KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/674 - 2025/882
- Dosya no
- 2024/674
- Karar no
- 2025/882
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 11/03/2024
- Numarası
- 2016/917 Esas - 2024/158 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazılma tarihi
- 26/06/2025
Karar Metni
1.286 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde.
01.04.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin sakatlanarak kısmi kalıcı şekilde iş göremez halinde kaldığını, bu nedenle maddi ve manevi zarara uğradığını, söz konusu kazada ... plakalı araç sürücüsün kusurlu olduğunu, aracın davalı Sigorta Şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin dava açmadan önce davalı Sigorta Şirketine daimi maluliyet tazminatı için başvuruda bulunduğunu ve Sigorta Şirketi tarafından 3.290,14 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin müvekkilinin zararlarını karşılamadığını, müvekkilinin zararından davalı Sigorta Şirketinin sorumlu olduğunu belirterek,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 30,00 TL daimi maluliyet tazminatı, 30,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 20,00 TL tedavi gideri alacağı, 20,00 TL bakım/bakıcı gideri alacağı olmak üzere toplam 100,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili 31.01.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile; geçici iş göremezlik tazminatı istemini 1.171,41 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı istemine 206.955,50 TL, tedavi giderleri istemini 125,00 TL olmak üzere toplam 208.251,90 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, 01.04.2016 tarihinde maluliyetle sonuçlanan yaralanmalı trafik kazasına karıştığı belirtilen ... plakalı aracın müvekkili Şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, kaza tarihi itibariyle şahıs başına 310.000,00TL'ye kadar azami sorumluluk hadleri ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin davacının maluliyet oranına göre 3.290,14 TL tazminat alacağı olduğu tespit edilerek 23.11.2016 tarihinde ödendiğini, davacının tedavi ve bakıcı giderleri ile ilgili maddi tazminat talebinin yerinde olmadığını, müvekkilini tedavi giderleri kapsamında herhangi bir sorumluğu bulunmadığını, dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, 01.04.2016 tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç ile davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın karışmış olduğu trafik kazasında davacının yaralandığı, alınan kusur raporlarında; davalı Sigorta Şirketince sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün %25 oranında, davacı sürücüsünün ise %75 oranında kusurunun bulunduğunun belirtildiği, İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu'ndan alınan ve kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre hazırlanan 22.09.2022 tarihli rapor ile;
davacının meydana gelen kaza nedeniyle engellilik oranının %8 olduğu, iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceği ve iyileşme süresi kadar başka birsinin bakımına muhtaç durumda olmadığının belirlendiği, hüküm altına alınan tazminat tutarlarına; davalı Sigorta Şirketince yapılan kısmi ödeme tarihi olan 13.11.2016 tarihinden itibaren, kazaya sebebiyet veren aracın hususi araç olduğu gözetilerek, yasal faiz işletilmesine karar verildiği, davacının geçici bakıcı tazminatı isteminin ise, dava konusu olay nedeniyle davacının bakıcı gereksiniminin doğmadığı anlaşılmakla, reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle.
"Davanın kısmen kabulüne. 115.248,81 TL sürekli iş göremezlik, 1.171,41 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 125,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 116.545,22 TL tazminatın 23.11.2016 kısmi ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin istemlerinin reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde; yasal faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, gelirdeki artışa yönelik haklarının saklı tutulduğunu, müvekkilinin kusursuz olduğunu, haksız fiiller bakımından davaya konu olaya ticari temerrüt faizi uygulanması gerektiğini, davalı yan şirket olup tacir olduğundan avans faizi uygulanması gerektiğini, faiz yanında enflasyon farkına da hükmedilmesi gerektiğini, davayı açmadan evvel yasal zorunluluk gereği karşı yana yazılı başvuru yapıldığını, davalı yana yazılı başvuru tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, aksi kanaatte ise Arabuluculuk süreci işlediğinden arabuluculuk başladığı tarihten itibaren faiz işletilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Kusura ilişkin olarak Adli tıp Kurumu'ndan alınan raporda, davalı taraf sürücüsü ...'nun %25 (yüzdeyirmibeş) oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ...'ın %75 (yüzdeyetmişbeş) oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, kusur oranının oluşa ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla kusura ilişkin istinaf sebeplerine itibar edilememiştir.
Maluliyet raporuna ilişkin olarak, Adli Tıp İkinci Üst Kurulu tarafından düzenlenen ve çelişkiyi gideren raporda, 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre, Kas İskelet Sistemi, Omurgaya ait sorunlarda özürlülük.
Tablo 1.1‘ Kategori II, %8 olarak tespit edildiğine göre; kişinin tüm vücut engellilik oranının %8 (yüzdesekiz) olduğu belirtilmiş olup, Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, maluliyete ilişkin alınacak raporların 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmesi gerektiğinden raporun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Faiz başlangıcına ilişkin olarak, davalı Sigorta Şirketi tarafından kısmi ödeme yapıldığı anlaşılmakla tazminatın tamamına davalı Sigorta Şirketi yönünden belirtilen kısmi ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesi isabetli bulunmuştur (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 04/02/2020 tarih ve 2019/4875 Esas, 2020/720 Karar sayılı ilamı).
Faiz türüne ilişkin istinaf sebeplerinin incelenmesinde, işletilecek faiz türünün tespitinde, zarara neden olan aracın trafik kaydı ve kaza tarihindeki gerçek kullanım amacının değerlendirilmesi, bu değerlendirme neticesinde aracın kullanım amacının hususi olması durumunda yasal faize, ticari olması ve avans faizi talebi bulunması halinde avans faizine hükmedilmesi gerekmektedir.
Somut olayda; sigortalı aracın Şirket adına kayıtlı olduğu anlaşılmakla, avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi de kabul şekli itibariyle isabetsizdir.
Açıklanan nedenlerle; davacı vekilini istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kararda kesinleşen yönler ile usuli kazanılmış haklar gözetilerek kararın faizin türü yönünden düzeltilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İSTİNAF YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN
1-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine, 2-Davacı tarafından yapılan 310,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 26/06/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2024/674, K. 2025/882, 26 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama