KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2024
- T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Esas-Karar No
- 2023/878 - 2024/1467
- Dosya no
- 2023/878
- Karar no
- 2024/1467
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/05/2023
- Numarası
- 2020/276 Esas 2023/336 Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazılma tarihi
- 11/12/2024
Karar Metni
1.789 kelime·9 dk okuma·3 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup,başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde,17.08.2015 tarihinde, sürücü ...’un sevk ve idaresindeki araçla seyri sırasında davacının sevk ve idaresindeki araçla çarpışması sonucu meydana gelen kazada davacının yaralandığını, kazaya kusuru ile sebebiyet veren aracın zorunlu mali mesuliyet sigortasının davalı şirket tarafından yapıldığını, davacının maluliyet oranında meydana gelen artış sebebiyle yapılan ödemenin eksik olması dolayısı ile artan maluliyete ilişkin olarak davalı şirkete başvuruda bulunulduğunu,
ancak uzlaşı sağlanamadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik davacının artan maluliyetine ilişkin 400,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL geçici bakıcı gideri ve 5.500,00 TL daimi iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 6.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile sürekli iş görmezlik tazminatı talebini 150.162,2 TL, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 6.272,07 TL,bakıcı gideri zararı talebini 13.102,05- TL olarak artırmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, mevcut delil durumuna göre raporlar arasındaki çelişki giderilmediğinden maluliyetin ne şekilde arttığının tam olarak tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece yargılama sürecinde kendilerine verilen mehillerin gerçeği yansıtmadığını,01.06.2022 tarihinde kendilerine elden takip yetkisi verildiğini fakat herhangi bir mehil verilmediğini, 26.10.2022 tarihli duruşma tutanağında da kendilerine mehil verilmediğini,01.02.2023 tarihli duruşma tutanağında ise "Uşak Eğitim Araştırma Hastanesi Fizik Tedavi Rehabilitasyon Kliniği ve Nöroloji Bölümüne davacı asilin ayrı ayrı sevkinin sağlanarak İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulunun yazısında bildirildiği şeklide rapor ve grafilerinin tespiti için davacı vekiline son kez mehil verilmesine,
gelecek celseye kadar hastaneye sevkinin sağlanarak rapor alınmaması halinde mevcut delil durumuna göre karar verileceğinin ihtarına, (ihtarat yapıldı)" şeklinde ara karar kurulduğunu, sürenin kesin süre teşkil etmesinin koşullarından birinin, kesin sürede yapılması istenen işlemin ilgilisi tarafından bizzat yapılabilir olması olduğunu, her ne kadar tutanağa geçmemiş olsa da vekil eden olarak müvekkil ile irtibat sağlayamamış olduklarını mahkemeye bildirdiklerini, müvekkilinin de daha önce muayene olduğundan tekrar muayeneye gitmesinin gerekmediğini düşünerek hareket ettiğini,
irtibat sorunu yaşanması nedeniyle işlemin yapılamadığını ve mahkemeye davacının muayeneye gideceğini beyan etmiş olmalarına rağmen davanın reddine karar verildiğini, 01.02.2023 tarihli duruşma tutanağında yazılan "ihtarat yapıldı" ibaresinin HMK 94 anlamında ihtarat şartını taşımaması nedeniyle kesin sürenin sonuçlarının da doğmadığını, her ne kadar zapta bu şekilde geçirilmiş olsa da dosya incelendiğinde kendilerine herhangi bir tebligat ulaşmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava, trafik kazası nedeniyle yaralanmaya ve artan maluliyet iddiasına bağlı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda kaza tespit tutanağı uyarınca,27.08.2015 tarihinde sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki aracıyla seyri sırasında sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki motorsikletle kavşakta çarpışması sonucu meydana gelen kazada sürücü ...'nın kırmızı ışıklı trafik işaretinde geçme ve hız sınırını aşma kuralını ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğu,motorsiklet sürücüsü ...’ın ise kural ihlali olmadığının belirlendiği, mahkemece alınan kusur raporu uyarınca kazanın meydana gelmesinde sürücü ...’ın kusuru bulunmadığı, sürücü ...’un kusurlu bulunduğunun belirlendiği,
Uşak 1. AĞIRCM’nin 2015/230 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada ATK Trafik İhtisas Dairesi’nden alınan rapor uyarınca meydana gelen kazada sanık ...'ın asli kusurlu olduğu,katılan ...'ın tali kusurlu olduğunun belirlenmesiyle neticeten sanığın bilinçli taksir düzeyinde asli kusurlu davranışla ...'ın ölümü ve katılan ...'ın nitelikli yaralanmasıyla sonuçlanan kazaya sebebiyet vermesi nedeniyle üzerine atılı taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği,kararın kesinleştiği,
sürücü ... tarafından sevk ve idare edilen aracın kaza tarihini kapsayan şekilde ZMM sigorta poliçesinin davalı sigorta şirketi tarafından tanzim edildiği, Banaz Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi’nin 2016/16 Esas nolu dosyasında yapılan yargılamada davacıların ..., ..., davalıların ...
Sigorta Anonim Şirketi, ... ve ... olduğu, davanın aynı kazaya ilişkin maddi ve manevi tazminat talepli olduğu,anılan dosyada ...’ın maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp 3.İhtiasa Kurulu’ndan alınan 25.09.2017 tarihli raporda davacı ...’ın 27/08/2015 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı her iki femur şaft kırığı niteliğindeki yaralanması Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uyarınca maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından maluliyetine mahal olmadığı,
iyileşme süresinin 27/08/2015 tarihinden itibaren 12 aya kadar uzayabileceğinin belirlenmesiyle neticeten davacı ...'ın tazminat talebinin kabulü ile.
38.227,24-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ... ve ... yönünden olay tarihi olan 27/08/2015 tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 04/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı ...'ın geçici işgöremezlik tazminat talebinin kabulü ile; taleple bağlı kalınarak,
1.000,00-TL geçici işgöremezlik tazminatının davalılar ... ve ... yönünden olay tarihi olan 27/08/2015 tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 04/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı ...'ın destekten yoksun kalma ve sürekli işgöremezlik tazminatı taleplerinin reddine, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile;
müşterek çocuğun ölümü sebebi ile davalı ... için 12.000,00-TL, davacı ... için 12.000,00-TL ve davacı ...'ın kendi yaralanması sebebi ile 6.000,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplam: 30.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 27/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği,mahkemece 9 Eylül Üniversitesi Adli Tıp ABD Başkanlığından Özürlülük Ölçütü.
Yönetmeliği Uyarıca alınan raporda davacının kaza neticesi maluliyet durumunun %9, Çalışma Gücü ve Meslekte kazanma gücü kaybı.
Yönetmeliğine göre maluliyet durumunun % 12.1 ;geçici iş görmezlik süresinin 270 gün olduğuna ilişkin Adli Tıp raporu alındığı,davanın artan maluliyet iddiası ile açılmış olması gözetilerek, davacının daha önce Banaz Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açtığı davanın maluliyet yokluğundan reddine karar verilmiş olması ve Banaz Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/ 16 Esas sayılı dosyasında alınan İstanbul Adli Tıp 3. İhtisas Dairesi'nin 25.9.
2017 tarihli raporunda Çalışma Gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı …Yönetmeliğine göre maluliyet durumunun olmadığı tespit edilmiş olması karşısında dosyada çelişkili Adli Tıp raporlarının olması nazara alınarak,kaza nedeni ile davacıda maluliyet artışı olup olmadığının tespiti için İstanbul Adli Tıp İhtisas Dairesi’nden rapor alınmasına karar verildiği,
anılan kurumca yazılan cevabi yazıda davacı asilin en yakın Eğitim araştırma hastanesi ya da Üniversite hastanesi fizik tedavi ve rehabilitasyon ile Nöroloji bölümüne sevki sağlanarak istenilen konularda rapor alınmasının istendiği,bunun üzerine yargılamanın 01.06.2022 tarihli celsesinde mahkemece; "davacı asilin Uşak Eğitim Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığına sevkinin yapılarak fizik tedavi rehabilitasyon kliniği, Ortopedi ve Nöroloji Birimine ayrı ayrı sevkinin yapılarak Adli Tıp 2. İhtisas Dairesince 31.05.2022 tarihli yazı gereği eksiklerin ikmalinin istenmesine,
davacı vekiline elden takip yetkisi verilmesine,dosyanın fiziken adli tıptan dönüşünün beklenmesine,eksiklikler giderildiğinde dosyanın gün beklemeksizin yeniden İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderilmesine’dair ara karar kurulduğu, bir sonraki celse olan 26.10.2022 tarihli celsede; ‘Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesine yazılan yazının tekidine,eksiklerin giderilmesi halinde dosyanın İstanbul Adli Tıp 2. İhtisas Dairesine gönderilmesine" dair ara karar kurulduğu, 01.02.2023 tarihli celsede söz alan davacı vekilinin beyanında.
"Müvekkilim tarafından Ocak ayındaki randevuya gidilemediği bildirilmiştir. Son kez mehil verilmesini talep ediyoruz" ifadesine yer verildiği, bunun üzerine mahkemece.
"Uşak Eğitim Araştırma Hastanesi Fizik Tedavi Rehabilitasyon Kliniği ve Nöroloji Bölümüne davacı asilin ayrı ayrı sevkinin sağlanarak İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulunun yazısında bildirildiği şeklide rapor ve grafilerinin tespiti için davacı vekiline son kez mehil verilmesine, gelecek celseye kadar hastaneye sevkinin sağlanarak rapor alınmaması halinde mevcut delil durumuna göre karar verileceğinin ihtarına, (ihtarat yapıldı) davacı vekiline elden takip yetkisi verilmesine,raporların gelmesi halinde gün beklemeksizin İstanbul Adli Tıp 2. İhtisas Dairesine gönderilmesine" dair ara karar kurulduğu,
bir sonraki celse olan 10.05.2023 tarihli celsede mahkemece davacı asilin Uşak Eğitim Araştırma Hastanesine müracaatının olmadığının bildirildiği, kesinleşen Banaz Asliye Hukuk Mah. 2016/16 Esas sayılı dosyasında alınan İstanbul adli Tıp 2. İhtisas Dairesi raporu ile Dokuz Eylül Üniversitesi raporunun çeliştiği, artan maluliyet durumu ile ilgili tespit için İstanbul Adli Tıp 2. İhtisas Dairesinden rapor alınmasının gerekli olduğu ancak verilen kesin mehillere rağmen Adli Tıp'tan istenilen raporun alınmadığının belirlenmesiyle davacı vekilinden sorulması üzerine davacı vekili tarafından.
"Müvekkilim hastaneye gidememiştir. Son kez mehil verilmesini istiyoruz" şeklinde beyanda bulunulması üzerine mahkemece; "davacı vekiline geçen celse ihtaratlı olarak eksiklik ikmali için son kez kesin mehil verilmiş olduğu gözetilerek yeniden mehil verilmesine ilişkin talebinin reddine" dair ara karar verilmesiyle neticeten aynı celsede davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 94 üncü maddesi gereğince hakim bir işlemin belli bir sürede yapılması için taraflara kesin mehil verebilir. Ancak bu durumda kesin süre verilen taraftan, bu süre içinde yapılması gereken işlemin ve yükümlülüklerinin hiçbir tereddüde yer vermeyecek şekilde açık biçimde belirtilmesi ve kesin süreye uyulmaması halinde yaptırımının da (hukuki sonucunun) aynı kararda açıkça gösterilmesi gerekir.
Dosya kapsamına,toplanan delillere ve mahkeme kararının gerekçesine göre,davanın artan maluliyet iddiasına dayalı olarak açıldığı,bu kapsamda dosyada yer alan maluliyet raporları ve aynı kazaya ilişkin Banaz Asliye Hukuk(Ticaret)Mahkemesi’nin 2016/16 Esas nolu dosyasında yapılan yargılamada alınan maluliyet raporu arasında açık çelişki bulunduğu,bu kapsamda mahkemece davacının daha önce Banaz Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açtığı davanın maluliyet yokluğundan reddine karar verilmiş olması ve Banaz Asliye Hukuk Mahkemesi 2016/ 16 Esas sayılı dosyasında alınan İstanbul Adli tıp 3. İhtisas Dairesi'nin 25.9.
2017 tarihli raporunda Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı …Yönetmeliğine göre maluliyet durumunun olmadığı tespit edilmiş olması karşısında dosyada çelişkili Adli Tıp raporlarının olması nazara alınarak, kaza nedeni ile davacıda maluliyet artışı olup olmadığının tespiti için İstanbul Adli Tıp İhtisas Dairesi’nden rapor alınmasına karar verildiği, anılan kurumca yazılan cevabi yazıda davacı asilin en yakın Eğitim araştırma hastanesi ya da Üniversite hastanesi fizik tedavi ve rehabilitasyon ile nöroloji bölümüne sevki sağlanarak istenilen konularda rapor alınmasının istendiği,
fakat mahkemece verilen usulüne uygun kesin mehil süresinde (davacı vekili her ne kadar ihtarata ilişkin tebligatın kendilerine ulaşmadığını belirtmiş ise de ihtaratın 01.02.2023 tarihli celsede bizzat davacı vekilinin yüzüne karşı yapılmış olduğu) davacının ilgili raporların temini için hastaneye başvuru yapmadığı anlaşılmakla mahkemece raporlar arasındaki çelişki giderilmediğinden maluliyetin ne şekilde arttığının tam olarak tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 3531-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2023/878, K. 2024/1467, 20 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama