İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2024/660 K.2025/899

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

Esas2024/660Karar2025/899Tarih26 Haziran 2025Okuma7 dk · 1.484 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
26 Haziran 2025
35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2024/660 - 2025/899
Esas no
2024/660
Karar no
2025/899
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
24/01/2024
Numarası
2020/519 Esas 2024/63 Karar
Davanın konusu
Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Maddi Ve Manevi Tazminat
Yazılma tarihi
06/07/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.484 kelime·7 dk okuma·4 bölüm

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacılar vekili dava dilekçesinde; 01/11/2008 tarihinde davalıların sürücü ve trafik sigortacısı oldukları araç ile yaya olan davacı ...'a çarpması sonucu davacının yaralandığını, zararlarından davalıların sorumlu olduğunu belirterek, sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri olarak 30.000,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan, davacı ... ve diğer davacılar anne ve baba için için 10.000,00'er TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davacı vekili dava dilekçesinin açıklanmasına yönelik 17/02/2021 tarihli dilekçesinde; “03/02/2021 tarihli duruşma tutanağının ara kararı gereği, maddi tazminata ilişkin talebimizin kalemlendirilmesini aşağıdaki tabloda gösterildiği şekilde, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla maddi tazminat yönünden fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak ve talebimiz HMK m. 107/1 hükmü gereği belirsiz alacak davası olarak kabul edilmek kaydı ile şimdilik, tedavi giderleri 100.-TL, kazanç kaybı 100.-TL, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar 29.700.-TL, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar 100.-TL” şeklinde açıklamıştır.

Davacı vekili 18/10/2023 tarihli dilekçesi ile, tedavi giderini (bakıcı gideri) 1.362,29.-TL, kazanç kaybını 100.-TL, iş göremezlik-çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararı 996.237,40.-TL olarak belirleyerek, davalılardan tahsilini istemiştir.

Davalı Sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde; alacağın zamanaşımına uğradığını, müterafik kusur nedeni ile tazminattan indirim yapılması gerektiğini, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusur dağılım oranına bağlı olarak kaza tarihindeki poliçe limiti ile sınırlı olduğunu bildirerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı sigorta vekili, talep artırım dilekçesi olarak verilen dilekçeye yönelik beyan dilekçesinde, davanın kısmi dava olduğunu, artırılmak istenen miktarın zamanaşımına uğradığını bildirerek, reddini istemiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazanın davacının kusuru ile gerçekleştiğini bildirerek, davanın reddini istemiştir.

Davalı ... vekili talep artırım dilekçesi olarak verilen dilekçeye yönelik beyan dilekçesinde, davanın kısmi dava olduğunu, artırılmak istenen miktarın zamanaşımına uğradığını bildirerek, reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davadaki talebin, davalıların sürücü ve sigortacısı oldukları araç ile davacıya çarpması sonucu yaralanan davacıda oluşan bedensel zararlar, bakıcı giderleri ile manevi tazminatın davalılardan tahsili istemine ilişkin olduğu, kazanın meydana gelmesindeki kusur durumu, maluliyet durumu belirlenmesi için raporlar alınarak, aktüer bilirkişiden alınan raporda;

davacının kaza tarihinde 18 yaşından küçük olması sebebiyle geçici iş göremezlik zararı oluşmayacağı, sigortalı araç sürücüsünün %70 oranındaki kusur dağılım oranına göre, sürekli iş göremezlik zararının 996.237,40 TL ve yine aynı kurala bağlı olarak hesaplanan geçici bakıcı giderinin 1.362,29 TL olduğunun belirlendiği, davacının yaralanmasına neden olan olayda kendisinin %30 oranında kusurlu olduğu anlaşılmakla davacının hesaplanan bakıcı gideri ve sürekli iş göremezlik zararından bu oranda indirim yapılarak davalı ... ve davalı sigorta şirketinden müteselsilen talep edilmesinin uygun kabul edildiği,

ancak davacının kaza tarihinde 18 yaşından küçük (6 yaşında) olması sebebiyle geçici iş göremezlik zararı oluşmayacağından buna ilişkin talepte bulunamayacağının anlaşıldığı, davacının maddi tazminata ilişkin talepleri ıslah tarihi itibariyle zaman aşımına uğradığı için sonradan ıslah edilen miktar yönünden zamanaşımından ret kararı vermek gerektiği, davacıların bir diğer taleplerinin sigorta şirketi dışındaki davalıdan manevi tazminat olup, davacının %30 kusuru ile meydana gelen kaza sonucu yaralandığı,

yaralanma sürekli çalışma gücü kaybı oluşturmakla birlikte davacının 3 ay bakıcı ihtiyacı oluştuğu, bu nedenle davacının acı ve elem duyduğu, bu durumun giderilmesi için tarafların ekonomik durumları ve belirlenebilen gelirleri dikkate alınarak davacı ... için takdiren 7.000,00 TL, davacılar anne ve babası için 6.000,00'er TL manevi tazminatın davalı ...'dan tahsili gerektiği, zarar haksız fiilden kaynaklandığı için alacağı kaza tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiğinin kabul edildiği,

maddi tazminat isteği ile ilgili dava kısmi dava olarak açılmış olup davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren, haksız fiil nedeni ile sorumlu olan sürücü yönünden ise kaza tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği gerekçesiyle.

“1-Davacı ...'ın maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 100,00 TL bakıcı gideri ile 29.800,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 11/12/2013 tarihinden davalı ... yönünden kaza tarihi olan 03/11/2008 tarihinden işleyecek yasal faizi ile, davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile, davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin zamanaşımı sebebiyle reddine, 2-Davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 7.000,00 TL manevi tazminatının davalı ...'den kaza tarihi olan 03/11/2008 tarihinden işleyecek yasal faizi ile tahsili ile davacıya ödenmesine,

fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 6.000,00 TL manevi tazminatının davalı ...'den kaza tarihi olan 03/11/2008 tarihinden işleyecek yasal faizi ile tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 4-Davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 6.000,00 TL manevi tazminatının davalı ...'den kaza tarihi olan 03/11/2008 tarihinden işleyecek yasal faizi ile tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,” karar verilmiş, karar davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece görülmekte olan davada, davalılar tarafından ıslah ile artırılan kısma ilişkin olarak zamanaşımı definde bulunması nedeniyle, mahkemece davanın kısmi dava olduğundan ve ıslah tarihi itibariyle alacağın zamanaşımına uğradığından bahisle davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, davanın kısmi dava olarak nitelendirilmesinin hatalı olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak tazminat talep ettiklerini ve dava dilekçesinin açıklanmasına ilişkin 17/02/2021 tarihli dilekçelerinde, taleplerini kuruşlandırırken,

taleplerini HMK’nın 107. maddesi kapsamında belirsiz alacak davası olarak kabul edilmek kaydıyla olduğu belirtilerek açıklandığını, talep artırım dilekçesinde de, bu çerçevede, kaza tarihinden itibaren alacaklarının tazminini istediklerini, davanın fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak açılmış olması,

kaza nedeniyle müvekkilinin beden gücü kaybının, geçici iş göremezlik süresinin ve bakıcı giderinin bilirkişi raporu ile belli olduğunu, bu nedenle davanın belirsiz alacak davası olarak kabul edilmesi gerektiğini, bu nedenle davanın başlangıçta kısmi dava olarak açıldığı belirlemesinin hatalı olduğunu, takdir edilen manevi tazminatın da yetersiz olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak, talep artırım dilekçesindeki talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda;

Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemidir. Davacı 01/11/2008 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle 01/11/2013 tarihinde, fazlaya ilişkin halklarını saklı tutarak açtığı davada maddi tazminat olarak 30.000,00 TL, manevi tazminat olarak ise her bir davacı için 10.000,00'er TL talep etmiş, kaza tarihinden itibaren 12 yıldan fazla bir süre sonra (17/02/2021 tarihinde) verdiği,

dava dilekçesini kuruşlandırmak üzere verdiği dilekçesinde taleplerinin belirsiz alacak olduğunun kabul edilmesinı talep ettiklerini beyan etmiş, akabinde 18/10/2023 tarihinde verdiği dilekçesi ile de talep miktarını artırmış, yasal süresi içerisinde davalıların, davanın kısmi dava olduğunu ileri sürerek zamanaşımı def'inde bulunmaları nedeniyle mahkemece de, davanın kısmi dava olduğundan bahisle, ıslah ile artırılan kısım yönünden zamanaşımı kesilmemesi,

davalıların da yasal süresi içerisinde ıslah ile artırılan miktara yönelik zamanaşımı definde bulunması nedeniyle, bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmiş, karar davanın belirsiz alacak olduğundan bahisle davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, belirsiz alacak davası HMK'nın 107. maddesinde düzenlenmiş bir dava olup, davanın açıkça belirsiz alacak davası olduğu ya da HMK'nın 107. maddesi kapsamında açıklandığı belirtilmedikçe, davanın kısmi dava olarak kabul edilecek olmasına,

dilekçede fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmuş olmasının ya da davanın belirsiz alacak davasına konu olabilecek bir dava olmasının, davacının dilekçesinde açık bir talebi olmadıkça, davanın belirsiz alacak davası kabul edilmesi sonucunu doğurmayacak olmasına, davacının taleplerini kuruşlandırması için verilen süre içerisinde, davanın kısmi dava olması durumunda bu haliyle zamanaşımı süresi dolduktan sonra, davasının belirsiz alacak davası kabul edilmesine yönelik talebinin, kısmi dava olarak açılan davayı, belirsiz alacak davasına dönüştürecek mahiyette olmamasına,

bu durumda ıslah tarihi itibariyle, dava edilmeyen kısım yönünden tazminat alacağın zamanaşımına uğramış olduğundan, davalıların yasal süresi içerisindeki zamanaşımı def'i nedeniyle davanın bu kısım yönünden reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmamasına, kaza tarihi, kaza tarihinde paranın satın alma gücü ve dava dilekçesinde talep nazara alındığında, takdir edilen manevi tazminatın hak ve nesafet ölçüsünde takdir edilmiş olmasına göre, davacılar vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden,

istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davacılar vekilinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Davacılardan alınması gereken karar ilam harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

5-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine,

Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, davacılar ... ve ... hakkındaki karar yönünden HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olarak, davacı ... hakkındaki karara yönelik olarak HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU açık olmak üzere 26/06/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2024/660, K. 2025/899, 26 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/660
Karar No
2025/899
Tarih
26 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/660 K.2025/570
  • Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/660 K.2025/680
  • Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/661 K.2025/383
  • İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/661 K.2025/546
  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/661 K.2025/519
  • İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/661 K.2025/474

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.