KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/376 - 2024/729
- Dosya no
- 2024/376
- Karar no
- 2024/729
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08/02/2024
- Numarası
- 2023/678 Esas - 2024/69 Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Davanın konusu
- Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı
- Yazılma tarihi
- 24/05/2024
Karar Metni
945 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 30/09/2022 tarihinde davalı sigorta şirketine ZMMS ile sigortalanan ... plakalı araç ile müvekkiline ait olan ... plakalı aracın çarpışmasıyla oluşan trafik kazasında, sigortalanan aracın kusurlu olduğunu, müvekkiline ait araçta hasar ve değer kaybı olduğunu belirterek, şimdilik 1,00 TL hasar bedelinin ve 70,00 TL değer kaybı zararından oluşan maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Sigorta Tahkim Komisyonun 2022/425992 sayılı dosyasında verilen karar sonucu davacının zararının giderildiğini, sorumluluklarının yerine getirdiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacı tarafından 14.11.2022 tarihli 2022/425992 Esas numarası üzerinden Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti'ne başvurarak, 30.09.2022 tarihli kaza nedeni ile hasar ve değer kaybı tazminatı isteminde bulunulması üzerine Hakem Heyeti tarafından 21.06.2023 tarihli 2023/190446 karar sayılı kararı ile davacının taleplerinin kısmen kabulüne kesin olarak karar verildiği, bu kararın kesin hüküm niteliğinde olduğu anlaşıldığından, aynı konuda açılan işbu davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; uyuşmazlık hakemi tarafından eksik inceleme ile yanlış karar verildiğini, aslında kararın kesin olmaması gerektiği halde kesin olarak karar verildiğini ve itiraz başvurusunun da görevli tarafından işleme konulmadığını, dolayısıyla ortada kesin hüküm niteliğinde bir hakem kararı bulunmadığını belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasar bedeli ve değer kaybının tazmini istemine ilişkindir.
Yerel Mahkeme tarafından davanın kesin hüküm nedeniyle usulden reddine dair verilen karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davalı sigorta şirketi tarafından dosyaya sunulan Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Kararı incelendiğinde, davacının 14/11/2022 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonuna yaptığı başvuru ile “30/09/2022 tarihinde ...
Sigorta A.Ş.’ye Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın davacının ... plakalı aracına çarptığını belirterek, sigorta şirketinden fazla hakları saklı kalmak üzere 7.990TL hasar bedeli ve 10TL değer kaybı” talep ettiği, Uyuşmazlık Hakeminin 21/06/2023 tarih ve 2022.E.425992, - 2023.K.190446 sayılı kararı ile “...Davacının %75, davalının %25 kusurlu olduğu, alınan bilirkişi raporuna göre davacının aracında 31.022,62TL hasar miktarı ve 7.500TL değer kaybı zararının bulunduğu,
sigortalı araç sürücüsünün %25 kusuruna göre davacının 7.775,65TL hasar bedeli ve 1.875TL değer kaybı talep edebileceği, davalı sigorta tarafından değer kaybı yönünden başvuru üzerine ödenen 1.792,52TL’nin mahsubu ile davacının bakiye 82,48TL değer kaybı isteyebileceği ancak değer kaybı talebinin 10TL olması nedeniyle taleple bağlı kalınarak 7.755,65TL hasar bedeli ve 10TL değer kaybı tazminatına, miktar itibarıyla kesin olarak...” karar verildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık hakemi kararına karşı itiraz edildiğine dair bilgi ve belge olmadığı gibi, bu yönde bir iddia da bulunmamaktadır.
HMK’nın 114/1-i maddesi gereğince aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olmasının dava şartı olduğu, aynı kanunun 115. maddesinin 2 fıkrasında dava şartı noksanlığı (giderilmesi mümkün olmayan) bulunması halinde davanın usulden reddine karar verileceği, aynı kanunun 303/1-2 maddesinde de bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerektiği, bir hükmün davada veya karşılık davada ileri sürülen taleplerden, sadece hükme bağlanmış olanlar hakkında kesin hüküm ifade edeceği düzenlemelerine yer verilmiştir.
Davacının dava konusu talebiyle ilgili olarak eldeki davadan önce Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yaptığı ve komisyon tarafından kesin olarak karar verildiği, ancak o talebin kısmi dava mahiyetinde olduğu, hakem kararında zarar miktarı belirlenmişse de taleple bağlı kalınarak (ıslah edilmeyen bölümler nedeniyle) karar verildiği görülmüş, bu durumda hüküm altına alınmayan zarar miktarı yönünden kesin hüküm koşullarının oluşmayacağı açık olup, mahkemece bu kapsamda hakem yargılamasına konu davanın kısmi dava olduğu da gözetilerek,
hakem kararında belirlenen zarar miktarından artan (hüküm altına alınmayan) kısım yönünden bir ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile tüm zarar yönünden kesin hüküm koşulu oluştuğu kabul edilerek karar verilmesi doğru görülmemiş, davacının buna yönelik istinafının kabulü gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, kararın HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, hakem kararında zarar olarak belirlenen ancak hüküm altına alınmayan zarar yönünden bir ödeme bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre istinaf eden davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına, karar vermek gerekmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2024/376, K. 2024/729, 22 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama