İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2025/139 K.2026/138

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

Esas2025/139Karar2026/138Tarih29 Ocak 2026Okuma10 dk · 1.930 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
29 Ocak 2026
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2025/139 - 2026/138
Dosya no
2025/139
Karar no
2026/138
İncelenen kararın mahkemesi
ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
05/12/2024
Numarası
2023/946 Esas - 2024/933 Karar
Davanın konusu
Tazminat
Yazılma tarihi
30/01/2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.930 kelime·10 dk okuma·4 bölüm

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla ... plakalı aracın 04/12/2020 tarihinde karıştığı kazada ... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, müvekkilinin emekli binbaşı olduğunu, kaza neticesinde müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, kaburgasında kırıkların oluştuğunu, beyin travması geçirdiğini ve hayati tehlike atlattığını, kaza sonrasında müvekkilinin %10 sürekli engelli hale geldiğini, Sigorta Tahkim Komisyonunda uyuşmazlığa ilişkin tazminat hesabının yapıldığını ve asgari ücretin hesaplamaya esas alındığını,

müvekkilinin emekli binbaşı olması sebebiyle kaza tarihindeki gelirine göre hesaplama yapılması gerektiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili için şimdilik 100-TL sakatlık tazminatının temerrütten itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı vekili 05/11/2024 tarihli dilekçesi ile dava değerini artırarak talebini 71.559,19-TL’ye yükseltmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; kesin hüküm itirazında bulunduklarını, davanın belirsiz alacak davası olarak nitelendirilmesi halinde reddinin gerektiğini, davacıya tahkim komisyonu tarafından alınan rapor ve karara göre ödeme yapıldığını, davacının maluliyetinin kaza ile illiyet bağının ve maluliyetinin tespiti için ATK'dan rapor alınması gerektiğini, müvekkili şirket tarafından sigortalanan ... plakalı araç sürücüsünün davacının maluliyetinin meydana gelmesinde bir kusuru bulunmadığını, kaza tespit tutanağında müvekkili şirket tarafından sigortalanan araç sürücüsünün kusursuz, davacının ise tam kusurlu olduğunun yazıldığını,

bu nedenlerle açılan davanın kesin hüküm, belirsiz alacak olarak açılmasında hukuki yarar olmaması ve sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olması sebebiyle reddini, SGK tarafından davacıya bağlanan gelirlerin tespitini, kusur ve maluliyet oranının tespiti açısından en yakın adli tıp kurumundan rapor alınması gerektiğini, davacının davasının ispatı halinde müvekkili şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmasını, olmaz ise asıl alacak, yargılama gideri ve vekalet ücreti açısından ayrı ayrı poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasını,

davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacı tarafından Sigorta Tahkim dosyasında davacının maaşı yönünden hesaplamaya itiraz edildiği, ancak hakem kararının kesin olması nedeniyle itirazların değerlendirilmediği, davacının bakiye tazminatlara itirazları için dava açtığı, bu nedenle Sigorta Tahkim dosyasının kesin hüküm teşkil etmeyeceği, ödemenin 15/11/2022'de yapıldığı ve dava tarihi itibariyle iki yıllık sürenin dolmadığı bu nedenle işin esası hakkında inceleme yapıldığı, davacının, 04/12/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralanması nedeniyle sakatlık tazminatı talebinde bulunduğu,

davaya ilişkin delillerin toplandığı ve ilgili yerlerden getirtildiği, kaza ile ilgili Sivrihisar Cumhuriyet Savcılığında soruşturma başlatılıp Asliye Ceza Mahkemesinde ceza davasının açıldığı, savcılık dosyasında ve ceza mahkemesinde alınan bilirkişi raporları ile Ankara Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı raporlarında, davacının %75 oranında asli kusurlu olduğunun bildirildiği, ceza yargılamasının yapıldığı ve bu kusur oranına göre dava dışı sigortalıya ceza verildiği ve kararın kesinleştiği, bu nedenlerle kusura ilişkin rapor alınmasına mahkemece gerek görülmediği,

ayrıca sigorta şirketi tarafından da Sigorta Tahkim dosyasında kusura ilişkin bir gerekçeli itirazın bulunmadığı, ayrıca maluliyet yönünden de sigorta şirketi tarafından bu maluliyet kabul edilerek ödeme yapıldığı, buna dair bir itirazın da hem davacı hem de davalı sigorta şirketince yapılmadığı, dosyada ki esas uyuşmazlığın davacının zararının doğru hesaplanıp hesaplanmadığı konusunda olduğu, bu konuda aktüer bilirkişi tarafından rapor düzenlendiği ve raporda, davacı zararının 71.559,19 TL olarak tespit edildiği, sigorta poliçesi gereği davalı sigorta şirketinin bu zarardan sorumlu olduğu,

ayrıca davacının dava açılmadan önce sigortaya başvuru yaptığı ve sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinin 06/12/2022 olması gerektiği, zarar veren aracın hususi araç olması nedeniyle alacağa yasal faiz işletilmesi gerektiği gerekçesi ile, davacının davasının kabulü ile, 71.559,19-TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 06/12/2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemece kesin hüküm itirazı dikkate alınmadan karar verildiğini, davadan önce sigorta tahkim komisyonuna yapılan başvuru nedeniyle hükmedilen 13.406,68 TL alacağın ödendiğini, sigorta tahkim komisyonu kararının kesinleştiğini, kesinleşen bu kararın eldeki dava yönünden kesin hüküm teşkil etmesi nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacının belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yararı bulunmadığına yönelik itirazları değerlendirilmeden karar verildiğini, açılan davanın belirsiz alacağa konu edilemeyeceğini, yerel mahkemece kusur hususundaki çelişki giderilmeden karar verildiğini,

mahkemece alınan hesap raporunun hatalı olduğunu, raporda gelir olarak hem asgari ücret hem de asgari ücret üzerindeki emekli aylığına göre iki seçenekli tazminat hesaplaması yapıldığını, Yargıtay kararları gereğince pasif dönem hesabında asgari ücretin kullanılması gerektiğini, aktüer bilirkişi raporundaki hesap yönteminin hatalı olduğunu, yerel mahkemece temerrüt tarihinden faize hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.

Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.

Tüm dosya kapsamından; olay tarihi olan 04/12/2020 günü saat 16.27 sıralarında dava dışı sürücü ...’nin yönetimindeki ... plakalı otomobil ile Sivrihisar istikametinden Polatlı istikametine seyir halinde iken kaza mahalli olan yol bölümüne geldiği esnada, aracının sağ ön kısımlarıyla seyir istikametine göre sağ tarafındaki tarla yolundan çıkarak yola giren davacı ... yönetimindeki ... plakalı otomobilin sol arka kısmına çarpması neticesinde yaralamalı trafik kazasının meydana geldiği, kazada davacının %10 oranında maluliyeti oluşacak şekilde yaralandığı, kazanın meydana gelmesinde dosya kapsamında bulunan kusur raporuna göre, davacının %75, sigortalı araç sürücüsünün ise %25 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır.

Dava konusu kaza sonrasında davacı ...’in sürekli iş göremezlik zararının ödetilmesi istemiyle davalı sigorta şirketine karşı 18 /02 /2022 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonu uyuşmazlık hakem heyetine başvuru yaptığı, uyuşmazlık hakem heyeti tarafından 19/07/2022-K.2022/174200 sayılı karar ile başvurucunun talebinin kabulüyle 13.406,68 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 02/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı sigorta şirketinden alınarak başvurana verilmesine karar verildiği, davacı/başvurucunun uyuşmazlık hakem heyeti kararına itiraz etmesi üzerine,

Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin 27/10/2022 tarih ve 2022/İHK -54321 sayılı kararı ile başvuran (davacı) ve sigorta şirketinin (davalı) vekilinin itirazının reddine dair kesin olarak karar verildiği, kesinleşen Sigorta Tahkim Komisyonu kararına istinaden davalı sigorta şirketi tarafından davacıya ödeme yapılmasından sonra davacı tarafından, Sigorta Tahkim Komisyonu’na yapılan başvuruda hesaplamalarda asgari ücretin esas alındığı,

emekli binbaşı olan davacının kaza tarihindeki gelirine göre hesaplama yapılarak eksik kalan tazminat tutarının hesaplanması gerektiği iddiasıyla eldeki maddi tazminat istemli davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Dava konusu uyuşmazlık hakkında kesin hüküm bulunuyorsa, aynı konuda, aynı taraflar arasında ve aynı dava sebebine dayanılarak yeni bir dava açılamaz.

Kesin hüküm itirazı, davanın her aşamasında ileri sürülebilir ve mahkemenin de; (Bölge Adliye Mahkemesinin ve Yargıtay’ın da) davanın her aşamasında kesin hükmün varlığını kendiliğinden gözetip, davayı kesin hükümden (dava şartı yokluğundan) reddetmesi gerekir. Yine kesin hüküm itirazı mahkemede ileri sürülmemiş olsa dahi, ilk defa Yargıtay'da (temyiz veya karar düzeltme aşamasında) ve dahası bozmadan sonra da ileri sürülebilir. Bu bakımdan usulü kazanılmış hakkın istisnasıdır ve tarafların iradesine de bağlı olmayan mutlak bir etkiye sahiptir. O nedenle kesin hükmün varlığının, yargılamanın bir kesiminde nazara alınmamış olması diğer bir kesiminde ele alınmasını engellemez.

Maddi anlamda kesin hükmün koşulları 6100 sayılı HMK’nın 303/1. maddesinde; “Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir.” şeklinde düzenlenmiştir.

Kesin hükümden söz edebilmek için ilk kararın mahkemece hükme bağlanması şart olmayıp, uyuşmazlık konusunda tarafların tahkim yoluna gitmeleri halinde, Hakem/Hakem Heyetlerince verilen esasa ilişkin kararların da usulünce kesinleşmesinden sonra, kesin hüküm oluşturacağından aynı uyuşmazlık konusunda yeniden dava açılmaz.

Kesin hükmün ilk koşulu, her iki davanın taraflarının aynı kişiler olması, ikinci koşulu, müddeabihin aynılığı, üçüncü koşulu ise, dava sebebinin aynı olmasıdır.

Kesin hükmün ikinci koşulu olan müddeabih, dava konusu yapılmış olan hak, yani dava ile elde edilmek istenilen sonuçtur. Önceki dava ile yeni davanın müddeabihlerinin (konularının) aynı olup olmadığını anlamak için hakimin, eski davada verilen kararın hüküm fıkrası ile yeni davada ileri sürülen talep sonucunu karşılaştırması gerekir. Eski ve yeni davanın konusu olan maddi şeyler fiziki bakımdan aynı olsa bile, bu şeyler üzerinde talep olunan haklar değişikse, müddeabihler aynı değil demektir.

Kesin hükmün üçüncü koşulu ise dava sebebinin aynı olmasıdır. Dava sebebi, hukuki sebep olmayıp, davacının davasını dayandırdığı vakıalardır. Öyle ise, her iki davanın da dayandığı maddi vakıalar (olaylar) aynı ise, diğer iki koşulun da bulunması halinde kesin hükmün bulunduğundan söz edilebilir.

Yukarıdaki bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacının davalı aleyhine, aynı kazadan kaynaklı olarak sürekli iş göremezlik tazminatı ödetilmesi istemiyle Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuruda bulunduğu, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından işin esası incelenerek talebin kabulüne karar verildiği, bu karara karşı başvurucu/davacı ve davalı sigorta şirketi tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından itirazın reddine dair kesin olarak karar verilmesinden sonra davacının eldeki davayı açtığı, açılan dava ile,

Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından karara bağlanan uyuşmazlığın tarafları, konusu ve dava sebebinin aynı olduğu, davacının artan maluliyet iddiasının bulunmadığı, gelişen durumun söz konusu olmadığı, davacının Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından incelenip karara bağlanarak kesinleşen hususta eldeki davayı açtığı anlaşılmış olup, kesin hükmün varlığı sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yasal olmayan gerekçelerle işin esasına girilerek talebin kabulü yönünde hüküm tesis edilmesi doğru değildir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle usul ve yasaya aykırı olan ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı sigorta şirketi tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca kabulüne, mahkemece yapılan yargılamada eksiklik bulunmaması ve yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmaması nedeniyle ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın kaldırılarak kesin hükmün varlığına ilişkin dava şart noksanlığı nedeniyle HMK’nın 114/1-i, 115/2. maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar vermek gerektiği kanaati ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle; I-Davalı Neova Katılım Sigorta Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1. fıkra (b-2) bendi gereğince KABULÜNE, İlk derece mahkemesi olan Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 2023/946 Esas - 2024/933 Karar sayılı 05/12/2024 tarihli kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre;

1-Davanın aynı davanın daha önceden kesin hükme bağlanmamış olmasına ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 114/1.i. ve 115/2. maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,

2-Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin ve ıslah harcı olarak yatırılan toplam 426,90 TL harcın mahsubuyla, bakiye 305,10 TL harcın davacıdan alınarak hazineye GELİR KAYDINA,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı tarafından ilk derece aşamasında yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

5-Arabuluculuk faaliyetinin sona erdiği tarihte geçerli olan arabuluculuk asgari ücret tarifesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden sarf kararı ile ödenen 3.120 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

6-Davalı sigorta şirketi kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

7- Gider avansının artan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,

İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN

II-İstinaf talebi kabul edilen davalı sigorta şirketinden alınan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,

III-İstinaf talebi kabul edilen davalı tarafından istinaf başvurusu nedeniyle yapılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 377,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 1.546,90 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

IV-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,

V-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili, iadesi ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 29/01/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2025/139, K. 2026/138, 29 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Harç Ve Yargılama Giderleri Yönünden
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/139
Karar No
2026/138
Tarih
29 Ocak 2026

İlgili Kararlar

  • Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/139 K.2026/30
  • Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/140 K.2026/87
  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/140 K.2026/84
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2025/141 K.2026/75
  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/141 K.2026/36
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2025/142 K.2026/139

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.