İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2023/859 K.2024/1436

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı ... Otomotiv Servis Ve Tic. Anonim Şirketi (Eski Ünvanı: ... Tur. Tic. A.Ş.) vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği…

Esas2023/859Karar2024/1436Tarih13 Kasım 2024Okuma13 dk · 2.536 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi

Karar tarihi
13 Kasım 2024
Esas no
2023/859
Karar no
2024/1436
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
11/04/2023
Numarası
2018/268 Esas 2023/233 Karar
Davacı
—
Davalı
—
Davanın konusu
Tazminat
Yazılma tarihi
04/12/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.536 kelime·13 dk okuma·5 bölüm

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı ... Otomotiv Servis Ve Tic. Anonim Şirketi (Eski Ünvanı: ... Tur. Tic. A.Ş.) vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... tarafından ZMMS ile sigortalı bulunan, davalı ... adına kayıtlı ve davalı ... sevk ve idaresindeki aracın yaya olarak yolda karşıdan karşıya geçmeye çalışan davacıya çarpması sonucunda meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını, başvurularına rağmen zararlarının giderilmediğini belirterek, 10.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan, 30.000,00-TL manevi tazminatın ise sigorta şirketi dışındaki davalılardan alınarak davacıya verilmesini istemiştir.

Davacı vekili 20/09/2021 tarihli dilekçesi ile maddi tazminata ilişkin talebinden feragat etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiş, davacının feragatine yönelik olarak da, zararın ödendiğini ve karşılıklı olarak sulh olduklarını yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığını beyan etmiştir.

Davalı ... Otomotiv Servis Ve Tic. Anonim Şirketi (eski ünvanı: ...) vekili cevap dilekçesinde; dava konusu aracın uzun süreli kiralama sözleşmesi ile kiralandığını, müvekkilinin işleten sıfatı bulunmadığından kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, kusur durumunun ve yaralanmanın kaza ile illiyet bağının tespit edilmesinin gerektiğini, manevi tazminata zenginleşmeye neden olacak şekilde hükmedilemeyeceğini ve talebin çok yüksek olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davanın, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine yönelik olduğu, davacı vekilinin 20/09/2021 tarihli dilekçesi ile, maddi tazminata yönelik davadan feragat ettiklerini beyan ettiği, maddi tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, manevi tazminata yönelik ise, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, 22/11/2016 tarihinde davalı ... adına kayıtlı, davalı ... sevk ve idaresinde bulunan aracın yaya olarak karşıdan karşıya geçmeye çalışan davacıya çarpması sonucunda meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı,

kusura yönelik olarak alınan bilirkişi raporuna göre davalı ...'nin meydana gelen kazada % 60 oranında, davacının %15 oranında, kavşaktaki mevcut durumun ise % 25 oranında kusurunun bulunduğu, iş göremezlik hususuna ilişkin rapora göre kaza nedeniyle davacının sürekli iş göremezlik oranının % 15, geçici iş göremezlik süresinin ise 9 ay olarak belirlendiği,

davacının meydana gelen kazada yaralanması nedeniyle duyduğu acının dindirilebilmesi için tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kaza tarihi itibari ile paranın satın alma gücü, olayın meydana geliş şekli, davacının ve davalı gerçek kişinin yaşı, davacının olay anında yolda yaya olarak bulunması, kazadaki kusur durumu gibi hususlar göz önünde bulundurulduğunda, davalı ...'nin araç sürücüsü olarak, davalı ...'nin ise araç işleteni olarak haksız fiil hükümleri kapsamında davacının zararından sorumlu olduğu,

davalı ... tarafından kazaya sebebiyet veren aracın uzun süreli kiralama sözleşmesi ile ihbar olunan ...ne kiralandığı öne sürülmüş ise de buna ilişkin olarak ispata yarar belgeleri dosyaya sunmadığı gibi manevi zarara ilişkin talep yönünden davacıya karşı araç maliki sıfatı ile davalı şirketin sorumluluğunun bulunduğu, davalı şirket ile ihbar olunan arasındaki durumun iç ilişkide çözümlenmesinin gerektiği ve davacıya karşı öne sürülmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesiyle;“A) Maddi tazminata yönelik dava ile ilgili olarak,

1) Davanın feragat nedeniyle reddine, B) Manevi tazminata yönelik dava ile ilgili olarak, 1) Davanın kısmen kabulü ile 11.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, karar verilmiş, karar davalı ... Otomotiv Servis Ve Tic. Anonim Şirketi (eski ünvanı: ...) vekili ve davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkili lehine manevi tazminatın çok düşük takdir edildiğini, müvekkilinin yaralanması, kusur durumu nazara alındığında davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

Davalı ... Otomotiv Servis Ve Tic. Anonim Şirketi (eski ünvanı: ...) vekili; müvekkilinin davaya konu aracı uzun dönem kira sözleşmesi ile kiraya verdiğini, bu nedenle işleten sıfatının bulunmadığını, davanın müvekkili açısından reddine karar verilmesi gerektiğini, cevap dilekçesi ile birlikte aracın kiralanması ve teslimine ilişkin kanıtları sunduklarını, mahkemece bu belgeler nazara alınmaksızın sorumluluklarına karar verilmesinin hatalı olduğunu, ihbar olunan ile müvekkili arasındaki kira ilişkisinin gerçek olup olmadığının dahi araştırılmadığını belirterek, kararın kaldırılarak müvekkili hakkındaki davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak HMK'ın 355. maddesi gereğince yapılan inceleme neticesinde; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece maddi tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine, manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından manevi tazminat taleplerinin tam kabul edilmesi gerektiği ileri sürülerek, davalı şirket tarafından ise pasif husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle istinaf edilmiştir.

1-Davalı ... Otomotiv Servis Ve Tic. Anonim Şirketi (eski ünvanı: ...) vekilinin pasif husumete ilişkin istinaf sebeplerinin incelenmesinde. 22/11/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat talepli olarak açılan davada, davalı ... (Yeni ünvanı: ... Otomotiv Servis Ve Tic. Anonim Şirketi) vekili, kazaya karışan aracın ... Medikal Cihazlar Ve Mal. İth. Ve İhr. San.

Ve Tic Ltd Şti'ye 27/10/2014 tarihli uzun dönem kira sözleşmesi ile kiralandığını, kazanın da aracın kiracıda bulunduğu ve müvekkilinin fiili hakimiyeti olmadığı dönemde meydana geldiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiş, cevap dilekçesine de Uzun Dönem Kira Sözleşmesini, Kira Sözlemesine ilişkin 26/12/2014 tarihli Damga Vergisinin tahsiline ilişkin makbuzu, Damga Vergisi Beyannamesini, kaza tarihinden önceki kazaya karışan araca ait kira bedeli fatura suretlerini dosyaya sunduğu görülmüştür.

Kazaya ilişkin yapılan soruşturmada da, davalı ..., kendisinin tıbbi araçlar satış elemanı olarak çalıştığını beyan ettiği, SGK Hizmet Dökümünde de kaza tarihinde ihbar olunan şirkette sigortalı çalıştığı görülmüştür. İşleten tanımı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde.

“Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır.

2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçütten yararlanılmıştır. Şekli ölçüte göre, trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüte göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup, önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir.

İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüttür. 2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi ise.

“Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir.

Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip,

bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir.

Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır. Yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüttür.

Somut olayda, araç maliki olan davalı şirket, aracın uzun dönem kira sözleşmesi ile ihbar olunan şirkete kiraya verildiğini savunarak davanın reddini istemiş, uzun dönem kiralamaya ilişkin delillerini de dosyaya ibraz etmiştir. Davalı tarafından sunulan deliller çerçevesinde davalı kaza tarihinde uzun dönem kira sözleşmesi ile ihbar olunan ... Medikal Cihazlar Ve Mal. İth. Ve İhr. San.

Ve Tic Ltd Şti'ye kiraya verdiğini ve aracı teslim ettiğini, kazanın da aracın kiracının fiili hakimiyetinde iken gerçekleştiğini kanıtlamış olduğundan, davalı ... (Yeni ünvanı: ... Otomotiv Servis Ve Tic. Anonim Şirketi) hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ve hatalı değerlendirme ile iş bu davalı hakkındaki davanın da kısmen kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.

2-Davacı vekilinin manevi tazminat miktarına yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; hükmolunan manevi tazminat miktarına ilişkin olarak, TBK'nın 56. maddesinde. “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.”, aynı Yasa'nın 51. maddesinde ise.

“Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükümlerine yer verilmiştir. Buna göre, hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır.

Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.

Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir.

Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır.

(HGK 23/06/2004, 13/291-370) Zira TMK'nın 4. maddesi Kanun'un takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hâkimin, hukuka ve hakkaniyete göre karar vereceğini öngörmektedir.

Belirtilen bu hususlar ve özellikle somut olayda kaza tarihi, olayın gerçekleşme biçimi, tarafların kusur oranı, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, davacı tarafın yaşadığı üzüntü, elem ve ıstırabın ağırlığı, manevi tazminatın davacı taraf için zenginleştirici, davalı taraf yönünden fakirleştirici olmaması gerektiği ilkesi, paranın satın alma gücü, ülkenin ekonomik koşulları, hakkaniyet ilkesi ve tüm dosya kapsamı birlikte gözetildiğinde, kaza neticesinde davacının %15 oranında özürünün meydana geldiği de nazara alındığında,

davalı ...'den talep edebilecek manevi tazminat miktarının 25.000,00 TL takdir edilmesi hakkaniyet ve nesafete uygun olacağından davacı vekilinin manevi tazminat miktarına ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmüştür.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin ve davalı ... (Yeni ünvanı: ... Otomotiv Servis Ve Tic. Anonim Şirketi) vekilinin istinaf talebinin kabulüne, mahkemece yapılan yargılamada eksiklik bulunmamasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılamaya ihtiyaç duyulmamasına göre kararın HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına davanın esası hakkında yeniden hüküm tesisine karar vermek gerekmiştir.

Buna göre, davalı ... (Yeni ünvanı: ... Otomotiv Servis Ve Tic. Anonim Şirketi) her ne kadar araç maliki ise de, davalı tarafından, işleten sıfatı bulunmadığı kanıtlanmış olduğundan, davalı hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacı araç tescil kaydına istinaden dava açtığından, davaya kendisini sebebiyet vermediğinden davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, davacının, davalı ...'ye yönelik manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulüne karar verilerek, davacı lehine 25.000,00 TL manevi tazminata hükmedilerek ilk derece mahkemesi kararındaki kesinleşen yönler korunarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

I-Davacı vekilinin ve davalı ... Otomotiv Servis Ve Tic. Anonim Şirketi vekilinin istinaf talebinin KABULÜ İLE; Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 11/04/2023 tarihli, 2018/268 Esas - 2023/233 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,

HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre;

A) Maddi tazminata yönelik dava ile ilgili olarak,

1) Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,

2)Davalı ... vekalet ücreti talep etmediğinden yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

3) Davacı tarafından yapılan feragatin gerçek anlamda feragat olmadığı anlaşıldığından davalı ... yararına bu nedenle, davalı ... Otomotiv Servis Ve Tic. Anonim Şirketi'ne ise trafik kaydına göre davanın adı geçen davalıya yöneltilmesinde davacının bir kusuru bulunmadığından lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

B) Manevi tazminata yönelik dava ile ilgili olarak,

1)Davalı ... Otomotiv Servis Ve Tic. Anonim Şirketi hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,

2)Davalı ... hakkındaki manevi tazminat talepli davanın KISMEN KABULÜ ile 25.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

3)-Davalı ... Otomotiv Servis Ve Tic. Anonim Şirketi hakkındaki davanın reddedilmiş olması nedeniyle davalıdan alınması gerekli 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 683,10-TL harçtan mahsubu ile yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,

4) Davalı ... hakkındaki karara ilişkin olarak 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.707,75 TL karar ilam harcından, dava açılışında alınan (683,10-427,60) 255,50 TL peşin harcın düşülmesi ile eksik alındığı anlaşılan 1.452,25 TL harcın davalı ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,

5) Davacı tarafından yatırılan ve karar ilam harcından mahsup edilen 683,10 TL'nin 255,50-TL'sinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, bakiyesi davacının sorumlu olduğu harçtan mahsup ediliğinden davacı üzerinde bırakılmasına,

6) Davacının yargılama sırasında maddi ve manevi tazminat taleplerine yönelik olarak birlikte yaptığı ve ayrıştırılması mümkün olmayan 31,40 TL başvurma harcı, 134,00 TL tebligat ücreti, 2.000,00-TL kusur bilirkişi ücreti, 774,00 TL posta gideri, 723,00 TL adli tıp kurumu rapor ücreti toplamı 3.662,40 TL'nin davalı şirket hakkındaki davanın reddedilmiş olması,

maddi tazminata ilişkin olarak da yargılama gideri dahil anlaşılmış olması ve maddi tazminata ilişkin yargılama giderlerinin karşılanmış olması nedeniyle, maddi tazminata ilişkin giderler, sırf davalı şirket için yapılan giderler ve görevsiz mahkemede dava açılmış olması nedeniyle davacının sebep olduğu giderler nazara alınarak takdiren 900,00 TL'sinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

7)Davacı yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 25.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,

8)Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalı ...'ye verilmesine,

9) Davalı ... Otomotiv Servis Ve Tic. Anonim Şirketi'ne ise Trafik kaydına göre davanın adı geçen davalıya yöneltilmesinde davacının bir kusuru bulunmadığından reddedilen manevi tazminata ilişkin olarak da lehine vekaleti ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,

10)Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak YATIRANLARA İADESİNE,

İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN

II-Davacı tarafından ve davalı ... Otomotiv Servis Ve Tic. Anonim Şirketi tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde yatıranlara iadesine,

lll-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 492,00 TL İstinaf Başvuru Harcı ve 156,00-TL tebligat ve posta giderleri olmak üzere toplam 648,00 TL'nin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,

lV-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... Otomotiv Servis Ve Tic. Anonim Şirketi tarafından yapılan 492,00 TL İstinaf Başvuru Harcı ve 40,00-TL tebligat ve posta giderleri olmak üzere toplam 532,00 TL'nin davacı'dan alınarak davalıya verilmesine,

V-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

VI-Kararın tebliği ve harç iadesi işlemlerinin ilk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 13/11/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan ...

Üye ...

Üye ...

Katip ...

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2023/859, K. 2024/1436, 13 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  7. İstinaf Harç Ve Yargılama Giderleri Yönünden
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/859
Karar No
2024/1436
Tarih
13 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2023/860 K.2024/1465
  • İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/860 K.2024/977
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2023/861 K.2024/1437
  • Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/862 K.2024/675
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/862 K.2024/1207
  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/862 K.2024/765

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.