KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/251 - 2025/536
- Dosya no
- 2024/251
- Karar no
- 2025/536
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 29/11/2023
- Numarası
- 2023/194 Esas - 2023/734 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazılma tarihi
- 12/05/2025
Karar Metni
922 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... sigorta A.Ş. vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya sigortalı araç ile davacının sürücüsü olduğu motosikletin karıştığı trafik kazasında motosiklet sürücüsü olan davacının yaralandığını belirterek, davacının sürekli iş göremezlik zararı için 10,00 TL, geçici iş göremezlik zararı için 10,00 TL, bakıcı gideri zararı için 10,00 TL olmak üzere toplam 30,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi 22.12.2022'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile sürekli iş göremezlik zararına ilişkin talebini davalı yanın poliçesinin sağladığı sakatlık teminatından 430.000,00-TL,
geçici iş göremezlik zararına ilişkin talebini sağlık gideri teminatından 24.425,98-TL, bakıcı gideri zararına ilişkin talebini sağlık gideri teminatından 8.914,35-TL olmak üzere toplam 463.340,33-TL olarak artırmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın kabulü ile 430.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının, 24.425,98 TL geçici iş göremezlik tazminatının, 8.914,35 TL bakıcı gideri tazminatının temerrüt tarihi olan 22/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (poliçe limiti ile sınırlı olmak) davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının, meydana gelen trafik kazası nedeniyle kalıcı maluliyeti oluşmadığını, dosya kapsamına sunulan uzman mütalaasında da söz konusu durumun belirtildiğini, meydana gelen yaralanmanın sekelsiz iyileşme potansiyeli gözetilmeden düzenlenmiş bulunan bilirkişi raporu ve yerel mahkemece tesis edilmiş bulunan hükmü kabul etmediklerini, hükme esas alınan raporun kaza tarihinde yürürlükte olan Yönetmeliğe uygun düzenlenmediğini, geçici iş göremezlik zararına ilişkin tazminatın, sağlık gideri teminatından ödenmesine karar verilmesinin hatalı olduğunu,
sigortalı araç sürücüsünün meydana gelen kazada kusuru bulunmadığını, kaza tespit tutanağında davacının emniyet kemeri bilgisinin belirsiz olduğu nazara alınarak şayet tazminat hesabı yapılacak ise davacının müterafik kusurunun ve hatır taşıması hükümlerinin de göz önünde bulundurulması gerektiğini, hesaplanan tazminat miktarının fahiş olduğunu, davalı Şirkete usulüne uygun başvuru yapılmamış olması gözetilmeden davalı Şirket aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının yerinde olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE İstinaf talebinde bulunan taraf vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dosya kapsamının incelenmesinde, mahkemece hükme esas alınan H.Ü.
Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD Başkanlığı tarafından düzenlenen 17.05.2023 raporda, davacının kaza neticesi yaralanmasına bağlı olarak meydana gelen tüm vücut engel oranının %13 olduğu, sekel halini aldığı ve sürekli olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceği, tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyacı süresinin ise 2 ay olduğunun belirlendiği, anılan raporun içeriğinde davacının sol humerus cisim kıriğina bağlı yaralanması bulunduğunun belirlendiği,
buna mukabil raporun sonuç kısmında, "Pelvis ve femur kırığı ile kalça artroplastisine bağlı özürlülük Femoral şafi kırığı, 1090-14? angulasyon veya malrotasyon ile iyileşen” maddesi uyarınca maluliyet belirlemesi yapıldığı, davalı vekili tarafından dosyaya sunulan mütalaa raporunda ise; ‘07.12.2021 tarihli trafik kazası sonucu sol humerus şaft kırığı gelişen ve konservatif tedavi verilen hastanın Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik, ekleri ve dosya kapsamındaki bilgiler göz önünde bulundurulduğunda trafik kazasına bağlı sürekli engellilik oranın %0 olduğu kanaatine varılmıştır.
Açıklama:07.02.2023 tarihli Gülhane Eğitim Ve Araştırma Hastanesi Sağlık Kurulu Heyet Bilgisi Raporunda muayene bulgularının normal olduğu belirtilmiştir. 17.05.2023 tarihli Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Raporunda. “Femur Şaft kırığı 10-14 derece angulasyon veya malformasyon ile iyileşen” maddesine istinaden engellilik verilmiştir.
Ancak kaza sonucu femur kırığı değil humerus kırığının geliştiği, fonksiyon açısından mukayese edilemeyeceğinden dolayı femur kırığına istinaden belirlenen engellilik oranının yönetmeliğe uygun olmadığı’nın belirtildiği, davacının yaralanmasının mahiyeti nazara alındığında mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda davalı Sigorta Şirketi vekilinin de rapora itirazı bulunması karşısında, raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek ve davacının hali hazırda, özürü var ise, kazayla illiyetini değerlendirecek buna göre davacının TBK'nın 54. maddesi kapsamında çalışma gücünün azalmasının yahut yitirilmesinin tespitine yönelik olarak kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümleri çerçevesinde davacının maluliyet/özür oranı, iyileşme süresi, hususlarının değerlendirildiği, Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınarak çelişkinin giderilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, kararın uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, yukarıda açıklanan hususlardaki değerlendirmeler yapılarak, davanın esası hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2024/251, K. 2025/536, 17 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama