KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Davacı Vekili
- Esas No
- 2023/956
- Karar No
- 2024/1439
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/924 - 2024/1471
- Dosya no
- 2023/924
- Karar no
- 2024/1471
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/05/2023
- Numarası
- 2020/541 Esas - 2023/349 Karar
- Davalılar
- —
- Davanın konusu
- Tazminat
- Karar tarihi
- 20/11/2024
- Yazılma tarihi
- 26/11/2024
Karar Metni
1.153 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının sahibi olduğu ... plakalı kamyonete ... sevk ve idaresinde iken, davalı yan ...’in mülkiyetinde ve diğer davalı ...’in sevk ve idaresindeki ... plakalı dorsenin takılı olduğu ... plakalı çekici tırın arkadan çarptığını, kaza sonrasında davalılardan ...'ın, el yazısı ile yazılmış ve taraflarca imzalanmış olan, "Maddi Hasarlı Trafik Kazası Anlaşma Tutanağı"nda tüm kusurun kendisinde olduğunu ve ... plakalı kamyonetin hasarının tamamını karşılamayı kabul ettiğini, kaza tespit tutanağı ve olayın oluş şeklinden de anlaşılacağı üzere somut olayda müvekkilinin kusuru bulunmadığını belirterek,
fazla hakları saklı kalmak üzere müvekkili şirketin aracında oluşan maddi hasar sebebiyle 2.000,00-TL ve aracının değer kaybına uğraması sebebiyle 4.925,02-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle hasar bedeli talebini 4.451TL’ye yükseltmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının kötüniyetli hareket ettiğini, davacı vekilinin iddialarının tamamen gerçeğe aykırı olduğunu, 15/08/2017 tarihinde gerçekleşen kazada iddia edilenin aksine davacının aracı geri geri gelerek müvekkilinin aracına çarpması suretiyle kazanın meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde karşı taraf sürücüsünün tek ve tam kusurlu olduğunu, kaza yerinde çekilen fotoğrafların ellerinde olup aynı zamanda kazayı gören tanıklarının mevcut olduğunu, davacının iddia ve taleplerini kabul etmediklerini bildirerek, maddi ve hukuki dayanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; kazanın oluş şekli tam olarak tespit edilemediğinden her iki tarafın da eşit kusurlu olduğunun kabulü gerektiği, bilirkişi tarafından belirlenen ve bu miktara ıslah edilen 4.451TL hasar bedeli ve piyasa araştırmasına göre 3.100TL değer kaybının %50 kusura göre yarısının davalılardan tahsili gerektiği anlaşıldığından; “Davanın kısmen kabulü ile; 1550-TL değer kaybı tazminatı ve 2.225,50-TL hasar bedeli tazminatının dava tarihi olan 11/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine” karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dosyadaki deliller ve anlaşma tutanağından tüm kusurun davalı tarafta olduğunu, hasar ve değer kaybının da düşük tespit edildiğini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, davanın kısmi dava olarak açılmış olması nedeniyle istinaf yoluna tabi olduğu değerlendirilerek dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasar bedeli ve değer kaybının tazmini istemine ilişkindir.
Yerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacının kusura yönelik istinafı yönünden;
Dosya arasında bulunan, 15.08.2017 saat:15:00 tarihli, tır sürücüsü ... ve kamyonet sürücüsü ... imzalı, şahitler ... ve ... olan “maddi hasarlı trafik kazası anlaşma tutanağı” başlıklı belgenin içeriğinde: "…... pl. tır ile ... pl. kamyonete arkadan çarptım tır şöförü olan ben kamyonetin hasarının tamamını karşılamayı taahhüt ediyorum,” şeklinde beyan bulunduğu, tutanak tanıklarının mahkemece talimatla dinlendiği, tanık ... belgenin içeriğini bilmediğini, okumadan imzaladığını belirmişse de, aynı zamanda görgü tanığı olduğu da anlaşılan ...’in kazayı gördüğünü belirterek,
olayın gerçekleşme şekli ve gelişimini anlattığı beyanı ile bu anlaşma tutanağı ve mahkemece alınan ve oluşu net olarak belirlemeyip ihtimalli olarak düzenlenen kusur raporu birlikte değerlendirildiğinde davalı sürücü ...’in davacının aracına arkadan çarptığı anlaşıldığından, kazada tam kusurlu olduğu kanaatine varılmış, davacının buna yönelik istinafının yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Davacının maddi tazminata yönelik istinafı yönünden;
Davacının aracının dava konusu kaza nedeniyle pert olmadığı sabittir. Dava dilekçesinde; “ hasar tespiti yaptırıldığı, alınan bilirkişi raporunda aracın hasarının (parça ve işçilik dahil) 9.847,18TL, değer kaybının 4.925,02TL olduğunun tespit edildiği ancak davacının aracını tespit edilen bedelin çok altında bir miktara tamir ettirdiği, yedek parça, boya ve işçilik bedeli olarak toplam 3.731TL ödendiği”ni belirtilerek, hasar ve değer kaybı tazminatı talep edilmiştir.
Mahkemece alınan raporda hasar ve değer kaybı bedeli yerleşik içtihatlar kapsamında belirlenmiş olup hükme esas alınabilecekse de, haksız fiilden kaynaklı tazminat davalarında “gerçek zarar” ilkesi kapsamında karar verilmesi gerekir. Davacının dava dilekçesinde aracını 3.731TL bedelle onarttığını kabul etmesi karşısında artık gerçek zarar belli olup, bu durumda farazi hesaba gidilmesi doğru değildir.
Ancak bu konularda yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından, davalı tarafın tam kusurlu olduğu kabul edilerek gerçek zarar kapsamında 3.731TL hasar bedeli ile usulüne uygun olarak piyasa koşullarına göre hesaplanan 3.100TL değer kaybı tazminatına karar verilerek hükmün düzeltilmesi gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun ise HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kararın düzeltilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN
II- İstinaf talebi kabul edilenden alınan istinaf karar harcının isteği halinde davacıya iadesine, III-İstinaf talebi kabul edilen tarafından istinaf başvurusu nedeniyle yapılan 492,00TL istinaf başvuru harcı ve 91,00TL tebligat ve posta giderleri olmak üzere toplam 583,00TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, IV-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, V-Kararın tebliği ve harç iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 20/11/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2023/956, K. 2024/1439, 13 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama