KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1332
- Karar No
- 2025/1483
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/1100 - 2025/1515
- Dosya no
- 2025/1100
- Karar no
- 2025/1515
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/07/2025
- Numarası
- 2024/658 Esas - 2025/590 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat
- Karar tarihi
- 04/12/2025
- Yazılma tarihi
- 04/12/2025
Karar Metni
1.167 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 01.03.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle müvekkilinin yaralandığını, müvekkilinin kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığını, kazaya karışan ... plakalı aracın davalı şirkete trafik sigortası ile sigortalı bulunduğunu, davalı tarafça müvekkiline bir miktar ödeme yapıldığını, müvekkilinin ... Memuru olarak çalıştığını, gelirinin asgari ücretin çok üzerinde olduğunu, ilgili kurumdan müzekkere ile maaş bordrolarının istenmesini belirterek, şimdilik 200,00-TL maddi tazminatın tahsilini talep etmiştir. Davalı tarafından dosyaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, kaldırma kararı sonrasında yürütülen yargılama sürecinde, kaza tespit tutanağı ve dava dışı araç sürücüsü ...'in savcı huzurunda vermiş olduğu ifadede yer aldığı üzere kazanın 01/03/2016 tarihinde saat 00:10 sularında yaya olarak yolun karşısına geçmekte olan davacıya dava dışı, geçerli bir ehliyeti bulunmayan ve kaza tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olan ...'in çarpması neticesinde meydana geldiği, aynı kazada park halindeki diğer bir aracın da hasar gördüğü dava dışı sürücünün geçerli bir sürücü belgesi yokluğu ve yaya geçiş bölgesine yaklaşırken hızını düşürmemesi nedeniyle kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu,
maluliyet tespiti amacıyla ...
Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından düzenlenen 03/09/2018 tarihli rapor içeriğine göre, davacının Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca yapılan değerlendirmede %5 sürekli maluliyeti bulunduğu, 4 ay süre ile geçici iş göremezliği olduğunun bildirildiği, itiraz üzerine dosyanın sevk edildiği Adli Tıp Kurumu İstanbul 2. İhtisas Kurulu raporunun da aynı yönde olduğu, dosya kaldırma ilamı doğrultusunda aktüerya bilirkişisine tevdi edilerek ek rapor alındığı,
bilirkişinin 03/03/2025 tarihli ek raporunda, davacının bakiye sürekli işgöremezlik zararının 249.941,45TL olduğunun hesaplandığını, dosya yeniden aynı bilirkişiye tevdi edilerek, Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca düzenlenen maluliyet oranına göre, 08/12/2017 tarihinde davacıya yapılmış olan 74.175,01-TL ödemenin zararı giderip gidermediği tespit edilerek, zararın giderilmemiş olması halinde davacının maaş bordroları dikkate alınarak rapor düzenlenmesinin istenildiği,
bilirkişi tarafından düzenlenen raporda davacının davalı sigorta şirketi tarafından ödeme yapıldığı tarih itibariyle sürekli iş göremezlik zararının 33.495,80 TL olduğunun tespit edildiği, bu haliyle davacının davalı sigorta şirketinin ödeme yaptığı tarih itibariyle sürekli iş göremezlik zararının 33.495,80 TL olduğu, davalı sigorta şirketince 74.175,01 TL ödeme yapılarak davacının zararının giderildiği, talep edebileceği bakiye sürekli iş göremezlik zararının bulunmadığı,
davacının geçici iş göremezlik talebi yönünden yapılan değerlendirmede kaza tarihi ve devam eden 4 aylık sürede devlet memuru olarak çalışmaya devam ettiğinden geçici iş göremezlik zararına uğramadığı ve tazminat talep edilemeyeceği gerekçesiyle, "Sürekli ve geçici iş göremezlik tazminat talepli açılan davanın reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde; zarar hesabının Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği doğrultusunda düzenlenen rapora göre yaptırılması gerektiğini, müvekkilin maluliyeti konusunda Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne %15.2 maluliyet oranı içeren Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 24.03.2021 tarihli raporu dışında kalan bütün raporların hatalı olduğunu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 2019/2953 E. - 2021/1050 K. sayılı kararına göre,
benzer durumda 'Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre alınmış rapora göre karar verilmesi gerektiğinin detaylı olarak açıklandığını, aleyhe vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğunu, davanın açılmasında ve bedel artırımı dilekçesi sunulmasında kendilerine yüklenecek bir kusur bulunmadığını, istinaftan önceki yargılama diliminde Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 24.03.2021 tarihli raporu doğrultusunda maluliyet oranının %15.2 olduğu belirlendiğini ve bu oran üzerinden yerel mahkemece hesaplama yaptırıldığını,
bilirkişi tarafından yapılan incelemede 229.799,42 TL tazminat hesaplandığını ve 28.12.2022 tarihinde bu tutar üzerinden davanın kabulüne karar verildiğini, müvekkilde tespit edilen %15,2 maluliyet oranına göre davadan önce ödenen tutar en son alınan ek rapora göre 101.872,23 TL olması gerektiğini, bu hesaba göre davanın açılmasına müvekkil sebebiyet vermediği gibi davanın bedel artırım yoluyla genişletilmesinde de kusurları bulunmadığı gibi yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacaklarını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Sürekli iş göremezlik oranı tespit edilirken uygulamada yeksenaklığın oluşturulabilmesi amacıyla Yargıtayın istikrar kazanmış kararlarında; kaza tarihine göre 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmesi gerektiği vurgulanmaktadır.
Gerçek zararın belirlenmesine yönelik ilkeler (yukarıda açıklandığı üzere somut tazminat hesabına ilişkin belirlemeler) istikrar kazanan Yargıtay içtihatlarıyla belirlenmiş ve uygulamaya yön verilmiştir. Buna göre haksız fiilden kaynaklanan zararın tespitinde haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri dikkate alınarak hesaplama yapılmaktadır.
Oluşan zararın tespit edilmesinde aynı konuya yönelik aynı tarihlerde farklı düzenlemeler bulunmasının da genel ilkelerden ayrılmak için bir gerekçe olarak kabul edilmesi mümkün değildir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 30.05.2024 tarih ve 2024/3323 Esas - 2024/5474 Karar sayılı Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair kararı).
Zira aksinin kabulü hukuki güvenlik ve istikrar ilkesine de aykırı düşmektedir (Hukuk Genel Kurulu'nun 28.02.2024 tarihli, 2022/(17)4-655 E, 2024/133 K sayılı kararı ile Hukuk Genel Kurulu'nun 28.02.2024 tarihli, 2022/4-299 E, 2024/132 K sayılı kararı da bu yöndedir.).
Somut olayda, kaza tarihi olan 01/03/2016 tarihi itibarıyla sürekli iş göremezlik oranının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca belirlenmesi gerekmektedir.
Vekalet ücretine gelince, davanın reddine karar verilmiş olup, AAÜT'nin "Tarifelerin Üçüncü Kısmına Göre Ücret" başlıklı 13/4 maddesinde; "Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur." şeklinde düzenleme yapıldığından vekalet ücretinin de bu maddeye göre belirlendiği ve ayrıca yargılama giderlerinin takdirinde de usul ve Yasa'ya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2024/1332, K. 2025/1483, 27 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama