KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Mart 2026
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/1602 - 2026/342
- Dosya no
- 2025/1602
- Karar no
- 2026/342
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/06/2025
- Numarası
- 2024/44 Esas 2025/523 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazılma tarihi
- 10/03/2026
Karar Metni
1.176 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde. 23/09/2017 tarihinde müvekkilinin kullandığı ... plakalı araca, davalı ...'un kullandığı, diğer davalı sigorta şirketine ZMSS poliçesiyle sigortalı ... plakalı aracın çarpması sonucu meydana gelen kazada müvekkilinin yaralandığı ve malul kaldığını, müvekkilinin zararlarının karşılanması için davalı sigorta şirketine 28/12/2017 tarihinde başvurulduğu halde herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek,
belirsiz alacak olarak şimdilik 10.000,00 TL cismani zararın (7.000,00 TL'sinin sürekli iş görmezlik, 2.000,00 TL'sinin geçici iş görmezlik, 1.000,00 TL'sinin bakıcı gideri ) olay tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, bedel artırım dilekçesi ile sürekli iş görmezlik zararını 408.198,72 TL 'ye, geçici iş göremezlik zararını 29.345,77-TL'ye, bakıcı gideri talebini 10.217,66 TL'ye olmak üzere toplam talebini 447.762,15 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazanın meydana gelmesine davacının asli kusurunun neden olduğunu, kazadan sonra gerekli yardımın yapıldığını, davacıya gereken ilginin gösterildiğinde, ayrıca savcılık soruşturmasında da müvekkilinden şikayetçi olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı sigortaya, dava dilekçesi ve duruşma günü usulüne uygun tebliğ halde davaya karşı cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece Dairemiz kaldırma kararı üzerine yapılan yargılama sonunda; “istinaf ilamı uyarınca, İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'ndan davacının maluliyetine ilişkin alınan raporda, davacının maluliyet oranının %10 olduğu, 6 ay iş göremezlik halde kaldığı, bakıcı ihtiyacı bulunmadığının belirtildiği anlaşılmış olup, (BAM kaldırma kararı öncesinde hükme esas alınan maluliyet raporunda ise maluliyet oranının %47 olduğu, bakıcı ihtiyacı süresinin 6 ay olduğu, 18 ay iş göremezlik halde kaldığının belirtildiği anlaşılmaktadır) belirlenen yeni maluliyet oranları esas alınmak suretiyle aktüer bilirkişiden rapor alındığı,
dosya kapsamına ve denetime elverişli olmakla hükme esas alınan raporda belirtildiği üzere; davacının mahkemece verilen ilk kararı istinaf etmemesinin davalı taraf bakımından usulü müktesep hak oluşturacağı nazara alınarak, BAM kaldırma kararı öncesine ait 2021 yılı rapor tarihi itibari ile yapılan hesaplamada; davacının 8.071,01 TL geçici iş göremezlik zararı, 103.960,91 TL kalıcı iş göremezlik zararı (kusur oranlarına göre yapılan değerlendirme ile) bulunduğu, buna göre davalı ...
Sigorta A.Ş. tarafından dava açıldıktan sonra yapılan 296.000,00 TL'lik ödemenin (kalıcı, geçici iş göremezlik, tedavi gideri) mahsubu ile davacının bakiye kalıcı ve geçici iş göremezlik zararının bulunmadığı kanaatine varıldığı, mahkemece verilen 02.07.2021 tarihli ilk karardan sonra 02/08/2021 tarihinde davacı vekili tarafından düzenlenen “ibraname-makbuz-feragatname” başlıklı belge ile; tazminat, vekalet ücreti, yargılama gideri karşılığı, 363.936,32 TL ödemenin sigorta şirketince yapıldığı, bu nedenle sigorta şirketi, sigortalısı hakkında feragat edildiği,
sigorta şirketi, sigortalısı, araç sürücüsü hakkında ödenen tutar kadar ibra edildiğinin belirtildiği anlaşılmakla, davacının toplam zararının üzerinde ödeme yapılmak suretiyle zararın giderildiği, buna göre davacının davalı sigorta şirketi hakkındaki davadan feragatinin diğer davalı ...'a da sirayet edeceği, davacı vekilince talep artırım dilekçesi ile talep edilen 447.762,15 TL'den, davacının uğradığı gerçek zarar tutarı olan 8.071,01 TL geçici iş göremezlik zararı,
103.960,91 TL kalıcı iş göremezlik zararı toplamı olan 112.031,92 TL bakımından (yargılama esnasında ödenmiş olmakla) davanın konusu kalmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerektiği bakiye kısım 335.730,23 TL bakımından ise davalı ... bakımından davanın reddi gerektiği” anlaşıldığından “1-Davalı ... Sigorta A.Ş. hakkındaki davanın FERAGAT nedeni ile REDDİNE,
2-Davalı ... bakımından; Davacı vekilince talep edilen 447.762,15 TL'den, a-Davacının uğradığı gerçek zarar tutarı olan 8.071,01 TL geçici iş göremezlik zararı, 103.960,91 TL kalıcı iş göremezlik zararı toplamı olan 112.031,92 TL bakımından (yargılama esnasında ödenmiş olmakla) davanın konusu kalmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, b-Davacının bakiye 335.730,23 TL tazminat talebinin REDDİNE,” karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde.
Adli Tıp raporuyla önceki tarihli rapor arasındaki çelişkinin giderilmediğini, davacının maliyetinin %10’un çok üzerinde olduğunu, mahkemece güncel asgari ücrete göre hesap raporu alınması gerekirken usuli kazanılmış haklar kapsamında ilk karar tarihine göre rapor alınmasının doğru olmadığını, sigorta şirketlerinin alacaklılara imzalatmış olduğu ibraname ve feragatlerin makbuz hükmünde olduğuna dair açık düzenleme bulunduğunu, bu anlaşmaların yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içerisinde iptal edilebileceğini,
sigorta şirketi tarafından davacı tarafa protokol kapsamında 296.000,00 TL ödendiğini ancak davacının zararının 424.802,90 TL olduğunu eksik ödeme kalan miktardan diğer davalının sorumlu tutulması gerektiğini, hesap raporuna itirazlarının değerlendirilmemesinin doğru olmadığını belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılması ve davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde; davalı yönünden kül halinde davanın reddine karar verilmesi gerekirken bir miktar tazminat yönünden davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin doğru olmadığını, yine reddedilen maddi tazminat yönünden davalı lehine eksik vekalet ücretine hükmedildiğini, davacının dosyadaki tüm maluliyet raporlarına itiraz ettiklerini kazada kusurlarının bulunmadığını belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan davacı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Yerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, mahkemece Dairemiz kaldırma kararı gereğinin usulüne uygun olarak yerine getirildiği, hükme esasa alınan ATK 2. İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen maluliyet raporunun karar vermeye elverişli olduğu, davacının maluliyetin daha fazla olduğunun ispatlanmadığı, davalı sigorta şirketi tarafından yargılama sırasında yapılan ödemeler ile davacının sigorta şirketine ve sigortalısına yönelik feragati de nazara alındığında davacının zararının daha fazla olduğunun ispatlanamadığı,
mahkemece ilk kararın davacı tarafından istinaf edilmemesi nedeniyle usuli kazanılmış haklar kapsamında yeni belirlenen maluliyet oranına göre ilk karara esas rapor tarihindeki verilere göre davacının zararı hesaplanarak karar verilmesinde yine, yargılama sırasındaki ödeme nedeniyle ödenen miktar yönünden davanın konusuz kaldığının kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, gerçek zarar ilkesine uygun olarak karar verildiği anlaşıldığından davacı ve davalı ... vekillerinin tüm istinaflarına itibar edilmemiştir.
Açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2025/1602, K. 2026/342, 5 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama