KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Davacı Vekili
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2024
- T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Esas-Karar No
- 2023/938 - 2024/1477
- Dosya no
- 2023/938
- Karar no
- 2024/1477
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/05/2023
- Numarası
- 2022/469 Esas 2023/328 Karar
- Davalılar
- —
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazılma tarihi
- 25/11/2024
Karar Metni
921 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde.
02/04/2022 tarihinde, davalı şirkete ait olup, diğer davalının kullanımında olan ... plaka sayılı aracın müvekkiline ait ... plakalı araca çarparak aracın pert olmasına neden olduğunu, davacının daha yüksek bedelle yeni araç almak zorunda kaldığını, yeni araç için kasko poliçesi yaptırdığını, kazada pert olan aracının seramik kaplaması nedeniyle ve çekilen banka kredisini erken kapamasından dolayı zarara uğradığını, boş yere ödenen ilk kredi taksidi ve dosya masrafları, araç kiralama sebebiyle oluşan zararları nedeniyle şimdilik 500,00 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş,
ıslah dilekçesi ile fazla hakları saklı kalmak ve rapora itirazları da saklı kalma üzere, yaşanan kaza neticesinde aynı niteliklere sahip yeni bir aracın daha yüksek bedelle satın alınması dolayısıyla oluşan masrafa ilişkin 100,00 TL olan talebi 4.900,00 TL artırarak toplam 5.000,00 TL'nin, kaza sebebiyle müvekkilin yeniden araç almak zorunda kalarak yeniden kasko poliçesi bedeli ödemek mecburiyetinde kalması sebebiyle ... plakalı yeni aracın kasko poliçesi bedeli için 100,00 TL olan talebi 628,71 TL artırarak toplam 728,71 TL'nin,
... plakalı araç için yapılan seramik uygulama masrafı için 100,00 TL olan talebi 4.900,18 TL artırarak toplam 5.000,18 TL'nin, kaza nedeniyle araç kiralama bedeli olarak 100,00 TL olan talebi 26.500,00 TL artırarak toplam 26.600,00 TL'nin davalılardan temerrüt (02.04.2022) tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; meydana gelen olayda müvekkillerinin kusuru bulunmadığını, davacının talep ettiği alacak kalemlerinin müvekkillerinden istenilmesinin mümkün olmadığını, talep edilen faizin yerinde olmadığını, yeniden kusur raporu alınması gerektiğini bildirerek, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; yapılan ıslah da nazara alınarak; “-Davanın, araç bedelinden kaynaklanan zarar için 5.000,00 TL, kasko bedelinden kaynaklanan zarar için 728,71 TL, araç seramik uygulama bedelinden kaynaklanan zarar için 5.000,18 TL, araç yoksunluğundan kaynaklanan zarar için 26.600,00TL olmak üzere toplam 37.328,89 TL yönünden kabulü ile toplam alacağa 02/04/2022 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, Davacının diğer taleplerinin reddine,” karar verilmiş; karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davacının zarar gören ve pert olana aracı aldıktan sadece 7 gün sonra bu kazanın meydana geldiğini, davacının ...i Sedan, ... plakalı,... şasi nolu aracını ...'dan 25.03.2022 tarihinde 630.000,00 TL bedelle satın aldığını, ancak müvekkilin hiç bir kusuru yokken yaşanan kaza sebebiyle aracının perte çıktığını ve araçsız kaldığını, bu sebeple yine aynı marka ve modeldeki ... plakalı ... şasi nolu aracı ...'dan 29.04.2022 tarihinde bu kez 640.000,00 TL bedelle satın almak zorunda kaldığını, mahkemece haksız şekilde bu bedelin yalnızca 5.000 TL olarak hükme esas alınmasının doğru olmadığını,
yine kaza nedeniyle pert olan araca dair yaptırmış olduğu kasko bedelinin hiçbir şekilde müvekkile iade edilmediğini ve ödenen yeni kasko bedelinden de mahsup edilmediğini, bu nedenle sadece bedel farkına karar verilmesinin doğru olmadığını, yeni araç alırken yapılan ekstra masraflar ve kredilerden kaynaklanan zararların da ödetilmesi gerektiğini belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; davalı sürücüyü kusur atfının mümkün olmadığını, kaza tutanağı içeriğinin gerçeği yansıtmadığını, davalı aracının park halinde olduğunu, davacı tarafın bu araca çarptığı, tam kusurun davacıda olduğunu, aracın günlük kiralama bedelinin de yüksek esas alındığını, davacının talep ettiği yeni araç bedeli, kasko bedeli, araç için yaptığı ekstra masraf vb. bedellerin kabulünün mümkün olmadığını, hesaplanan zarar miktarının fahiş olduğunu belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan taraf vekillerinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Yerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, mahkemece hükme esas alınan kusur ve hesap raporunun dosya kapsamına, oluşa ve denetime uygun olduğu, mahkemece kabulüne karar verilen zarar kalemlerinin de usulüne uygun olarak tespit edildiği ve bu kapsamda karar verildiği, ikame araç bedelinin usulüne uygun olarak belirlendiği anlaşıldığından, tarafların tüm istinaf sebeplerine itibar edilmemiştir.
Açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili ile davalılar vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2023/938, K. 2024/1477, 20 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama