KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Mart 2025
- T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Esas-Karar No
- 2024/188 - 2025/436
- Dosya no
- 2024/188
- Karar no
- 2025/436
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 07/07/2023
- Numarası
- 2022/495 Esas 2023/543 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazılma tarihi
- 27/03/2025
Karar Metni
1.894 kelime·9 dk okuma·3 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacılar vekili dava dilekçesinde, davacı müvekkilerinin, müteveffa ...'un yasal mirasçıları olduğunu, davalılardan ... A.Ş'nin sigortacısı olduğu ve işleteni davalı ...
Tur Taşımacılık Limited Şirketinin olduğu ... plaka sayılı aracın, dava dışı ...'un sevk ve idaresinde 10/08/2021 tarihinde şehir içinde seyir halindeyken yaya olarak karşıdan karşıya geçmekte olan ...'a çarpması neticesinde müteveffanın olay yerinde hayatını kaybettiğini, meydana gelen olay neticesinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldığını ve Ankara 62. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/497 E. sayılı dosyası üzerinden kamu davası açıldığını,
yapılan ceza yargılamasında alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 28/12/2021 tarihli raporuna göre dava dışı sürücü ...'un meydana gelen kazada ''Asli Kusurlu'' olduğunun tespit edildiğini ve mahkemece TCK 85/1, 50/1-a-4, 52, 62 maddeleri uyarınca neticeten 18.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğini, müteveffa ...'ın ölümü nedeniyle müvekkillerden eşi ... ve diğer müvekkiller olan çocukları ..., ... ve ...'un büyük üzüntü ve ızdırap yaşadıklarını, davacılardan ...'un, eşinin ölümü üzerine yaşları küçük çocuklarına hem annelik hem babalık yapmaya,
onlara annelerinin yokluğunu hissettirmemeye çalışmakta ve bu nedenle manevi anlamda oldukça zor ve sıkıntılı günler geçirdiklerini, aynı şekilde davacılar ..., ... ve ...'da küçük yaşta annelerini kaybetmeleri nedeniyle anne şefkatinden ve ilgisinden mahrum kaldıklarını ve bu nedenle manevi olarak ağır bunalım ve depresyon geçirdiklerini, davacıların içinde bulunduğu manevi ızdırabın ve üzüntünün bir nebze olsun hafifletilebilmesi için davalılardan manevi tazminat talebinde bulunulduğunu, ancak yapılan arabuluculuk görüşmelerinden olumlu bir sonuç alınamadığını,
bu nedenle mütevvefa ...'ın ölümü nedeniyle müvekkillerden eşi ... için 100.000,TL ve diğer müvekkiler olan çocukları ..., ... ve ... için ayrı ayrı 100.000,00 TL olmak üzere toplam 400.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacılara ödenmesini talep etmiştir.
Davalı ...
Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafın ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğundan bahisle manevi tazminat talep ettiğini, davacı tarafın talebinin taraflarınca kabulü mümkün olmadığını, manevi tazminat taleplerinin Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) sigortasının teminatı kapsamında olmadığını, davacıların kaza tarihinin manevi tazminatı kapsar poliçenin olduğunu ispat mecburiyetinde olduklarını, müvekkili şirket nezdinde manevi tazminatları kapsayan kasko veyahut poliçesine rastlanılmadığını, bu sebeple de davanın reddinin gerektiğini,
davacı tarafından müvekkili şirkete herhangi bir başvuru dahi yapılmadığını, bu sebeple de faiz tarihinin dava tarihinden itibaren işletilmesi gerekeceğini bildirerek, davacı tarafın talep ettiği manevi tazminat talebine ilişkin müvekkili şirket nezdinde manevi tazminat klozunu içerir poliçe bulunmadığından davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Tur Taş. Ltd.
Şti. vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin işleten olduğu aracın sürücüsü, kazanın meydana gelmemesi için elinden gelen tüm çabayı göstermişse de, söz konusu kazanın yaya konumunda bulunan müteveffa ...'un kusurlu davranışı sonucu meydana geldiğini, kaza tespit tutanağı incelendiğinde görüleceği üzere, müteveffanın trafik akışının en yoğun olduğu saatte 5 şeritli bulvar üzerinde karşıdan karşıya geçmeye çalıştığını ve en soldan 3 şeritte kazandan kıl payı kurtardığını, ancak en soldan gelen müvekkiline ait aracın müteveffaya çarptığını, müteveffanın karşıdan karşıya geçmek için yaya ışıklarını beklemediğini,
hatta yaya ışıklarına kadar dahi yürümediğini, müteveffanın yaşı ve sosyal ekonomik durumu da göz önüne alındığından müteveffanın buradan karşıdan karşıya geçmemesi gerektiğini bildiğini, ancak ihmalkar davranışı neticesinde dava konusu kazanın meydana geldiğini, kaza sonrası hem müvekkilinin maliki olduğu aracın sürücüsünün, hem de müvekkili şirketin, davacı ile ilgilendiğini ve elinden gelen çabayı gösterdiğini, yerleşik Yargıtay kararları ile sabit olduğu üzere manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmediğini zarar görenin zenginleşmemesi,
zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerektiğini yine 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde de belirtildiği üzere, manevi tazminat tutarını etkileyecek özel hal ve şartların kararda dikkate alınması gerektiğini, bu nedenle davacı tarafın hukuki dayanaktan yoksun ve fahiş manevi tazminat istemlerinin reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, 05/05/2023 tarihli makine mühendisi bilirkişi ek raporunda, sürücü ..., sevk ve idaresindeki ... Tur Taşımacılık Ltd.
Şti.'ye ait ... plaka sayılı araçla seyrederken, 10/08/2021 tarihinde 4 şeritli yolun sol tarafında ilerlediği esnada koşarak araçların arasından karşıya geçmeye çalışan ve aniden önüne çıkan yaya ...’a, aracın sağ ön kısmının çarpması sonucu yaya ...’un vefatıyla neticelenen trafik kazası olayıyla ilgili itirazlar değerlendirildiğinde, 10/01/2023 tarihli raporda tüm hususların detaylı olarak yasal yükümlülükler çerçevesinde ve yaşamın doğal akışında hiçbir kuşkuya ve duraksamaya sebebiyet vermeyecek şekilde değerlendirildiği,
değerlendirmelerin Trafik Kazası Tespit Tutanağı, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Daire Başkanlığı'na ait 28/12/2021 tarihli kusur raporu ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 17/08/2021 tarihli bilirkişi raporuyla örtüştüğü, dosyaya 10/01/2023 tarihli rapordaki kanaati değiştirecek hiçbir ek bir bilgi ve belge sunulmadığı, meydana gelen trafik kazası olayında, Yaya ...’un “2918 sy. Karayolları Trafik Kanunu (K.T.K) 68/b maddesini, K.T.
Yönetmeliğinin 138/b-3, d maddelerini ihlali nedeniyle” meydana gelen trafik kazası olayında ASLİ kusurlu olarak” %75 (Y. Yetmiş Beş) oranında kusurlu olduğu, sürücü ..., “2918 sy. KTK 52/b maddesini ve KTY 100. ve 101. maddelerini ihlali nedeniyle” meydana gelen trafik kazası olayında TALİ kusurlu olarak %25 (Y. Yirmi Beş) oranında kusurlu olduğu, 2918 Sayılı K.T.K. 85. maddede belirtilen hüküm gereğince hakimin takdirinde olmak üzere araç sahibi davalı ...
TUR Taşımacılık İnş. Kuym. Sig. Ara. Otm. San Tic. Ltd. Şti. nin, işçisi sürücü ...’un kusuru nispetinde sorumluluğunun bulunduğu, davalı ... Sigorta A. Ş. nin kazaya karışan araçla ilgili yapmış oldukları (ZMSS) poliçesi kapsamında sorumluluğunun bulunduğunun belirtildiği, manevi tazminat koşullarının bulunduğu gerekçesiyle. "1-Davanın kısmen kabulü ile.
100.000,00 TL tutarındaki manevi tazminatın kaza tarihi olan 10/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... Tur Taş. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde, 10.01.2023 tarihli ve 05.05.2023 tarihli kusur tespitinin yapıldığı bilirkişi raporlarının hükme esas alınacak nitelikte olmadığını, bilirkişi raporunda yer alan tespite göre şoför tarafından sürülen aracın kaza sırasında 80 Km hız ile gittiğini, kazanın gerçekleştiği Bulvar'ın Ankara’nın en büyük ve en geniş bulvarlarından olup, aracın hız sınırları dahilinde kaldığını, şoförün kusuru bulunmadığını,
kaza tespit tutanağı incelendiğinde görüleceği üzere müteveffanın trafik akışının en yoğun olduğu saatte 5 şeritli Bulvar üzerinde karşıdan karşıya geçmeye çalıştığını ve en soldan 3 şeritte kazadan kıl payı kurtardığını, ancak en soldan gelen müvekkile ait aracın müteveffaya çarptığını, müteveffanın karşıdan karşıya geçmek için yaya ışıklarını beklemediğini hatta yaya ışıklarına kadar dahi yürümediğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarlarının oldukça düşük olduğu gibi somut olayın özelliğine ve niteliğine de uygun düşmediğini, Yerel Mahkemece ihtiyari dava arkadaşlığı bulunan davacıların her biri için ayrı ayrı manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken tek bir tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, eldeki davada davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmakta olup, özünde her bir davacının talebi birbirinden bağımsız olduğu için hüküm kısmında her bir davacının talebi hakkında ayrı ayrı hüküm verilmesi gerektiğini,
davalılar lehine hükmedilen karşı vekalet ücreti miktarlarının hem Yargıtay kararlarına hem de tarifeye aykırı hesaplandığını, talep edilen manevi tazminat miktarından hakim tarafından takdiri indirim uygulanmış olması halinde reddedilen kısım yasal bir zorunluluktan kaynaklanmakta olduğundan reddedilen bu miktar yönünden karşı vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, öte yandan davalılar lehine karşı vekalet ücreti takdir edilirken davacılar lehine hükmedilen vekalet ücretinden daha fazla vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu,
AAÜT'nin '' Manevi tazminat davalarında ücret'' başlıklı 10. Md'nin 2. fıkrasında; '' Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez'' hükmünün bulunduğunu, yerel mahkemece hüküm fıkrasında davacı taraf lehine 22.841 TL vekalet ücretine hükmedilirken, karşı taraf lehine takdir edilen vekalet ücretinin AAÜT madde 10'a aykırı şekilde davacı vekili lehine belirlenen vekalet ücretinden daha fazla olacak şekilde 45.000 TL olarak belirlenmesinin hukuka aykırı olduğununun belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde, istinafa konu mahkeme ilamında yerel mahkeme manevi tazminat taleplerinden müvekkil şirketi sorumlu tuttuğunu, dava konusu kazaya sebebiyet aracın (ZMSS) poliçesinin müvekkil şirket tarafından tanzim edildiğini, yargılama sırasında da tespit olunduğu üzere müvekkil şirket ... plaka sayılı aracın trafik sigortacısı olduğunu, davada manevi tazminat talep edilmiş olup manevi tazminat yönünden müvekkil şirketin sorumluluğu bulunmadığını, Karayolları Trafik Kanunu Madde 92 Zorunlu mali sorumluluk sigortası dışında kalan hususların f bendinde manevi tazminata ilişkin taleplerin zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışında olduğunun açıkça belirtildiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle manevi tazminat istemidir.
HMK'nın 57. maddesi gereğince, birden fazla kişi yasal zorunluluk olmadığı halde yasal koşulların bulunması halinde birlikte dava açabilir. Davacıların bu şekilde dava açmayı tercih etmesi durumunda, HMK'nın 58. maddesi gereğince her bir dava bağımsızlığını korur. Bu durumda davanın davacıları birbirinden bağımsız olduğundan, her bir dava için ayrı ayrı hüküm kurulmalı , tespit edilen haklılık durumuna göre taraflar lehine hükmedilecek vekalet ücreti ayrı ayrı hüküm altına alınmalıdır.
Mahkemece her bir davanın bağımsızlığı göz ardı usul ve yasalara aykırı olacak şekilde HMK'nın 297. maddesi aykırı karar verilmiş olması doğru görülmemiş taraf vekillerinin buna ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmüştür.
Kabule göre de, Karayolları Trafik Kanunu’nda zorunlu trafik sigortasına ilişkin olarak, sorumluluğun kapsamı yanında, bu kapsam dışında kalan haller de açıkça düzenlenmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) “Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Dışında Kalan Hususlar” başlıklı 92 nci maddesinde: “Aşağıdaki hususlar, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadırlar.
a)İşletenin; bu Kanun uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler,
b) İşletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri talepler,
c) İşletenin; bu Kanun uyarınca sorumlu tutulmadığı şeye gelen zararlara ilişkin talepler,
d) Bu Kanun’un 105. maddesinin üçüncü fıkrasına göre zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatı altında yapılacak motorlu araç yarışlarındaki veya yarış denemelerindeki kazalardan doğan talepler,
e)Motorlu araçta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlar,
f)Manevi tazminata ilişkin talepler” hükmü ile zorunlu trafik sigortacısının hangi zararlardan sorumlu olmadığı düzenleme altına alınmış, burada örnekseme yoluna gidilmeyip tek tek ve tahdidi olarak sorumlu olunmayan haller sıralanmış olup, davalı zorunlu mali mesuliyet sigortacısının manevi tazminattan sorumlu olmadığının gözetilmemesi isabetsiz bulunmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-4. maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, her bir davacı talebinin ayrı dava olduğu da gözetilerek HMK'nın 297. maddesine uygun, tarafların hak ve yükümlülüklerinin HMK, Harçlar Kanunu ve AAÜT'ye uygun şekilde gösterildiği, denetime elverişli karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırıma sebebine göre taraf vekillerinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2024/188, K. 2025/436, 27 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama