KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 35. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2025
- Dosya no
- 2024/718
- Karar no
- 2025/1070
- Başkan
- ... (...
- Üye
- Dr.... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/04/2024
- Numarası
- 2022/192 Esas 2024/286 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazılma tarihi
- 18/09/2025
Karar Metni
941 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde. 10.01.2019 tarihinde ...
Sigorta A.Ş. nezdinde kasko sigortalı bulunan ve davalı ...’ın sevk ve idaresindeki aracın davacının sevk ve idare ettiği araca çarptığını, çarpışma neticesinde davacının boynunda ve vücudunun çeşitli bölgelerinde ağrı hissetmesi nedeni ile hastaneye başvurduğunu, ilgili hastanede yapılan tetkiklerde davacının boynunda kırık oluştuğunun belirlendiğini, davalı ...’ın asli ve tam kusuru ile kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, davalı ...nin de kasko sigorta poliçesi kapsamında (manevi tazminat klozunu haiz) ... plakalı aracı sigorta etmiş olduğundan müştereken ve müteselsilen sorumlulukları bulunmakta olduğunu belirterek,
davacı lehine 50.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile (davalı ...Ş. hakkında (kasko sigorta poliçesi kapsamında) birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ...Ş. cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın kabulü ile; 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... şirketinden 10/09/2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte , davalı ...'dan 10/01/2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karar davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davaya karşı zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davalıya ait aracın davalı ... tarafından kasko sigortası ile sigortalı olduğundan davalı yönünden manevi tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, kusura ilişkin bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, dosyaya sundukları sigorta eksper raporunda kazanın meydana gelmesinde davacının yüzde elli kusurlu olduğunun belirtilmesi nedeniyle raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunu kabul etmediklerini, davacının kaza öncesi hastane raporlarından da anlaşılacağı üzere,
maluliyet oluştuğu iddia edilen boyun bölgesinden kaza öncesi tarihlerde defalarca tedavi gördüğünü, davacıda oluşan maluliyetin kaza ile illiyet bağı olup olmadığının araştırılması gerektiğini, mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, davalı ile diğer davalı ... açısından manevi tazminata işletilecek faizlerin başlangıç tarihleri arasında bir farklılık yaratılamayacağını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak HMK'nın 355. maddesi yapılan inceleme neticesinde;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiilden kaynaklanan cismani zarar nedeniyle iş göremezlik zararlarına dayalı tazminat davasında, maluliyet durumunun doğru şekilde tespit edilmiş olması önemlidir. Zarar görenin maluliyet durumunun tespitinde, mahkemece alınan raporlar arasında çelişki bulunması halinde ve taraflarca rapora itiraz edilmesi durumunda raporlar arasında çelişki giderilmeli, yine raporlar arasında çelişki olmasa dahi raporun uygun olmadığına yönelik somut itiraz olması halinde özellikle mevcut yaralanma ve kaza arasında illiyetin yeterince raporda tartışılmadığı durumlarda itiraz değerlendirilmeden karar verilmemelidir. Yine raporun yöntemine uygun şekilde tanzim edilmediği açıkça anlaşılan durumlarda, yöntemine uygun rapor alınmadan, davanın esası hakkında karar verilmemelidir.
Somut olayda, davacının, kazaya bağlı yaralanması nedeniyle adli tıp uzmanları tarafından tanzim edilen raporda,davacının kaza neticesi meydana gelen boyun kırığı yaralanmasına bağlı olarak Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre tüm vücut engellilik oranının %8 olduğu,iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 1,5 aya kadar uzayabileceğinin belirlendiği anlaşılmaktadır.
Anılan raporun incelenmesinde, raporun kaza tarihinde yürürlükte olan Yönetmelik (Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Raporları Hakkındaki Yönetmelik)hükümlerine uygun olarak düzenlenmediği ve rapor içeriğinde davacının kaza öncesi boyun bölgesindeki şikayetlere bağlı olarak tedavi gördüğü belirlenmiş olduğu halde raporda, davacının maluliyetinin kaza öncesi boyun rahatsızlığından mı yoksa kaza neticesi yaralanmasına bağlı olarak mı geliştiği, bu suretle kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağının netlikle belirlenmesine yönelik tespitlere de yer verilmediği, nitekim istinaf eden davalı ... vekili tarafından da rapora süresinde itiraz edildiği anlaşılmakla raporun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, rapora da itiraz edilmiş olmasına göre, davacının kazaya bağlı yaralanmasına ilişkin tüm tedavi evrakları dosyaya kazandırılarak, mevcut yaralanması konusunda alanında uzmanların da yer aldığı Adli Tıp Kurumu ilgili (2.,3.) İhtisas Kurulu'ndan kaza tarihinde yürürlükte bulunan " Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Raporları Hakkındaki Yönetmelik " hükümleri gereğince mevcut yaralanmaları nedeniyle vücudunda araz meydana gelip gelmediği, gelmiş ise mevcut arazlarının maluliyetini oluşturacak boyutta olup olmadığı,
maluliyetinin meydana gelmesi halinde, maluliyet oranının ve iyileşme süresinin tespit edildiği ve mevcut arazların kaza öncesi boyun rahatsızlığı ve kaza ile illiyetinin değerlendirildiği rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, gerek yöntem, gerekse de içerik açısından yeterli olmayan maluliyet raporuna göre davanın esası hakkında karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin istinaf talebinin kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeninden görülerek, yukarıda açıklanan hususlardaki eksiklikler giderilerek, kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiş olması nedeniyle oluşacak usuli kazanılmış haklar da gözetilerek karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2024/718, K. 2025/1070, 18 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama