KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/328 - 2024/616
- Dosya no
- 2024/328
- Karar no
- 2024/616
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 02/03/2022
- Numarası
- 2021/306 Esas - 2022/168 Karar
- Davacılar
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazılma tarihi
- 20/05/2024
Karar Metni
1.250 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacılar vekili dava dilekçesiyle, 25.09.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, davacıların annesi ...'ın hayatını kaybetmesi nedeniyle, oğlu ... ile kızı ... ...’ın destekten yoksunluk zararlarının oluştuğunu belirterek, belirsiz alacak olarak şimdilik ayrı ayrı 6.000TL olmak üzere toplam 12.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı Sigorta Şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiş, bedel artırım dilekçesi ile davacı ... için talebini 157,417,01-TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesiyle, davacıların, kaza nedeniyle oluşan destekten yoksun kalma zararlarının tazmini için müvekkil şirkete başvurusu üzerine Şirket tarafından yapılan incelemede davacıların toplam zararının 231.885,65 TL olduğu tespit edilerek,
söz konusu bedelin 69.943,06 TL’lik kısmı ile 99.490,82 TL’lik kısmının 12.12.2019 tarihinde, 62.451,77 TL’lik kısmının ise 06.02.2020 tarihinde davacılara ödendiğini, davacılara müvekkil şirket tarafından yapılan ödemeler neticesinde 04.12.2019 tarihinde 169.433,88 TL’lik tutar için, 03.02.2020 tarihinde ise 231.885,65 TL’lik tutar için ibraname imzalandığını ve müvekkil Şirketi ibra ettiklerini, bu nedenle davacıların tüm zararı giderildiğinden müvekkil şirketten başkaca alacakları kalmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalıya sigortalı araç sürücüsünün %100 kusuru ile meydana gelen trafik kazası neticesinde davacıların desteğinin hayatını kaybetmesi nedeniyle, sigorta poliçe limitinin 390.000TL olduğu, bu kapsamda destekten yoksunluk tazminatı zararının hesaplandığı, davacı ...’nun destek zararının 157,417,01-TL olduğu ve bu miktara talebin artırıldığı, hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatının poliçe limiti dahilinde kaldığı, kazaya karışan kusurlu aracın çekici niteliğinde bulunması nedeniyle tazminatlara avans faizi uygulanması gerektiği, dava açılmadan önce Sigorta Şirketine başvuru yapılması,
arabuluculuk görüşmelerinin yapılması, davacıların müteveffa ...'ın kaza yapan araçta yolcu konumunda bulunması, davacıların müteveffa ...'ın oğlu ve kızı olmaları nedenleriyle davanın ... yönünden kısmen kabulü, ... ... yönünden tam kabulü gerektiği anlaşıldığından, “... yönünden; davanın kısmen kabulüne, 697,34-TL destekten yoksun kalma tazminatının 22/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
fazlaya ilişkin talebin reddine, ... ... yönünden, davanın kabulüne, 157,417,01-TL destekten yoksun kalma tazminatının 22/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine” karar verilmiş; hükme karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde, davalı ... lehine 697,34TL’ye hükmedilmesine rağmen ret vekalet ücretinin 5.100TL olarak verilmesinin doğru olmadığını, istinaf incelemesi sonucu karar kaldırılırsa güncel veriler ve destek paylarına göre hesap yapılması gerektiğini, Sigorta Şirketi tarafından davacılar için bir ödeme yapılmadığını, ödemelerin müteveffanın annesine, babasına ve diğer çocuğuna yapıldığını belirterek, davalının istinafının reddini, kendilerinin istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davadan önce ..., ...’a 169.433,88TL ve 231.885,65TL ödenerek ibraname alındığını, zararın giderilmesi nedeniyle sorumluluklarının kalmadığını, hesap raporundaki hesabın fahiş olduğunu, destek paylarının yanlış belirlendiğini, oğul ...’ın desteklikten çıkması ile payının kardeşi ...’ya verilmesinin doğru olmadığını, destekten çıkan her varisle destek paylarının tümden değişmesi gerektiğini, yapılan ödemelerin nazara alınmamasının doğru olmadığını, ödeme tarihi itibarıyla ödemenin yetersiz olup olmadığı araştırılmadan karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan davacılar vekili ile davalı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksunluk tazminatı istemine ilişkindir.
Yerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; davalı sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olarak neden olduğu trafik kazası sonucunda, davacıların destekleri-anneleri ... ve babaları ...’ın vefat ettiği, iş bu davanın ...’ın ölümüne dayalı olarak açıldığı, davalı Sigorta Şirketi tarafından iş bu davadan önce aynı olay nedeniyle ve aynı müteveffaların hak sahipleri olan dava dışı kişilere bir miktar ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 96/1. maddesinde, "zarar görenlerin tazminat alacakları, sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta tutarından fazla ise zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat talebi, sigorta tutarının tazminat alacakları toplamına olan oranına göre indirime tabi tutulur" düzenlemesine, aynı maddenin 2. fıkrasında ise, "başka tazminat taleplerinin bulunduğunu bilmeksizin zarar görenlerin birine veya birkaçına kendilerine düşecek olandan daha fazla ödemede bulunan iyiniyetli sigortacı, yaptığı ödeme çerçevesinde, diğer zarar görenlere karşı da borcundan kurtulmuş sayılır" düzenlemesine yer verilmiştir.
KTK'nın 96. maddesi hükmüne göre, garameten ödeme ilkesi; bir rizikonun gerçekleşmesi ile zarar görenlerin birden fazla olması ve tazminat alacaklarının da sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta bedelinden fazla olduğu hallerde, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat miktarı isteminden, sigorta bedelinin tazminat alacaklıları toplamına olan oranına göre indirim yapılmasını ifade etmektedir.
Burada amaç, zarar görenlerin birden fazla olması halinde, sigortacının poliçede gösterilen limitle sorumlu olacağı da dikkate alınarak, zarar görenler arasında eşitliği sağlayıcı biçimde ve poliçe limitini de aşmayacak şekilde eşit paylaştırmanın sağlanmasıdır.
Garameten ödeme ilkesine ilişkin ifade edilen hususlar da dikkate alındığında, ölenin birden çok hak sahibinin bulunması ve tüm hak sahipleri için hesaplanan toplam tazminatın davalının düzenlediği poliçedeki teminat limitini aştığı gözetilerek garame hesabı yapılmak suretiyle davacıların hak kazanacağı tazminat miktarının belirlenmesi gerekmektedir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, sigorta limiti gözetilerek ve dava dışı hak sahipleri de nazara alınarak ve garame ilkesi de esas alınarak hesap yapılarak davacıların destek alacaklarının belirlendiği, davacılara yapılan bir ödeme tespit edilemediğinden ödemelerin nazara alınmadığı anlaşılmıştır. Ancak davalı vekili tarafından tam okunaklı olmasa da ibraname sunulduğu ve ödeme iddiasında bulunulduğu, mahkemece bu konuda yeterli araştırma yapılmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, aynı kazada davacıların hem anne, hem de babasının vefat etmesi nedeniyle, davalı sigortacı tarafından, iş bu davanın konusunu oluşturan müteveffa ...’ın ölümü nedeniyle dava dışı hak sahiplerine ve davacılara ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılarak, ...’ın ölümü nedeniyle yapılan ödeme varsa miktarları belirlenerek, yine bu ödeme için ibraname varsa getirtilerek, buna göre müteveffa ... yönünden sigortanın limiti belirlenip, gerekirse garame hesabı yapılarak sonucuna göre gerçek zarar kapsamında karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak eksik incelemeyle yazılı olduğu biçimde karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı sigorta vekilinin bu yönlere ilişkin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle; davalı Sigorta vekilinin istinaf talebinin HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına kaldırma nedenine göre davacılar vekilinin tüm, davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, yukarıda açıklanan şekilde Sigorta tarafından yapılan ödemeler araştırılıp değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2024/328, K. 2024/616, 8 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama