-Davanın reddine", karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, kaza neticesinde müvekkilinin kalça kemiğinde çoklu kırıklar meydana geldiğini, bu nedenle rapor tanziminde müvekkilinin beyanları ile yetinilmemesi gerektiğini, müvekkilinin iyileşememesi durumunda yakın zamanda ameliyata alınabileceğini, ayrıca 6 ay geçici iş göremezliği olan bir kişinin %0 maluliyeti olmasının hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, müvekkilinin 8 ay yatarak tedavi gördüğünü ve ayağa kalkamadığını, müvekkilinin fizik tedavi görerek tedavi edilmesi gerektiğini, yine başından aldığı darbe ile baş ve göz ağrıları yaşadığını,
görme yetisinde azalma meydan geldiğini ve gözlük takmaya başladığını, bu hususların da adli tıp raporunda değerlendirilmediğini, kaza neticesinde müvekkilinin yüzünde kalıcı maluliyetinin meydana geldiğini, birden fazla estetik ameliyat olması gerektiğini, yüzündeki malluliyetin de değerlendirilmediğini, kaza nedeniyle müvekkilinin dişlerinin de döküldüğünü, dişlerini yeniden yaptırmak zorunda kaldığını, bunların yanı sıra psikiyatrik rahatsızlığı olup olmadığının değerlendirilmediğini, tüm bu hususların yeniden değerlendirilmesi için Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerekirken eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek,
kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkemece verilen kararda kamu dizenen aykırılıklar gözetilerek, istinaf edenin sıfatına göre ve istiaf sebepleri ile sınırlı olarak HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan inceleme neticesinde; dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemidir. Mahkemece, A.Ü.T.F. ABD'den alınan rapor ve sonrasında alınan ek rapora göre davacının sürekli maluliyetini kanıtlayamadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından alınan raporunun yaralanmaya ve maluliyet durumuna uygun olmadığı gerekçesi ile istinaf edilmiştir.
Haksız fiilden kaynaklanan cismani zarar nedeniyle iş göremezlik zararlarına dayalı maddi tazminat davasında, maluliyet durumunun doğru şekilde tespit edilmiş olması önemlidir. Zarar görenin maluliyet durumunun tespitinde, mahkemece alınan raporlar arasında çelişki bulunması halinde taraflarca rapora itiraz edilmesi durumunda raporlar arasında çelişki giderilmeli, yine raporlar arasında çelişki olmasa dahi raporun uygun olmadığına yönelik somut itiraz olması halinde özellikle mevcut yaralanması ve kaza arasında illiyetin yeterince raporda tartışılmadığı durumlarda itiraz değerlendirilmeden karar verilmemelidir.
Somut olayda, davacı 15/07/2019 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle baş bölgesinden yaralandığını, ayrıca kalça kemiklerinde kırık oluştuğunu bu nedenle de sürekli maluliyetinin bulunduğunu belirterek tazminat talebinde bulunmuş, A.Ü. T.F. Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından, adi tıp uzmanlarından alınan 12/01/2022 tarihli raporda ve itiraz üzerine alınan 08/09/2022 tarihli raporda davacının mevcut yaralanmasın maluliyetine neden olmadığı belirtilmiş, ilk derece mahkemesi tarafından aslınan rapor yeterli görülerek davanın reddine karar verilmiş, davacının alınan rapora itirazı bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davacının, tedavi evraklarına göre kazaya bağlı kemik kırığı oluşturacak şekilde yarlandığının anlaşılmasına, davacının da kazaya bağlı yaralanması nedeniyle şikayetlerinin devam ettiğini, raporda şikayetlerinin değerlendirilmediğini ileri sürmüş olmasına göre, davacının mevcut yaralanmasının maluliyetine/engeline neden olup olmayacağı hususunda tereddüt oluştuğundan, konusunda uzmanların da içerisinde yer aldığı, Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davacı tarafından itiraz edilen rapora istinaden davanın esası hakkında karar verilmiş olması doğru görülmüştür.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirmeden karar verilmiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 33/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, davacının kazaya bağlı yaralanması nedeniyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından iş göremezlik zararlarının tespitinde uygulanmasını kabul ettiği "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümlerince yapılacak değerlendirmeye göre maluliyetinin/engelinin meydana gelip gelmediği,
gelmiş ise oranının tespit edildiği, önceki alınan raporların da değerlendirildiği rapor alınarak, sonucuna göre davanın esası hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2023/855, K. 2024/1434, 13 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama